Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1585, sondan 4652. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 112. ayetidir. Hûd Suresi 112. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 4462 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (2) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
فاستقم كما امرت ومن تاب معك ولا تطغوا انه بما تعملون بصير
Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.
Âyet metninde geçen istikamet kavramı Kur’an’da “bütüncü, devamlı ve tutarlı dindarlık, dinî hayat” mânasını ifade etmektedir. Âyette İslâm’ın esasını teşkil eden iki ilke yer almaktadır: Emrolunduğu gibi dosdoğru yaşamak ve haddi aşmamak, yani Allah’ın belirlediği sınırların dışına çıkmamak. Rivayete göre Resûlullah kendisine uygulanması bundan daha zor gelen bir âyet inmediğine işaret etmek üzere, “Hûd sûresi ve kardeşleri beni ihtiyarlattı” buyurmuştur. Sûrenin nesinin kendisini ihtiyarlattığı sorulduğunda, “Sana emredildiği gibi dosdoğru ol!” meâlindeki âyetin kendisini ihtiyarlattığını söylemiştir (Râzî, XVIII, 71; Hûd sûresinin kardeşleri hakkında bilgi için bk. bu sûrenin girişindeki “Fazileti” başlığı).
Mehmet Okuyan
Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi doğru ol! Aşırıya kaçmayın! O, sizin yaptıklarınızı elbette görendir.
İbn Abbâs, Hz. Muhammed’e Kur’an’da en zor gelen ayetin bu olduğunu ifade etmiş, onun “Hûd ve benzerleri beni ihtiyarlattı” dediğini rivayet etmiştir (Tirmizî, Tefsîr, 56, 57). Benzer mesajlar: Yûnus 10:89; Fussilet 41:6; Şûrâ 42:15.
Bayraktar Bayraklı
O halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyiniz. Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.[219]
1- Küfrü bırakıp iman edenler. 2- Doğruluktan ayrılmayın.
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Seninle beraber (küfür ve kötülükten) tevbe edenler de (böyle davransın) . Ve (sakın) azıtıp (haddinizi aşmayın) . Çünkü O, yaptıklarınızı Görendir.
Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle beraber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmayın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.
O halde sen ve beraberinde tevbe edenler, emrolunduğunuz şekilde, doğru yolu tutun. Sizden hiçbiriniz büyüklenip, Allah tarafından konulmuş sınırları aşmasın; çünkü unutmayın yaptığınız herşeyi O görüyor.
O halde, tevbe ederek seninle beraber olanlarla, günah işlemekten, isyandan vazgeçerek Allah'a itaate yönelenlerle birlikte emrolunduğun gibi ilâhî emirleri doğru uygulayarak itaatte daim ol.
Aşırı da gitmeyin, azmayın. O sizin işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.
Onun için sen, emrolunduğun şekilde, beraberinde tevbe edenlerle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin; çünkü Allah, yaptıklarınızın hepsini kemaliyle görücüdür.
(Ey Resul!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın/aşırıya gitmeyin/azgınlık etmeyin! Unutmayın ki O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Hz. Muhammed’e hitaben verilen “emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” emri, Hz. Nebinin sadece vahiy ile hareket ettiğini gösteriyor. Devamındaki cümle de ona uyanların da Kur’an’ın direktiflerine göre hayatlarını tanzim etmeleri gerektiğini anlatıyor. Ahkâf 46:9 “De ki: “…sadece bana vahyolunana uyarım“ ve Yunus 10:109 “Sana ne vahyolunduysa ona uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret!” ayetlerinden de anlaşılıyor ki Hz. Peygamber hiçbir zaman kafasına göre hüküm koymamış ve bütün çalışmalarını vahiy ile yürütmüştür.Bu ayet sebebiyle olacaktır ki, Hz. Peygamber; “beni Hûd suresi kocattı” buyurmuştur. Azgınlık etmeden Hak ve adalet ölçülerine uyarak Allah’ın istediği istikamet üzere olmak Fatiha suresinde mü’minin hedefi olarak gösterilmiştir. Ayrıca dosdoğru yolun yolcuları cennetle müjdelenmiştir. “’Rabbimiz Allah'tır’ deyip de sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!’” (Fussılet 41:30)
Diyanet İşleri (Eski)
Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görür.
Ashâb-ı kiramdan rivayet edildiğine göre Kur’an’da Resûlullah (s.a.) için bu âyetten daha şiddetli bir âyet inmemiştir. Resûlullah buyurmuştur ki: «Beni, Hûd sûresi kocattı!» Çünkü bu sûrede ona «emrolunduğun gibi dosdoğru ol!» denilmişti ve bu kolay bir iş değildi. Allah Teâlâ yalnız ona değil, onunla beraber müminlere de istikameti emretmektedir.
Edip Yüksel
Emredildiğin gibi dosdoğru ol, seninle beraber yönelmiş olanlarla birlikte... Aşma ve azgınlaşma. O, sizin yaptıklarınızı Görendir.
İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.
O halde sen [habîbim), maiyyetindeki tevbe edenlerle beraber, emr olunduğun vech ile, dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.
O hâlde, emrolunduğun gibi dosdoğru ol!(1) Berâberindeki tevbe edenler de! Ve(Allah'ın koyduğu) hudûdu aşmayın! Çünki O, ne yaparsanız hakkıyla görendir.
O halde, sen ve yaptıkları yanlışlardan dönenler (tövbe edenler), kitapta emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun ve Rabbinizin emirlerine isyan etmeyin. Bilin ki O, yaptıklarınızı görendir.
Artık emir olunduğun gibi istikamette bulun. Senin ile beraber tövbe edenler de istikamette bulunsunlar. Taşkınlık etmeyin. Çünkü O, işlediklerinizi görür.
O hâlde, ey Peygamber ve ey İslâm toplumunun önderi!Rabb’inin yolunda hedefe doğru adım adım ilerlerken, sağa sola sapmadan, yalpalamadan yoluna devam et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Sadece sen değil, günahlarından tövbe edip senin yanında yer alan diğer Müslümanlardaböyle olsunlar! Ve sakın ilâhî yasaları ihlal ederek yâhut hak ve adâlet sınırlarını aşarakazgınlık etmeyin! Unutmayın ki Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.
(Ey Muhammed!) Sen, seninle birlikte tevbe (edip îman) edenlerle beraber, Allah’ın koyduğu sınırları aşmadan, emrolunduğun gibi dosdoğru ol.1 Çünkü O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
1 Yani 12. âyette geçtiği üzere vahyolunan emir, ne kadar ağır olursa olsun tebliğini de uygulamasını da hiç bir sıkıntı karşısında terk etme. Emrolunduğun gibi dosdoğru olmaya, seninle birlikte îman edenlerle beraber, devam et. İbnu Abbas Rasûlüllah (s.a.v)’in: “Kur’an’ın tamamında Rasûlüllah (s.a.v)’e bu âyetten daha şiddetli bir âyet nâzil olmamıştır. Ve onun içindir ki Rasûlüllah (s.a.v): ‘Hûd sûresi beni kocattı’ buyurmuştur.” demiştir. Konuyla ilgili, Bk. (Şura: 42)
Muhammed Esed
Öyleyse, artık emredildiğin yönde, yanında yer alanlarla birlikte, doğru yolu tutun ve sizden hiç biriniz gurura kapılıp da çizgiyi aşmasın: 141 çünkü, unutmayın, yaptığınız her şeyi O görüyor.
Öyleyse sen emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Senin yanında Allah’a yönelenler de. Sakın ola ki taşkınlık yapmayın. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızı görmektedir. 42/15
Şu hâlde emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Ve seninle birlikte yürümek için sana uyanlar da (aynı yolu tutsunlar)![1808] Asla sınırı aşmayın! Unutmayın ki O yaptığınız her şeyin farkındadır!
[1808] İbaredeki bağlaç ümmetin dini ikame hususunda bir bütün olarak ‘masum’ olduğunu ifade eder. Atfın aralıksız iki bitişik zamir üzerine yapılmış olması ümmetin gerek istikameti konusunda, gerekse Allah’ın emri ve hitabına muhatap olması hususunda risalet ile olan kopmaz bağını veciz bir şekilde ifade eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık emrolunduğun gibi istikamette bulun ve tevbe etmiş, seninle beraber bulunmuş olanlar da. Ve haddi tecâvüz etmeyin, şüphe yok ki O, yapar olduğunuz şeyleri bihakkın görücüdür.
Öyleyse ey Resulüm, sen beraberinde olup tövbe edenlerle birlikte, sana nasıl emredilmişse öyle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptığınız her şeyi görmekte olup işlerinizin karşılığını da size verecektir.
(20) Peygamberimiz “Hud, Vâkıa, Mürselât, Nebe’ ve Tekvir Sûreleri beni ihtiyarlattı” buyurmuştur ki, Hud Sûresine yapılan atıf, bu âyet nedeniyledir. (Tirmizî, Tefsir 56:6.) Aşırılıklardan kaçınarak dosdoğru, yani istikamet üzere olmak, Kur’ân’ın ilk sûresinde (Fatiha) Allah’ın bize öğrettiği dua içinde hedef olarak gösterilmiş; 41:30’da da dosdoğru olanlar meleklerin dostluğuyla ve Cennetle müjdelenmiştir. Peygamberimiz de “Bana İslâm hakkında öyle birşey söyle ki bir daha sana bu konuda birşey sormayayım” diyen Sahâbîye, “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol” cevabını vermiştir. (Müslim, İman: 62.)
Yaşar Nuri Öztürk
O halde sen, emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Seninle birlikte tövbe edenler de... Sakın aşırılık edip azmayın! O, yapmakta olduklarınızı görüyor.