Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1401, sondan 4836. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 37. ayetidir. Yunus Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 5647 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (10) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
وما كان هذا القران ان يفترى من دون الله ولكن تصديق الذي بين يديه وتفصيل الكتاب لا ريب فيه من رب العالمين
Bu Kur’an, Allah’tan (indirilmiş olup) başkası tarafından uydurulmamıştır. Fakat o, kendinden öncekileri doğrulayıcı ve Kitab’ı (Allah’ın Levh-i Mahfuz’daki yazısını) açıklayıcı olarak, indirilmiştir. Bunda hiçbir şüphe yoktur. (O) âlemlerin Rabbi tarafındandır.
İlk âyetlerinden de anlaşılacağı üzere sûrenin asıl maksadı, inkâr-cıların Kur’an’a itirazlarını cevaplamak, onun vahiy eseri olduğunu ortaya koymaktır. Bunun için –diğer bazı konular yanında– özellikle yüce Allah’ın nelere muktedir olduğunu anlatan açıklamalar yapıldıktan, hatta bu hususu bizzat putperestlerin de kabul ettikleri hatırlatıldıktan sonra, aynı yüce kudretin, olağan üstü bir yolla peygamberine Kur’an’ı göndermesinin de imkânsız olmadığını anlatmak üzere tekrar vahiy konusuna dönülmüş; konumuz olan âyette, vahiy fikrine bir türlü akılları yatmayan veya statülerini ve menfaatlerini korumak için öyle davranan müşriklerin, Kur’an’ı Hz. Muhammed’in uydurduğu şeklindeki iddialarına cevap verilmiştir.
Kur’an-ı Kerîm’in “kendisinden önceki ilâhî kitapları doğrulaması”ndan maksat, insanlığın gelişmelerine paralel olarak yeni hükümler içermesi yanında, zamanla kısmen tahrife uğradığı için kuşkulu hale gelmiş olan Tevrat, İncil gibi kutsal kitapların kusurlarını gidererek onların doğru olan asıllarını onaylaması ve yeni ifade kalıpları içinde tekrar insanlığa sunmasıdır. Bazı müfessirler, “konulmuş olan hükümler” diye çevirdiğimiz âyet metnindeki kitap kelimesini de eski kitaplar olarak anlamışlardır; ancak Taberî (XI, 117) ve Zemahşerî (II, 191) gibi müfessirler –muhtemelen bu anlayışın, âyette lüzumsuz bir tekrar bulunduğu kanaatine yol açacağını düşündükleri için– buradaki kitap kelimesini “Allah’ın Muhammed ümmetine yazdığı, onlara farz kıldığı hükümler” şeklinde açıklamışlardır.
Mehmet Okuyan
Bu Kur’an, Allah’ın peşi sıra (varlıklar tarafın)dan (tasarlanıp) uydurulabilecek (bir söz) değildir. Ancak (o) kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab’ı (Tevrat’ı) açıklayandır. Onda şüphe yoktur; o âlemlerin Rabbindendir.
Yüce Allah Kur’an’ın birileri tarafından meydana getirilemeyeceğini, çünkü Kur’an’ın iftira edilebilecek bir metin olmadığını meydan okumaya konu edinmekte, dolayısıyla vahyini sahiplenmektedir.,Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.
Bayraktar Bayraklı
Bu Kur'ân, Allah'tan başka varlıklar tarafından uydurulabilecek bir kitap değildir. Kur'ân, kendinden öncekini tasdik etmekte ve onu açıklamaktadır. Onda şüphe yoktur; o, alemlerin Rabbindendir.
Bu Kur'an, Allah'tandır; başkası tarafından uydurulmuş değildir. Aynı zamanda kendinden önceki kitapları tasdik eder ve Kitap'ı¹ ayrıntılı olarak açıklar. Âlemlerin Rabb'inden olduğundan hiç kuşku yoktur.
1- Allah'ın emir ve yasakları ile ilgili hükümleri.
Ahmet Akgül
Bu Kur’an, Allah’tan (Hakk olarak gelen hüküm ve hikmetlerdir; O’ndan) başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri (önceden indirilen İlahi kaynakları) doğrulayan ve (bundan sonraki sorularla ilgili) kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur (ki Kur’an), âlemlerin Rabbindendir. (O’nun kelâmıdır.)
Bu Kur'an, Allah'tan başkasına izafe edilemez, ancak önceki kitapları gerçeklemede, onlardaki şeyleri açıklayıp ayanbeyan bildirmededir, hiçbir şüphe yoktur ki o, alemlerin Rabbi Allah tarafından indirilmiştir.
Bu Kur'ân Allah'tandır. O'ndan başkası tarafından tasarlanmış, uydurulmuş değildir. Üstelik O Kur'ân, önceki vahiylerden hakikat adına, bu güne kalmış ne varsa onu doğrulayıp, alemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe olmayan vahyi, özlü bir şekilde açıklayandır.
Bu Kur'ân, Allah'ın dışında, kulu durumundaki biri tarafından uydurulmuş değildir. Bir kısım insanlar bu hakikati kabul etmeseler de, vahyine muhatap olan önündeki zatın, Peygamber Muhammedin tebliğinin, sözlerinin samimiliğini, doğruluğunu tasdik eden, kutsal kitapları, ayrıntılarıyla açıklayan bir kitaptır. Onun kaynağında, vahyinde, içindeki bilgilerde şüphe yoktur. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi tarafından indirilmiştir.
Bu Kur'an Allah'tandır, başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekileri doğrulayıcı ve Kitab'ı [1] açıklayıcıdır. Alemlerin Rabbi'nden geldiği konusunda şüphe yoktur.
1.Tefsirlerde, Kitap kelimesiyle ilahi hükümlerin kastedildiği ifade edilmektedir. Çünkü Kur`an-ı Kerim`in değişik yerlerinde "Kitap" kelimesinin kökü olan "ketebe" fili "şöyle hüküm konuldu" anlamında kullanılmaktadır. Buna göre yukarıdaki ayeti kerimede de "Kitap" kelimesi yaygın olarak bilinen isim anlamında değil "ketebe" fiilinin masdarı anlamında kullanılmıştır.
Ali Bulaç
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir.
Bu KUR'AN Allah'ındır, ondan başkasına nisbet edilemez. Ancak o, önündekini (daha önce inidirlen kitabları) tasdik edici ve kitabın hükümlerini açıklayıcı âlemlerin Rabbinden indirilmiştir; bunda hiç şüphe yoktur.
Bu Kur’an, Allah’tan ayrı bir kaynaktan uydurulmuş olamaz. O yalnızca mevcud vahiylerin tasdikleyicisidir, ana kitabın açıklamasıdır. Onda gönlü daraltacak hiçbir şüphe yoktur. O, bütün âlemlerin sahibi olan Allah’ın sözüdür.
Bu Kur'an, Allah'tan (indirilmiş olup) başka birisi tarafından uydurulabilecek bir şey değildir. O, kendisinden önce indirilmiş olan (ilahi kitap)ları doğrulayan, Allah'ın hükümlerini açıklayan, içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir kitaptır.
Bu Kuran, Allah'tandır, başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekini doğrular ve O Kitap'ı açıklar. Alemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe yoktur.
Bu Kur’an Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir. Ancak kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab’ı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, o âlemlerin Rabbindendir.
Bu Kuran, ALLAH'tan başkası tarafından düzenlenen bir kitap değildir. Ancak kendisinden öncekileri onaylayan ve kitabın (yasaların) detaylı bir açıklamasıdır. Bunda kuşkunuz olmasın; evrenlerin Rabbindendir.
Bu Kur'ân, Allah'dan başkası tarafından uydurulamaz, lâkin kendinden önceki kitapları tasdik eder ve o kitabı (levhi mahfuzu) ayrıntılı olarak açıklar. Onda şüphe edilecek hiç bir şey yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Bu Kur'an Allahın mâsivasından uydurulamaz ve lâkin o, önündekinin bir tasdıkı ve kitabın tafsıyli olarak rabbül'âlemînden indirilmiştir, bunda hiç şüphe yoktur
Bu Kur'an Allah (ındır. On) dan başkasının uydurması değildir. O, ancak kendinden evvelki (kitab) ları tasdıyk ve o kitabı (Allahın levh-i mahfuzda yazdığını) tafsıyl eder. Onda şübhe edilecek hiçbir şey yokdur. Alemlerin Rabbindendir o.
Bu Kur'ân ise, Allah'dan (geldiğinden,) başkası tarafından uydurulması olacak bir şey değildir! Fakat kendinden öncekilerin tasdîkı ve o kitâbın (yazılan hükümlerin)açıklamasıdır; onda hiç şübhe yoktur, âlemlerin Rabbi tarafındandır!
Bu Kur’an, Allah’dan başkaları tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden önceki inen kitapları tasdik edici olup, kitabın anlaşılır ve ayrıntılı bir duruma getirilmesi, hiç şüphe yok ki âlemlerin Rabbi tarafındandır.
Bu Kur/an, Allah/tan başkasına isnat olunamaz. Lâkin o, ellerindekini tasdik, [⁵] Kitab/ı tafsil eder [⁶] Onda şüphe götürecek hiçbir şey yoktur. O, âlemlerin Rabbi tarafından nazil olmuştur [⁷].
İsmail Hakkı İzmirli Yunus Suresi 37. Ayet Açıklaması
[5] Tevrat ve İncil'dekine uygundur.[6] Allah'ın Levh-i Mahfuz'da yazdığı ahkâm ve saireyi beyan eder.[7] Yahut Rabbilâlemin tarafından bilâ şek tasdik ve tafsil olunmuştur.
Kadri Çelik
Bu Kur'an, Allah'tan (inmiştir ve) başkası tarafından uydurulmuş değildir. Lakin o, kendinden öncekini doğrulayan ve (Allah'tan inmiş her) kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Âlemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe yoktur.
Bu Kur’an, asla Allah’tan başkası tarafından tasarlanmış olamaz! O ancak, kendinden önceki ilâhî vahiylerin ilk gönderildiği hallerini onaylayan ve bütün vahiylerin özü ve esası olan Allah katındaki ana Kitabı açıklayan hidâyet kaynağıdır;onda gerçek dışı hiçbir hüküm; insanı çelişki, eğrilik ve tutarsızlığa sürükleyecek hiçbir şüphe yoktur; zira o, âlemlerin Rabb’i tarafından gönderilmiştir.Bütün bu açıklamalardan sonra, Kur’an’a inanmamak için hâlâ kayda değer bir şüphe, bir itiraz öne sürülebilir mi?
Bu Kur’ân, Allah’tan başkası tarafından uyduruluyor değildir; ama Âlemler’in rabbinden, hakkında kuşku olmayan Kitab’ın ayrı ayrı açıklaması ve ellerindekinin tasdikidir / onayıdır.
Ve bu Kur’an, Allah’tan başka birisi tarafından uydurulan (bir kitap) değildir.1 O kendisinden önceki kitapların doğrusunu söyleyici2 ve (diğer) kitapların3 geniş bir açıklamasıdır. Onun, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafından indirildiğinde hiçbir şüphe yoktur.
1 Bu Kur’an insan aklının eseri olamaz ve insan aklı da böyle bir Kur’an uydurmaya kâfi gelemez. Kur’an kesinlikle Allah tarafından gönderilen bir kitaptır.2 Kur’an, Hz. Dâvut, Mûsa ve Îsâ’ya isnat edilen ve uydurma olan Zebûr, Tevrât ve İncil denilen kitapları asla onaylamaz; onlarda olması gereken doğru âyetleri açıklar ve ancak onların aslını onaylar. Bk. (Mâide: 43, 48, En’am: 91, Fâtır: 31, Hâkka: 43)3 Kitap kelimesi, cins isim olduğu için çoğul olarak tercüme edilmiştir.
Muhammed Esed
İmdi, bu Kur’an, asla Allah'tan başkası tarafından tasarlanmış, uydurulmuş olamaz; üstelik 59 o, önceki vahiylerden hakikat adına bugüne kalmış ne varsa onu doğrulayıp, âlemlerin Rabbinden [geldiğinden] şüphe olmayan vahyi özlü bir biçimde açıklıyor. 60
Bu Kuran, başkaları tarafından uydurulmuş ve Allah’a isnat edilmiş bir kitap değildir. Fakat o kendinden önceki ilahi mesajları tasdik etmek onlardaki hükümleri ayrıntılı bir şekilde açıklamak üzere âlemlerin Rabbinden geldiğine şüphe olmayan bir kitaptır. 2/23- 89, 4/82, 6/114, 10/94, 12/111, 35/31
İmdi bu hitab,[1616] asla Allah’tan başkası tarafından tasarlanıp ortaya konulmuş değildir. Aksine o, kendisinden önce gelenlerden geriye kalan hakikatleri doğrular[1617] ve hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan Kitab’ı ayrıntılı olarak açıklar;[1618] Âlemlerin Rabbindendir.
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 37. Ayet Açıklaması
[1616] Kur’an’ı “hitab” olarak çevirimiz için bkz: Âyet 15, not 26.
[1617] Tüm vahiy süreci boyunca gelen mesajların aynı kaynaktan neş’et ettiğini ifade eder.
[1618] Bu ibare, Kur’an’ın yalnızca tefsire konu olan müfesser bir hitap değil, aynı zamanda tefsir eden müfessir bir hitap olduğunu ifade eder. Bir müfessir olarak Kur’an, biri haricî, diğeri dahilî olmak üzere iki tür unsuru tefsir eder:
1) Haricî unsurlar: Bunlar üçe ayrılır: a) Varlığın yaratılış ve denetleniş yasalarının tefsiridir. b) Bireyin tâbi olduğu psikolojik yasaların tefsiridir. c) Toplumların tâbi olduğu sosyolojik ve tarihsel yasaların tefsiridir.
2) Dahilî unsurlar: Bunlar da üçe ayrılır: a) Medenî sûreler Mekkî sûrelerin tefsiridir (Bkz: 39. âyet ve krş: 75:17-19). b) Ahkâmla ilgili âyetler akidevi âyetlerin tefsiridir. c) Müteşabih âyetler, bu âleme ve öte âleme ilişkin gaybî hakikatlerin tefsiridir. Bunların hepsinin de tek merkezi vardır: Allah katındaki ‘ana kart’ olan Levh-i Mahfuz. Şu hâlde ilâhî hitabın, tabiatın, kâinatın, insanın ve toplumların tâbi olduğu tüm yasalar, aynı kaynaktan neş’et etmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bu Kur'an, Allah'tan başkasına isnad edilerek iftirada bulunulamaz. Velâkin o kendisinden mukaddem olanı bir tasdiktir ve kitabın bir tafsilidir. Onda bir şüphe yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından (indirilmiştir).
Bu Kur'ân, Allah tarafından gelmeyip başkası tarafından uydurulmuş olması asla mümkün değildir. Lâkin daha önce indirilen kitapları tasdik eder ve farz edilen hüküm ve hakikatleri açıklar. Onda şüphe edilecek hiçbir taraf yoktur. Rabbülâlemin tarafından gönderilmiştir. [3, 7; 2, 41]
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından uydurulacak bir şey değildir. Ancak kendinden öncekinin doğrulaması ve Kitabın açıklamasıdır. Onda asla şüphe yoktur. Alemlerin Rabbi tarafından(indirilmiş)dir.
Bu Kur’an, başkası tarafından uydurulup Allah’a mal edilmiş değildir. Aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan, o Kitapları açıklayan, içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır.
Süleymaniye Vakfı Yunus Suresi 37. Ayet Açıklaması
[*] Sahibi
Şaban Piriş
Bu Kur'an, Allah'tandır. Başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekileri tasdik ve Alemlerin Rabbi'nden (geldiğine) şüphe olmayan kitabın açıklamasıdır.
Bu Kur'ân, Allah'tan başka birisi tarafından uydurulabilecek birşey değildir. O, kendisinden önce indirilmiş olanları doğrulayan, Allah'ın hükümlerini açıklayan, içinde hiçbir kuşkuya yer bulunmayan ve Âlemlerin Rabbi katından gelen kitaptır.
Bu Kur'an, Allah'ın berisinden birilerince yalan isnatlarla oluşturulmuş değildir. O, kendinden öncekinin tasdiki ve Kitap'ın ayrıntılı kılınmasıdır. Kuşku ve çelişme yoktur onda. Âlemlerin Rabbi'ndendir o.
Daḫı degüldür uşbu Ḳur’ān yalan‐ıla gelmiş Tañrıdan özge kimseden.Lākin girçekleyicidür ol kitābları ki ileyince gelmişdür. Daḫı ayırıcıdurşerī‘atleri. Şek yoḳdur Ḳur’ānda ‘ālemleri yaradan Allāhdan geldügine.