Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1741, sondan 4496. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 34. ayetidir. Ra'd Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 3616 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (8) م (5) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
لهم عذاب في الحيوة الدنيا ولعذاب الاخرة اشق وما لهم من الله من واق
Böyleleri için, dünya hayatında zaten bir azap vardır. Ahiretteki azap ise, daha çetin olacaktır. Ve onlar Allah'a karşı, kendilerini koruyacak kimse de bulamayacaklardır.
Onlara dünya hayatında (güvensizlik, bunalım, doyumsuzluk ve huzursuzluk gibi) bir azap vardır. Fakat ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. Onları (orada) Allah'(ın azabın)a karşı koruyacak birileri de olmayacaktır.
(Bu) dünyâ hayaatında onların hakkı azâbdır. Âhiret azabı ise daha zorludur. Onlar için Allahdan (Allahın azabından kurtaracak) hiç bir koruyucu da yokdur.
Onlar için dünya hayâtında bir azab vardır;(2) âhiret azâbı ise elbette daha şiddetlidir. Onları Allah(ın azâbın)dan koruyacak olan hiç kimse de yoktur!
(2)“Şirk ve dalâletin (Allah’a ortak koşma ve haktan sapmanın) ve fısk ve sefâhatin (günahlara dalmanın) yolu, insanı nihâyet derecede sukūt ettirir (aşağı düşürür). Hadsiz elemler içinde nihâyetsiz ağır bir yükü zaîf ve âciz beline yükletir. Çünki insan, Cenâb-ı Hakk’ı tanımazsa ve O’na tevekkül etmezse(güvenmezse), o vakit insan, gāyet derecede âciz ve zaîf, nihâyet derecede muhtaç ve fakir, hadsiz musîbetlere ma‘ruz, elemli, kederli bir fânî hayvan hükmünde olup, bütün sevdiği ve alâka peydâ ettiği(alâkadar olduğu) bütün eşyâdan mütemâdiyen (devamlı) firak (ayrılık) elemini çeke çeke, nihâyette, bâkī kalan bütün ahbâbını (sevdiklerini) bir firâk-ı elîm (ayrılık acısı) içinde bırakıp, kabrin zulümâtına(karanlıklarına) yalnız olarak gider. Hem müddet-i hayâtında (hayâtı boyunca) gāyet cüz’î bir ihtiyâr (seçme kābiliyeti) ve küçük bir iktidar ve kısacık bir hayat ve az bir ömür ve sönük bir fikir ile nihâyetsiz elemler ile ve emeller ile fâidesiz çarpışır ve hadsiz arzuların ve makāsıdın (maksadların) tahsîline, semeresiz boş boşuna çalışır. Hem kendi vücûdunu yüklenemediği hâlde, koca dünya yükünü bîçâre (çâresiz) beline ve kafasına yüklenir. Daha Cehenneme gitmeden Cehennem azâbını çeker.” (Sözler, 32. Söz, 295-296)
İlyas Yorulmaz
Böyleleri için dünyada bir azap olduğu gibi, ahirette ise, daha çok parça parça edecek azaplar var. Onları Allah’dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur.
Onlara daha bu dünya hayatında, ruhsal doyumsuzluktan kaynaklanan bir huzursuzluk, güvensizlik, bireysel ve toplumsal bunalımlar, çalkantılar... şeklinde ortaya çıkacak bir azap vardır, âhiret azâbı ise, çok daha şiddetlidir. Onların, kendilerini Allah’ın azâbına karşı koruyacak hiçbir yardımcıları da olmayacaktır! İman edenlere gelince:
Böyleleri için dünya hayatında zaten bir azap vardır; 64 ahiretteki azapsa daha da çetin olacak. Ve onlar Allah'a karşı kendilerini koruyacak kimse de bulamayacaklar.
Böyleleri için dünya hayatında bir azap vardır; ahiretteki azapları ise daha çetindir! Allah’ın azabından onları koruyacak da yoktur! 24/19, 40/46, 64/5
Dünya hayatında onlar için bir ceza vardır, fakat âhiretin cezası çok daha elem verici olacaktır: Allah’a karşı onları savunacak birileri de olmayacaktır.
[*] Allah kimin yola gelmesine karar verirse gönlünü İslam'a açar. Kimin de sapıklığına karar verirse onun da içini daraltır; sanki göğe yükseliyor gibi olur. Allah o pisliği inanmayanların üstüne işte böyle yükler.(Bkz: En'am 6:125) Sapmakta olan kişiyi Allah çeşitli, yollarla uyarır. Dünya hayatında verilen azap bu hedefe yöneliktir. İlgili ayetlerin bir kısmı şöyledir: "Allah, bir topluluğu yoluna kabul ettikten sonra sakınmaları gereken şeyi onlara açıkça göstermeden yoldan çıkışlarını onaylamaz. Her şeyi bilen Allah'tır." (Tevbe 9:115) "O, kişinin içine davranışlarının yanlışlığını da doğruluğunu da fısıldar. Kim kendini geliştirirse umduğuna kavuşur. Kim de kendini pis işlere sokarsa kaybeder." (Şems 91:8-10)
Şaban Piriş
Onlara, dünya hayatında azap vardır, ahiret azabı ise daha çetindir. Allah'a karşı onların bir koruyucusu da yoktur.