Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 936, sondan 5301. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 147. ayetidir. En'am Suresi 147. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 3442 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فان كذبوك فقل ربكم ذورحمة واسعة ولا يرد بأسه عن القوم المجرمين
Hz. Peygamber’den, eğer müşrikler İslâm’ın çağrısına uyarak eski bâtıl uygulamalarından vazgeçer ve yeni dinin hükümlerini tatbik ederlerse Allah’ın rahmetinin son derece geniş olduğunu, bundan yararlanma imkânlarının bulunduğunu, şayet kendisini yalanlayarak eski fikirlerinde devam ederlerse, O’nun son derece şiddetli olan azabından bütün mücrimler gibi onların da kurtulmalarının mümkün olmadığını hatırlatması istenmektedir.
Mehmet Okuyan
Seni yalanlarsa (onlara) de ki: “Rabbiniz geniş merhamet sahibidir. O’nun azabı, suçlular topluluğundan geri döndürülemez.”
1- “Suçlu” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelmektedir.
Ahmet Akgül
Şayet Seni yalanlayacak olurlarsa de ki: “Rabbiniz çok geniş rahmet sahibidir (ve bana kâfidir ve tabi mücrimlerden) suçlu saldırgan kavim (ve kesimlerden, Allah'ın) şiddetli çarpması (ve intikam alması) da asla geri çevrilmeyecektir.”
Eğer seni yalanlarlarsa:
“Rabbiniz sonsuz rahmet ve merhamet sahibidir. Allah'ın verdiği cezanın, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr bir kavimden geri çevrilmesi de mümkün değildir." de.
Eğer getirdiğin hükümlerde seni tekzib ederlerse şöyle de:”-Rabbiniz geniş rahmet sahibidir; fakat mücrimler (günahkârlar) topluluğundan onun şiddet ve kudreti geri çevrilemez.”
(Ey Resul!) Eğer (Allah rahmet sahibidir, O böyle ceza vermez diyerek) senin yalan söylediğini iddia ederlerse onlara de ki: “(Evet) Rabbiniz geniş bir rahmet sahibidir ama O'nun suçlu insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.”
Eğer (bunun üzerine) seni tekzîb ederlerse de ki: «Rabbiniz geniş bir rahmet saahibidir. Onun satvet (-ü kudret) i ise günahkârlar güruhundan (uzaklaşdırılıb) döndürülemez».
Eğer “Öyle şey mi olur? O merhametli Allah, hiç insanları böyle cezalandırır mı?”diyerek senin yalan söylediğini iddia edecek olurlarsa, de ki:“Evet, Rabb’inizin merhameti sonsuzdur fakat suç işleyenlere vereceğini vaad ettiğicezanın kaldırılması da söz konusu değildir! O hâlde, Allah’ın merhametine güvenip de, zulüm işlemeye kalkmayın!”Bunun, ezelden belirlenmiş ilâhî bir yazgı olduğunu öne sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışanlara gelince:
(Ey Muhammed!) Eğer o (Yahû-dîler) seni yalanlarlarsa sen onlara: “Rabbiniz çok geniş bir rahmet sahibidir. (Fakat şunu da iyi bilin ki) Onun azabı, suçlu bir toplumdan asla geri kalmaz.”1 de.
1 Yani; onlara ne kadar mühlet verilirse verilsin, sonunda mutlaka bir azaba çarptırılırlar.
Muhammed Esed
Ve eğer senin yalan söylediğini iddia ederlerse 140 onlara de ki: “Rabbinizin rahmeti sonsuzdur; ama günaha batmış insanları cezalandırması da kaçınılmazdır”.
Eğer seni yalanlamaya kalkarlarsa, de ki: “Rabbiniz, sınırsız rahmet sahibidir; fakat günaha gömülmüş bir topluma verdiği cezanın geri döndürülmesi mümkün değildir.” 3/184, 5/41, 6/33-34, 7/177
Ve onlar seni yalancılıkla itham ederlerse de ki: Rabbiniz sınırsız merhamet sahibidir; ama günaha gömülüp gitmiş insanları cezalandırması da kaçınılmazdır.
Eğer seni yalanladılarsa, de ki: "Rabbiniz bol rahmet sahibidir. Fakat O'nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez (gazabı suçluların üzerine bir indi mi, onu kimse geri çeviremez)."