Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1428, sondan 4809. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 64. ayetidir. Yunus Suresi 64. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 4797 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (14) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
لهم البشرى في الحيوة الدنيا وفي الاخرة لا تبديل لكلمات الله ذلك هو الفوز العظيم
“Dostlar” diye çevirdiğimiz 62. âyetteki evliyâ, “birine yakın olan, birini himayesinde bulunduran, koruyucu, dost, yardımcı” gibi mânalara gelen velî kelimesinin çoğuludur. Kur’ân-ı Kerîm’de velî kelimesi, tekil veya çoğul olarak kırk sekiz âyette Allah’ın, kendisine inanıp buyruğunca yaşayan kullarına sevgisini, himaye ve yardımını, bu anlamda Allah ile insan arasındaki sevgi bağını ifade etmek üzere kullanılmıştır. Allah ile kendileri arasında böyle bir sevgi bağı gerçekleşmiş, bu mazhariyete ulaşmış olanlar kültürümüzde “Allah dostları” diye anıldığından 62. âyetteki evliyâullah deyimini bu şekilde çevirdik. Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bu âyette geçen evliyâullah kavramının kapsamı her ne kadar zamanla bilhassa tasavvuf geleneğinde oldukça daraltılmış, hatta giderek İslâm toplumlarında bu kavramla keramet arasında bir ilişki dahi kurulmuşsa da 63. âyette Allah dostlarının özelliği kısaca iman ve takvâ kelimeleriyle özetlenmektedir. Şu halde Allah’a iman eden ve takvâ (günah işlemekten sakınma, Allah’a saygı) bilinciyle yaşayan her müslüman Allah dostudur. Müfessirlerin kaydettiği bir hadiste evliyâullah, “görünüşleriyle Allah’ı hatırlatanlar” (tutum ve davranışlarıyla Allah’ın iradesine uygun bir yaşayışı yansıtanlar) şeklinde tanıtılmıştır (Taberî, XI, 131-163). Zemahşerî de, “Evliyâullah, Allah’a yakınlıklarını itaatleriyle gösterir, Allah da onlara yakınlığını lutuflarıyla gösterir” ifadesini kullanır (II, 195). Bu müfessire göre “Onlar ki, iman edip günah işlemekten sakınmışlardır” ifadesi, evliyâullahın Allah’a yaklaşmasını, “Onlara hem bu dünyada hem de âhirette müjdeler vardır” ifadesi de Allah’ın evliyâullaha yaklaşmasını dile getirmektedir. 64. âyetteki “Allah’ın sözlerinde değişme olmaz” ifadesi, bu âyetlerde Allah dostlarına verilen müjdelerle bağlantılı olarak açıklanmıştır. Buna göre Cenâb-ı Hakk’ın, bu kullarına verdiği müjdeler O’nun birer vaadidir ve O mutlaka vaadini yerine getirecektir. 64. âyetteki dünya hayatıyla ilgili müjdeyi “hayırlı (sâlih) rüya”, âhiret hayatıyla ilgili müjdeyi ise “cennet” olarak açıklayanlar olmuştur (Taberî, XI, 133-138). Ancak Râzî’nin de belirttiği gibi (XVII, 128), müjde kelimesi “insanın yüzünü güldürecek şekilde sevindiren haber” anlamına geldiğine göre insanı bu şekilde mutlu edecek olan her şey bu âyetin kapsamına girer. Allah dostlarının gerek dünya hayatında gerekse âhirette kendileri için müjde değeri taşıyan bütün iyi ve güzel şeyleri elde etmesi âyette “en büyük kazanç” şeklinde nitelenmiştir.
Mehmet Okuyan
Dünya hayatında da ahirette de müjde onlarındır. Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlar içindir. Allah'ın sözleri (va’adleri) için değişiklik söz konusu değildir. İşte bu en “büyük kurtuluş ve mutluluk” saadetidir.
Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de sonraki hayatta müjdeler var. Allah'ın vaadinde asla değişme yoktur. O verdiği sözü mutlaka yerine getirir. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk da budur.
Dünya hayatında da, âhirette, ebedî yurtta da onlara müjdeler var. Allah'ın sözlerinde, va'dinde, hükümlerinde, kanunlarında bir değişiklik olmaz, onların yerini başka kanunlar dolduramaz. İşte bu büyük bir mutluluktur.
Onlar için dünya hayatında da (Kur'an'ın ve Peygamberin haberleriyle), ahirette de (cennet'le) müjdeler vardır. Allah'ın kelimelerinde (verdiği sözlerde) asla bir değişme yoktur. İşte bu (cennetle müjdelenme), en büyük kurtuluştur.
Onlar için dünya hayatında da ahiret hayatında da müjdeler vardır. Ve Allah'ın kelimelerinde (hükümlerinde, verdiği sözlerde) bir değişme yoktur. İşte budur en büyük zafer, en büyük kurtuluş!
Bkz. 41:30-32, 57:12“(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaad edilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaklardır.” (Enbiya 21:103)
Diyanet İşleri (Eski)
Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlaradır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük başarıdır.
Tefsirlerde belirtildiğine göre, âyette zikredilen dünya hayatındaki müjde, Allah dostlarına Allah’ın Kur’an’daki müjdeleri ve peygamberlerinin verdiği müjdeler ile onlara gösterdiği sâdık rüyalar ve ölüm anındaki meleklerin müjdeleridir. Âhiretteki müjdeleri ise, meleklerin onlara gelerek, mutlulukları hakkında verecekleri müjdeleridir.
Edip Yüksel
Dünya hayatında da ahirette de mutluluk onlarındır. ALLAH'ın kelimeleri (verdiği söz) değişmez. İşte bu, en büyük zaferdir.
Dünya hayâtında da, âhirette de (en büyük) müjde onlaradır. Allah'ın kelimelerinde (size verdiği sözlerde) değişme yoktur! İşte büyük kurtuluş ancak budur!
Hem dünya hayatında müjde var onlara, hem de âhirette!Çünkü ilâhî yasada böyle yazılmıştır ve Allah’ın sözlerinde asla değişiklik olmaz! İşte budur en büyük kurtuluş, en büyük mutluluk!
1 Allah’ın âyetleri asla değişmez, zâten değişen şeyler de âyet olamaz.
Muhammed Esed
Onlar için hem bu dünya hayatında 85 hem de sonraki hayatta müjdeler var. Ve Allah'ın vaadlerinde asla bir değişme olmayacak [olduğuna göre], işte budur en büyük zafer, en büyük başarı!
Onlara hem dünya hayatında hem de ahirette müjdeler vardır. Zira Allah’ın kelimelerinde hiçbir değişiklik olmayacaktır. İşte budur muhteşem zafer. 6/34, 10/103, 40/51, 41/30- 31
Onlar için hem bu dünya hayatında, hem de ahirette müjdeler vardır.[1646] Allah’ın vaadlerinde bir değişiklik olmayacaktır: bu, evet işte budur asıl muhteşem başarı!
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 64. Ayet Açıklaması
[1646] Bu âyet 62. âyetle birlikte okunmalıdır. Burada geçen “onlar için hem bu dünya hayatında hem de ahirette müjdeler vardır” âyetinin birinci kısmı 62. âyetteki “kedere”, ikinci kısmı “kaygıya” tekabül eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar için dünya hayatında da ve ahirette de (tam bir) müjde vardır. Allah Teâlâ'nın kelimeleri için değişmek yoktur.İşte en büyük necât budur.
Dünya hayatında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah'ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun, asla değişiklik olmaz. İşte bu müjdeler en büyük mutluluktur. [41, 30-32; 21, 103; 57, 12]