Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1949, sondan 4288. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 48. ayetidir. Nahl Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 4770 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
اولم يروا الى ما خلق الله من شيء يتفيؤا ظلاله عن اليمين والشمائل سجدا لله وهم داخرون
Sözlükte secde terimi hem müminlerin namazda yaptıkları gibi, “Allah’a şuurlu ibadet” hem de “Allah’ın iradesine boyun eğip teslim olma (inkıyad) hali” anlamında kullanılır. Bir sonraki âyette canlılardan ve meleklerden söz edilmesine bakılırsa 48. âyetin metninde geçen “mâ” kelimesiyle cisimler kastedilmiş olmalıdır, o halde bu âyetteki secde kelimesi ikinci anlamda kullanılmıştır.
Burada tabiatın ilâhî iradeye boyun eğişine bir örnek olmak üzere basit bir olay gibi görünen gölgenin hareketine dikkat çekilmektedir. Kâinattaki bütün oluşlar Allah’ın iradesine bağlıdır; cisimlerin gölgesinin daimî bir değişme içinde olması da bu iradenin tabiata müdahalesinin sürekliliğini kanıtlayan, herkesin görüp durduğu en ilginç örneklerden biridir. Tabiat kanunları dediğimiz düzenli sebep-sonuç ilişkileri Allah’ın özgür iradesiyle işlettiği yasalardır; yoksa tabiat kendi kendine yasalar koyan bilinçli, iradeli bir güç değildir. Esasen dış dünyada tabiat diye ayrı, bağımsız, gerçek bir varlıktan değil, sadece tek tek varlıklardan söz edilebilir; tabiat ise bu varlıkların tamamı için kullanılan isimden, kelimeden başka bir şey değildir. Şu halde var olmayan bir şeye fiil ve yaratma gibi etkinlikler de isnat edilemez. Bu durumda gölgeyi sürekli hareket halinde bulunduran sonsuz güç, diğer bütün olayları da kesintisiz sürdürmekte, bütün oluş ve bozuluş (kevn ve fesad) bu iradeyle gerçekleşmektedir. İşte hakiki iman budur; yoksa Mekke müşriklerinin putları Allah’a ortak tanıması –bir Allah inancı söz konusu olsa bile– O’nun yanında başka güçler tanıyıp o güçlere Allah’ı, O’nun iradesini ve gücünü dışlayan işlevler yüklemesi makbul bir Allah inancı değildir.
Mehmet Okuyan
Allah’ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi? On(lar)ın gölgeleri, boyun eğerek Allah’a secde eder durumda sağ(lar)dan ve sollardan döner.
Kâfirler Allah'ın yarattığı varlıkları görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'ın iradesine boyun eğip kendi içyapılarında hareket edip dönerek Allah'a saygı ile yere kapanmaktadırlar.[270]
[270] Kainatı gözlemlemek hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 516-519; X, 437-456.
Erhan Aktaş
Onlar, Allah'ın yarattığı şeylerden, herhangi bir şeye bakmazlar mı? Gölgelerinin; secde² ederek, saygıyla sağa sola dönüp O'nun yasalarına nasıl uyduklarını görmüyorlar mı?
Allah'ın herhangi bir şeyden (moleküllerden, hücrelerden ve elementlerden) yarattığına (varlıklara) bakmıyorlar mı? Onun gölgeleri küçülerek sağdan ve soldan Allah'a secde eder vaziyette dönmektedirler.
Öyleyse gerçekleri örtbas edenler, Allah'ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'ın iradesine bütünüyle boyun eğerek, bir sağa, bir sola dönüp Allah için saygı ve ta'zimle nasıl yere kapanmaktadırlar.
Onlar Allah'ın yarattığı şeylerin gölgelerinin Allah'a secde halinde, kısmen koyu, çoğunlukla hafif gölgeler şeklinde sürünerek, uzayıp kısalarak yer değiştirdiğini görüp düşünmüyorlar mı?
Onlar, Allah'ın yarattığı (ağaç gibi) herhangi bir şeyi görmediler mi ki, gölgeleri, Allah'ın kudretine boyun eğerek sağ ve sol taraflardan Allah'a secde eder olduğu halde meyledip dönüyor.
(İnkârcılar) Allah'ın yarattığı nesneleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri (bile Allah'ın kudretine) bütünüyle boyun eğerek Allah'a secde eder olduğu halde sağda ve solda yer değiştirir(ler).
Bkz. 13:15 ve dipnotu.“Gölgeler bile Allah’a secde ederler” ifadesi, gölgelerin sahibine değil ışığın geldiği noktanın ters istikametine düşer ve hep onun zıddına göre hareket eder. Bu da gösteriyor ki gölgeler bile sahiplerine değil, Allah’a secde ediyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah'a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?
Yani gölgesi bulunan eşyanın gölgeleri bile sahiplerinin hükmünde değil, Allah’ın emri altındadır. Sahibi ne kadar uğraşırsa uğraşsın, gölge Allah Teâlâ’nın emri ve takdiri doğrultusunda ışığın geldiği noktaya ters istikamette düşer ve onun değişmesini takip eder. Aynı zamanda gölge ışığın bir eseri de değildir. Ancak Allah’ın bir kanunu gereğidir. Dolayısıyla eşyanın gölgelerinde bile hüküm ve tasarruf Allah’ındır.
Edip Yüksel
ALLAH'ın yarattığı şeylere bakmıyorlar mı ki, gölgeleri ALLAH'a secde ederek sağdan ve soldan sürünerek gidip gelir
Ya görmedilerde mi? Her hangi bir şeyden Allahın yarattığına bir baksalar a: gölgeleri sağ ve sollarında sürünerek Allaha secdeler ederek döner dolaşır
Onlar Allahın yaratdığı her hangi bir şey'e (dikkatle) bakmadılar mı ki onların gölgeleri bile zelîl zelîl Allaha secdekâr olarak durmadan sağa sola dönüyor.
(Onlar) Allah'ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi ki, onun gölgeleri (dahi)Allah'a secde ediciler ve zilletle boyun eğenler oldukları hâlde sağ ve sol (taraflar)a dönerler!
Onlar Allah’ın yarattığı herhangi bir şeye bakmıyorlar mı? Gölgelerinin (güneşin hareketine göre) sağa ve sola dönerek, Allah için yere düşmüş olarak uzaklaştığını görürler.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 48. Ayet Açıklaması
[2] Yani gölgeliler Kudret i Bari altında müsahhardır.
Kadri Çelik
Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye bakmıyorlar mı (ki nasıl da) sağdan ve soldan gölgeleri kısalarak ve Allah'a secde eder vaziyette (gerisin geri) dönmektedir?
Allah’ın yarattığı varlıklara dikkat ve ibretle bakmıyorlar mı? Onların o görünen gölgeleri, güneş sistemindeki mükemmel ölçü ve dengeyi insana haykırırcasına, nasıl da sabah akşam bir sağa bir sola dönerek Allah’ın koyduğu doğal yasalara alçakgönüllü olarak boyun eğiyorlar.
Allah’ın yarattığı şeylere bakıp görmediler mi?
Sağ’dan ve Sol’dan gölgeleri Allah’a secde ederek eğiliyorlar.
Dönüp dolaşıyorlar / tekrar secde ederek eğiliyorlar.
(Kâfirler) çevrelerinde farkına bile varmadıkları, Allah’ın yarattığı, gölgeleri sağdan sola Allah’a secde ederek dönen varlıklara, hiç bakmıyorlar mı?
ÖYLEYSE, [hakkı inkar edenler] Allah'ın yarattığı nesneleri 54 görmüyorlar mı? Onların gölgeleri, [Allah'ın iradesine] bütünüyle boyun eğerek 55 bir sağa bir sola dönüp Allah için saygı ve tazimle [nasıl] yere kapanmaktadırlar.
Şimdi onlar, Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin bir yasayla sağa ve sola dönerek, derin bir tevazu ile Allah’a secde ederek boyun eğdiklerini görmüyorlar mı? 7/54, 13/13...15, 16/49, 17/44, 22/18, 24/41, 55/6
İMDİ onlar, Allah’ın yarattığı çevrelerindeki şeylere hiç mi bakmıyorlar? Onların gölgeleri sağ ve sollarından süzülüp dönerken, Allah’a teslim olup[2130] (koyduğu yasaya) derin bir tevazu ile boyun eğmekteler.
Allah'ın yarattığı şeylerin gölgelerinin dahi nasıl sağdan, soldan sürünüp Allah'a secde ederek döndüğünü görmediler mi? (Her şeyin gölgesi yerde uzanıp kısalarak hep Allah'a secde etmektedir).
Bunlar, Allah’ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi gölgeleri sağdan ve sol taraflardan alçalmış bir biçimde Allah’a secde ederek (boyun eğerek) döner.
[*] وَهُمْ دَاخِرُون ifadesi üzerinde durmak gerekir. Burada gölge, Arapça kurallarına göre 'akıllı erkek varlık' gibi gösterilmektedir. Diğer bir ifade ile kendisine bakıldığını anlayan, bakana göre görünen bir varlık olarak ifade ediliyor. Işık ve gölgenin bu özelliği ancak Allah'ın indirdiği ve yarattığı ayetleri birlikte okuyacak bilim insanları tarafından açıklanabilir.
Şaban Piriş
Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Boyun eğip, Allah'a secde ederek gölgeleri sağa sola eğilir.