Yunus Suresi 31. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1395, sondan 4842. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 31. ayetidir. Yunus Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 114 ve toplam ebced değeri ise 7819 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (16) ر (7) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قل من يرزقكم من السماء والارض امن يملك السمع والابصار ومن يخرج الحي من الميت ويخرج الميت من الحي ومن يدبر الامر فسيقولون الله فقل افلا تتقون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قلمنيرزقكممنالسماءوالارضامنيملكالسمعوالابصارومنيخرجالحيمنالميتويخرجالميتمنالحيومنيدبرالامرفسيقولوناللهفقلافلاتتقون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kul men yerzukukum mine-ssemâ-i vel-ardi emmen yemliku-ssem’a vel-ebsâra vemen yuḣricu-lhayye mine-lmeyyiti veyuḣricu-lmeyyite mine-lhayyi vemen yudebbiru-l-emr(a)(c) feseyekûlûna(A)llâh(u)(c) fekul efelâ tettekûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
De ki: “Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Veya işitme (duyu)suna ve gözlere kim hâkim bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor; diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor?” Hemen “Allah” diyecekler. De ki: “(Hâlâ) [takvâ]lı (duyarlı) olmayacak mısınız?
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Size gökten ve yerden kim rızık veriyor, ya da gözleri ve kulakları yaratan, koruyan kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? İşi kim idare ediyor?” Hemen “Allah” diyecekler. De ki: “Hâlâ sakınmıyor musunuz?”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
De ki: “Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?”¹ Diyecekler ki: “Allah'tır.” O halde, “O'na karşı takvalı olmayacak mısınız!” de.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
De ki: “Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan (insanlara ve hayvanlara görme ve işitme imkânı sağlayan) kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve (kâinattaki bütün) işleri evirip-çeviren kimdir?” Onlar: 'Allah' diyeceklerdir. Öyleyse de ki: “Peki siz yine de korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınmayacak mısınız?”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Size gökten, yerden rızık veren kimdir, kulaklarla gözlere malik olan kim ve ölüden diriyi izhar eden, diriden ölüyü meydana getiren kim ve işleri tedbir eden kim? Diyecekler ki Allah. O vakit de ki: Neden çekinmezsiniz öyleyse?
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
De ki: Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut işitme ve görme organlarınızı yaratan ve onların görevlerini devam ettirmek suretiyle, onlara gerçekten sahip olan kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve yine kimdir, var olan herşeyin hayatını tanzim edip, çekip çeviren? Şüphesiz diyecekler ki: “Elbette Allah.” Öyleyse de ki: “Peki hâlâ yolunuzu, Allah ve O'nun kitabıyla bulmaya çalışmayacak mısınız?
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Gökten ve yerden size rızık ve servet veren kimdir? Kulaklara ve gözlere hükmeden kimdir? Ölüden diriyi, tohum ve yumurtadan canlıyı kim çıkarır? Diriden ölüyü, canlıdan tohum ve yumurtayı kim çıkarır? Kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı kim yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni kim sağlıyor?” de. Onlar: “Allah!” diyecekler. “Hâlâ Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” de.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
De ki: "Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Yahut kulaklara ve gözlere sahip olan kimdir? Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkaran kimdir? İşleri düzene koyan kimdir?" "Allah" diyecekler. De ki: "Öyleyse sakınmıyor musunuz?"
Ali Bulaç
Ali Bulaç
De ki: 'Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: 'Allah' diyeceklerdir. Öyleyse de ki: 'Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
(Rasûlüm) de ki: “-Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? O kulaklara ve gözlere (onların idrakine) kim mâlik bulunuyor? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? Bütün işleri kim idâre ediyor? “ Hemen diyecekler ki “Allah” De ki: “- O halde Allah'dan sakınmaz mısınız? “
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
“Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Gözlerinize ve kulaklarınıza sahip olan kimdir? (Belli kanunlarla) diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkartan kimdir? Kâinatın idaresi kimin elindedir?” diye sor. Onlar (ister istemez,) “Allah” diyeceklerdir. Sen de ki: “Madem öyledir, neden sakınmıyorsunuz?
Besim Atalay
Besim Atalay
Diyesin ki: «Gökten, yerden size azık veren kim? Yaratan kulağı, gözü? Diriden ölüyü, ölüden diriyi çıkaran? Kimdir işi döndüren?», «Allahtır» diyecekler; de ki: «Neden sakınmazsınız?»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Onlara de ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü kim çıkarıyor? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor?” Sana: “Allah” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O halde Allah'a karşı artık gereken duyarlılığı göstermeyecek misiniz?”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?" Onlar: "Allah'tır! " diyecekler. "O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? «Allah» diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?
Edip Yüksel
Edip Yüksel
De ki, "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?" "ALLAH," diyecekler. De ki: "Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki, "size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?" Hemen "Allah'dır" diyecekler. De ki, "O halde Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
De ki: size Gökten ve Yerden kim rızk veriyor? Ya o sem'u ebsar kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki, o halde sakınmaz mısınız?
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Habibim) de ki: «Size gökden ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere (onların hilkat ve hizmetlerine) mâlik (ve haakim) olan kim? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Hülâsa) işi (kâinatın ve hilkatin bütün umurunu) kim tedbîr (ve idare) ediyor»? Derhal diyecekler ki: «Allah». De ki: «O halde (onun ıkaabından) sakınmaz mısınız?
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)a ve gözlere kim sâhib bulunuyor (yaratıcıları kimdir)? Ve kimdir ki ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor! (Bütün) bu işleri kim idâre ediyor?” (Sana)hemen, “Allah!” diyeceklerdir. Bunun üzerine de ki: “Öyleyse (O'na şirk koşmaktan)sakınmıyor musunuz?”(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Onlara “Sizi, göklerde ve yerde olanlarla rızıklandıran, her şeyi işitmeye ve her şeyi görmeye gücü yeten, ölüden diri olanı, diri olandan da ölüyü çıkaran, bütün bu işleri düzenleyip yöneten kim dir?” diye sorarsan, elbetteki “Allah” diyeceklerdir. Öyle ise niçin Allah’dan çekinip korunmuyorsunuz?
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara de ki: Gökten, yerden size rızk veren [⁷] kimdir? Veya gözlere, kulaklara malik olan [⁸] kimdir? Ölüden diri çıkaran, diriden ölü çıkaran kimdir? [⁹] İşleri tedbir eden kimdir? Onlar «— Allah/tır» diyeceklerdir. Sen de de ki «— Daha sakınmayacak mısınız?
Kadri Çelik
Kadri Çelik
De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O hâlde, ey Müslüman! Allah’ın egemenliğini reddederek adım adım bu korkunç âkıbete yürüyen inkârcılara de ki: “Sizi gökten indirdiği ve yerden çıkardığı nîmetlerle besleyen kimdir? Yâhut kimdir, bu nîmetlerden yararlanmanızı sağlayan kulaklara ve gözlere hükmeden ve görme, işitme, hissetme gibi hârika yetenekleri size bağışlayan? Ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kimdir?Dün ortada yokken bugün bir bitki, bir hayvan, bir insan meydana geliyor. Bir yandan alınan gıdalar vücudunuzda hayata dönüşürken, öte yandan bir süre sonra onlar da canlılık özelliğini kaybedip ölüyor ve bu mükemmel sistem, hiç aksamadan sürüp gidiyor. Söyleyin, ölüm ve hayat gibi birbirine tamamen zıt iki olguyu birbirine dönüştüren kudret kimdir? Ve kimdir, bunlar gibi daha nice olayların ve oluşların yönetimini elinde tutan, varlıkları şaşmaz kanunlara bağlı kılarak, evrendeki muazzam sistemi sevk ve idare eden?” Bu can alıcı sorular karşısında, en inatçı kâfirler bile gerçeği itiraf etmekten kendilerini alamayacak ve “Evet, bütün bunları yapan ve yaratan Allah’tır!” diyecekler. O zaman sen de onlara de ki: “Öyleyse, hâlâ kötülükten, zulümden, inkârcılıktan sakınmayacak mısınız?”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
De ki: -“Kim sizi, Yer ve Gök’ten rızıklandırandırıyor? Peki, kim İşitme’ye ve Görme’ye mâlik oluyor? Kim Ölü’den Diri’yi çıkarıyor, Diri’den de Ölü’yü çıkarıyor? Kim Emr’i / İşler’i düzenleyip yürütüyor?”. -“Allah” diyecekler. De ki: -“Sakınıp korunmaz mısınız?”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Onlara: “size gökten ve yerden kim rızık1 veriyor, gerçek işitme ve görme gücüne sahip olan kimdir, ölüden diriyi diriden de ölüyü2 kim çıkarıyor ve kâinatın bütün işlerini kim düzenleyip duruyor?” diye sorsan, derhâl: “Allah” diyeceklerdir. Sen de (onlara): “O halde siz, (Allah’tan hâlâ) korkmayacak mısınız?” de.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
DE Kİ: “Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? 49 Yahut kimdir, işitme ve görme yetisi üzerinde mutlak egemen olan? Kimdir, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve (yine) kimdir var olan her şeyi çekip çeviren?” Şüphesiz, diyecekler ki: “(Elbette) Allah!” 50 Öyleyse, de ki: “Peki, O'na karşı artık gereken duyarlığı göstermeyecek misiniz?
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
De ki: – Kimdir gökten yağmur indirerek ve yerden çeşit çeşit ürünler çıkararak sizi rızıklandıran? Yine kimdir işitme ve görme duyularınızın üzerinde mutlak hâkim olan? Ölüden diriyi çıkaran; diriden de ölüyü çıkaran kimdir? Kâinatın düzen ve dengesini sağlayan kimdir? Onlar hemen ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: – Sorumluluğunuzu yerine getirmeyecek misiniz? 6/95, 30/19- 48- 49- 50
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(EY NEBÎ)! De ki: “Göğün ve yerin ürünleriyle sizi rızıklandıran kimdir? Peki, işitme ve görme duyularınız üzerinde kim mutlak söz sahibidir? Dahası kimdir ölüden diriyi çıkaran? Ve diriden ölüyü çıkaran kim? Ya bir düzen içerisinde bütün varlığa dair işleri kim planlıyor? Derhal diyecekler ki: “(Elbette) Allah!”[1613] O hâlde sen de (onlara) de ki: “Hâlâ sorumsuzca davranmayı sürdürecek misiniz?”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Sizi gökten ve yerden kim merzûk ediyor? Ve o işitme kuvvetine ve gözlere mâlik olan kimdir? Ve kimdir ki, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır. Ve kimdir işleri tedbir eden?» Derhal diyeceklerdir ki: «Allah...» Artık de ki: «Siz korkmaz mısınız?»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
De ki: Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran? Kimdir kulaklarınızı ve gözlerinizi yaratan? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran. Kimdir bütün işleri çekip çeviren, kâinatı yöneten. “Allah! ” diyecekler, duraksamadan: De ki: “O halde sakınmaz mısınız O'nun cezasından? ” [3, 27; 80, 27-31; 67, 21]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)ın ve gözlerin sahibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kim buyruğu(nu) yürütüyor (kainatı yönetiyor)?" "Allah." diyecekler. "O halde, korunmuyor musunuz?" de.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Desen ki “Size gökten ve yerden size rızık veren kim? Dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliklerinize hakim olan kim?Ya ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Kimdir o bütün işleri çekip çeviren?” “Allah’tır” diyeceklerdir. De ki “Hiç çekinmez misiniz?”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
De ki:-Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere hükmeden kimdir? ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar:-Allah'tır! diyecekler. -O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
De ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kim? Yahut kulak ve gözlerinizin sahibi kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran, kâinatta her işi çekip çeviren kim? “Allah” diyecekler. O zaman de ki: Peki, niçin sakınmazsınız?
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sor: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya o işitme gücünün ve gözlerin sahibi kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? Kim çekip çeviriyor iş ve oluşu?" Hemen, "Allah!" diyecekler. De ki: "Hâlâ kendinize gelmiyor musunuz?"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyit: “kim rūzį virür size gökden daħı yirden yā kim mālik durur işitmeġe daħı görmege daħı kim çıķarur diriyi ölüden daħı çıķarur ölüyi diriden daħı kim hükm eyler işi?” pes eyideler “Tañrı!” pes eyit “pes nişe śaķınmazsız?”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eyit yā Muḥammed: Kimdür size rızḳ viren gökden yaġmur indürmeg‐ile,daḫı yirden ni‘metler bitürmeg‐ile? Yā kim mālik olur ḳulaḳlara daḫı gözlere? Daḫı kim çıḳarur diriyi ölüden, yā kim çıḳarur ölüyi diriden? Yā kim tedbīrider ‘ālemüñ emrini? Pes eyideçeklerdür: Allāh yaradur. Eyit: Pes niçünTañrıdan ḳorḳmazsız?