Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1948, sondan 4289. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 47. ayetidir. Nahl Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 3526 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İnsanların inançta gerçeğe, yaşayışta iyilik ve doğruluğa yönelmelerini, böylece inkâr ve kötülükleri yüzünden dünyada ve âhirette belâ ve musibete uğramaktan kurtulmalarını murat eden yüce Allah, rahmetinin sonucu olarak bu âyetlerde de bir uyarıda bulunmaktadır. Yukarıdaki âyetlerde belirtildiği gibi Mekke putperestleri bâtıl inançlara sapmakla kalmıyor, Kur’an’a “eskilerin masalları” diyor, insanların önünü keserek onların Peygamber’le görüşmesini engelliyor ve genel olarak İslâm’a, onun peygamberine ve kutsal kitabına karşı ısrarlı bir savaş yürütüyorlardı. Âyetlerde müslümanlara karşı ısrarlı bir düşmanlık stratejisi takip eden müşrikler ve dolayısıyla her dönemde benzer davranışları sergileyenler, türlü şekillerde cezalandırılacakları konusunda uyarılmaktadırlar. 46. âyette “Onlar bunu (Allah’ın kendilerini bu şekilde cezalandırmasını) engelleyemeyecekler” buyurulduktan sonra47. âyette, “Ama sizin rabbiniz kuşkusuz çok şefkatli, çok merhametlidir” denilmesi şu anlama gelir: Eğer Hakk’a ve Hak yolunda gidenlere karşı kötü planlar kuranlar, düşmanlık edenler, buna rağmen hayatlarını sürdürebiliyor, ortalıkta dolaşabiliyorlarsa bu onların Allah’ı âciz bırakmalarından değil, Cenâb-ı Hakk’ın geniş merhamet ve şefkatiyle onlara zaman tanımasındandır (Taberî, XIV, 114). Ayrıca âyetten, Allah’ın cezalandırmasını zamana yayarak da gerçekleştirdiği, bu şekilde isyankâr bir topluluğu cezalandırdıkça onların benzeri diğer toplulukların içlerine de korkular düştüğü anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Veya (Allah’ın) kendilerini bir korkuyla yakalamasından (güvende midirler?) Şüphesiz ki Rabbin çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Veya ‘Allah’ın onları bir korku (ve kuşku) üzere iken aniden yakalamayacağından (güven içinde midirler?’ Öyle ise hemen tevbe edip Hakka dönmelidirler) . Şüphesiz Rabbiniz çok Şefkatlidir, çok Merhametlidir.
Yahut da yavaş yavaş azaltarak korkuya, azaba uğratarak onları yakalayıvermesinden de emin midirler? Ama bilin ki, Rabbiniz çok merhametli ve şefkatlidir.
Yoksa, Allah'ın kendilerini sosyal, ahlâkî, idarî, iktisadî ve askerî çürüme ile yavaş yavaş tüketerek cezalandırmayacağından, felâketlerin üstlerine doğru gelmeyeceğinden emin midirler? Senin Rabbin çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.
Yahut da kendilerini azar azar yakalayıp helâk etmesinden emin mi oldular? Şu halde azabı tacil etmemekle, Rabbin gerçekten çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Yoksa Allah’ın onları peyderpey azaltarak helak edeceğinden emin midirler? Şüphesiz Rabbin, çok şefkatli ve çok merhametlidir. (Onun için, daha çok bu yolu seçiyor.)
Ya da ilahi azabın, korkulu bir bekleyiş içindeyken başlarına gelmeyeceğinden emin midirler? (Eğer akıllarını başlarına alarak tevbe ederlerse bilsinler ki) kuşkusuz sizin Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
46,47. Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
Yoksa onlar (Allahın) kendilerini tedricen azaltmak suretiyle cezalandıracağından (emniyyete mi girdiler)? Demek ki Rabbin hakıykat çok esirgeyici, çok merhamet edicidir.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 47. Ayet Açıklaması
[1] Kendilerinden evvel bir kavim helâk olup ondan dolayı veya yavaş yavaş eksilmelerinden dolayı korkuda iken.
Kadri Çelik
Veya onları (afetlerden) korkulu bir bekleyiş içindeyken yakalayıvermesinden (mi emindirler)? Zira Rabbin (azap öncesi afetlerle uyardığı için) gerçekten şefkatlidir, merhamet sahibidir.
Yâhut ahlâkî değerlerin çözülmesi sonucunda, zamanla barış ve huzur ortamının yok olup toplumun içten içe çürümesiyle, Allah’ın onları adım adım felâketlere sürüklemeyeceğinden nasıl emîn olabiliyorlar? Fakat onların bunca nankörlüğüne karşılık Allah, onları derhal cezalandırmıyor, tövbe etmeleri için biraz daha mühlet tanıyor. Çünkü sizin Rabb’iniz, kullarına karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir. Nitekim bu inkârcılar, etraflarına ibret gözüyle bir bakmış olsalar, Allah’ın varlığını, birliğini, sonsuz kudret ve merhametini görecekler:
Veya (hiç helâkin) onlara yurtlarına (başkalarının) saldırması şeklinde gelivermesinden (eminler mi?)1 Şüphesiz Rabbin, gerçekten şefkatlidir, çok merhametlidir.
Veyahut içlerine salınan bir korkuyla, yok oluşa sürüklenmeyeceklerinden yana bir garantileri mi var? Şüphe yok ki Rabbiniz, yine de çok şefkatli ve çok merhametlidir. 3/11, 6/44, 12/107, 69/10
Yahut da, bir süreç içerisinde içten içe çözülmeye mahkûm edip ortadan kaldırmayacağından...[2129] Demek ki Rabbiniz, kesinlikle sınırsız bir şefkat, sonsuz bir merhamet sahibidir.
[2129] Tehavvuf, bir süreç içinde eksilerek ve aşınarak bitme, tükenme ve sonuçta ortadan silinme (Taberî ve Lisân). Bunun korkulması gereken bir süreç olduğu için kelime daha sonradan “korku” anlamı da kazamıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Veya onları korkutmak üzere yakalayıvereceğinden emin midirler? Muhakkak ki, Rabbin elbette çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.