Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1713, sondan 4524. ayet; 13. sure ve Ra'd Suresinin 6. ayetidir. Ra'd Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 90 ve toplam ebced değeri ise 7935 olarak hesaplanmıştır. Ra'd Suresinin toplam ebced değeri 239045 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (15) م (6) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
ويستعجلونك بالسيئة قبل الحسنة وقد خلت من قبلهم المثلات وان ربك لذو مغفرة للناس على ظلمهم وان ربك لشديد العقاب
Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.
Müşrikler Hz. Muhammed’in peygamberliğine ve haber verdiği azabın geleceğine inanmadıkları için yaptığı uyarılara kulak asmamışlar, alaylı bir tavırla, geleceğini söylediği azabın çabucak gelmesini istemişlerdir; hatta Kur’an’ın Allah’tan gelmediğini ve dinin hak olmadığını ortaya çıkarmak için kendilerinin aleyhine olmak üzere Allah’a dua etmişlerdir; Allah Teâlâ da Hz. Peygamber aralarında bulunduğu veya onlar tövbe edip Allah’tan bağış diledikleri müddetçe onları cezalandırmayacağını haber vermiştir (Enfâl 8:32-33). Oysa önceki kavimler de bu tür sözler söyleyerek peygamberleriyle alay etmeye kalkışmışlar, sonunda inanmadıkları felâket başlarına inmiş, tarih sahnesinden silinip gitmişlerdi.
Mehmet Okuyan
(Müşrikler) senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. (Oysa) onlardan önce nice örnekler geçmiştir. Şüphesiz ki haksızlıklarına rağmen Rabbin insanlar için bağışlama sahibidir. Şüphesiz ki Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.
Senden, iyilikten önce kötülüğü çabucak istiyorlar. Halbuki önlerinden pek çok örnek gelip geçti. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için affedicidir. Rabbinin azabı elbette çok şiddetlidir.[231]
[231] Mesülât/geçmişe dair pek çok örnek hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 31-32.
Erhan Aktaş
Ve senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar.¹ Oysaki kendilerinden önce nice ibret alınacak cezalar yaşandı. Rabb'in, haksızlıklarına rağmen insanlar için gerçekten bağışlayıcı olandır. Ve elbette ki; Rabb'in, Azabı da Çok Şiddetli Olan'dır.
1- Yapılan uyarıyı ciddiye almadıklarını belirtmek için.
Ahmet Akgül
(Ey Nebim, müşrikler ve münafıklar) Onlar Senden, iyilikten önce kötülüğün (kendilerine gelmesini) çabuklaştırmanı istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler (helak edilen ve çöken ülkeler) gelip-geçtiği (unutulmaktadır) . Ve şüphesiz Senin Rabbin, zulümlerine karşılık (samimiyetle tevbe eden) insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz Senin Rabbin, cezası çok şiddetli ve dayanılmaz olandır (Şedidül İkab’tır).
Senden, iyilikten önce bir kötülük gelmesini, hem de bunun çabucak olmasını isterler, onların çağlarından önceki çağlarda nice azaplar gelip çatmıştır ve şüphe yok ki Rabbin, insanların zulmüne rağmen yarlıgamıya, suçlarını örtme sıfatına sahiptir vegene şüphe yok ki Rabbinin azabı da pek çetindir.
Gerçekleri örtbas edenler, senden iyilikler yerine, önce çarçabuk kötülük isterler. Oysa, onlardan önce nicelerine, nice türlü cezalar gelip geçmiştir. Niçin onlardan ibret alıp da, doğru yola uymazlar. Rabbin, insanların varoluş gayeleri dışına çıkmalarına karşılık, yine de insanlara karşı hep bağışlayıcıdır; ama unutma ki aynı zamanda, ceza vermesi de çok şiddetlidir.
Senden iyilik istemek yerine, alelacele, küstahca kötülüğü, cezayı istiyorlar. Halbuki onlardan önce, örnek gösterilecek, ibret alınacak nice azap-ceza kanunları uygulanmıştır. İnsanlar, Allah yoluna, Allah yolundaki faaliyetlere engeller koyarak zulmetmelerine rağmen, Rabbin onlara bağışlamasıyla muamele ediyor. Unutma ki Rabbin, emirlerinde temerrüde düşülmesi, kendisine isyan edilmesi suçuna denk, onları adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.
Senden iyilikten önce kötülüğün çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce nice örnekler gelip geçti. Şüphesiz Rabbin onların zulümlerine karşı insanlar için mağfiret sahibidir. Şüphesiz senin Rabbin cezası da çetin olandır.
Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnekler gelip-geçmiştir. Ve şüphesiz, senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır.
(Müşrikler, kendilerine vaad ettiğin) iyilikten önce hemen senden (alay yollu) kötülüğün gelmesini isterler (bizi korkuttuğun azab nerede? gelse ya, derler). Halbuki onlardan önce, örnek olacak ukûbetler (azab çeşitleri) geçti. Doğrusu Rabbin, insanlara, zulümlerine karşı mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azap edişi de gerçekten çok şiddetlidir.
(İşte onlar, böyle kötü bir kabiliyet kazandıkları için) senden, iyilikten önce kötülüğün çabucak gelmesini istiyorlar. Hâlbuki onlardan önce ibret alınacak nice azap örnekleri gelip geçmiştir. İnsanlar (küfür ile) her şeyin hukukuna tecavüz ettikleri halde, senin Rabbin olan Allah, onlara karşı bağışlayıcıdır. Fakat ağır azabı da çok şiddetlidir.
İyilikten daha önce, kötülüğün gelmesini senden ivmektedirler, halbukiyse, önceleri, geçti nice örnekleri, zalim oldukları halde, Tanrın insanlara bağış sahibidir, azabı da çok katıdır Tanrının
(Bir de) senden, iyilikten önce, (tehdit edildikleri) kötülüğün (azabın dünyada iken) gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Muhakkak ki senin Rabbin, işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (her zaman) mağfiret sahibidir. Bununla beraber (unutmayın ki) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.
İnkârcılar, kendilerine sunulan güzellikleri isteyecekleri yerde azabı istiyorlarsa bu onların küstahlıklarını ve inanmadıklarını gösterir, yoksa kimse iyilik yerine kötülük istemez. Önceki toplumların başına gelen felaketlerden örnek verilmesi, yaptıkları hata ve günahlardan vaz geçerek akıllarını başlarına devşirmeleri içindir. İşledikleri zulme rağmen “Rabbin mağfiret sahibidir” hatırlatması, Allah’ın rahmetinin gazabından önce geldiğini hatta geçtiğini ve kendilerine tevbe etmeleri için zaman tanındığını gösterir.
Diyanet İşleri (Eski)
Puta tapanlar senden, iyilikten önce kötülük isterler, oysa onlardan önce nice ibret alınacak cezalar verilmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması çetindir.
(Müşrikler) senden iyilikten önce kötülüğü çabucak istiyorlar. Halbuki onlardan önce ibret alınacak nice azap örnekleri gelip geçmiştir. Doğrusu insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için mağfiret sahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.
Mekke müşrikleri dediler ki: «Ey Allah! Eğer bu Kur’an senden gelen bir hak ise, hemen üstümüze gökten bir taş yağdır, yahut bize başka acıklı bir azap getir!» İşte âyette buna işaret edilerek, «Senden iyilikten önce kötülüğü çabucak istiyorlar» denilmektedir. Esasen onlar gerçekte azap istemiyor; aksine bu sözleriyle ilâhî azaba inanmadıklarını gösteriyor, Peygamber’in tehditleriyle alay ediyorlardı.
Edip Yüksel
İyilik isteyeceklerine, başlarına hemen bir felaket getirmeni isterler; oysa kendilerinden önce örnekler gelip geçti. Rabbin, işledikleri zulme rağmen halka karşı bağışlayıcıdır. Rabbinin azabı çetindir.
Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir.
Bir de senden haseneden evvel seyyieyi isti'cal ediyorlar, halbuki önlerinde misal olacak ukubetler geçti ve hakıkat rabbın insanların zulümlerine karşı mağrifet sahibi, bununla beraber rabbın pek şedidül'ıkab
(Müşrikler) senden iyilikden önce çarçabuk kötülük isterler. Halbuki onlardan evvel nice ukuubet misâlleri gelib geçmişdir. Hakıykat, Rabbin, zulümlerine rağmen, insanlar için mağfiret saahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin ıkaabı da cidden çetindir.
Bununla berâber (müşrikler) senden, iyilikten önce kötülüğü (azâbı) acele istiyorlar; hâlbuki onlardan önce (kendileri gibi kavimlere) doğrusu nice ibret verici cezâlar gelip geçti. Ve şübhesiz Rabbin, zulümlerine rağmen insanlar için elbette mağfiret sâhibidir. Yine şübhesiz ki Rabbin, elbette azâbı şiddetli olandır.
İyilikten önce, (inkârlarından dolayı gelebilecek) kötülüklerin bir an önce onların başlarına getirmeni istiyorlar. Hâlbuki onlardan öncekilerin misalleri onlara geldi. Ama Rabbin yaptıkları haksızlıklardan vazgeçerlerse, onları bağışlayıcıdır ve aynı zamanda Rabbinin cezası da çok şiddetli olandır.
Müşrikler senden iyilikten evvel kötülüğü [¹] tezlik ile isterler. Halbuki onlardan evvel o gibi adamların uğradıkları ukubetin misalleri gelip geçmiştir. Rabbin insanlar hakkında kendilerine yaptıkları zulümleriyle beraber yine mağfiret sahibidir, Rabbin ukubetinde şiddetlidir.
Onlar, iyilikten önce kötülüğü (azabı) çabuklaştırmak istiyorlar; oysa onlardan önce nice örnek cezalar gelip geçmiştir. Şüphesiz senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar için bağışlama sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır.
Ey Peygamber! Senden, iyilikten önce çarçabuk kötülük getirmeni istiyorlar. İnkârcılar, senin onlara teklif ettiğin güzellikleri, iyilikleri arzu edecekleri yerde, sana karşı küstahça meydan okuyarak, bir an önce başlarına azabı getirmeni istiyorlar. Oysa, kendilerinden önce buna benzer nice ibret verici örnekler gelip geçti. O hâlde, onlardan ibret alsınlar da, zulüm ve haksızlıktan vazgeçip tövbe etsinler. İşte o zaman, o ana kadar işlemiş oldukları bütün günahları bağışlanacaktır. Çünkü senin Rabb’in, bunca zulümlerine rağmen, insanlara karşı çok merhametli, çok bağışlayıcıdır. Bununla birlikte, O’nun azabı da çok şiddetlidir! İşte, bunca apaçık mûcizeler gözler önünde dururken:
Bir de senden, İyilik’ten önce Kötülüğü acele istiyorlar.
Oysa onların öncesinden İbretlik Olaylar geçti.
Senin rabbin, İnsanlar için onların zulmüne rağmen elbette bağışlama sahibidir.
Senin rabbin, Cezalandırması da şiddetlidir.
(Onlar) kendilerinden önce nice (helâk) örnekleri gelip geçtiği halde (hâlâ) senden, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmanı istiyorlar. (Şunu iyi bilsinler ki) Rabbin, insanların zulmüne karşılık af sahibi1 (olduğu gibi) senin Rabbin, cezâsı çok şiddetli olandır da...
1 Yani; onlar isyan ile kendilerine yazık ederlerken, Allah onları hemen hesaba çekivermez, günâhlarını örter. Böylece tevbelerine zaman bırakır, rahmetini gazabının önüne alır. Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları hemen cezâlandırsaydı dünyada kimse kalmazdı. Bk. (Fâtır: 45)
Muhammed Esed
[Ey Peygamber, hakkı inkara şartlanmış olmakla bunlar, demek ki] iyilik [ummak] yerine, kötülüğün ivedi olarak kendilerini gelip bulması yönünde sana (küstahça) meydan okuyorlar; 14 hem de, [o alay edip durdukları türden] nice ibret verici felaketin kendilerinden önce(ki toplumların) başına geldiğini [bildikleri] halde. Bununla birlikte, muhakkak ki senin Rabbin, işledikleri zulümlere rağmen insanlara karşı (esasta hep) bağışlayıcıdır; 15 ama, unutma ki, [aynı zamanda] cezasında da gerçekten çok şiddetlidir.
Hem onlar iyiliği bırakmışlar da senden, kötülüğü/azabı acele getirmeni istiyorlar. Hâlbuki kendilerinden önce ibretlik nice acı örnekler geçmiştir. Neyse ki senin Rabbin, insanların günah ve isyanlarına rağmen yine de bağış sahibidir, ama Rabbinin cezalandırması da çok şiddetlidir. 14/45, 17/11, 24/34, 24/39
Ve iyiliği bırakmışlar, (tehdit edildikleri) kötü akıbetin bir an evvel gelip çatması için seni zorluyorlar. Oysa kendilerinden önce bir dolu ibretlik hadise[1942] yaşanmıştı. Neyse ki senin Rabbin kendilerine kötülük eden insanlar için dahi bağışlayıcıdır; ama unutma ki, senin Rabbinin cezası da pek şiddetlidir![1943]
[1942] Mesulât: (t. mesule) “ibret-i âlem olacak bir dizi ceza” (Lisân).
[1943] Âyette de görüldüğü gibi, sûrenin çift kutupluluğa dayalı üslûbu, Allah ile ilgili âyetlerde de değişmiyor. Bu kez Allah’ın celal ve cemal tecellileri gündeme geliyor ve ana mesaj orada da sürüyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve senden güzellikten evvel kötülüğü çarçabuk isterler. Ve halbuki onlardan evvel onların emsaline ait ukûbetler gelip geçmiştir. Ve şüphe yok ki, Rabbin nâs için zulmlerine karşı elbetteki yine çok mağfiret sahibidir. Ve yine şüphesiz ki Rabbin azabı da pek şiddetlidir.
Şaşılacak bir yanları da, güzellik ve mutluluk dururken, kötülüğü çarçabuk istemeleridir. Halbuki kendilerinden önce, ibret olacak nice cezalar gelip geçmiştir. (Niçin onlardan ibret almazlar? ). Doğrusu senin Rabbin insanların zulümlerine karşı yine de mağfiret sahibidir. Bununla beraber unutmayın ki O cezalandırdığında da cezası çetindir. [15, 6-8; 29, 53-54; 38, 16; 8, 32; 35, 45; 6, 147]
Senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. Oysa onlardan önce benzerleri(ne nice cezalar) gelip geçti. (Niçin onlardan ibret almazlar?) Şüphesiz Rabbin, o(insa)nların zulümlerine karşı mağfiret sahibidir, fakat Rabbinin azabı da pek çetindir.
Onlar iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa bunun örnekleri daha önce geçmiştir. Senin Rabbin insanları, yanlışlarına rağmen (durumların düzeltir) bağışlar ama Rabbinin cezası da pek ağırdır.
İyilikten önce hemen fenalığı getirmeni isterler, oysa onlardan önce benzer örnekler geçmiştir. Doğrusu Rabbinin, insanların zulümlerine rağmen onlara mağfireti vardır. Rabbinin cezalandırması ise çetindir.
Bir de onlar, iyilik isteyecekleri yerde kötülüğün çabuklaştırılmasını senden istiyorlar. Oysa onlardan önce nice ibretlik vak'alar gelip geçti. Yine de Rabbin, zulümlerine rağmen insanlara karşı bağışlayıcıdır. Ama Rabbinin cezası da çetindir.
Senden, güzellikten önce kötülük istemede acele ediyorlar. Halbuki önlerinden pek çok örnek gelip geçti. Şu da bir gerçek ki, Rabbin insanlara karşı, zulümlerine rağmen af sahibidir. Ve Rabbinin azabı elbette çok şiddetlidir.