Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1679, sondan 4558. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 83. ayetidir. Yusuf Suresi 83. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 70 ve toplam ebced değeri ise 2963 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (10) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل عسى الله ان يأتيني بهم جميعا انه هو العليم الحكيم
Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 83. Ayet Tefsiri
Babaları şöyle dedi: “Hayır, nefisleriniz bu hususta sizi aldattı. Bana düşen artık güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Şüphesiz O, çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.”
Mehmet Okuyan
(Yakup onlara) şöyle demişti: “Hayır! Nefisleriniz sizi (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir. Şüphesiz ki O bilendir, doğru hüküm verendir.”
Benzer mesaj: Yûsuf 12:18
Ayette “hepsini” denmesinin nedeni kastedilenlerin “Hz. Yusuf”, kardeşi “Bünyamin” ve abisi olan “şahıs”tan yani üç kişiden oluşmasıdır.
Bayraktar Bayraklı
Babaları dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi böyle bir işe sürükledi. Bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir; hikmet sahibidir.”
“Hayır! Nefsiniz bu işte sizi aldatmış.¹ Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Umarım ki Allah hepsini birden bana kavuşturur. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
(Hz. Yakub onlara) Dedi ki: "Belki nefsiniz sizi yanıltıp (böyle kötü) bir işe (ve yeni bir hileye) sürüklemiş de (olabilir) . Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırla (Allah’a tevekkül edip, teslimiyet göstermektir.) Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların hepsini bana getirir. Çünkü O, (her şeyi) hakkıyla Bilendir. Hüküm ve Hikmet sahibidir."
Yakup, olsaolsa dedi, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim. Umarım ki Allah hepsine birden kavuşturur beni, hiç şüphe yok ki o, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ve babalarının yanına dönüp, olup biteni ona anlattıkları zaman Ya'kub: “Yoo, benlikleriniz ve hayalleriniz size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen yalnızca güzelce sabredip bu acıya da katlanmaktır. Belkide Allah onların hepsini birden bana geri getirecektir. Gerçekten Allah herşeyi bilendir, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.”
Babaları:
“Söyledikleriniz kabul edilecek şeyler değil, nefisleriniz sizi aldatarak kötü bir plan yapmaya sürükledi. Artık bana düşen, güzelce sabretmek, metanetli olmaktır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana geri getirir. Her şeyi bilen hikmet sahibi ve hükümran olan yalnız O'dur.” dedi.
(Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir. Muhakkak O, hakimdir, alimdir."
(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) 'Hayır' dedi. 'Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın kendisidir.'
(Babalarına varıp aynı sözleri söyleyince, babaları) dedi ki: “- Hayır, size nefisleriniz, bir iş bezeyip yaptırmıştır. Artık benim işim güzel bir sabırdır. Allah'ın bana, hepsini bir getirmesi yakındır. Gerçekten O Alîm'dir, Hâkim'dir.”
Yakub: “Hayır! Nefsiniz, size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen, yalnızca güzel bir sabırdır. Allah’ın yakında hepsini geri getireceğini umuyorum. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerinde yapandır” dedi.
Yakup onlara: “Hayır, nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah, onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O, (her şeyi) hakkıyla bilendir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”
Yakup: "Sizi nefsiniz bir iş yapmaya sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir" dedi.
(Babaları) dedi ki: «Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. (Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»
Yusuf’un kardeşleri daha önce babalarına karşı yalan söylediklerinden dolayı, bu seferki doğrularına babaları inanmak istemedi. Onlara, «Hayır, sizi nefisleriniz aldatıp böyle büyük bir işe sürüklemiş. Yoksa bizim şeriatımızda hırsızın esir olarak yakalanacağını aziz ne bilirdi?» dedi.
Edip Yüksel
"Hayır, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen artık güzelce sabretmektir. Olur ki ALLAH, bana onları topluca getirir. O, Bilendir, Bilgedir," dedi.
Büyük kardeşin diğerlerine Mısır'da verdiği öğüdü babalarının Filistin'de verdiği cevabın izlemesi çarpıcı ve ekonomik bir anlatım sanatıdır. Böylece, 81 ve 82 ayetlerinde yer alan öğüdün tekrarlanmasından kaçınılmış veya "Filistin'e varınca büyük kardeşin verdiği öğüde göre babalarına durumu anlattılar" gibi bir ifadeye gerek görülmemiştir. Mısır'da günler önce kardeşler arasında konuşulan sözler 83. ayet ile birlikte, birden bire üç boyut (yer, zaman ve bağlam) atlayarak Filistin'deki babalarıyla yüzyüze konuşmaya dönüşüyor. Bak 20:47-49; 26:16-18.
Elmalılı Hamdi Yazır
Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
(Geldiler, aynı sözü söylediler. Bunun üzerine Ya'kub) dedi ki: «Hayır, sizi nefisleriniz aldatıb (böyle büyük) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Allahın, onların hepsini birden bana getirmesi yakın bir ümiddir. Hakıykat şudur ki: Her şey'i bilen, yegâne hüküm (ve hikmet) saahibi olan Odur».
(Döndüklerinde babaları) dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi (aldatıp böyle) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabır (etmektir)! Umulur ki Allah, onları (Yûsuf'u, Bünyâmin'i ve orada kalan diğer ağabeyini) hep birlikte bana getirir. Şübhesiz ki, Alîm(herşeyi bilen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak O'dur.”
Babaları “Nefsiniz size bir şeyler yaptırmış. Bana düşen güzel bir şekilde sabretmek. Belki Allah onların (evlatlarımın) hepsini bana getirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir” dedi.
Babalarına avdet edince Yakup «— Hayır, nefsiniz size bu işi kolaylaştırmıştır [⁵]. Telâşsız sabır etmeden başka elimden ne gelir! Olabilir ki Allah bana hepsini kavuşturacaktır. Çünkü O, hakkıyle âlimdir, hakimdir» dedi.
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 83. Ayet Açıklaması
[5] Canınız öyle istedi, yoksa Mısır padişahı bizim şeriatımızı ne bilir!
Kadri Çelik
(Yakup,) “Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir, (artık bana düşen) güzelce bir sabır! Belki Allah hepsini birden bana getirecektir; çünkü O bilendir, hikmet sahibidir” dedi.
Bu sözleri dinleyen babaları, “Yazıklar olsun size!” dedi, “Demek Bünyamin’in hırsız olduğuna hemencecik inanıverdiniz! Hayır, aslında, yine ihtirâslarınız ve kıskançlığınız, sizi fenâ bir işe sürükledi. Ben de, yine sizi Allah’a havale ediyorum. Artık bana düşen, güzelce sabretmektir. Ne Yûsuf’tan, ne Bünyamin’den ne de büyük kardeşinizden ümidimi kesmedim. Ümit ediyorum ki, Allah onların hepsini günün birinde bana geri getirecektir. Çünkü O, her şeyi bilendir, sonsuz hikmet sahibidir.”
-“Belki sizi nefsiniz bir işe sürükledi.
Artık güzel bir sabır (gerekir).
Yakındır ki Allah, topluca onları bana getirir.
Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir” dedi.
(Yâkûb bunu duyunca): “Hayır, bilakis bu iş, sizin de hoşunuza gitti.1 Bundan sonra (bana düşen) pek yakında Allah, onları bana getirinceye kadar güzelce sabretmektir, çünkü O, bilenin, hüküm (ve hikmet) sahibi olanın tâ kendisidir.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü; “Hayır, sizi nefisleriniz aldatıp bir işe sürüklemiş” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
[VE BABALARININ yanına dönüp, olup biteni o'na anlattıkları zaman Yakub;] “Yoo; yine kendi muhayyilenizdir olmayacak bir işi size olağan gösteren; [bana gelince] artık sabır en iyisidir; belki de Allah onların hepsini birden bana [geri] getirecektir; 85 gerçek şu ki, Allah doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!”
Yakup: “Kıskançlık duygularınız belli ki size bu işi yaptırmış. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Belki de Allah, hepsini birden bana getirecektir. Şüphesiz ki O’dur, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 5/116, 13/24, 39/7
(OLAN biteni haber verdikleri babaları) “Hayır!” dedi, “tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynamış.[1902] Bundan böyle bana düşen güzel bir sabırdır; kim bilir belki de Allah hepsini birden bana kavuşturur: çünkü O, evet O’dur her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden.”[1903]
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 83. Ayet Açıklaması
[1902] Bu şekilde çevirimizin gerekçesi için bu ibarenin aynen geçtiği 18. âyetin ilgili notlarına bakınız.
[1903] Âyet öksüz çocuk sahibi her babaya -veya yetim çocuk sahibi yeni evlilik yapmış her anneye- şu zımnî öğüdü verir: Öksüzlerin hakkını koru ve çocukların üzerinde çok iyi bir gözlemci ol ki, kimin ne yapıp ne yapmayacağını bilesin. Bunu bilen bir babayı çocukları hakkında kimse yanlış yönlendiremez.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir. Artık güzel bir sabır; umulur ki, Allah Teâlâ onların hepsini bana getiriverir. Şüphe yok ki alîm, hakîm ancak O'dur.»
Ama babaları Yâkub: “Hayır, hayır! Korkarım yine nefisleriniz sizi olumsuz bir işe sürükleyip ayağınızı kaydırmıştır. Ne yapayım? Bu hale karşı sükûnet ve ümit içinde sabretmekten başka yapacak şey yok! Ümidim var ki Allah bütün kaybettiklerimi bana lütfedecektir. Çünkü O alîmdir, hakîmdir (benim de onların da hallerini bilir ve beni elbette hikmetini ortaya koymak için, bu imtihana tâbi tutmuştur). ”
(Dönüp babalarına geldiler ve kardeşlerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.
Yakup dedi ki “Hayır… Arzularınız size bir iş yaptırmış… Bundan sonrası güzel bir sabırdır. Belki de Allah, onları,bana birlikte getirir. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”
Yakup: -Sizi nefsiniz bir iş yapmağa sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir, dedi.
Babaları “Belli ki nefsiniz sizi bir işe sürüklemiş,” dedi. “Artık güzel bir sabır gerek. Bakarsınız, Allah hepsini bana geri getirir. O herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.”
Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."
eyitti “belki bezedi sizüñ içün nefslerüñüz bir iş ķatlanmaķdur ya'nį işüm görklü. ola kim Tañrı getüre baña anları hep bayıķ ol oldur bilici dürüst işlü sözlü.
Ya‘ḳūb eyitdi: Bel ki sizüñ nefsüñüz size bir iş buyurdı. Pes ben ulu ṣabrideyin, ola kim Tañrı baña anlaruñ [virür] bir cümlesin. Ol Allāh her nes‐neyi bilicidür, ḥikmetler issidür.