Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1842, sondan 4395. ayet; 15. sure ve Hicr Suresinin 40. ayetidir. Hicr Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1115 olarak hesaplanmıştır. Hicr Suresinin toplam ebced değeri 179814 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 38:83 ayetleridir. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (3) ر (0) bulunuyor.
İblîs’in, emri yerine getirmediği gibi, yeniden dirilme gününe kadar yaşaması için dilekte bulunarak bu süre içinde insanları yoldan çıkarmaya ahdetmesinin, insanın sahip olduğu ayrıcalığı hazmedememesinden ve onu kıskanmasından, özellikle rahmetten kovulmasına Âdem’in yaratılışının sebep olduğu şeklindeki vehminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Halbuki aslında böyle bir cezaya çarptırılmasının asıl sebebi, kendi küstahlığı ve isyanı idi. Muhtemelen İblîs, içten içe kendi günahına yine kendisinin kulluktaki samimiyetsizliğinin sebep olduğunu da düşündüğü için, bu tecrübesinden hareketle samimi kullara zarar veremeyeceğini ifade etmektedir. Allah Teâlâ, insanlar hakkında dünya hayatını bir imtihan süreci kılmayı murat ettiği için İblîs’in dileğini kabul etmiş; bu arada kendisine varan doğru yolun, şeytanın tuzaklarına kapılmayacak olan ihlâslı kulların tutacağı yol olduğunu, bunlar üzerinde şeytanın hâkimiyet kuramayacağını, buna karşılık şeytana uyacakların buluşma yerinin cehennem olacağını bildirmek suretiyle dolaylı olarak insanlara da akıllarını başlarına alıp şeytana kapılmamaları, kendisine varan doğru yoldan şaşmamaları, cehennemden korunmaları gerektiği yolunda uyarıda bulunmuştur.
Mehmet Okuyan
39,40. (İblis) şöyle demişti: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve içlerinden samimi kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım!”
“İblis’in sorumluluğu Yüce Allah’a atma çabası” doğru olamaz. Çünkü yüz çeviren, kibir gösteren ve kâfir olan İblis’in kendisidir. Bu hadsiz cümlesinden dolayı ilk kadercinin İblis olduğunu söyleyebiliriz. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:34; A‘râf 7:11; Hicr 15:31; Sâd 38:74.,Benzer mesajlar: Sâd 38:77-83.
Bayraktar Bayraklı
39,40. İblis dedi ki: “Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara kötü davranışları süsleyeceğim ve ihlâslı kulların hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım!”[256]
1- Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar.
Ahmet Akgül
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesnadır. (İbadet ve hizmetleriyle sadece Allah’ın rızasını arayan ve ahiret hazırlığını öne alan kullarına etkili olamayacağım.) ”
Yalnızca senin ihlaslı ve samimi yani gösterişten uzak, katıksız bir samimiyetle, Allah rızasını gözeterek, amel etme şuurunu sunduğun kulların müstesna…”
39,40. "Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
[2053] Muhlasîn: Lafzen “saf, temiz, arı duru kılınan”, dahası “saf ve samimi bir inançla donanmış olan”. Hâlis, bir şeyi, “saflığını bozan tüm unsurlardan arındırarak tertemiz kılmak” (inferadû hâlisîne ‘an ğayrihim) anlamına gelir (Râğıb). Muhataplarının şeytanla ilgili bâtıl ve sahte inançlarını temizleme amacı taşıyan bu pasaj içerisinde muhlasînin anlamı, tam da hemen aşağıdaki 42. âyette kullanılan ğâvîn (Âyet 42, not 6) sözcüğünün karşı kutbunda yer almaktadır. Muhlas (ya da çoğunluğun tercihiyle muhlis), “inanç ve itikadını cehalet ve bilinçsizliğe dayalı tüm bâtıl ve hurafeden arındıran ve onun bu çabasını Allah’ın desteklediği kişi” anlamındadır.
39, 40. İblis dedi ki: “Ya Rabbî! Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de dünyada onlara günahları süsleyeceğim ve senin ihlasa erdirdiğin kulların müstesna, onların hepsini azdıracağım” [17, 62; 38, 82-83]
İblis şunu demek istiyor: “Ya Rabbî, benden aşağıda olan birine boyun eğmemi istedin. Benim bu emre uymayacağım sence mâlumdu. İşte böylece azmama sebep oldun ve bu da bu insanlar sebebiyle başıma geldi. İşte ben de onları azdıracağım.”
Süleyman Ateş
Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)