Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1398, sondan 4839. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 34. ayetidir. Yunus Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4681 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (9) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قل هل من شركائكم من يبدؤا الخلق ثم يعيده قل الله يبدؤا الخلق ثم يعيده فانى تؤفكون
De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?” De ki: “Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O hâlde, nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?”
Müşriklerin öldükten sonra yeniden dirilmeyi inkâr etmelerine karşı bir cevap teşkil eden âyette yaratılışın başlangıcından itibaren, herkesin görüp gözlediği tabiattaki sürekli canlanmaya, yenilenmeye dikkat çekilerek bunları gerçekleştiren yaratıcının insanları yeniden diriltmeye ve dolayısıyla âhiret hayatını gerçekleştirmeye de muktedir olduğu kanıtlanmak istenmiştir. Evrendeki her şey gibi hayat da ilk defasında yoktan var edilmiştir; sürekli olarak da yenilenmektedir. İnsanların, tanrısal güçler yükleyip Allah’a eş tuttukları varlıklarda bu muhteşem olayı düzenleyecek, gerçekleştirecek ilim, irade, güç var mıdır, böyle bir şey olabilir mi? Âyet, bu sorunun tek cevabı olduğunu bildiriyor: “İlkten yaratan da yaratmayı tekrar eden de Allah’tır.” Şu halde insanların sahte tanrılara yönelmesi anlamsızdır. Başka yönlerden olduğu gibi yaratıcı güç olarak da Allah birdir ve ortaksızdır. İslâmî literatürde buna rubûbiyyet tevhidi denilmektedir.
Mehmet Okuyan
De ki: “(Allah’a) ortak koştuklarınız arasında (yoktan) yaratmayı başlatacak, sonra onu (tekrar) iade edebilecek biri var mı?” De ki: “Allah (yoktan) yaratmayı başlatır; sonra onu (tekrar) iade eder. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!”
De ki: “Allah'a ortak koştuklarınız arasında, yoktan yaratacak, arkasından onu yeniden hayata döndürecek biri var mı?” De ki: “Allah yoktan yaratıp onu yeniden hayata döndürür. O halde nasıl saptırılıyorsunuz?”
De ki: “Ortak koştuklarınızdan ilk kez yaratıp sonra tekrar diriltecek var mıdır?” De ki: “Allah, ilk olarak yaratır, sonra diriltir.” Nasıl da çevriliyorsunuz?
De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan (putlarınızdan ve tağutlaştırdığınız şahıslardan bir canlıyı) ilk kez (yeniden) yaratıverecek, (öldükten) sonra da onu iade edecek (diriltecek) olan var mı?" De ki: "Allah yaratmayı (örneksiz ve malzemesiz) başlatır, sonra onu (öldürüp dirilterek) iade eder (ve tekrar meydana çıkarır) . Öyleyse nasıl (hâlâ imandan ve İslam’dan) çevriliyorsunuz?"
De ki: Ona eş saydıklarınızın içinde halkı önce yaratıp sonra öldüren, sonra da yeniden hayata getiren var mı? De ki: Allah, her şeyi ve herkesi yaratır, öldürür de sonra gene hayata getirir artık nasıl oluyor da gerçeği bırakıp batıla dönersiniz?
De ki: Sizin o ilahlık yakıştırdığınız varlıklar arasında, hayatı yoktan var edip, sonra onu tekrar diriltip yaratacak olan biri var mı? De ki: Ancak Allah'tır bütün karmaşıklığıyla hayatı yoktan var eden ve sonra tekrar tekrar yaratan. Hal böyleyken nasıl oluyor da, hak yoldan çevrilip saptırılıyorsunuz?
Onlara:
“İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştuğunuz varlıklar arasında, mahlûkatı yoktan var ederek aralıksız yaratmaya devam edip, öldükten sonra tekrar diriltecek olan var mı?” de.
“Allah mahlûkatı, yoktan var ediyor, aralıksız yaratmaya devam ediyor, ölümden sonra tekrar diriltecek. Nasıl da, Hak'tan bâtıla çevriliyorsunuz?” de.
De ki: "Sizin ortak koştuklarınızdan yaratma işini ilk kez gerçekleştirip sonra yarattığını yeniden diriltecek olan var mıdır?" De ki: "Allah yaratma işini ilk kez gerçekleştirip sonra yarattığını yeniden diriltir. Artık nasıl (haktan) çevriliyorsunuz?"
De ki: 'Sizin şirk koştuklarınızdan ilk kez yaratacak, sonra onu iade edecek olan var mı?' De ki: 'Allah yaratmayı (ilkin) başlatır, sonra onu iade eder. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?'
De ki: “Allah'a eş tuttuğunuz ortaklarınızdan (putlarınızdan) halkı ilkin yaratacak, onları öldürdükten sonra yine diriltecek var mı? “ (Susan müşriklere cevaben) de ki: “- Allah, ilkin halkı yaratır; öldürdükten sonra da yine o diriltir. Artık doğru yoldan nasıl çevriliyorsunuz?”
De ki: “Allah’a eş koştuklarınızdan, yaratmaya başlayıp da sonra onu tekrarlayan var mıdır?” De ki: “Yalnızca Allah yaratmaya başlar, sonra tekrarını yapar. Artık nereye sapıyorsunuz?”
Onlara de ki: “O sizin ilahlaştırdığınız varlıklar arasında yoktan var edip de (ölümünden) sonra onu (yeniden hayata) döndürebilecek biri var mı?” (Ve cevap olarak) de ki: “Her şeyi yoktan var eden ve sonra (yeniden hayata) döndürecek olan yalnız Allah'tır. Hal böyleyken, nasıl oluyor da (doğru yoldan) saptırılıyorsunuz!”
De ki: "Koştuğunuz ortaklardan, önce yaratan, sonra bunu tekrar eden var mıdır?" De ki: "Allah önce yaratır, sonra bunu tekrar eder. Nasıl da döndürülürsünüz! "
(Resûlüm!) De ki: (Allah’a) ortak koştuklarınız arasında, (birini yokken) ilk defa yaratacak, arkasından onu (ölümünden sonra hayata) yeniden döndürecek biri var mı? De ki: Allah ilk defa yaratıp (ölümden sonra) onu yeniden (hayata) döndürür. O halde nasıl saptırılırsınız!
De ki: "Allah'a eş tuttuğunuz ortaklarınızdan, önce yaratıp, sonra da onu çevirip yeniden diriltecek var mı?" De ki, "Önce yaratıp, sonra da onu yeniden yaratacak olan Allah'dır. O halde nasıl yoldan saptırılıyor, döndürülüyorsunuz?"
De ki: sizin şeriklerinizden halkı ilkin yapacak sonra da çevirib yapacak var mı? De ki Allah, halkı ibtida yapar sonra çevirir yine yapar, artık nasıl saptırılırsınız
(Habîbim) de ki: «(Tanrı edindiğiniz) ortaklarınızın içinden ilkin yaratıb da (öldükden) sonra (yine) onu (dirilterek evvelki hey'etiyle) iade edecek kimdir»? De ki: «ilkin yaratıb sonra (diriltecek ve) onu iade edecek olan Allahdır. Öyle ise (doğru yoldan) nasıl döndürülüyorsunuz»?
De ki: “(Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınızdan, (mahlûkatı) yaratmaya başlayıp, sonra onu (o yaratmayı, âhirette) tekrar iâde edecek olan var mı?” De ki: “Allah, yaratmaya başlar, sonra onu (kıyâmette) tekrar iâde eder! Öyleyse (haktan) nasıl çevriliyorsunuz?”
Onlara sor “Ortaklarınızdan yaratmayı ilk başlatıp, sonra da onu (kendisine) döndürecek olan kim?” Deki “Allah ilk yaratmayı yapıyor ve onu (kendisine ilk yaratığı gibi) döndürüyor. (Bunu bildiğiniz halde) Nasıl da aldanıyorsunuz?”
Onlara de ki: Ortak tuttuğunuz putlardan yeniden halk edip sonra yine onu iade eden var mıdır? Onlar cevap vermeyince Allah yeniden halk edip sonra yine onu iade eder, dersin. Artık neye ona ibadetten dönüyorsunuz?
“Sizin şirk koştuklarınızdan, yaratışı başlatacak, sonra da onu iade edecek biri var mıdır?” De ki: “(Oysa) Allah yaratışı başlatır, sonra da onu iade eder. Öyleyse siz nereye çevriliyorsunuz?”
Öyleyse, ey Müslüman! Bu gibi günaha batmış inkârcılardan etkilenip hak yoldan sapan insanlara seslenerek de ki: “Ey halkım! Emir ve otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğerek, kendilerini Allah’aortak koştuğunuz sahte ilâhlarınız, arasında, evreni ve hayatı yoktan var edip de, ölümünden sonraonu yenidenhayata döndürebilecek biri var mı?” Cevabı kendin vererek de ki: “Sizin de itiraf edeceğiniz gibi, evreni ve hayatı yoktan var eden ve ölümünden sonraonu yeniden hayata döndüren, yalnızca Allah’tır! Şu hâlde ey halkım, nasıl oluyor da, tepenizde ilâhlık taslayan kâfirlerin propagandasına kapılıpinkâra, zulme yönlendiriliyorsunuz?”
De ki: -“Koştuğunuz ortaklardan, Yaratma’yı ilk başlatan, sonra yineleyen var mı?”.
De ki: -“Yaratma’yı Allah ilk başlatıyor; sonra yineliyor.
Nasıl iftira ediyorsunuz?”.
(Ey Muhammed müşriklere): “Sizin Allah’a ortak koştuklarınızın içinde yoktan yaratan, sonra onu (dirilterek) tekrar yaratan birisi var mıdır?” de. (Ve onlara: “her şeyi) yoktan yaratan, sonra onu (dirilterek âhirette) tekrar yaratan sadece Allah’tır. Siz nasıl da saptırılıyorsunuz.” de.1
1 Tenasüh (Reenkarnasyon): Bir şeyin dolaşarak diğerinin yerini alması demektir. Dinî terim olarak: ölen insanların ruhlarının bir hayvan ya da bir insan bedenine girmesi inancı demektir. Tenasüh, Hinduizm’den doğmuş ve eski Yunan’a kadar yayılmıştır. Tenasüh inancına göre bir ruh, kalıptan kalıba dolaşarak temizlenir ve bu dünyadan giderek, kurtuluşa (Nirvana’ya) ulaşabilir. Müslümanlar arasından da İslâm dini ile alakası kesilmiş Müfrit Şiîler ve Mutezile gibi bazı mezhepler de tenasüh inancını almışlardır. Tasavvuf ekollerindeki “fenâ felsefesi” başlangıç ve seyir itibarıyla tenasühe benzemese de sonuç itibariyle “fena fillah’a ulaşma,” Nirvana’ya ulaşmaya benzemektedir. Bütün semavî dinlerde tenasüh inancı batıldır. Tenasühe inanmak imanla ve özellikle ahiret inancı ile bağdaşmaz. Bir insan bu dünyada yaptıklarından sorumludur. Sorumlulukta ruhun bedeninin de payı vardır. Her bir insan bedeninin bir ruhu ve bir ruhun da tek bir bedeni vardır. Yani Süleyman’dan içeri bir Süleyman, benden içeri bir ben yoktur. Bir insanın ruhu sadece kendisine mahsus bedenini ve nefsini idare eder. Âhirette de her bir insanın bedeni diriltilecek ve ruhu da ona iade edilecektir. Bu ve benzeri âyetlerden tenasüh inancı yani (ruh göçü) anlaşılamaz. Çünkü tekrar dirilme, ancak âhirettedir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Bakara: 28, Hacc: 66)
Muhammed Esed
De ki: “O sizin tanrılaştırdığınız varlıklar arasında [hayatı] yoktan var edip de sonra onu tekrar tekrar yaratan var mı?” 54 De ki: “[Ancak] Allah'tır, [bütün karmaşıklığıyla hayatı] yoktan var eden ve sonra tekrar tekrar yaratan. Hal böyleyken, nasıl oluyor da, yanlış hükmediyorsunuz!” 55
De ki:– İlahlık yakıştırarak şirk koştuklarınızdan, yaratmayı başlatıp sonra bunu sürekli tekrarlayan var mıdır? De ki: – Eşsiz yaratılıştan sonra onun tekrar edilişinin Allah’a ait olduğunu söyle. Nasıl da böylesine aldanıyorsunuz? 29/19- 20, 35/40, 46/4...6
Sor (onlara): “Hayatı yoktan var edip de sonra o yaratışı sürekli yenileyen zât, ortak koştuklarınızdan biri midir?” Cevap ver: “Hayatı yoktan var edip de sonra o yaratışı sürekli yenileyen Allah’tır! Gerçek bu iken, nasıl olur da böylesine savrulursunuz?”[1614]
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 34. Ayet Açıklaması
[1614] Şirk, şirk koşulanla ontolojik bağ kurmaya engel teşkil eder ve Allah-kul ilişkisi kopar.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Sizin şeriklerinizden halkı bidâyeten var eden, sonra da onu iade eyleyen bir kimse var mıdır? Allah Teâlâ ise halkı ibtida yaratır, sonra da onu iade eder. Artık siz nereden sapıttırılıyorsunuz?»
De ki: “Sizin Allah'a ortak saydığınız putlardan mahlûkatı yaratıp onları ölümlerinden sonra da diriltebilen var mıdır? ” De ki: “Ancak Allah ilkin yaratıp sonra diriltmeye kadirdir. Öyleyse nasıl oluyor da bu hakikatten vazgeçiriliyorsunuz? ”
De ki: "Sizin koştuğunuz ortaklardan ilk defa yaratacak, sonra onu çevirip yeniden yaratacak olan var mı?" De ki: "Allah ilk defa yaratır, sonra onu çevirip yeniden yaratır. Öyleyse nasıl (doğru yoldan) çevriliyorsunuz?"
De ki “Ortak saydıklarınız arasında yaratmayı baştan başlatacak sonra da tekrarlayacak olan kimse var mıdır? De ki “Yaratmayı başlatan ve tekrarlayacak olan Allah’tır. Nasıl da yalana sürükleniyorsunuz?”
De ki:-Ortak koştuklarınızdan yaratmayı başlatan ve sonra bunu tekrar eden var mıdır? De ki:-Yaratmayı başlatan ve onu tekrarlayan Allah'tır. Nasıl da uyduruyorsunuz.?
De ki: Allah'a ortak koştuklarınız arasında mahlûkatı hem baştan yaratacak, hem de sonradan diriltecek birisi var mı? De ki: Mahlûkatı Allah yaratır ve diriltir. Öyleyse nasıl bâtıla dönersiniz?
De ki: "Ortak tuttuklarınız içinde, yaratışa başlayan, sonra, yarattığını çevirip bir daha yaratan kim var?" De ki: "Allah! Yaratışı başlatır, sonra onu çevirip yeniden yaratır. O halde nasıl oluyor da başka bir yöne döndürülüyorsunuz?"
eyit: “hįç var mı ortaķlaruñuzdan ol kim ilk başlar yaratmaġı andan girü döndürür anı?” eyit “Tañrı ilk başlar yaratmaġı andan girü döndürür. pes nite döndürinilürsiz?”