Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1724, sondan 4513. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 17. ayetidir. Ra'd Suresi 17. ayetinin kelime sayisi 42, harf sayısı 182 ve toplam ebced değeri ise 13272 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (38) ل (24) م (13) ر (6) bulunuyor.
Arapça Metin
انزل من السماء ماء فسالت اودية بقدرها فاحتمل السيل زبدا رابيا ومما يوقدون عليه في النار ابتغاء حلية او متاع زبد مثله كذلك يضرب الله الحق والباطل فاما الزبد فيذهب جفاء واما ما ينفع الناس فيمكث في الارض كذلك يضرب الله الامثال
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
Hak, suya ve cevhere, bâtıl ise köpüğe ve curufa benzetilmiştir. Su yerde kalır ve canlılara hayat verir, köpük ise sönüp gider, çerçöp de bir kenara atılır. Saflaştırılıp süs eşyası veya kap kacak yapmak için ateşte eritilen madenlerin üzerindeki curuf da atılır. Sonuçta değersiz olan yok olup gider, değerli olan kalır. İşte hak karşısındaki bâtılın durumu da böyledir. Bâtıl bir süre hakkın önüne geçmiş, yükselmiş gibi olsa da sonunda gerçek ortaya çıkar. Hak kalıcı, bâtıl ise köpük ve curuf gibi değersiz ve geçicidir.
Mehmet Okuyan
O, gökten su indirir de vadiler kendi hacimlerince sel olup akar. Bu sel, üste çıkan bir köpüğü yüklenip (götürür). Süs veya eşya yapmak için ateşte yak(ıp erit)tikleri şeylerden de buna benzer köpük olur. İşte Allah gerçekle [batıl]a böyle örnek vermektedir. Köpük atılıp gider. İnsanlara yarar sağlayan şeye gelince o, yeryüzünde kalır. İşte Allah böyle örnekler vermektedir.
Bu ayette geçici, gereksiz şeylerle kalıcı, yararlı şeylerin kıyaslamasına yer verilmektedir. Gerçek, kalıcı olandır ve insanlara fayda verendir; batıl ise yararsız ve geçici olandır.
Bayraktar Bayraklı
Allah gökten bir su indirdi ve vâdiler, kendi ölçülerince sel oldu; ardından sel, üste çıkan köpüğü taşır hale geldi. Bir süs eşyası veya alet yapmak isteğiyle ateşte körükledikleri şeylerde de benzeri bir köpük vardır. Allah hakla bâtılı işte böyle örneklendiriyor: Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır. Allah, işte bu şekilde örnekler verir.
Gökten su indirdi. Dereler kendi ölçüsünce çağlayıp aktı.¹ Akıntı, üste çıkan köpüğü taşıyıp götürür. Buna benzer bir köpük de değerli maden² elde etmek için veya faydalanmak için ateşte eritilen madenlerin üzerinde de oluşur. İşte Allah hakk ve bâtıla böyle örnek verir. Köpük yok olup gider. İnsana fayda veren şey ise kalıcı olur. İşte Allah böyle örnek verir.
1- Bu suyla yeryüzünde belirlenen ölçülerde nehirler oluştu. 2- Altın ve gümüş gibi süs eşyası.
Ahmet Akgül
O, gökten bir su indirmekte, vadiler (dereler) kendi miktarınca sel haline gelmekte, sel de yüze çıkan bir köpük yüklenip götürmektedir. Nitekim bir ziynet veya bir eşya yapmak amacıyla ateşte üzerini (körükleyip) yaktıkları şeylerden (madenlerden) de bunun gibi bir köpük (posa meydana gelir) . İşte Allah, Hakk ile Bâtıl’ı böyle karşılaştırıp misal verir. Amma köpük atılır gider. İnsanlara fayda verecek olan şeye (asıl cevhere) gelince: İşte bu, yeryüzünde kalır. Allah böylece misaller getirir. (Yani bâtıl, akarsuların üzerinde oluşan veya eritilen madenlerin üzerinde kaynaşan köpük misalidir. Hiçbir işe yaramamakta ve kısa bir zaman sonra kaybolup gitmektedir).
Gökten yağmur yağdırır da vadilerde alabildikleri kadar seller, ırmaklar olur, çağlayıp akar, akarken de üste çıkan köpükleri sürükler götürür. Ziynet eşyası, yahut faydalanmak için kullanılan araçları yaparken ateşte eritilen şeylerde de buna benzerbir köpük, bir posa meydana gelir. İşte Allah gerçekle boş şeyi bu çeşit bir örnekle anlatır. Köpük, dağılır gider, halka fayda verecek şeyse yerinde kalır. İşte Allah, böyle örnekler getirir.
O gökten su indirdi de, kurumuş nehir yataklarından her biri, kendi hacimlerine göre dolup taştılar. Sel, üste çıkan köpük ve çerçöpü yüklenip götürdü. Tıpkı süs eşyası ya da alet yapmak için, ateşte eritilen madenlerin yüzeyinde de buna benzer bir köpük vardır. Hak ile batılı Allah böyle bir benzetmeyle gözler önüne sergiliyor. Köpük ve çerçöpe gelince, akar gider yok olur. İnsanlara yarar sağlayan şeylere gelince, su ve madenler gibi dipte kalır. Allah kapalı şeyleri anlatmak için, böyle örnekler veriyor.
O, gökten yağmur gibi Kur'ân ayetleri indirdi. Bir hesap, bir plan dahilinde vâdiler dolusu akan suya benzeyen Kur'ân ayetleri yüzeydeki çerçöpü, tortuyu alır, götürür. Bu tıpkı, süs eşyası, ya da âlet yapmak için ateşte eritilen madenlerin yüzeyinde açığa çıkan köpük şeklindeki tortunun arındırılması gibidir. İşte Allah hak ile bâtılı, böyle misaller vererek mukayese eder. Köpük, çerçöp, bütün köpüksü şeyler gibi akar gider. İnsanlara fayda sağlayanlar ise yeryüzünde, insanların gönüllerinde kalır. İşte Allah, dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini böyle benzetmeler yaparak insanlara anlatıyor.
(Allah) gökten su indirdi de dereler kapasitelerine göre çağlayıp aktılar. Sel yüze çıkan bir köpüğü yüklenip götürdü. Süs veya meta (eşya) edinmek için ateşte yak(ıp erit)tiklerinden de bunun gibi bir köpük çıkar. İşte Allah hak ile batılı böyle örneklendirir. Köpük atılır gider. İnsanlara yarar sağlayan şey ise yerde kalır. Allah böyle örnekler verir.
(Allah) Gökten bir su indirdi de dereler kendi miktarınca çağlayıp aktı. Sel de yüze vuran bir köpük yüklendi. Bir süs veya bir meta sağlamak için ateşte üzerine yakıp-erittikleri şeyler (madenler)de de bunun gibi bir köpük (artık) vardır. İşte Allah, hak ile batıla böyle örnekler verir. Köpüğe gelince, o atılır gider, insanlara yarar sağlayacak şey ise, yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle vermektedir.
Allah gökten bir yağmur indirdi de vadiler kendi miktarınca sel oldu. Sel de, üzerine çıkan bir köpük yüklenip götürdü. Bir de süs eşyası veya âlet yapmak için, ateşte üzerini yakıp erittikleri madenlerden de bunun gibi bir köpük (posa) vardır. İşte Allah, hak ile bâtılı böyle misallendirir. Köpüğe gelince atılır gider (bâtıl da böyledir). İnsanlara faydası olan (öz kısım) ise yerde kalır (hak buna benzer). Allah, işte böyle misaller verir.
[İman ve küfür örneği şuna benzer:] “Allah, gökten bir su indirir. Vadiler kendi miktarınca sel olup akar. Sel, kabarmış bir köpük yüklenir. Süs için veya başka faydalar için, ateşte yaktıkları madenlerde de böyle bir köpük olur. İşte Allah, hak ile batılı böylece ortaya atıyor. Yani, köpük kuruyup uçar, gider. İnsanlara faydalı olan su ve maden ise, yerde bekler. İşte Allah, örnekleri böylece açıklıyor.
Gökten yağmur indirdi, ölçüsüne göre dereler de aktı, kabaran köpükleri seller alıp götürdü; ya süs, ya da meta yapmak için, ateşte eritilen şeyde de, bunun gibi köpük bulunmaktadır; Allah hakla bâtılı, böylece örnek tutar; köpük yabana gider; insanların işine yarayan şey yerde kalır; Allah örneklerini işte böyle anlatır
(O) gökten su indirir de dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akar. Akan su, yüzeyinde köpük taşır. Süs ya da kullanım eşyası yapmak amacı ile ateşte erittiğiniz madenlerin de buna benzer köpükleri, cürufları vardır. İşte Allah, hak ile batılı böyle bir benzetmeyle anlatıyor. Çünkü Köpük yok olup gider, insanlara faydası olan cevher kısmı ise yerde kalır. İşte Allah (hak ile batılın daha iyi anlaşılması için) böyle misaller verir.
“Dereler kendi yataklarından hacimlerine göre çağlayıp akarlar”. Yani yağan yağmurdan her dere kendi hacmine ve bağlantılarına göre istifade eder. Bu örnekte olduğu gibi Kur’an da toplumun bütün fertlerine hitap eder ama her fert kendi kapasitesi, idraki ve inancı ölçüsünde ondan faydalanır.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür. Süslenmek veya faydalanmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardır. Allah, hak ve batıl için şöyle misal verir: Köpük uçup gider,insanlara fayda veren ise yerde kalır. Allah bunun gibi daha nice misaller verir.
O, gökten su indirdi de vâdiler kendi hacimlerince sel olup aktı. Bu sel, üste çıkan bir köpüğü yüklenip götürdü. Süs veya (diğer) eşya yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur. İşte Allah hak ile bâtıla böyle misal verir. Köpük atılıp gider. İnsanlara fayda veren şeye gelince, o yeryüzünde kalır. İşte Allah böyle misaller getirir.
Allah Teâlâ önceki âyette inananları, gören kimseye, hakkı aydınlığa; inanmayanları kör kimseye, bâtılı da karanlıklara benzetti. Bu âyette ise bir başka teşbih yaptı. Şöyle ki: Hak ve hak ehli gökten inen yağmura; bâtıl ve bâtıl ehli de su yüzündeki köpüğe benzetilmiştir. Nasıl ki yağmur yağdığında derelerden sular akar, insanlar ondan çeşitli şekilde faydalanırlar, kurumuş topraklar hayat bulur ve toprak katmanlarında birikerek gözeler halinde fışkırır, ondan da insanlar faydalanırlarsa, işte hak ve hak ehli de bunun gibi faydalıdır. Hak geldiğinde ölmüş kalpler dirilir, pörsümüş vicdanlar merhametli olma özelliği kazanır. İman neticesinde sayılamayacak kadar faydalar meydana gelir.
Bâtıl ise, selin yüzündeki köpüğe benzetilmiştir. O köpük çabuk kaybolup gider, hiçbir şeye de fayda sağlamaz.
Ayrıca inananlar, süs veya başka eşyalar yapmak için ateşte eritilen altın, gümüş, bakır ve benzeri madenlere benzetilmiştir ki bunlar gerçekten faydalı şeylerdir. Bu madenler eritildiği zaman meydana gelen artıklar vardır ki bunlar bir değer taşımaz. İşte bâtıl ve bâtıl ehli de bunlara teşbih edilmiştir.
Edip Yüksel
Gökten bir su indirir, dereler onunla dolar taşar ve sel bol köpük yüklenir. Aynı şekilde, mücevherat yahut eşya yapmak için erittikleri maddelerden de benzer bir köpük elde ederler. ALLAH gerçeği ve batılı böyle bir örnekle tanıtır. Köpük, kaybolup gider; ancak insanlara yarar veren ise yerde kalır. İşte ALLAH örnekleri böyle verir.
Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi miktarlarınca sel olup aktılar. Sel de suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir zinet eşyası veya bir değerli mal yapmak için, ateşte üzerini körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir. İşte Allah hak ile batılı böyle çarpıştırır. Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır. İşte Allah böyle misaller verir.
Yukarıdan bir su indirdi de vâdiler kendi mıkdarınca seyl oldu, seyl de yüze çıkan bir köpük yüklendi, bir ziynet veya bir meta' yapmak için ateşte üzerini körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük vardır, İşte Allah, hakkile batılı böyle çarpıştırır, ammâ köpük atılır gider, nâsa menfeati olan ise Arzda kalır, işte Allah, emsali böyle darbeder
O, gökden bir su indirmişdir de vadiler kendi mıkdarlarınca sel olmuşdur. Sel de yüze çıkan bir köpük yüklenib götürmüşdür. Bir zînet veya bir meta ara (yıp yap) mak için ateşde üzerine (körükleyib) yakdıkları şeylerden (ma'denlerden) de bunun gibi bir köpük (posa hasıl olur). İşte Allah, hak ile baatılı böyle çarpışdırır. Amma köpük atılır gider. İnsanlara fâide verecek olan şey'e (asla, cevhere) gelince: İşte bu, yer yüzünde kalır. Allah böylece misâller irâd eder.
(Îmân ile küfrün mukāyesesi şuna ben zer: Allah,) gökten bir su indirdi de vâ diler kendi mikdarlarınca aktı; sel de üste çıkan bir köpük yüklendi. Bir ziynet veya bir eşyâ yapmak için, ateşte üze rini körük lemekte oldukları şeyler (ma'den ler)den de buna benzer bir köpük meydana gelir. İşte Allah, hak ile bâtıla böyle misâl getirir. Ama köpüğe gelince, böylece (o) yok olarak gider, (bâtıl böyledir). Hâlbuki insanlara fayda veren şeyler ise, artık o yerde (sâbit olarak)kalır (hak da buna benzer). İşte Allah, böyle misâller getirir.
Allah gökten su indirmiş, sonra vadiler (o suyu) bir ölçüyle taşımış, o sel, üzerindeki çer çöpü alıp götürmüş, süs ve ihtiyacınız olan eşyayı yapmak için ateş yakıp erittiğiniz madenlerin tortularını attığı gibi. İşte Allah hak ve batılı böyle anlatıyor. Söz konusu tortu ise üzerindeki işe yaramazları alıp götürür. İnsan için faydalı kısımları yeryüzünde kalır. Allah misalleri böyle veriyor.
O, gökten su indirdi de, dereler genişliği kadar aktı. Sel, üzerinde şişip kabaran köpüğü alıp götürdü [⁶]. Ziynet veya işe yarar bir şey kastiyle ateşte erittikleri madenlerin de o gibi bir köpüğü vardır. Allah hak ile bâtıl için böyle misal getiriyor, köpüğe gelince o, hiçbir şeye yaramayarak uçup gider. İnsanlara menfaati olan şey yerde durur. Allah böylece misaller getiriyor.
İsmail Hakkı İzmirli Ra'd Suresi 17. Ayet Açıklaması
[6] Köpük gitti, halis su kaldı.
Kadri Çelik
(Allah) Gökten bir su indirdi de dereler kendi miktarınca çağlayıp aktı. Sel de yüze vuran bir köpük yüklendi. Bir süs veya bir meta sağlamak için ateşte yakıp erittikleri (mineral gibi) şeylerde de bunun gibi bir köpük (posa) vardır. İşte Allah, hak ile batıla böyle örnekler verir. Köpüğe gelince, o atılır gider, insanlara yarar sağlayacak şey ise yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle vermektedir.
O Allah ki, gökten sağanak sağanak su indirir de, yağmura susamış nehir yataklarından her biri, kendi ölçüsünce çağlayıp akar.Bu sayede, kurumuş toprak suya kanar, susuzluktan kavrulan varlıklar yeniden hayata kavuşur. Ve coşup dalgalanan sular, yüzeye çıkan köpükleri ve istenmeyen çerçöpü silip süpürür ve geriye tertemiz, berrak su kalır. İşte Kur’an, böyle gökten inen yağmura benzer ki, her mümin kendi ölçüsünde ondan feyiz alır ve ölü kalpler, inkâr ve cehâlet kirlerinden temizlenerek hayata kavuşur.Süs eşyası veya alet yapmak amacıyla ateşte eritilen altın, gümüş, bakır ve benzeri madenlerinüzerinde de buna benzer bir tortu meydana gelir. Saf ve kaliteli maden elde etmek için onları tortularından arındırmak gerekmekte, bunun için de madenler yüksek ateşte eritilerek ayrıştırılmaktadır.İşte Allah, hak ile bâtılı böyle ibret verici örneklerle gözler önüne seriyor: Her iki örnekte sözü edilen köpük,çabucak yok olup gider ki bâtıl böyledir. İnsanlara fayda verenşeylere gelince, o da sapasağlam yerinde kalır.Allah, ayetlerini anlayasınız diye, size böyle açık ve anlaşılır misaller verir. Böylece, birçok hakîkatleri ortaya koyan canlı örneklerle sizleri güzele ve doğruya dâvet eder:
Gök’ten su indirdi. Vâdiler olabildiği kadar doldu taştı.
Sel, kabaran köpük yüklendi.
Süs veya meta’ arzu etmek üzere Ateş’te yakılan şeylerden buna benzer bir köpük vardır.
Allah, Hakk ve Bâtıl’ı böyle vurgulayarak anlatıyor.
Her neyse Köpük atılıp gider; derken İnsanlar’a yararlı olan şey Yer’de kalır.
Allah Misâller’i böyle veriyor.
(Allah) gökten bir su indirince dereler alabildiğince çağlayıp akarken, selin üzerinde bir köpük oluşur. (Bir de) ziynet eşyası veya bir âlet yapmak için ateşte erittikleri (madenlerde)1 de bunun gibi bir köpük vardır. İşte Allah, hak ile bâtıla böyle misal verir. (Bâtıla benzetilen) köpüğe gelince, o yok olur gider,2 (hakka benzetilen) insanların faydalandığı şey ise, yerdekalır.3 İşte Allah örnekleri böyle (yerli yerince) verir.
1 Yani Allah, sudan başka yeryüzüne altın, gümüş, bakır, demir gibi bir takım madenler de indirmiştir.2 Hak galip gelip çağlarken, her ne kadar bâtıl bazen yüze çıkarsa da sonunda köpük gibi atılır, söner gider.3 Bu âyette; Allah’ın indirdiği su vahiy bilgisine, insanların erittikleri madenler, esas bilgiden çalışmalarla elde edilen ictihadî bilgilere, köpükler ise zaman zaman kâfirlerin yeryüzünde güç sahibi olmalarına benzetilmiştir.
Muhammed Esed
O gökten su indirdiğinde ve [kurumuş] nehir yatakları[ndan her biri] kendi hacimlerine göre dolup taştıklarında, 37 akıntı yüzeydeki çerçöpü, tortuyu alır götürür; 38 tıpkı süs eşyası ya da alet yapmak için ateşte eritilen [madenlerin], yüzeyinde açığa çıkan köpüklü tortudan arındırılması gibidir bu. Hak ile bâtılı Allah işte böyle bir benzetmeyle gözönüne koyuyor: çünkü, gerçekten de, tortuysa, çerçöpse sözkonusu olan, bu, [bütün] köpüksü şeyler gibi akar gider; ama insanlara yararlı olan şeye gelince, o her (zaman olduğu) yerde, sapasağlam ayakta kalır. Allah işte böyle benzetmelerle ortaya koyuyor,
Allah gökten su indirir de, vadiler o su ile alabildiğine dolup taşar. Sel, üzerinde oluşan köpükleri süpürür götürür. Süs eşyası veya alet-edevat yapmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük oluşur. Allah, hak ile batılı işte böyle örnekle anlatıyor! Nihayetinde köpük yok olup gider de, insanlara faydalı olan kısmı ise yerde kalır. Allah, gerçekleri işte böyle misallerle anlatır. 2/256, 17/81, 21/18
O, gökten su indirdi. Bu sayede vadiler hacimleri kadar suyla dolup taştı. Derken akıntı, (yüzeyde biriken ne kadar) köpüklü tortu ve atık varsa alıp götürdü. Bir tür takı ya da alet yapmak amacıyla potada eritilen (metalin hasını, yüzeyine çıkan) köpüklü posadan arındırma işlemi gibi… İşte Allah hak ile bâtılı bu misalle açıklar. Artık bakılır: eğer köpüklü tortuysa sonuçta atılıp gider, fakat eğer insanlığın yararına bir şeyse yerli yerinde durur.[1956] İşte Allah böylesine misalleri veriyor.
[1956] Zımnen: Allah seni hayatın imtihan potasında eritmeyi murad etti ey insanoğlu! Gözden çıkarılmamak istiyorsan, cürufa değil cevhere çıkmaya bak.
Bu âyetteki mâdenin cevherini curufundan ayırma tasviri, ilk defa dünyada 1911 yılında keşfedilip uygulanmaya başlanan ve adına ‘’flotasyon’’ denilen yönteme de yorulabilir. Bu yönteme göre, toz haline getirilen mâden, su dolu bir havuzda köpük yapıcı maddelerle karıştırılır. Bu işlemle curufundan ayrılan mâdenin cevheri köpüğe yapışır. Sonunda bir kazanda ergitilen bu mayinin köpüğü gider. Geriye mâdenin cevheri kalır. Ne var ki, bu türden “bilimsel tefsir” yöntemine giren yorumlar bir yere kadar açıklayıcı olsa da, vahyin maksadını ifade etmez. Zira âyetin ana maksadı siyak ve sibakının da gösterdiği gibi Allah’a kullukta ihlas ve tevhiddir. Metalurji alanına dair bilgi vermek, vahyin esas maksatları arasında yer almaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Gökten bir su indirdi de dereler kendi miktarlarınca sel olup cereyana başladı. Sel de hemen kendi üzerine yükselen bir köpüğü yüklendi ve bir ziynet veya bir meta yapmak talebiyle üzerlerine körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir. İşte Allah Teâlâ hak ile bâtılı böyle temsil buyurur. İmdi o köpük müzmahil olarak gidiverir, nâsa fâide veren şey ise artık yerde sabit olarak kalır. İşte Allah Teâlâ böylece misaller irad buyurur.
O gökten yağmur indirir de vâdiler, dereler kendi ölçülerince dolup sel olur akar. Sel, suların üstünde kabaran köpüğü alıp götürür. İnsanların zinet veya bazı eşyalar yapmak için ateşte erittikleri madenlerin de buna benzer köpüğü olur. İşte Allah hak ile batılı, böyle bir temsil ile anlatır: Köpük yok olup gider, insanlara faydası olan cevher kısmı ise dipte kalır. Allah işte böylece misaller verir.
Gökten bir su indirdi de dereler kendi ölçüsünce (o su ile) çağlayıp aktı. Sel üste çıkan köpüğü taşıdı. Süs, yahut eşya yapmak için ateşte yak(ıp erit)tikleri madenlerden de bunun gibi bir köpük (posa) vardır. Allah, hak ve batılı böyle benzetme ile anlatır. Köpük yok olup gider. İnsanlara yararlı olan ise yeryüzünde kalır. İşte Allah, böyle güzel meseller verir.
Bâtıl, önce oluşup sonra yok olan köpük gibidir. Hak ise insanlara yararlı ve kalıcı olan su ve ma'denler gibidir.
Süleymaniye Vakfı
Allah gökten su indirir, dereler ölçülerine göre akarlar. O akışın üzerine bir köpük çıkar. Süs veya eşya yapmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de benzeri bir köpük oluşur. Allah, doğru ile yanlışı böyle örnekler. Köpük (yanlış) kaybolur gider, insanlara yararı olan (doğru) da yerde kalır. İşte Allah’ın örnek vermesi böyledir.
[*] Bir cevheri rafine etmek için onu ateşte eritip saflaştırma (fitne) örneği ile insanları, mallardan ve canlardan yıpratıcı bir imtihandan (fitne) geçirmek olayları emsaldir. Allah'ın, bu iki örneği birbiri ile benzetim yaparak anlatması Arapça'da çok kullanılan darebe(يَضْرِبُ) fiilin anlamlarından biridir. Türkçe'ye, örnek vermek, örneklemek, modellemek, benzetim yapmak şeklinde çevrilebilir. Edebiyatta bu yönteme benzetme veya teşbih sanatı adı verilir. Her dilin kendine özgü teşbih sanatı vardır.
Şaban Piriş
Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür. Süslenmek veya faydalanmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardır. Allah, hak ve batıl için şu örneği verir: Köpük uçup gider, insanlara faydalı olan ise yerde kalır. Allah bunun gibi daha nice misaller verir.
O, gökten bir su indirir; dereler o suyla kendi miktarınca akar. Üstte kabaran köpüğü ise akıntı alır, götürür. İnsanların takı veya benzeri şeyler yapmak için ateşte erittikleri madenin de bunun gibi köpüğü vardır. Allah hak ile batılı böyle anlatıyor: Köpük atılır gider; insanlara yararlı olan şey ise olduğu yerde kalır. İşte Allah böyle misaller verir.
Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi ölçülerince/kaderlerine göre sel oldu, ardından da sel, üste çıkan köpüğü taşır hale geldi. Bir süs eşyası veya âlet yapmak isteğiyle ateşte körükledikleri şeylerde de benzeri bir köpük vardır. Allah hakla bâtılı işte böyle örneklendiriyor: Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır. Allah, işte bu şekilde örnekler verir.