İbrahim Suresi 43. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1793, sondan 4444. ayet; 14. sure ve İbrahim Suresinin 43. ayetidir. İbrahim Suresi 43. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 2379 olarak hesaplanmıştır. İbrahim Suresinin toplam ebced değeri 263593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (2) ر (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
مهطعين مقنعي رؤسهم لا يرتد اليهم طرفهم وافـدتهم هواء
Harf Sayımı
Harf Sayımı
مهطعينمقنعيرؤسهملايرتداليهمطرفهموافـدتهمهواء
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Muhti’îne mukni’î ruûsihim lâ yerteddu ileyhim tarfuhum(s) veef-idetuhum hevâ/(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kalpleri bomboş olarak bakışlarını kontrol edemez şekilde, başları yukarı dikilmiş bir durumda (davetçiye doğru) seğirtip koşarlar.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
O gün başlarını dikerek koşarlar; bakışları kendilerine dönmez. Yüreklerinin içi de bomboştur.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Başlarını yukarı dikerek¹, bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.²
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Öyle bir hale geleceklerdir ki) Başlarını dikerek panikle kaçışıvereceklerdir, göz uçları kendilerine dönüp çevrilmeyecektir. (Herkes en yakınlarını bile unutup, kendi derdine düşecektir) ve gönülleri sanki bomboş kesilmiştir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün, başları göğe çevrilmiş, koşup dururlar, göz çevirip kendilerine bile bakmazlar ve yürekleri bomboştur.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
O gün onlar, başları bir kurtarıcı ararcasına yukarı kalkık, bakışları kendilerine bile çevrilip bakamaz halde kalpleri bomboş oradan oraya koşuşup dururlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
O gün onlar, kalpleri, zihinleri bomboş olarak, kendilerine göz ucuyla bile bakamaz bir durumda, başları göğe dikilmiş bir vaziyette medet beklercesine davet edene doğru koşarlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
(O gün) başlarını dikerek koşarlar. Gözleri hiç kendilerine doğru dönmez. Kalpleri ise bomboştur.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalbleri (sanki) bomboştur.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Öyle ki, başlarını dikerek koşacaklar; gözleri, kendilerine bile dönüp bakamıyacak. Kalblerinin içi ise, hayır namına her şeyden boştur.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
O gün başlarını kaldırarak (kendilerini çağıran çağırıcıya) koşup gelirler. (Korkudan) gözleri kapanmaz, gönülleri de bomboştur.
Besim Atalay
Besim Atalay
Başları kaymış, gözleri dönük; gönülleri boş koşar oldukları halde, Allah onları gözlerin karardığı bir gün için bırakmaktadır !»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(O gün onlar) havaya dikilmiş başları ve hiçbir tarafa bakamayan gözleri ile gönülleri bomboş bir şekilde (umutsuzca çağrıldıkları tarafa doğru) koşarlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
O gün başları kalkmış, gözleri kendilerine dönemeyecek şekilde sabit kalmış, gönülleri bomboş halde koşup duracaklardır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Zihinleri bomboş olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göğe dikilmiş bir vaziyette koşarlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Başları boyunları üstüne kaskatı dikilmiş, göz kapakları kıpırdamaksızın korkudan dolayı zihinleri bomboş bir halde koşuşurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Başlarını dikerek koşarlar, nazarları kendilerine dönmez, ve yüreklerinin içi bom boş hevâ kesilmiştir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(O haldeki) hepsi de başlarını dikerek koşacaklar. Gözleri kendilerine bile dönüb bakamayacak. Kalblerinin içi ise (müdhiş korkularından dolayı akıldan) bomboşdur.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(O gün onlar, artık) başlarını (kendilerine her seslenene) korkuyla kaldıranlar olarak(çağrıldıkları yere) koşacak olan kimselerdir; (öyle ki) bakışları kendilerine (bile) dönemez. Kalbleri ise bomboştur (kapıldıkları dehşetten dolayı hiçbir şey anlamazlar).
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Başları önlerine eğik, gözleri kendi hallerini göremeyecek durumda ve kalpleri boş bir halde koşuşturup duruyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
43, 44. Nâs/ı, kendilerine gelecek azap günü ile korkut, zalimler o gün «— Ey Rabbimiz! Az bir vakit bize mühlet ver ki dâvetine icabet edelim, peygamberlere de tâbi olalım» diyecekler. Onlara denir ki bundan evvel dünyada sizin için hiçbir zeval [¹] yok diye yemin etmemiş miydiniz?
Kadri Çelik
Kadri Çelik
(O gün) Onlar havaya dikilmiş başları, kendilerine dönmeyen donuk gözleri ve bomboş gönülleriyle zillet içinde bakıp koşuşurlar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O dehşet gününde, başları göğe dikilmiş, bakışları bir noktaya kilitlenmiş ve yerlerinden fırlayacakmış gibi çarpan yürekleri bomboş bir hâlde, Rab’lerinin huzuruna varmak üzere nefes nefese koşacaklar. İşte Allah’ın ertelediği o dehşetli Gün budur.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Başlarını gönüllü uzatarak koşarlar. Bakışları kendilerine dönmez. Gönülleri bomboştur.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(İşte o gün) gönülleri bomboş bir şekilde, onların gözleri belerir kalır, başlarını dikerek, kendilerini (bile) görecek halleri olmadan kalakalırlar.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
O Gün onlar, başları [bir medet ararcasına] yukarı kalkık, bakışları kendi hallerini göremeyecek kadar çarpılmış, 56 ve kalpleri bomboş, oradan oraya koşuşup dururlar.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O gün başlarını yukarıya dikmiş, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde gözleri donup kalmış, akılları başlarından gitmiş, panik bir halde çağrıldıkları yere doğru koşarlar. 18/53, 36/51...54, 42/45
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(O gün) onlar arkaya kaykılmış[2017] başları, yuvalarına bir türlü dönmeyen fırlamış bakışları ve tamtakır yürekleriyle panik içinde seğirtip dururlar.[2018]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(Öyle ki) Başlarını yukarıya dikerek koşarlar. Gözleri kendilerine dönüp bakamaz ve yürekleri ise bomboş hava kesilmiş bulunur.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O gün onlar başlarını dikmiş, gözleri donup kalmış, kalpleri bomboş koşup dururlar. [54, 8; 20, 108-111; 70, 44]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(O gün) başlarını dikerek koşarlar, bakışları kendilerine dönmez, (öyle donup kalmıştır sanki). Yüreklerinin içi de bomboş havadır. (Şaşkınlıktan, kafalarında düşünce adına bir şey kalmamıştır).
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
O gün kafaları ikna edilmiş, gözleri kırpılmaz halde ve gönülleri arayış içinde boyun eğmiş olurlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Gözleri, bakışları kendilerine dönemeyecek şekilde donuklaşmış ve başları dikilmiş olarak dururlar. Gönülleri ise bomboş...
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O gün onlar başlarını dikmiş, kendilerine bakacak halleri kalmamış, kalpleri havalanmış, koşuşup durmaktadırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Başlarını dikerek koşuşurlar. Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ivicilerken ya'nį oķıyıcı dapa götüricilerken başlarını. dönmeye anlaruñ dapa gözleri depretmegi [133a] daħı göñülleri anlaruñ boşdur.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
İviciler‐iken, götüriciler‐iken başların. Dönmeye anlara gözler, daḫı göñül‐leri anlaruñ boşdur.