Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1685, sondan 4552. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 89. ayetidir. Yusuf Suresi 89. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 3474 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (5) ر (0) bulunuyor.
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 89. Ayet Tefsiri
Hz. Yûsuf, artık kendisini tanıtmanın zamanı geldiğini düşünerek, cahillikleri yüzünden kardeşlerinin kendisine ve kardeşi Bünyâmin’e yaptıklarını onlara hatırlatıp kendini tanıttı. Böylece Yûsuf kuyuya atıldığı zaman, kendisine vahyedilmiş olan, “Kardeşlerinin yaptıklarını bir gün onlara kendileri (senin kim olduğunun) farkına varmadan mutlaka haber vereceksin!” meâlindeki 15. âyetin verdiği haber, gerçekleşmiş oldu. Kardeşleri kusurlarını itiraf edip özür dilediler. O da onları bağışladığını bildirdi. İnsanların kıskanması, Allah’ın bir kimse için takdir etmiş olduğu nimeti engelleyemez. Nitekim, Resûlullah duasında şöyle demiştir: “Allahım! Senin verdiğine engel olacak yoktur. Senin engel olduğunu da verecek yoktur” (Buhârî, “Ezân”, 155). Kardeşlerinin kıskanması da Yûsuf’un yükselmesine engel olamamıştır. Sonunda kendileri mahcup olmuş ve Allah’ın Yûsuf’u kendilerinden üstün kılmış olduğunu yemin ederek itiraf etmişlerdir. Ziyâ Paşa’nın dediği gibi:
Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ:
Tallahi lekad âserekellahu aleynâ!
Mehmet Okuyan
(Yusuf onlara) şöyle demişti: “Siz cahilken Yusuf’a ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor (hatırlıyor) musunuz?”
(Bunun üzerine Yusuf onlara:) "Sizler, cahillik (ve hainlik halinde) iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor (ve hatırlıyor) musunuz?" diye (sorunca irkilmişlerdi).
İşte Allah’ın Hz. Yusuf’a verdiği söz böylece tecelli etmiş oluyor: “Andolsun ki, gün gelecek sen, onların bu yaptıklarını (senin kim olduğunu) kavrayamayacakları bir anda kendilerine hatırlatacaksın!” (Yusuf 12:15)
Diyanet İşleri (Eski)
"Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızın farkında mısınız?" dedi.
Yûsuf, kardeşlerinin bu halini görünce artık dayanamadı ve onlara, “Hani câhillik çağınızda Yûsuf’a ve kardeşine neler yapmıştınız, hatırlıyor musunuz?” diye sordu.
1 Allah’ın Hz. Yûsuf (a.s)’a: “Biz de (Yûsuf’a): sen, onlara bu yaptıklarını hiç beklemedikleri bir sırada mutlaka haber vereceksin diye vahyettik” şeklinde, (Yûsuf: 15.) âyetteki verdiği söz, böylece tecelli etmiş oldu.
Muhammed Esed
[Yusuf:] “Hatırlıyor musunuz” 90 diye karşılık verdi, “[doğrudan, eğriden] henüz habersiz olduğunuz zaman Yusuf'a ve o'nun kardeşine 91 neler yapmıştınız?”
Artık zamanı geldiğini düşünerek Yusuf: “Siz, dedi, cahilliğiniz döneminde Yusuf ile kardeşine yaptığınız muameleyi elbette biliyorsunuzdur değil mi? ”
Cahillikleri, yaptıkları işin kötülüğünü bilmeyişleri, yahut neticede doğuracağı zararı hesap edememeleri anlamına gelebilir. Yahut yeterli bilgi, tecrübe ve olgunluğa ulaşmadıkları çağ kasdedilmiş olabilir. Hz. Yusuf (a.s.) bu tabiri, onları kınamak, hakaret etmek için değil, bilakis mazeret telkini konusunda ipucu vermek, tövbeye teşvik etmek için “bilmeyerek yapmıştık” dedirtmek için kullanmıştı. Zira onların içine düştükleri yoksulluk kendisine pek dokunmuştu.
Süleyman Ateş
(Yusuf) Dedi: "Sizler cahil iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı bildiniz mi?"