Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1683, sondan 4554. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 87. ayetidir. Yusuf Suresi 87. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 4291 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (9) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
يا بني اذهبوا فتحسسوا من يوسف واخيه ولا تايـسوا من روح الله انه لا يايـس من روح الله الا القوم الكافرون
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 87. Ayet Tefsiri
Tekrar erzak almak için Mısır’a giden çocuklarına Hz. Ya‘kūb’un söylediği bu sözler, onun, Yûsuf’u kurt yediğinden kuşkusunun olduğunu, dolayısıyla Yûsuf’tan ümidini kesmediğini (bk. 18, 83. ayetler) ve Allah’ın lutfuyla bir gün kendisine kavuşacağını umduğunu göstermektedir.
Mehmet Okuyan
Ey yavrularım! Gidin de Yusuf ve kardeşinden (haber almayı) araştırın! Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın merhametinden ümit kesmez.”
Hz. Yakup oğullarına yönelttiği tembihinde Hz. Yusuf, Bünyamin ve şehirde kalan diğer abisiyle ilgili yapacakları araştırmada kararlılık göstermeleri gerektiğini ifadeyle “sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” diyerek olayın ciddiyetini ortaya koymuştu. Bu cümle ile Zümer 39:53’te geçen “De ki: Ey nefislerine yazık eden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” ifadesi aynı mesajları vermektedir. Yûsuf 12:87’deki [lâ tey’esû] emri Zümer 39:53’teki [lâ taknetû] emri ile; ayrıca Yûsuf 12:87’deki [ravhillâhi] tamlaması ise Zümer 39:53’teki [rahmetillâhi] tamlamasıyla anlamlandırılmalıdır. Allah’ın rahmetinden kimlerin ümit keseceğiyle ilgili ayrıca bkz. Hicr 15:56.
Bayraktar Bayraklı
Ya‘kûb, konuşmasına devamla, “‘Ey oğullarım! Gidiniz de Yûsuf'u ve kardeşini iyice araştırınız. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez” dedi.
(Sonra evlatlarına dönüp:) “Ey oğullarım, haydi gidin de (hayırlı bir haber getirmek için) Yusuf'u ve kardeşini araştırın... (Ey Müslümanlar! Siz de nice yıllardır kaybettiğiniz izzet ve hâkimiyetinizi yeniden bulmaya çalışın...) Sakın Allah'ın rahmet ve inayetinden umut kesenlerden olmayın. Zira kâfir olanlardan başkası Allah'ın nusret ve merhametinden ümit kesmez (kesmemelidir) .”
Oğullarım dedi, gidin, Yusuf'la kardeşinden bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü kafir olan topluluktan başka kimsecikler, Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
Ya'kup: “Ey oğullarım! Mısır'a gidin de, Yûsuf ile kardeşini araştırıp bulmaya çalışın ve Allah'ın lütfundan ümit kesmeyin. Ancak Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden toplumlar, O'nun lütfundan ümitlerini keserler.”
“Oğullarım, gidin, Yûsuf'u ve kardeşini iyi araştırın. Allah'ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimden başkası Allah'ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez.” dedi.
Ey oğullarım! Gidin Yusuf'la kardeşinden bir haber arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."
'Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (etraflı bir araştırma yapıp) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez.'
Ey oğullarım! Haydi gidin de Yûsuf'la kardeşinden araştırarak haber edininiz. Allah'ın lütfundan ümidinizi kesmeyiniz; çünkü Allah'ın lütfundan, ancak kâfirler topluluğu ümidini keser.”
Ey oğullarım! (Şimdi Mısır'a) gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki, hakkı inkâr edenlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.”
“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39:53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94:5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır.
Diyanet İşleri (Eski)
"Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."
Ey oğullarım! Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
Ey oğullarım haydi gidiniz de Yusüfle kardeşinden bir tahassüste bulununuz ve Allahın revhınden ye'se düşmeyiniz, çünkü Allâhın revhınden ye'se düşen Ancak kâfirler güruhudur
«Oğullarım, gidin, Yuusufla kardeşinden (bütün duygularınızla) bir haber arayın. Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zîrâ hakıykat şudur ki kâfirler güruhundan başkası Allahın rahmetinden ümidini kesmez».
“Ey oğullarım! (Haydi) gidin de, Yûsuf'la kardeşinden bir haber araştırın; hem Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin! Çünki kâfirler topluluğundan başkası, Allah'ın rahmetinden ümîd(ini) kesmez.”(1)
(1)“Ye’s (ümidsizlik) en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâm’ın kalbine girmiş. İşte o ye’sdir ki bizi öldürmüş gibi, garbda (batıda) bir-iki milyonluk küçük bir devlet, şarkta (doğuda) yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke (sömürge) hükmüne getirmiş. Hem o ye’sdir ki yüksek ahlâkımızı öldürmüş. Menfaat-i umûmiyeyi (toplumun menfaatini) bırakıp, menfaat-i şahsiyeye(şahsî menfaate) nazarımızı hasrettirmiş. Hem o ye’sdir ki kuvve-i ma‘neviyemizi (ma‘nevî gücümüzü)kırmış. Az bir kuvvetle îmandan gelen kuvve-i ma‘neviyeyi şarktan garba kadar istîlâ ettiği hâlde, o kuvve-i ma‘neviye-i hârika, me’yûsiyetle (ümidsiz olmakla) kırıldığı için, zâlim ecnebîler (yabancılar) dört yüz seneden beri üç yüz milyon Müslümanı kendilerine esîr etmiş. (...) Ye’s, ümmetlerin, milletlerin seretân (kanser) denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemâlâta (ilerlemeye)mâni‘ ve اَناَ عِنْدَ حُسْنُ ظَنِّ عَبْد۪ي ب۪ي*[Ben, kulumun bana olan güzel zannı üzereyim] hakīkatine muhâliftir; korkak, aşağı ve âcizlerin şe’nidir (işidir), bahâneleridir. Şehâmet-i İslâmiyenin şe’ni (İslâmî kahramanlığın işi) değildir.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 413)
İlyas Yorulmaz
Yakup “Ey oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşi hakkında araştırma yapın. Sakın ola ki (bu araştırmanızda) Allah’dan ümidinizi kesmeyin. (Şunu unutmayın) Yalnızca inkâr edenler Allah’ın yardımından ümitlerini keser” dedi.
“Oğullarım; şimdi tekrar Mısır’a gidin ve Yûsuf ile kardeşi hakkında geniş bir araştırma yapın. Bu arada, sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Gerçek şu ki, Allah’ın rahmetinden ancak inkârcı bir toplum ümidini keser.”
(Yâkûb): “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf ile kardeşini iyice bir araştırın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.1 Çünkü kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” dedi.
1 Hz Yâkûb (a.s), Hz. Yûsuf (a.s)’ın öldüğüne inanmadığı için, “ölüp gitmiş Yûsuf hiç bulunur mu demeyin de Allah’ın rahmetini umarak istekli arayın. İnşallah bulursunuz ve hayırlı bir haber getirirsiniz.” demek istiyordu. Çünkü o, “ben Allah tarafından (verilen bir bilgi ile) sizin bilmediğiniz (birçok) şeyi de biliyorum” sözünü boşuna söylememişti.
Muhammed Esed
Ey oğullarım, (şimdi) gidin ve Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın; ve Allah'ın rahmetinden 88 ümit kesmeyin; bilin ki, hakkı inkar eden insanlardan başkası Allah'ın hayat bahşedici rahmetinden ümit kesmez”.
Ey yavrularım! Haydi gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında haber elde etmeye çalışın! Allah’ın rahmetinden de umut kesmeyin! Şu bir gerçek ki, Allah’ın kuşatıcı ve kurtarıcı rahmetinden yalnızca kâfirler güruhu umut keser.
«Oğullarım! Gidiniz de Yusuf'tan ve kardeşinden bir haber arayıp sorunuz. Ve Allah'ın rahmetinden ye'se düşmeyiniz. Çünkü Allah'ın rahmetinden, kâfirler olan kavimden başkası ümidini kesmez.»
“Evlatlarım, haydi gidiniz, bütün duyularınızı, hislerinizi kullanarak vargücünüzle Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi edinmeye çalışınız. Allah'ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez. ”
Oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşiyle ilgili bilgi toplayın. Allah’ın desteğinden umut kesmeyin. Çünkü Allah’ın desteğinden umut kesenler yalnız onu görmezlik eden topluluklardır.”
"Ey oğullarım! Gidin, artık Yûsuf'u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinde de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez."