Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1422, sondan 4815. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 58. ayetidir. Yunus Suresi 58. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 4097 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (3) ل (6) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
قل بفضل الله وبرحمته فبذلك فليفرحوا هو خير مما يجمعون
Bazı tefsirlerde (meselâ bk. Taberî, XI, 124) âyetteki “Allah’ın lutfu” ile İslâm dininin, “Allah’ın rahmeti” ile Kur’an-ı Kerîm’in kastedildiği belirtilmekle birlikte, her iki ifadeyi, İslâm ve Kur’an da dahil olmak üzere bütün nimetleri içine alan bir kapsamda yorumlamak daha isabetli görünmektedir (Şevkânî, II, 515). Bu genel yaklaşım çerçevesinde âyetin, bir önceki âyette sıralanan öğüt, şifâ, rehber (hüdâ) ve rahmet olma özellikleri dolayısıyla Kur’an’ın müminler için Allah’ın bir lutfu, rahmetinin bir tezahürü ve dolayısıyla bir huzur ve mutluluk kaynağı olduğuna işaret ettiği de düşünülebilir.
İnsanoğlunun mutluluğu yanlış yerlerde aramaması konusunda veciz bir uyarı ve aydınlatma değeri taşıyan bu âyete göre, ne olursa olsun bir şeylere sahip olmamız değil, sahip olduğumuz şeylerin Allah’ın lutfu sayılmaya değer olup olmadığı önemlidir; maddî ve mânevî imkânları Allah’ın bize ihsanı, O’nun bize olan sevgi ve rahmetinin bir tecellisi olarak görmeli, işte asıl Allah bizi böyle bir mazhariyete lâyık gördüğü, bize böyle bir iltifatta bulunduğu için tutum ve davranışlarımızla mutluluğumuzu sergilemeliyiz. Esasen ancak böyle bir anlayış ve yaklaşım sayesindedir ki insan, hem nimetlerin önemini ve değerini doğru olarak kavrar hem de onların kendisine yüklediği sorumluluğun bilincine varır ve yerine getirir. Nimet ve imkânlardan duyulan sevincin şımarıklık ve azgınlığa dönüşmemesi için bunları verenin yüce Allah olduğunu bilmek gerekir. Nitekim burada “sevinç” kelimesiyle karşıladığımız ferah kavramı, Kur’an’da Allah ile ilişkisinin bulunmadığı bağlamda “şımarıklık, azgınlık” anlamında da kullanılmış (meselâ bk. Neml 27:36; Kasas 27:76; Gâfir 40:75); böylece Allah şuuruyla bütünleşmeyen sevinçlerin insanları baştan çıkarma tehlikesine dikkat çekilmiştir.
Mehmet Okuyan
De ki: “Ancak Allah’ın lütfu ve merhametiyle, işte bunlarla sevinsinler! Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.”
(Ey Nebim!) De ki: "Allah'ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle (bunlar gönderilmiştir. Öyle ise mü’minler), yalnız bununla (Kur’an’la) ferahlansınlar. (Her konuda ve her sorunda Kur’an’a başvurup rahatlasınlar.) Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."
Söyle onlara, Allah'ın insanlığa verdiği bu lütfu ve rahmetiyle yani Kur'ân'la sevinsinler. Bu Kur'ân'a sarılmak, onların toplayıp durdukları, biriktirdikleri bütün dünyalıklardan daha üstün ve daha iyidir.
De ki: “Bunlar Allah'ın lütfu ve rahmeti iledir. (İnsanlar) sadece bununla (Kur'an'la) sevinsinler. O, bütün toplayıp durdukları dünyalıklardan daha hayırlıdır.”
Übey b. Ka’b’ın nakline göre Allah Resûlü bu âyeti okudu ve onda geçen «Allah’ın lütuf ve rahmeti»ni, Kur’an-ı Kerim ve İslâm olarak açıkladı. Diğer bir tefsire göre lütuf İslâm, rahmet ise müslümanlara vâdedilen nimetlerdir.
Edip Yüksel
De ki, "Sadece, ALLAH'ın lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, topladıkları herşeyden daha hayırlıdr."
De ki: «Ancak Allahın fazl (-u keremi) ile, rahmetiyle, işte yalınız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıb durdukları (bütün dünyalıklar) ından hayırlıdır».
(Size gelen bu öğüt) Rabbinizin lütfu ve size olan merhameti iledir. O halde (insanlar) sevinsinler. Zira o öğüt, topladıkları her şeyden daha hayırlıdır.
Şu hâlde, ey Müslüman! İnkârcılığın pençesinde kıvranan insanlığa seslenerekde ki: “Bu dünyanın geçici nîmetleri, insanlığı huzura kavuşturmada yeterli olamaz. O hâlde, Allah’ın sonsuz lütuf ve rahmetiyle, evet, işte asıl bununla sevinsinler ve kurtuluşun reçetesini Kur’an’da arasınlar! Çünkü bu, dünyaya bel bağlayanların toplayıp yığdıkları her şeyden daha hayırlıdır.”
(Ey Muhammed!): “(İnsanlar) sadece Allah’ın lütfu ve rahmeti ile (yani) yalnız onunla ferahlansınlar, zîrâ o (Kur’an) onların topladıkları (dünyalıklardan) daha hayırlıdır.” de.
Söyle (onlara), Allah'ın bu cömertliği ve rahmetiyle işte böylece sevinsinler: (sevinsinler ki,) bu onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstün, daha iyidir! 80
De ki: - Başka şeylere değil Allah’ın lütfu ve rahmeti olan bu Kuran’a sevinsinler, zira o elde edebileceğiniz her şeyden daha hayırlıdır. 41/32, 55/21, 28/60- 61 29/64
De ki: “Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle, evet sadece bununla sevinin! Çünkü bu, insanların dünya malı olarak topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır. ”