Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1552, sondan 4685. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 79. ayetidir. Hûd Suresi 79. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 2647 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (6) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا لقد علمت ما لنا في بناتك من حق وانك لتعلم ما نريد
Hz. Lût’un bu teklifi ve direnmesi karşısında kavmi alay ederek onu şehirden çıkarmak istedi (bk. A‘râf 7:82). Hz. Lût zayıf bir ümitle de olsa tebliğ görevini sonuna kadar sürdürdü ve onları bu çirkin davranıştan vazgeçirmeye çalıştı, misafirlerine tâcizde bulunup da kendisini rezil etmemelerini rica etti ve bu hususta Allah’tan korkmalarını öğütledi; sözden anlayıp bu taşkınlıkları önleyecek birini aradı. Fakat içlerinde böyle biri yoktu. Hepsi birbirinden edepsiz, şehvetlerinin kölesi olmuş kimselerdi. Bu sebeple peygamberin nasihatlerini reddettiler. Lût, burada yalnız ve garipti, peygamber olarak görevlendirildiği için aralarında bulunuyordu; ailesi dışında dayanacak bir desteği yoktu, onları da sürgün edip çıkarmak istiyorlardı (Neml 27:56).
Mehmet Okuyan
(Kavmi) “Senin kızlarında bizim herhangi bir hakkımız olmadığını bilirsin. Sen bizim ne istediğimizi elbette biliyorsun!” demişlerdi.
Kavmi Hz. Lut’a hitap ederek, kendilerine teklif ettiği kızlarıyla ilgilenmediklerini, onlarda gözlerinin olmadığını ifade etmişlerdi. Bu ifadeyle aynı zamanda kızlara ilgi duymadıklarını da kastetmişlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Senin kızlarında bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Sen bizim ne istediğimizi elbette bilirsin.”
Dediler ki: "Andolsun, senin kızlarında bizim bir hak talebimiz (ilgimiz ve isteğimiz) olmadığını sen de bilip duruyorsun. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen de biliyorken (ne diye işimizi engelleme gayretindesin?) "
Dediler ki: 'Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.'
Onlar dediler ki: “- Senin kızlarında hiç bir hakkımız olmadığını elbette bilmişsindir. Sen bizim ne istediğimizi (erkeklere varmak niyyetimizi) doğrusu bilirsin.”
(Buna karşılık) onlar da dediler ki: “Sen (gayet iyi) biliyorsun ki bizim (kadınlarla bir işimiz olmadığı için) senin kızlarında bir gözümüz yok. Aslında sen bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi biliyorsun (ama bizi oyalıyorsun).”
Burada söz konusu edilen eşcinsellik (homoseksüellik), cinsel yönelişin kişinin kendi cinsiyetinden kişilere yönelik olmasıdır. Örneğin, bir erkeğin cinsel olarak diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması, erkekleri sevip âşık olması eşcinsel olduğu anlamına gelir.
Diyanet İşleri (Eski)
"And olsun ki, senin kızlarınla bir işimiz olmadığını biliyorsun; doğrusu, ne istediğimizin farkındasın" dediler.
Burada sözkonusu edilen homoseksüellerin, doğadışı davranışlarından alenen övünç duyduklarına ve hemcinslerini küstahça rahatsız ettiklerine dikkat ediniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar: "Sen de bilirsin ki, bizim senin kızlarınla bir ilgimiz yoktur. Sen bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyorsun." dediler.
Dediler ki: “Yemîn olsun (sen de) bilirsin ki, senin kızlarında bizim için hiçbir hak yoktur. (Kadınlara karşı bir meyil duymuyoruz.) Doğrusu sen bizim ne istediğimizi hâlbuki çok iyi bilirsin!”
Buna karşılık onlar, “Sen de gâyet iyi biliyorsun ki, bizim senin kızlarında gözümüz yok, çünkü kadınlarlailgilenmiyoruz biz. Sen aslında bizim ne istediğimizi pekâlâ bilirsin!” dediler.
(Onlar): “Bizim kesinlikle senin (ve ümmetinin) kızlarına karşı bir ilgi ve arzumuzun olmadığını, sen de bilirsin. Hatta sen bizim ne istediğimizi1 de çok iyi biliyorsun.” dediler.
1 Onlar Hz. Lût’un kızlarını değil, pislik yapmak için yakışıklı erkek şeklinde gelen melekleri istiyorlar, ama onların, helâk için gönderilen melekler olduklarını bilmiyorlardı.
Muhammed Esed
“Sen de biliyorsun ki senin kızlarında gözümüz yok” 110 dediler, “Sen, aslında bizim neyin peşinde olduğumuzu çok iyi bilirsin!”
Şöyle dediler: “Sen de pek iyi bilirsin ki senin kızlarında hakkımız ve onlarla hiç bir alâkamız yoktur, onlarda gözümüz yoktur, ama sen bizim ne istediğimizi pekâla biliyorsun! ”