Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1843, sondan 4394. ayet; 15. sure ve Hicr Suresinin 41. ayetidir. Hicr Suresi 41. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1897 olarak hesaplanmıştır. Hicr Suresinin toplam ebced değeri 179814 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (3) ل (2) ر (1) bulunuyor.
İblîs’in, emri yerine getirmediği gibi, yeniden dirilme gününe kadar yaşaması için dilekte bulunarak bu süre içinde insanları yoldan çıkarmaya ahdetmesinin, insanın sahip olduğu ayrıcalığı hazmedememesinden ve onu kıskanmasından, özellikle rahmetten kovulmasına Âdem’in yaratılışının sebep olduğu şeklindeki vehminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Halbuki aslında böyle bir cezaya çarptırılmasının asıl sebebi, kendi küstahlığı ve isyanı idi. Muhtemelen İblîs, içten içe kendi günahına yine kendisinin kulluktaki samimiyetsizliğinin sebep olduğunu da düşündüğü için, bu tecrübesinden hareketle samimi kullara zarar veremeyeceğini ifade etmektedir. Allah Teâlâ, insanlar hakkında dünya hayatını bir imtihan süreci kılmayı murat ettiği için İblîs’in dileğini kabul etmiş; bu arada kendisine varan doğru yolun, şeytanın tuzaklarına kapılmayacak olan ihlâslı kulların tutacağı yol olduğunu, bunlar üzerinde şeytanın hâkimiyet kuramayacağını, buna karşılık şeytana uyacakların buluşma yerinin cehennem olacağını bildirmek suretiyle dolaylı olarak insanlara da akıllarını başlarına alıp şeytana kapılmamaları, kendisine varan doğru yoldan şaşmamaları, cehennemden korunmaları gerektiği yolunda uyarıda bulunmuştur.
Mehmet Okuyan
(Allah) şöyle demişti: “İşte bana ait doğru yol budur.
Bu ayeti “Doğru yola ulaştırmak da benim işimdir, bana aittir” şeklinde yorumlayan âlimlerimiz de bulunmaktadır. Yüce Allah İblis’in saptıramayacağını itiraf ettiği samimi kulların yolunun zatına varacak doğru yol olduğunu ifade etmiş olmaktadır.
41,42. 'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Bunun üzerine Allah,şöyle buyurdu: “Bu bahsettiğin samîmî kullarımın izlediği yol var ya, işteher türlü şeytânî ayartmalara karşılık bizzat Benim koruma ve güvencem altında bulunan dosdoğru yol, budur.”
[2054] Buradaki ‘aleyye, bazıları tarafından ileyye (bana ulaşan) ve hatta sıfat olarak ‘aliyyun (yüce) anlamına da alınmıştır (Ferrâ). Bu tür yorumlara, çoğunlukla Allah’ın şanını tenzih kaygısıyla gidildiği bilinmektedir. Kaldı ki, ‘alânın Allah’a zamirsiz ya da zamirli izafe edildiği tüm âyetlerde mana tercihimizi teyit eder niteliktedir (Bkz: 6:12, 54; 9:111; 10:103; 16:38; 21:104; 25:16; 30:47).
Ömer Nasuhi Bilmen
(Cenâb-ı Hak) Buyurdu ki: «Bu bana ait dosdoğru bir yoldur.