Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1723, sondan 4514. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 16. ayetidir. Ra'd Suresi 16. ayetinin kelime sayisi 45, harf sayısı 187 ve toplam ebced değeri ise 15857 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (33) ل (35) م (11) ر (7) bulunuyor.
Arapça Metin
قل من رب السموات والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اولياء لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمى والبصير ام هل تستوي الظلمات والنور ام جعلوا لله شركاء خلقوا كخلقه فتشابه الخلق عليهم قل الله خالق كل شيء وهو الواحد القهار
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.”
Hz. İbrâhim zamanından itibaren Arap yarımadasında Allah’ın birliği inancı yerleşmişti; ancak zamanla bu inançtan sapılmış, putperestlik yaygın bir hal almıştı. Bununla birlikte, Araplar evreni Allah’ın yarattığına inanıyor ve bunu ifade ediyorlardı. Fakat onlara göre insan doğrudan Allah’a ibadet edecek nitelikte olmadığı için kendilerini Allah’a yaklaştıracağına inandıkları aracı tanrılar edinip onlara tapıyor ve onlardan yardım istiyorlardı (Zümer 39:3). Allah Teâlâ misaller getirerek, sorular sorarak akılların işletilmesini istemekte, gerçeği gösteren bunca delili görmeyen müşrikleri köre, görüp ibret alan müminleri gören kimseye, küfür ve cehaleti karanlıklara, ilim ve imanı da aydınlığa benzeterek hem inkârın psikolojik sebeplerine ışık tutmakta hem de müşrikleri uyarmaktadır.
İnsanların meydana getirdiği en üstün sanat eseri dahi önceden Allah tarafından yaratılmış olan unsurların yeni bir terkip içerisinde bir araya getirilmesinden ibarettir. Oysa Allah yoktan yaratmaktadır; Allah’ın yaratmasıyla kulların –mecazi mânada– yaratması arasında mahiyet bakımından fark vardır; gerçek anlamıyla yaratma gücüne sahip olan sadece Allah Teâlâ’dır. Bu sebeple kendisine ibadet edilmeye, dua ve niyazda bulunulmaya lâyık olan da O’dur.
Mehmet Okuyan
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Cevaben de) de ki: “Allah’tır.” De ki: “O’nun peşi sıra kendilerine bile yarar ve zarar verme gücüne sahip olamayan dostlar mı edindiniz!” De ki: “Körle gören bir olur mu hiç! Veya karanlıklarla aydınlık eşit olur mu! Yoksa Allah’a O’nun yarattığı gibi (şeyler) yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlar tarafından birbirine benzer mi göründü!” De ki: “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, tektir; ezici güç sahibidir.”
Yüce Allah En‘âm 6:12 ve Sebe’ 34:24’te olduğu gibi, bazı ayetlerde hem soru sormakta hem de cevabı kendisi vermektedir. Bu tür sorular muhatabı düşündürtmeyi ve ilgili konuda yanlış bir tavır içerisinde olduklarını kendilerine bildirmeyi amaçlamaktadır. Kur’an’da Mekkeli müşriklerin yaratıcı Allah inancı, O’nun rızık vericiliği, duyu organlarını insanlarda yaratması, diriden ölü, ölüden diri çıkarması ve kâinatı idare edişi gibi noktalarda dile getirdikleri pek çok itiraflarından söz edilmektedir. Bu ayette de Yüce Allah göklerin ve yerin Rabbinin kim olduğunu sormakta, cevabı onların da itiraf ettiği gibi kendisi vererek “yaratıcının ve idare edicinin Allah olduğunu” ifade etmektedir.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah'tır.” De ki: “O'nu bırakıp da kendilerine bile fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz?” De ki: “Körle, gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu? Yoksa O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma onlara göre birbirine benzer mi göründü?” De ki: “Allah her şeyi yaratandır. O, birdir. Karşı durulmaz güç sahibidir.”
De ki: “Göklerin ve yerin Rabb'i kimdir?” De ki: “Allah'tır! O'nun yanı sıra, kendileri için yarar da zarar da sağlamaya güç yetiremeyenleri veliler mi edindiniz?” De ki: “Hiç gören ile kör bir olur mu? Ya da karanlıkla aydınlık bir midir?” Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratması olan ortaklar mı buldular da bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti. De ki: “Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, Eşsiz ve Benzersiz Bir Olan'dır, Varlığın Üzerinde Mutlak Egemen'dir.
(Ey Resulüm, onlara sor) De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Cevap verip) De ki: “Allah'tır.” (Tekrar sorup) De ki: “Öyleyse, O'nu bırakıp kendi kendilerine bile yarar da, zarar da sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi (tanrılar) edindiniz?” De ki: “Hiç görmeyen (âmâ) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?” Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma (sonucu mu, oluşan insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve bütün varlıklar böylesine ahenkli ve denk geldi de) kendilerince (tesadüfen mi) birbirine benzeşti? (Cevaben) De ki: “(Hayır) Allah, her şeyin (bizzat) Yaratıcısı'dır ve O (Vâhid) Tektir, Kahredici (kudretin sahibidir.) ”
De ki: Göklerin ve yeryüzünün Rabbi kim? De ki: Allah. De ki: Onu bırakıp da kendilerine bile bir faydaları, bir zararları dokunamayan tanrılar mı edindiniz? De ki: Bir olur mu körle gören? Yahut bir olur mu karanlıklarla ışık? Yoksa mabutları da yaratıyor mu ki şüphelenip onları Allah'a eş koştular? De ki: Her şeyi yaratan Allah'tır ve o birdir, acze düşmez, her şeyden üstündür.
Göklerin ve yerin Rabbi kimdir? diye sor onlara. Ve de ki, “Allah'tır.” Ve yine de ki: “Peki öyleyse niçin Allah'ı bırakıp, kendileri için bile, ne bir yarar sağlayabilecek ve ne de bir zararı giderebilecek güçte olmayan şeyleri, kendinize koruyucular, kayırıcılar olarak görüyorsunuz?” Sor onlara, hiç kör olan kimseyle gören kimse bir olur mu? Yahut kopkoyu karanlıkla aydınlık bir tutulabilir mi? Yoksa Allah'a O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar mı buldular da, ikisinin yaratması birbirine benzer göründü. De ki: Herşeyin yaratıcısı Allah'tır. O tektir ve herşeye, herkese üstün gelen ve tüm varlıklar üzerinde tek otorite sahibi olandır.
“Göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbi kimdir?” de.
“Allah'tır” de. O halde:
“Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden, kendilerine fayda sağlama, ya da, zarar verme gücüne sahip olmayan koruyucular mı edindiniz?” de.
“Önünü görmeyen cahil, kâfir birisiyle, ilerisini gören mü'min bir olur mu hiç? Yahut inkâr karanlıklarıyla iman aydınlığı aynı olur mu?” de. Yoksa Allah'ın yarattığı gibi yaratan, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak putlar icat ettiler de, putların sanal yaratması onlar üzerinde Allah'ın gerçek yaratmasına benzer bir etki mi yaptı?
“Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O birdir. Karşı konulmaz bir güç sahibidir.” de.
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "Öyleyse O'ndan ayrı, kendilerine bir yarar veya zarar dokundurma güçleri olmayan dostlar mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa (Allah'a) O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Allah her şeyin yaratıcısıdır. O tektir, mutlak hakimiyet sahibidir."
De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'Öyleyse, O'nu bırakıp kendilerine bile yarar ve zarar sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi (tanrılar) edindiniz?' De ki: 'Hiç görmeyen (a'ma) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?' Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki: 'Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredicidir.'
Ey Rasûlüm, göklerin ve yerin Rabbi kimdir? diye sor da (cevap beklemiyerek) “Allah'dır” de. Yine şöyle de: “- Kendi kendilerine ne bir menfaata, ne de bir zarara sahip olmıyan, Allah'dan başka, bir takım velîler mi ediniyorsunuz?” De ki: “- Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahud karanlıkla aydınlık müsavi olur mu? “ Yoksa Allah'a onun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma, kendilerince birbirine benzer mi göründü. De ki, Allah her şeyi yaratandır. O bir dir, her şeye galib ve hâkimdir.
De ki: “Göklerin ve yerin sahibi, yöneticisi kimdir?” De ki: “Allah’tır.” De ki: “Madem öyledir, kendilerine ne bir zarara ne de yarara sahip olamayan şeyleri, Allah dışında mabudlar edinmediniz mi? (Yani, neden böyle yaptınız?)” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Yoksa karanlıklar ile ışık mı bir olur? Yoksa Allah’a, Allah gibi yaratan ortaklar buldular da (ikisinin) yaratması, onlar için birbirine mi karıştı?” De ki: “Her şeyin yaratanı Allah’tır. O birliğiyle beraber her şeyi kuşatmıştır, her şeye egemendir.”
Diyesin ki: «Göklerin, yerin Tanrısı kimdir?» Diyesin ki: «Allahtır»; diyesin ki: «Siz ondan ayrı, dostlar mı edindiniz? Kendilerine ne zararı, ne de kârları vardır», söyle ki: «Kör ile gözlü bir midir? Ya da karanlıkla aydınlık bir mi? Yoksa onu yarattığı üzere putlar bir şey yaratırlar da, bu yaratma onlarca Allahın yarattığına benzedi de, ona eşler mi koşarlar?»; de ki: «Allah yaratmıştır her şeyi, O birdir, O büyüktür»
(Ey Resul! Onlara) de ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” (Onlar bakıp dururken) “Allah'tır” de. Ve yine de ki: “O'nun yanı sıra kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar ve yardımcılar mı ediniyorsunuz?” (Onlara) de ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir ve tüm varlıklara boyun eğdirecek mutlak otorite sahibidir.”
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?", "Allah'tır" de. "Onu bırakıp, kendilerine bir fayda ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?" de. "Kör ile gören bir olur mu? Veya karanlıkla aydınlık bir midir?" de. Yoksa Allah'a, Allah gibi yaratması olan ortaklar buldular da, yaratmaları birbirine mi benzettiler? De ki: "Her şeyi yaratan Allah'tır. O, her şeye üstün gelen tek Tanrı'dır."
(Resûlüm!) De ki: «Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?» De ki: «Allah'tır.» O halde de ki: «O'nu bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz?» De ki: «Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu?» Yoksa O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki: Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir.
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "ALLAH" De ki: "O'ndan başka, kendilerine dahi yarar ve zarar veremiyen kimseleri evliyalar mı edindiniz?" De ki: "Hiç körle gören bir olur mu, yahut hiç karanlıkla ışık bir olur mu?" Yoksa ALLAH'ın yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratmalarını birbiriyle mi karıştırdılar? De ki: "ALLAH her şeyin yaratıcısıdır, O Tektir, Egemendir."
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'dır". De ki: "Allah'dan başkalarını, o kendi kendilerine ne bir fayda, ne de bir zarar verebilenleri dostlar mı ediniyorsunuz?" De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu? Hiç karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, O'nun gibi yaratan birtakım ortaklar buldular da, bu yaratış kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Allah, her şeyi yaratandır. O, birdir. Her şeye üstün ve kahredicidir."
Göklerin ve Yerin Rabbı kim? de, Allah de, daha de: ondan başka kendi kendilerine ne bir menfeate ne bir mazarrata malik olmıyan bir takım velîler mi tutuyorsunuz? Hiç de: Kör ile gören bir olur mu? Yâhud zulûmât ile nûr bir olur mu? Yoksa Allaha onun hâlkı gibi mahlûkat yaradan şerikler buldular da halk, kendilerine müteşabih mi oldu? Allah, de: Her şeyin hâliki ve o, öyle vahıd öyle kahhar
De ki (Habîbim): «Göklerin ve yerin Rabbi kimdir»?. De: «Allahdır». Söyle: «O halde Onu bırakıb da kendilerine bile ne bir fâide, ne bir zarar yapmıya mâlik olmayan bir takım velîler (ma'budlar) mı edindiniz»? Söyle: «Gözü görmeyenlerle gören bir olur mu? Yahud karanlıklarla nur bir olur mu»? Yoksa Allaha Onun yaratdığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: «Allah her şey'i yaratandır. O, birdir. Kâinatın yegâne haakim ve saahibidir».
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah'dır?” (Hem) de ki: “Öyle ise O'nu bırakıp da kendilerine ne bir fayda ne de bir zarar vermeye sâhib olmayan birtakım dostlar mı edindiniz?” (Hem yine) de ki: “Kör olan ile gören (kâfir olanla îmân eden) bir olur mu? Yâhut karanlıklarla nûr bir midir?” Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi ya ratan ortaklar kıldılar da, kendilerince bu yaratma (Allah'ın yaratmasıyla) bir birine benzer mi oldu? De ki: “Herşeyi hakkıyla yaratan Allah'dır. Ve O, Vâ hid (bir olan)dır, Kahhâr (herşeye kudretiyle mutlak gālib olan)dır.”
Deki “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” Deki “Allah. O halde kendi kendilerine ne bir fayda, nede bir zarar vermeye gücü yetmeyenleri Allah’dan başka koruyucular mı edindiniz?” Deki “Kör ile gören, karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah için ortaklar buldular da, Allah’ın yarattığı gibi mi yaratıyorlar, sonra yarattıkları onlara (kendilerine) mı benziyor?” Deki “Allah, her şeyin yaratıcısı olmasının gereği, (yarattıkları üzerine) hâkimiyeti olan, tek otoritedir.”
Onlara de ki, göklerin, yerin Rabbi kimdir? Cevap vermeyince Allah/tır dersin. De ki bu halde onu bırakarak kendinize menfaati, mazarratı da dokunmayanları mı veli ve mâbut edinirsiniz? De ki kör ile gözlü veya karanlık ile aydınlık bir olur mu? Yoksa onlar Allah/ın yarattığı gibi yarattılar da kendilerine bu yaratma hususunda bir müşabehet mi hasıl oldu [⁵]? De ki Allah her şeyi yaratandır. O, birdir, galip ve kahhardır.
İsmail Hakkı İzmirli Ra'd Suresi 16. Ayet Açıklaması
[5] O mabutlar bir şey yarattılar mı ki bunlar da hâliktir diye onlara tapınıyorlar. Halbuki böyle bir şey yoktur.
Kadri Çelik
De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah'tır.” De ki: “Öyleyse, O'nu bırakıp kendilerine bile yarar da zarar da sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi edindiniz?” De ki: “Hiç görmeyen (basiretsiz kimse) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?” Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki: “Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır.”
Bütün bunlara rağmen, Allah’ın ayetlerine boyun eğmemekte ısrar eden zâlimlere de ki: “Söyleyin,göklerin ve yerin sahibi, efendisi, Rabb’i kimdir?” Cevabı bizzat kendin vererek, “Allah’tır!” de. Yine de ki: “Öyle iken, sizO’nu bırakıp da, O izin vermedikçe kendilerine bile herhangi bir fayda veya zarar veremeyen birtakım sözde ilâhları ve tanrılaştırılmış liderleri, yöneticileri sizin adınıza karar verecek dostlar mı edindiniz?”De ki: “Gönlü ve vicdanı kör olan kimseyle, aklını kullanarak hakîkati gören kimse bir olur mu hiç? Yahut inkâr ve cehâletin yol açtığı karanlıklarla, iman ve İslâm’ın doğurduğu aydınlık eşit olur mu?” Bu ne gaflet, bu ne aldanmışlıktır? Yoksa onlar Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratabilen birtakım ortaklar buldular da, bu yaratma kendilerince birbirine benzer mi göründü? Allah’ın yaratışı ile bu sözde ilâhların yaratışını birbirine karıştırdılar da, bu yüzden şüpheye mi düştüler? Onlara de ki: “Allah’tır her şeyi yaratan. O, eşi benzeri olmayan bir tek ilah, bir tek Rab’dir,mutlak kudret ve egemenlik sahibidir.”
De ki: -“Yer’in ve Gökler’in rabbi kimdir?”.
De ki: -“Allah’tır”.
De ki: -“O’nu bırakıp, kendileri için yarara da, zarara da mâlik olmayacak veliyyler mi edindiniz?”.
De ki: -“Kör ile Gören eşit olur mu?
Yahut Karanlıklar ile Aydınlık eşit olur mu?”.
“Yoksa Allah’a, O’nun yaratması gibi yaratmış ortaklar kıldılar da onlara göre Yaratmalar mı birbirine benzedi?”.
De ki:
-“Allah her şeyin yaratıcısıdır. Kahhâr / Çok Baskın Güçlü Bir Tek O’dur”.
(Ey Muhammed! O kâfirlere): “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” de (ve onların cevabını beklemeden) “Allah’tır.” de. (Bir de onlara): “(demek) Onu bırakıp kendilerine fayda ve zarar (bile) veremeyen ilâhlar mı edindiniz?” de. (Tekrar onlara): “Görmeyenle gören, hiç eşit olur mu? Veya karanlıklarla nur, hiç eşit olur mu?” de.1 Yoksa (o müşrikler) Allah’a, Onun gibi yaratan ortaklar buldular da bunların yaratmasını Allah’ın yaratmasına mı benzettiler?2 (Ve onlara): “Allah her şeyin yaratıcısıdır ve O tektir, mükemmel güç sahibidir” diye söyle.
1 Burada; görmeyenler, karanlığa, görenlerse, nura benzetilerek leff-i neşr-i müretteb sanatı vardır. 2 Allah’ın yarattığı ile onların yarattıkları fark olunamayacak derecede birbirine benzedi de şüphede mi kaldılar? Böyle bir ihtimâl hiç olur mu? Müşriklerin hatalarının esas sebebi işte budur.
Muhammed Esed
“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor (onlara). Ve de ki “Allah[tır]!” (Ve yine) de ki: “Peki, öyleyse [niçin] Allah'ı bırakıp, kendileri için bile ne bir yarar sağlayabilecek ne de bir zararı giderebilecek güçte olmayan şeyleri kendinize koruyucular, kayırıcılar olarak görüyorsunuz?” Sor (onlara): “Hiç kör olan kimseyle gören kimse bir olur mu? Yahut kopkoyu karanlıkla aydınlık bir tutulabilir mi?” Yoksa onlar Allah'la beraber, O'nun yarattığına benzer (şeyler) yaratan başka tanrısal güçlerin var olduğuna [gerçekten] inanıyorlar 35 da bu (sözde) yaratma eylemi onların gözünde [O'nun yaratma eylemine] benzer mi görünüyor? 36 De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah'tır; ve O'dur, var olan her şeyin üstünde mutlak hükümranlık sahibi Biricik (Yaratıcı)!”
Onlara: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor. “Allah’tır!” de!1 “Peki öyleyse Allah ile aranıza koyup kendilerine bile fayda ve zararı olmayanları evliya ve yardımcı mı edindiniz!” de.2 Ve yine onlara “Kör ile gören bir olur mu?3 Veya karanlıklarla aydınlık aynı şey midir?”4 diye sor. Yoksa onlar yaratma hususunda Allah’a, birtakım ortaklar keşfettiler de gerçek yaratmanın kime ait olduğu hakkında kafaları mı karıştı? De ki: “Her şeyin mutlak ve tek yaratıcısı Allah’tır.5 O, her şeyi otoritesine boyun eğdiren tek ilahtır.”6, 123/84-85, 29/61, 31/25-26, 210/18, 22/12, 3 22/46, 35/19, 40/58, 414/1, 57/9, 65/11, 516/17, 27/60, 46/4, 62/163, 16/51-52, 18/26
Onlara: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor ve “Allah’tır” cevabını ver! (Şimdi de) de ki: “Ne yani, şimdi siz Allah’ı bırakıp da kendilerine bile bir yarar sağlayamayan ve muhtemel bir zararı önleyemeyen varlıkları yâr ve yardımcı mı atadınız?” İlave et: “Hiç görenle görmeyen bir olur mu? Ya da, karanlıklarla (bir ışık kaynağına sahip olan) aydınlık nasıl bir tutulabilir? Yoksa onlar Allah’a O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar tesbit ettiler de, bu yaratış kendilerine (Allah’ın yaratışından) ayırt edilemeyecek kadar benzer mi göründü?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı yalnızca Allah’tır: zira tüm varlığa boyun eğdirecek mutlak otorite sahibi biricik güç sadece O’dur.”
De ki: «Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?» De ki: «Allah'tır.» De ki: «Artık O'ndan başka velîler mi edindiniz ki, kendi nefisleri için bile ne bir menfa-ate ve ne de bir mazarrata mâlik olamazlar.» De ki: «Hiç kör ile gören müsavî olur mu? Veya zulmetler ile nûr müsavî olur mu?» Yoksa Allah'a öyle ortaklar mı kıldılar ki, onlar da Allah'ın yarattığı gibi yarattılar da artık onlara bir yaratma benzeyişi mi oldu? De ki: «Her şeyin yaratıcısı Allah Teâlâ'dır. Ve O, birdir, kahredicidir.»
“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir? ” de! Onların da kabul ettiği gerçeği sen açıkla: “Allah'tır! ” de! Ama siz kalkmış, O'nun dışında, ne kendilerine gelen bir belayı uzaklaştırmaya ve ne de kendilerine bir fayda sağlamaya gücü yetmeyen birtakım tanrılar edinmişsiniz. De ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'ın yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratma işi kendilerine şüpheli mi geldi? ” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O tektir, her şeyin üstünde mutlak hâkimdir. ” [36, 74; 39, 3; 34, 23; 53, 26; 19, 93-95]
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah!", "O halde, de, O'ndan başka kendilerine dahi bir fayda ve zarar veremeyen veliler mi edindiniz?" De ki: "Körle gören, yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar mı buldular da, (ikisinin) yaratma(sı) onlara, benzer mi göründü? De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, tektir, kahreden(herşeye üstün gelen)dir."
De ki “Göklerin ve yerin Sahibi[1] kimdir?” De ki "Allah’tır[2]!" De ki “Allah ile aranıza, kendilerine bile faydası veya zararı olmayacak dostlar mı koydunuz?” De ki “Körle gören ya da karanlıklarla ışık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, Allah gibi yaratan ve (bu nedenle) yarattıkları, aynen Allah’ın yarattıkları gibi, aralarında benzerlik[3] (uyum, ahenk) olan, ortaklar mı bulmuşlar?” De ki “Her varlığın yaratıcısı Allah’tır. O, bir tektir ve her şey O’nun hakimiyetindedir.”
[1] Rabbi [2] Allah elçiden hem soruyu sormasını hem de doğru cevabı onlara bırakmadan hemen vermesini istemektedir. Bu cevap onlara bırakıldığı takdirde göklerde ve yerde yetkisi olan başka varlıklar da iddia edecek, Allah'a ortaklar oluşturacak olmalarındandır. [3] İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepside birbirinden farklıdır (Arapça: beri). Tek bir ressamın elinden çıkan sanat eserlerinin benzerliği ya da usta bir edebiyatçının eserlerindeki uslup benzerliği gibi herşeyi güzel yapan Allah'ın tek olduğunu, O'nun yarattıkları arasındaki bu benzerlik veya tüm kainatta geçerli olan değişmez kanunlar ve uyum aracılığı ile gözlemleyebilir ve akıl yoluyla tek yaratan olduğunu kavrayabiliriz. Birden fazla ilah (tanrı) olsaydı yaptığımız gözlemlerde zıtlıklar fark ederdik. Konu ile ilgili benzer ayetler için bakınız: (.......)
Şaban Piriş
De ki: -Göklerin ve yerin Rabbi kimdir? -Allah'tır, de! -Onu bırakıp, kendilerine bir fayda ve zararı olmayan dostlar mı edindiniz?! de. -Kör ile gören bir olur mu?! Veya karanlıkla aydınlık bir midir?! de. Yoksa Allah'a, O'nun gibi yaratması olan ortaklar buldular da, yaratmaları birbirine mi bezettiler? De ki: -Her şeyi yaratan Allah'tır. O, her şeye hakim olan tek ilahtır.
De ki: Kimdir göklerin ve yerin Rabbi? De ki: Allah'tır. De ki: Yine de Onun yanı sıra kendilerine ne bir yararı, ne bir zararı dokunmayanları mı kendinize mevlâ edindiniz? De ki: Kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklar ile aydınlık bir olur mu? Yoksa onlar Allah'a, tıpkı onun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da her ikisinin yaratışı onlara benzer mi göründü? De ki: Herşeyi yaratan Allah'tır; O herşeyi kudretine boyun eğdiren tek bir tanrıdır.
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kim?" De ki: "Allah." De ki: "O'nun yanında başka evliya mı/destekçiler mi edindiniz? Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller." De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah'a, tıpkı O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi?" De ki: "Allah'tır her şeyi yaratan, O'dur Vâhid ve Kahhâr olan."