Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1784, sondan 4453. ayet; 14. sure ve İbrahim Suresinin 34. ayetidir. İbrahim Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 4456 olarak hesaplanmıştır. İbrahim Suresinin toplam ebced değeri 263593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (8) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
واتيكم من كل ما سالتموه وان تعدوا نعمت الله لا تحصوها ان الانسان لظلوم كفار
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim Suresi 34. Ayet Tefsiri
Göklerin ve yerin yaratılması, bulutlardan suyun indirilmesi, bu su sayesinde ölmüş olan yeryüzüne yeniden hayat verilmesi, burada canlılar için rızık olarak türlü türlü bitkilerin bitirilmesi olayı Allah’ın varlığı ve birliğini ispat konusunda Kur’an’ın sıkça başvurduğu delillerdendir. Yeryüzündeki canlı varlıkların sudan yaratıldığı (Enbiyâ 21:30), suyun bunlar için hayat kaynağı olduğu, özellikle yağmurun canlılar ve bitkilerin yaşayıp gelişmesindeki rolü, aynı yağmurla sulandığı halde çeşit çeşit bitki ve ürünler veren yeryüzünün bu muhteşem zenginliği göz önünde bulundurulduğunda, bu nimetlere şükretmenin gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Müfessirler Allah’ın eşyayı ve tabii güçleri insanın emrine vermesinin, onlardan süreklilik içinde yararlanmasını sağlamak anlamında mecazi bir ifade olduğu kanaatindedirler. Denizde yüzen gemilerin, vadilerden akan ırmakların, düzenli olarak seyreden ay ve güneşin, birbirini izleyen gece ve gündüzün insanın emrine veya hizmetine sunulması, insanın bunlardan yararlanabileceği şekilde yaratılmış olduklarını ifade eder (Taberî, XIII, 225; İbn Âşûr, XIII, 235-236). İnsan, hayatının her safhasında bu nimetlerden faydalanmaktadır. Elbette ki Allah’ın lutfettiği nimetler bunlardan ibaret değildir. O, insana maddî ve mânevî daha nice nimetler bahşetmiştir. Nitekim 34. âyette Allah insanların istediği her şeyi verdiğini, bu nimetlerin sayılamayacak kadar çok olduğunu ifade buyurmuştur. Bütün bu nimetlerden faydalanan insanoğlunun her an Allah’a şükretmesi gerektiği halde o, nimetleri vereni görmezlikten gelerek nankörlük etmekte, O’na ortak koşmaktadır. Bu sebeple Allah, “İnsanoğlu çok zalim, çok nankördür!” buyurarak onun fıtratındaki olumsuz özelliklerine dikkat çekmiştir.
Mehmet Okuyan
O, size istediğiniz her şeyden bir kısmını vermiştir. Allah’ın nimet(ler)ini sayacak olsanız onları sayamazsınız. Şüphesiz ki insan çok zalimdir, çok nankördür!
1- Nankördür. Ayette yer alan “zalim ve nankör” nitelemesi, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir. Belirlilik takısı(el) ile işaret edilen, yani bilinen “zalim ve nankör” insandan kasıt, gerçeği yalanlayan nankörler ve müşriklerdir. 32 ve 33. ayetlerde ifade edilen nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Kafir sözcüğünün öncelikli anlamlarından biri de nankörlüktür.
Ahmet Akgül
(Rabbiniz) Size istediğiniz (ve ihtiyaç hissettiğiniz) her şeyden verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İnsanların çoğu şükretmek yerine şekavete yönelmektedir.)
Ve Allah ne dilediyseniz hepsini de vermiştir size ve Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışırsanız sayamazsınız. Gerçekten de insan, pek zalimdir, küfrü pek boldur onun.
Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden bir kısmını veren de O'dur. Öyle ki, Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Yine de insanoğlu, yaratılış gayesi dışında yaşamakta pek ısrarlı ve gerçekleri örtbas etmekte de pek inatçıdır.
O, size, istediğiniz düşündüğünüz şeylerin bir kısmını verdi. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. İnsan çoğunlukla zâlimce ve nankörce davranıyor.
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.
Hem Allah istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın bunca nimetini teker teker saymağa kalkışsanız, onu kısım kısım bile sayamazsınız. Gerçekten insan çok zalimdir, çok nankördür.
O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olursanız, onları saymakla bitiremezsiniz. (Buna rağmen) kuşkusuz insan çok zalim ve çok nankördür.
O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allahın (bunca) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkin?) siz (onları) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Hakıykat, insan çok zulümkârdır, çok nankördür.
Ve size, kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Bununla berâber, Allah'ın ni'metini sayacak olsanız, onu sayamazsınız.(1) Muhakkak ki insan, (Allah'ın bunca ni'metlerine rağmen) gerçekten çok zâlimdir, çok nankördür.
Hayrat Neşriyat İbrahim Suresi 34. Ayet Açıklaması
(1)“Cenâb-ı Hakk’ın, insana karşı şu koca kâinâtı nasıl bir saray hükmünde halk edip (yaratıp), semâdan zemîne (gökten yere) âb-ı hayâtı (hayat veren suyu) gönderip, insanlara rızkı yetiştirmek için zemîni ve semâyı iki hizmetkâr ettiği gibi, zemînin sâir aktârında (diğer köşelerinde) bulunan her bir nevi‘ meyvelerinden, her bir adama istifâde imkânı vermek, hem insanlara semere-i sa‘ylerini mübâdele edip (çalışmalarının mahsûllerini birbiriyle değişip) her nevi‘ (çeşit) medâr-ı maîşetini (geçim yolunu) te’mîn etmek için gemiyi insana musahhar etmiştir (hizmetçi kılmıştır). (...) İnsanları gemi vâsıtasıyla bütün zemîne (yeryüzüne) münâsebetdâr (alâkadâr) etmekle berâber ırmakları, büyük nehirleri, insanın fıtrî (yaratılışa uygun) birer vesâit-i nakliyesi (nakil vâsıtaları) hükmünde teshîr (emri altına vermek); hem güneş ile ayı seyrettirip, (gezdirip) mevsimleri ve mevsimlerde değişen Mün‘im-i Hakīkī’nin(ni‘metleri gerçekte verici olan Allah’ın) renk renk ni‘metlerini insanlara takdîm etmek için, iki musahhar(itâatkâr) hizmetkâr ve o büyük dolabı çevirmek için iki dümenci hükmünde halk etmiş. Hem gece ve gündüzü insana musahhar, yani hâb-ı râhatına (rahat uykusuna) geceyi örtü, gündüzü maîşetlerine ticâretgâh hükmünde teshîr etmiştir. (...) İsti‘dâd ve ihtiyâc-ı fıtrî (kābiliyet ve yaratılışı îcâbı olan ihtiyaç) lisânıyla insan ne istemiş ise, bütün verilmiş. İnsana olan ni‘met-i İlâhiye, ta‘dâd (saymak) ile bitmez, tükenmez.” (Zülfikār, 25. Söz, 48)
İlyas Yorulmaz
İstediğiniz her şeyi veren ve sayamayacağınız kadar pek çok nimetleri sizin için artıran da O dur. Buna rağmen insan Rabbinin nimetlerini hep inkâr ederek, kendisine haksızlık ediyor.
Ve size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Şüphesiz insan pek zalimdir, pek nankördür.
Kısacası O, sonsuz ilim ve hikmeti çerçevesinde, kendisinden isteyebileceğiniz her şeyden belli bir miktarı, belli bir ölçüye göre size verdi. Öyle ki, Allah’ın nîmetlerini saymaya kalksanız, onları saymakla bitiremezsiniz.Fakat insanoğlu, gerçekten de çok zâlim, çok nankördür! Ama nimetlere şükreden kullar da var! İşte size bir örnek:
Ve (Allah) size kendisinden istediğiniz her şeyden bir kısmını verdi. Eğer Allah’ın nîmet(ler)ini saymaya kalkarsanız, onu sayamazsınız. Gerçekten (inanmayan) insan (nefsine karşı) pek zâlim, (Allah’ın nîmetlerine karşı) pek nankördür.
Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden [bazısını] 47 veren O'dur; (öyle ki) Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. [Yine de] insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!
İşte böylece O, size yaşamanız için gerekli olan her şeyi vermiştir. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız onu saymaya gücünüz yetmez. Doğrusu insan çok zalim ve çok nankördür. 22/66, 43/15, 76/3
ve isteyebileceğiniz her türlü şeyden (yararınıza olanları) size veren… Ve eğer Allah’ın nimetlerini[2012] saymaya kalksanız baş edemezsiniz. Şu da bir gerçektir ki, insanoğlu zulme pek yatkın olup nankörlüğünde hayli ısrarcıdır.[2013]
Mustafa İslamoğlu İbrahim Suresi 34. Ayet Açıklaması
[2012] Lafzen: “nimetini”. Kuraldır: Mastar muzaf olursa tekiline çoğul manası verilebilir.
[2013] Bu âyetler “Açlık evrensel, ihtiyaç sınırsızdır” diyen kapitalizmin aksine, “rızık evrensel, nimet sınırsızdır” der.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve size istedikleriniz şeylerin hepsinden vermiştir ve Eğer Allah'ın nîmetini sayacak olsanız sayıp bitiremezsiniz. Şüphe yok ki insan elbette çok zalîmdir, çok nankördür.
Hasılı O, Kendisinden dilediğiniz her şeyi verdi. Öyle ki Allah'ın size verdiği nimetleri birer birer saymaya kalkarsanız, mümkün değil, onları sayamazsınız. Gerçekten insan zalim ve nankördür. [16, 18]
Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!
Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.