Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1726, sondan 4511. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 19. ayetidir. Ra'd Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 2788 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (7) م (7) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
افمن يعلم انـما انزل اليك من ربك الحق كمن هو اعمى انما يتذكر اولوا الالباب
Allah Teâlâ 19. âyette Kur’an’ın hak olduğuna inanmayanı köre benzetmekte, inananların bu körle eşit olmayacağını, bunu ancak akıl ve sağduyu sahiplerinin kavrayabileceklerini bildirmiştir. Akıl sahiplerinin nitelikleri ise müteakip âyetlerde şöyle sıralanmaktadır: Bunlar Allah’a vermiş oldukları sözden dönmezler; dinî, ahlâkî, hukukî ve toplumsal yükümlülüklerini yerine getirirler; Allah’ın, gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler, yani insanlık, akrabalık, komşuluk, din kardeşliği ve benzeri insanlar arası ilişkilerden doğan haklara riayet ederler; rablerine karşı kulluk görevlerinde kusur etmemeye çalışırlar; Allah huzurunda hesaplarının kolay olmasını dilerler; Allah’ın rızâsını kazanmak için uğrunda karşılaştıkları her türlü sıkıntılara sabrederler; namazlarını vaktinde dosdoğru kılarlar; Allah’ın kendilerine vermiş olduğu nimetlerden gizli açık Allah yolunda harcarlar; kötülüğü iyilikle savarlar yani haksızlığa karşı adaletle, yalancılığa karşı doğrulukla, rezilliğe karşı da erdemle mücadele ederler. İşte dünya yurdunun güzel sonu yani cennetler bunlarındır. Bu güzel sonun ne olduğu bundan sonraki (23-24.) âyetlerde açıklanmıştır.
Mehmet Okuyan
Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, kör (inkâr eden) kimse gibi olur mu! Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.
(Şimdi düşünün) Sana Rabbinden indirilenin gerçekten Hakk olduğunu bilen kişi, o görmeyen (âmâ) gibi midir? Ancak temiz akıl (ve vicdan) sahipleri öğüt alıp (her işin sonunu) düşünerek (hareket ederler ki) ;
Bunların, sana bir gerçek olarak Rabbinden indirildiğini bilen kişi, o kör adama benzer mi? Şüphe yok ki ancak aklı, anlayışı, olanlar, düşünüp ibret alırlar.
Düşün bir kere, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, bu gerçeği kabul etmeyen kör gibi olur mu hiç? Bu gerçeği ancak, akıl ve sağduyu sahipleri hatırdan çıkarmazlar.
Rabbinden sana indirilenin, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmek için gerekçeli, hikmete dayalı hak bir kitap olduğunu bilen kimse, kör kesilerek hakkı görmeyip inkâr eden kimse gibi midir? Fakat bunu ancak akıl ve vicdan sahipleri anlar.
Şimdi, Rabbinden sana inridilenin hakikaten gerçek olduğunu bilir kimse, kör olan (imansız) gibi olur mu? Fakat bunu ancak vicdanı temiz, akıl sahipleri anlar.
Rabbinden sana indirilen bu Ku’anın hak olduğunu bilen ile (manen) kör olup görmeyen bir olur mu? Şüphesiz, ancak öz akıl sahipleri mesajı idrak ederler.
Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğunu bilen kimse, (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? Ancak akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alırlar.
Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler.
Öyle ya, Rabbinden sana indirilenin ancak hak (ve gerçek) olduğunu bilir kimse, o a'maa olan kişi gibi midir? Ancak selîm akılların saahibleridir ki iyice düşünür (idrâk eder).
(Habîbim, yâ Muhammed!) O hâlde Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (îmân hakikatlerine gözleri kapalı) o kör kimse gibi olur mu? (Bundan) ancak(istikametli) akıl sâhibleri ibret alırlar.
Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilenle, sana indirileni görmezlikten gelerek kör gibi davrananlar bir olur mu? Bunları ancak akıl sahipleri düşünebilirler.
Peki, sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (basiretsiz kimse) gibi midir? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünebilirler.
Öyle ya, sana Rabb’inden indirilen bu muhteşem ayetlerin hak olduğunu bilen kimse, aklı ve sağduyusu kör olan kimse gibi olur mu? Elbette olmaz! Fakat bunu, ancak akıl sahipleri düşünüp anlayabilir.
Rabbinden sana indirilen (Kur’an)’ın mutlak doğru olduğunu bilen kişi, hiç (hakkı) görmeyen kimse gibi olur mu? (Elbette olmaz.) Bunu ancak temiz akıl sahibi olan kimseler, idrak ederler.1
1 Bu âyetin Hz. Hamza ile Ebû Cehil, Hz. Ömer ile Ebû Cehil, Hz. Ammar b. Yâsir ile Ebû Cehil hakkında nâzil olduğu rivâyet olunmaktadır. (Kurtubî)
Muhammed Esed
HEM, sana Rabbinden her ne ki indirilmişse, hak olduğunu gören kimseyle (bunu göremeyecek kadar) kör olan kimse bir midir? Bu gerçeği yalnızca akıl ve sağduyu sahipleri hatırdan çıkarmazlar;
Hiç Rabbin katından sana indirilen Kuran’ın hak olduğunu kavrayan kimse ile bu hakikate karşı kör kesilen bir olur mu? Bu gerçeği ancak derin kavrayış/temiz akıl sahipleri düşünebilirler. 13/43, 17/72, 34/6
HİÇ Rabbinin katından sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse ile, (hakka karşı) kör davranan kimse bir olabilir mi? Elbet, ancak aktif akıl sahipleri öğüt alırlar;
Şimdi, Rabbinden sana indirilen vahyin hak ve gerçek olduğunu bilenle kör hiç bir olur mu? Ancak akıl sahibi kimseler düşünüp ibret alırlar. [6, 115; 59, 20; 11, 1]
Rabbinden sana indirilenin doğruları içerdiğinin bilincinde olan, ona karşı körlük edenle bir olur mu? O doğru bilgiden yararlananlar[1] sadece sağlam duruşlu[2] olanlardır.