Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1639, sondan 4598. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 43. ayetidir. Yusuf Suresi 43. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 105 ve toplam ebced değeri ise 8030 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (20) ل (9) ر (7) bulunuyor.
Arapça Metin
وقال الملك اني ارى سبع بقرات سمان يأكلهن سبع عجاف وسبع سنبلات خضر واخر يابسات يا ايها الملأ افتوني في رءياي ان كنتم للرءيا تعبرون
Kral, “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın” dedi.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 43. Ayet Tefsiri
Bu kralın, Sînâ yarımadası yoluyla gelip Mısır’ı istilâ ettikten sonra ülkede milâttan önce 1700’den 1580’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu bildirilmektedir (bk. Ahmet Suphi Furat, “Yûsuf”, İA, XIII, 441). Tarihçilerin bunları, “göçebe ülkelerin hükümdarları” veya “çoban krallar” diye isimlendirmiş olmaları bunların Mısır’ı istilâ etmeden önce henüz tam olarak yerleşik hayata geçmemiş olan Suriyeli Araplar oldukları ihtimalini kuvvetlendirir. Bunların, İbrânî asıllı Hz. Yûsuf ile menşe yakınlığı ihtimali de vardır. Çünkü İbrânîler de daha önce Arabistan yarımadasından Mezopotamya’ya, sonra Suriye’ye göç eden bedevî kabilelerden birinin soyundan gelmektedir. Kralın, Hz. Yûsuf’a güven duyması ve ailesine ülkesinde geniş imkân tanıması Mısır’da zaman içinde İsrâil asıllıların etnik ve kültürel bir toplum haline gelmesini sağlamıştır (Esed, II, 464-465; İbn Âşûr, XII, 280).
Hz. Mûsâ’nın zamanında ise Hiksoslar dönemi kapanmıştı, artık Mısır’ı Kıptî soyundan gelen Firavun yönetiyordu. Ülkesi için bir tehlike oluşturacağı endişesiyle İsrâiloğulları’nın erkek çocuklarını öldürüyor, kız çocuklarını hayatta bırakıyordu (Bakara 2:49).
Mehmet Okuyan
Hükümdar şöyle demişti: “Ben (rüyada) yedi zayıf (ineğin) yediği yedi besili inek ile yedi yeşil başak ve diğerlerini de kuru görüyorum. Ey yöneticiler! Rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da yorumlayın!
Bu ayetten anlaşıldığına göre rüyalar tefsir edilmez. Rüyalar için tabir, fetva ve tevil ifadeleri kullanılmaktadır.,Yüce Allah Mısır Kralı’na çok ilginç bir rüya göstererek Hz. Yusuf’un hapisten çıkma sürecini başlatmıştı. Ayette geçen [erâ] fiili geniş zaman kalıbında geldiği için, Kral’ın söz konusu rüyayı bir süredir görmekte olduğu, dolayısıyla onu ciddiye aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Kral, durumunu çevresindekilere aktarma ihtiyacı hissetmiştir. Devam eden cümlede rüyanın yorumunu öğrenmek için çağrıda bulunduğu haber verilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm. Ayrıca, yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak görüyorum. Efendiler! Eğer rüya yorumlamasını biliyorsanız, bu rüyamı bana yorumlayınız.”
Derken Hükümdar dedi ki: “Doğrusu ben rüyamda yedi besili sığırı görüyorum; bunları yedi zayıf sığır yiyor. Ve yedi yeşil ve kuru başak görüyorum. Ey meleler!¹ Eğer rüya tabir etmeyi biliyorsanız rüyamı yorumlayın.”
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
Ahmet Akgül
(Bu arada Mısır) Meliki: "Ben (rüyamda) yedi besili inek görüyorum ki, yedi zayıf inek onları yiyor; bir de yedi yeşil başak(la beraber) ve diğerleri ise kupkuru (yedi başak daha görüyorum) . Ey önde gelen (kâhin-bilginler,) eğer rüya tabir ediyorsanız benim bu rüyamı çözüverin" demişti.
Padişah dedi ki: Rüyamda gördüm, yedi zayıf inek, yedi semiz ineği yiyordu; bir de yedi terütaze yeşil başakla yedi tane de kurumuş başak gördüm. Ey ileri gelenler, rüya yormayı biliyorsanız bu rüyamı yorun.
Abdulbaki Gölpınarlı Yusuf Suresi 43. Ayet Açıklaması
Kur’ân, rüyayı görenin "melik", yani Firavun olduğunu söylüyor. Ahd-i Atıyk'te de böyledir. Hz. Yûsuf, rüyayı yorduktan sonra sûrenin 54. âyetinden itibaren anlatıldığı gibi Mısır'da maliye işlerine memûr olmuştur. Ahd-i Atıyk'te de böyle anlatılmaktadır.
Abdullah Parlıyan
Ve bir gün hükümdar: “Rüyamda yedi çelimsiz ineğin yediği yedi semiz inek, yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız, rüyamı bana yorumlayın bakalım!” dedi.
Kral:
“Ben rüyamda, yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek gördüm. Yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördüm. Ey devlet büyükleri, âlimler, siz, eğer rüya tâbir edebiliyorsanız, benim bu rüyamın tâbirini bana bildirin.” dedi.
(Bir gün) kral dedi ki: "Rüyamda yedi semiz inek görüyorum ki onları yedi zayıf (inek) yiyor. Bir de yedi yeşil başak ve bir o kadarı da kuru. [2] Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız benim rüyam hakkında bana bilgi verin."
Hükümdar:' Ben (rüyamda) yedi besili inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru. Ey önde gelen (kahin-bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin' dedi.
Bir gün Mısır Hükümdarı şöyle dedi: “- Rüyamda gördüm ki, yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor ve yedi yeşil başağı da, diğer yedi kuru başak sarmalayıp onlara galip gelmiş. Ey ileri gelenler! Eğer rüyâ tâbir edebiliyorsanız, benim rüyamı hallediniz.”
Ve Kral: “Ben (rüyamda) yedi şişman inek görüyorum. Yedi cılız inek onları yiyor. Ve yedi yeşil başak ile yedi de kuru başak görüyorum. Ey meclis! Eğer rüyaları tabir ediyorsanız, bana rüyam hakkında bilgi verin” dedi.
Hâkan dedi ki: «Düşümde bir yanda, yedi semiz ineği, yedi zayıf inek yiyorken, bir yanda da yedi yeşil, yedi kuru başak gördüm, benim düşümü yormasını bilirseniz, kodamanlar söyleyiniz!»
(Yusuf'un hapis hayatı devam ederken) bir gün kral dedi ki: “Ben rüyamda yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak (vardı). Efendiler! Eğer rüya yorumlamayı biliyorsanız, bu rüyamın ne anlama geldiğini bana açıklayın.”
Ayette sözü edilen Kral’ın Mısır’da M.Ö. 1580’den 1700’e kadar hüküm süren altı Hiksos kralından biri olduğu söylenir. Kıssada sözü geçen kralın İbranî kavminden olan Hz. Yusuf’a imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. İbraniler, Arabistan Yarımadası’ndan Mezopotamya’ya, sonra Suriye ve Mısır’dan Kuveyt’e kadar olan topraklarda yaşamış eski bir halk topluluğudur. İbrani asıllı halk genellikle İsrailoğulları, Midianitler, Yoktanitler ve Edomitler olarak anılır. Günümüzde sadece İsrail Halkı İbranice konuşur. Ayrıca Hiksos dilinin, eski Arap lehçelerinden biri olan İbraniceye çok yakın olduğu da bilinmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Hükümdar: "Ben, yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini; yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yormasını biliyorsanız rüyamı söyleyiniz." dedi.
Kral dedi ki: Ben (rüyada) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek gördüm. Ayrıca, yedi yeşil başak ve diğerlerini de kuru gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da bana yorumlayınız.
Kıral dedi ki: "Rüyamda yedi semiz inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; ayrıca yedi yeşil ve yedi kuru başak... Ey seçkinler, rüyaların yorumunu yapabiliyorsanız bu rüyamı bana çözüverin."
Bir gün melik (hükümdar) dedi ki: "Ben rüyamda yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Siz rüya tabir edebiliyorsanız benim bu rüyamın tabirini bana bildirin."
Bir gün Melik ben, dedi: ru'yada görüyorum ki yedi semiz inek, bunları yedi arık yiyor ve yedi yeşil başakla diğer yedi de kuru, ey Efendiler, siz ru'ya ta'bir ediyorsanız bana ru'ya mı halledin
(Bir gün Mısır) pâdişâh (ı) dedi ki: «Ben rü'yamda yedi arık (ineğ) in yemekde olduğu yedi semiz inekle yedi yeşil başak ve diğer (yedi) kuru (başak) görüyorum. Ey ileri gelenler (kâhinler), eğer rü'yâ ta'bîrediyorsanız benim bu rü'yâmı da halledin» dedi.
Nihâyet (bir gün) hükümdar dedi ki: “Doğrusu ben (rüyâmda) yedi semiz ineği, yedi zayıf (ineğ)in yediğini ve yedi yeşil başak ile (bir o kadar da) diğer kuru başakları gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüyâ ta'bîr ediyorsanız, bana (bu) rüyâmı açıklayın!” (2)
(2)“Hem rüyâ dahi hayır iken, bazı aks-i hakīkatle (hakīkatin tersiyle) göründüğü için şer telakkī edilir (anlaşılır), ye’se (ümidsizliğe) düşürür, kuvve-i ma‘neviyeyi (ma‘nevî kuvveti) kırar, sû-i zan (kötü zan) verir. Çok rüyâlar var ki, sûreti (görünüşü) dehşetli, zararlı, mülevves (çirkin) iken, ta‘bîri ve ma‘nâsı çok güzel oluyor. Herkes rüyânın sûretiyle ma‘nâsının hakīkati mâbeynindeki (arasındaki)münâsebeti bulamadığı için, lüzumsuz telâş eder, me’yûs olur (ümidsiz olur), keder eder. (...) Mâhiyet-i insâniyedeki (insanın rûhundaki) latîfe-i Rabbâniye (adı verilen ve Cenâb-ı Hakk’ı bildiren isti‘dad), âlem-i şehâdetle (gördüğümüz bu âlemle) bağlanan ve o âlemde dolaşan duyguların kapanmasıyla ve durmasıyla, âlem-i gayba (göremediğimiz âleme) karşı bir münâsebet bulur, bir menfez(pencere) açar. O menfez ile, vukūa gelmeye hazırlanan hâdiselere bakar ve Levh-i Mahfûz’un cilveleri(parıltıları) ve mektûbât-ı kaderiyenin (kader yazılarının) nümûneleri nev‘inden birisine rast gelir, bazı vâkıât-ı hakīkıyeyi (olacak hâdiseleri) görür ve o vâkıâtta bazen hayâl tasarruf eder (hükmeder), sûret libasları (şekil elbiseleri) giydirir. Bu kısmın çok envâı ve tabakātı (nevi‘leri ve tabakaları) var. Bazı aynen gördüğü gibi çıkar, bazen bir ince perde altında çıkıyor, bazen kalınca bir perde ile sarılıyor. Hadîs-i Şerîfte gelmiş ki: ‘Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bidâyet-i vahiyde (vahyin başlangıcında) gördüğü rüyâları, subhun (sabahın) inkişâfı (açılması) gibi zâhir, açık, doğru çıkıyordu.’ ” (Mektûbât, 28. Mektûb, 195-196)
İlyas Yorulmaz
Melik çevresindekilere “Ben rüyamda yedi tane zayıf ineğin, yedi adet besili sığırı, sonrada yedi yeşil başağı ve bunun yanında diğer kuru başakları yediğini gördüm. Ey yardımcı yöneticilerim! Eğer bu rüyayı yorumlayabiliyorsanız, bana onun yorumunu yapın” dedi
Hükümdar, “Ben yedi semiz inek gördüm, bunları yedi zayıf inek yiyordu. Bir de yedi yeşil başak ile yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da bana yorumlayın” dedi.
Ve yıllar birbirini kovaladı. Günlerden bir gün kral, ülkenin önde gelen bilginlerini, kâhinlerini topladı ve onlara, “Rüyamda, yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi kurumuş başak vardı. Ey ileri gelenler, eğer rüya yorumunu biliyorsanız, benim rüyamı açıklayınız!” dedi.
Bir de Melik dedi ki:
-“Ben yedi semiz inek görüyorum; onları yedi zayıf inek yiyor.
Ayrıca, yedi yeşil başak ve diğerleri kurumuş!
Ey İleri Gelenler!
Rüya’yı tabir ediyorduysanız, bana rüyam hakkında görüş bildirin!”.
(Bu arada) Hükümdar: “Ben (rüyamda) yedi zayıf (ineğin) yediği, yedi besili inek ve yedi yeşil başak ve diğer (yedi) kuru (başak)ları gördüm, Ey ileri gelen (bilginler!) Eğer rüya yorumundan anlıyorsanız, benim bu rüyam (hakkında) bana bir bilgi verin (bakalım).” dedi.
VE [bir gün] Kral: 44 “Rüyamda” dedi, “yedi çelimsiz ineğin yediği yedi semiz inek, yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak gördüm. Ey soylular! Eğer rüya yorumlamasını biliyorsanız bu rüyamı bana yorumlayın bakalım!”
Ve bir gün kral şöyle dedi; “Ben rüyamda, yedi semiz inek gördüm. Bu yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyordu. Bir de yedi yeşil başak ve yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler, eğer rüya tabirini biliyorsanız bana bu rüyamı yorumlayın!” dedi.
DERKEN, kral[1863] (bir rüya gördü ve) şöyle anlattı: “Ben rüyamda,[1864] yedi besili ineğin zayıf olan diğer yedisi tarafından yenildiğini gördüm; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak gördüm. Siz ey efendiler! Eğer rüya tabirinden[1865] anlıyorsanız, rüyada gördüklerim hakkında bana bir görüş bildirin!”
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 43. Ayet Açıklaması
[1863] Kur’an baştan sona eski Mısır yöneticilerini “Firavun” adıyla anarken, istisnaî olarak Yusuf sûresinde onları “melik” adıyla anar. Bunun nedeni de Hz. Yusuf dönemindeki yöneticinin Firavunlar hanedanına mensup olmamasıdır. Eski Mısır uzmanlarına göre bu kral, MÖ. 1700-1580 arasında hüküm süren Suriye kökenli Hiksos Hanedanı’nın altı kralından biridir. “Çoban krallar” (hik-şasu) anlamına gelen adından da anlaşılacağı gibi MÖ. 1700-1580 arasında hüküm süren bu hanedan, Mısır’ın muhtemelen Sami-Arap asıllı olan Güney Doğulu fatihleridir. Bu açıdan Hiksos Hanedanı Hz. İbrahim’in çocuklarıyla hemşehridirler. Hatta uzak akraba olmaları da ihtimal dahilindedir. Hz. Yusuf’un sarayda böylesine kolay hüsnü kabul görmesinin nedenlerinden biri de bu olsa gerektir.
[1864] Ru’yâ Kur’an’da hep tekil gelir. Tabire lâyık olan sadık ru’ya budur. Hulm ise hep çoğul (ahlâm) gelir ve “karma karışık” (adğâs) sıfatını alır. Mısır Kralının gördüğünün ahlâm değil ru’ya olduğunu vahiy onayladı, fakat görevliler onu “karma karışık düşler” sınıfına sokmuştu (Bkz: Âyet 44).
[1865] Te’vîl kelimesiyle ilgili bir not için bkz: 18:78.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hükümdar dedi ki: «Ben rüyâmda yedi semîz sığır görüyorum ki, onları yedi zayıf (sığır) yiyor ve yedi yeşil başak ile diğer kuruları (görüyorum). Ey mümtaz cemaat! Eğer siz rüyâ tâbir ediyorsanız benim rüyâm hakkında bana fetva veriniz.»
(Günün birinde) hükümdar gördüğü bir rüyayı anlatıp dedi ki: “Ben yedi semiz inek gördüm, bunları yedi zayıf inek yiyordu. Bir de yedi yeşil başak ile yedi kuru başak gördüm. Ey efendiler: “Siz rüya tabir ediyorsanız, benim bu rüyamı da halledin! ” [7, 60]
Bu hükümdar, Sina yarımadasından gelip Mısırı istila ettikten sonra M.Ö. 1700 - 1580 arasında hüküm süren Hiksos krallarından biri olup İbranî kavminden olan Hz. Yusuf ile menşe yakınlığı olabilir. Onun Yusuf hanedanına imkân vermesi, Mısır’da İsrail milletinin oluşumuna esas teşkil etmiş olabilir. Hiksos döneminin kapanmasından sonra Hz. Mûsâ’nın dünyaya geldiği sırada Mısır’ın yerlileri, İbranilerin dışından gelecek tehlike ile işbirliği yapacağı endişesi ile onların erkek çocuklarını öldürüyorlardı.
Süleyman Ateş
(Bir gün) Kral dedi ki: "Ben, düşümde yedi semiz inek görüyorum, bunları yedi zayıf inek yiyor. Ve yedi yeşil, yedi de kuru başak (görüyorum). Ey efendiler, eğer siz rü'ya ta'bir ediyorsanız bu rü'yamın ta'birini bana anlatın."
Bir gün Kral dedi ki “Ben rüyada besili yedi inek gördüm, onları yedi zayıf inek yiyordu. Yedi yeşil başak, bir o kadar da kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler! Rüya yorumlamayı biliyorsanız, benim rüyamı da doğru bir biçimde yorumlayın.”
Hükümdar: -Ben, yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini; yedi yeşil başak ve yedi kuru başak gördüm. Ey ileri gelenler, eğer rüya tabirini biliyorsanız bana söyleyin, dedi.
Ve birgün Hükümdar dedi ki: “Ben yedi semiz inek gördüm; onları yedi zayıf inek yiyordu. Bir de yedi yeşil başakla bir o kadar kuru başak gördüm. Efendiler, eğer rüya tabirinden anlıyorsanız bana bu rüyamı yorumlayın.”
Kral dedi ki: "Düşümde yedi semiz inek görüyorum. Bunları yedi cılız inek yiyor. Ayrıca yedi yeşil başak, yedi de kuru başak görüyorum. Ey bendelerim! Eğer rüya tabir ediyorsanız, bu rüyam hakkında bana bir fetva verin."
Bir gün eyitdi pādişāh ki adı Ḳatmīr idi bu: Düşümde görürem ki yidisemiz ṣıġırı yir yidi aruḳ ṣıġırlar ve yidi yaşıl buġday başları ve yidi ḳurıbaşlar. Daḫı iy ulular, fetvā ve ta‘bīr eyleñüz benüm düşümi, egersiz düşler ta‘bīrin bilür‐iseñüz.