Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1671, sondan 4566. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 75. ayetidir. Yusuf Suresi 75. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 2611 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (5) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
قالوا جزاؤه من وجد في رحله فهو جزاؤه كذلك نجزي الظالمين
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 75. Ayet Tefsiri
Mısır kanunlarına göre hırsızın kendisine el koymak mümkün olmadığı için, Hz. Yûsuf’un adamları, kardeşlerine sorup bu suçun cezasının onların kanunlarında ne olduğunu tesbit etmek ve bunu uygulamak istediler.
Mehmet Okuyan
(Onlar da) “Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa işte o (şahsın alıkonulması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız.” cevabını vermişlerdi.
Hz. Yusuf, babasının şeriatında hırsızlığa bu cezanın verildiğini bildiği için kardeşinin yüküne bu su kabını koydurmuş ve onu geri bıraktırma tedbirine başvurmuştu. Muhtemelen ana baba bir kardeşi olan Bünyamin’e durumu önceden bildirerek onun da güvende olmasını sağlamıştı. Kaldı bu uygulama 76. ayette Yüce Allah tarafından öğretilmiş bir tedbir olarak da ilan edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Kardeşleri dedi ki: “Cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunduysa, ona aittir. Biz hırsızları böyle cezalandırırız.”
(Onlar da: “Bizim kanunlarımızda) Bunun cezası (çalınan şey, onun) yükünde bulunan kimsenin, kendisi(nin esir edilmesi) dir. Biz (ülkemizde) zalimleri (hırsızlık edenleri) böyle cezalandırırız” yanıtını vermişlerdi.
Ya'kub'un oğulları: “Bunun cezası, su kabı kimin yükünde çıkarsa, yaptığının cezası olarak o kimse tutuklanır. İşte suç işleyen, yaratılış gayeleri dışında yaşamaya çalışanları biz böyle cezalandırırız.”
Onlar:
“Yükünde hırsızlık mal bulunanın cezalandırılmasıdır. O şahsı bir sene alıkoyup çalıştırmak, bir kısım özgürlüklerini kısıtlamaktır. Biz, zâlimlere, haksızlara işte böyle ceza veririz.” dediler.
Hz. İbrahim’in ve Hz. Yakup’un şeriatına göre suçu sabit olan hırsız yakalandıktan sonra çaldığı mala göre cezalandırılırdı. Eğer çok değerli bir mal değilse belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılırdı. Eğer çalınan mal çok değerli ise hırsız malını çaldığı kişinin kölesi yapılırdı.
Diyanet İşleri (Eski)
"Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
Ya’kub (a.s.)ın şeriatına göre hırsız yakalanarak çaldığı malın karşılığında mal sahibine bir sene köle olarak hizmet ettirilirdi. Mısır kanunlarında ise hırsıza sopa vurulur ve çaldığı malın iki misli ödettirilirdi. Hz. Yusuf onlara babalarının şeriatına göre ceza vermek istedi.
Edip Yüksel
"Onun cezası," dediler, "Kimin torbasında bulunursa o kişi alıkonur. Biz zalimleri böyle cezalandırırız."
«Onun cezası yükünde (hırsızlık mal) bulunan kimsenin kendisidir. İşte o kimse (şahsan) bunun cezasıdır. Biz (memleketimizde) zaalimleri (hırsızları) böyle cezalandırırız» dediler.
(Onlar da:) “Bunun cezâsı, (su kabı) kimin yükünde bulunursa, işte o (kişinin köle olarak alıkonması) onun cezâsıdır. O zâlimleri böyle cezâlandırırız” dediler.
Yakup oğulları «— Bunun cezası yükünde çalınan şey bulunan kimsenin kulluğudur. İşte bu kimse onun cezasıdır [³]. Biz zalim olan hırsızlara böyle ceza veririz» dediler.
“Bunun cezasını,çalınan mal kimin eşyaları arasından çıkarsa, bizzat o kişinin kendisi çekmelidir.Çaldığı malın miktarına göre, belli bir süre mal sahibinin hizmetinde çalıştırılır, çok değerli bir mal çalmışsa, onun kölesi yapılır. Biz, ülkemizdeki geçerli kanunlara göre, hırsızlık yapan zâlimleri böyle cezalandırıyoruz!” dediler. Böylece, yüklerinin aranması için Yûsuf’un huzuruna çıkarıldılar. Ve aramayı, Yûsuf bizzat kendisi yaptı:
1 Yani hırsızlık yapanlara böyle cezâ veririz. Hz. Yâkûb (a.s)’ın dininde hırsızlığın cezâsı, hırsızı, çaldığı malın sahibine köle yapmaktı. Rivâyetlere göre bunun süresi, bir sene idi.
Muhammed Esed
“Bunun cezası”: diye cevap verdi [Yakub'un oğulları], “[kupa] kimin denkleri arasından çıkarsa [yaptığının] ceza(sı) olarak tutsak edilir! [Bu suçu işleyen] zalimleri biz işte böyle cezalandırırız”. 74
“Onun cezası” dediler, “kimin denkleri arasında bulunursa, onun ona karşılık rehin alınmasıdır:[1890] biz bu (suçu işleyen) zalimleri işte böyle cezalandırırız!”[1891]
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 75. Ayet Açıklaması
[1890] İbranilerin böyle bir ceza geleneği olduğu Eski Ahid’de kayıtlıdır (Çıkış, 22:3).
[1891] Bu son cümle, Hz. Yakub’un oğullarına ait değil de Mısırlı tellala ait sayılırsa, takdirî mâna şöyle olur: “Zaten biz (Mısırlılar) da bu (suçu işleyen) zalimleri böyle cezalandırırız!” Fakat bu varsayım âyetle uyumlu değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Onun cezası, kimin yükünde bulunur ise, işte o, onun cezasıdır. Biz zalimleri böylece cezalandırırız.»
“Cezası, dediler, kimin yükünde çıkarsa, işte o onun cezasıdır (yani çalması sebebiyle kendisi rehin ve mahkûm olur). ” Biz zalimleri böyle cezalandırırız! ” {KM, Çıkış 22;2; Yeşu 7, 10-12}
Hz. İbrâhim (a.s.)’ın şeriatına göre suçu sabit olan hırsız, eşya veya parasını çaldığı adamın kölesi yapılırdı.
Süleyman Ateş
Cezası, (tas) kimin yükünde bulunursa işte o, onun karşılığıdır. (Hırsızlığına karşılık kendisine el konur). Biz haksızları böyle cezalandırırız! dediler.