Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1965, sondan 4272. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 64. ayetidir. Nahl Suresi 64. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 63 ve toplam ebced değeri ise 3945 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما انزلنا عليك الكتاب الا لتبين لهم الذي اختلفوا فيه وهدى ورحمة لقوم يؤمنون
“Kitap”tan maksat Kur’an-ı Kerîm’dir. Onun indiriliş gayesi ise doğru inanç ve güzel yaşayış konusunda farklı görüşlere sahip olan, ayrılığa düşen insanları bu hususlarda aydınlatmaktır. Kur’an’ın indiriliş sebebi belirtilen ihtilâfı ortadan kaldırmaktan ibaret değilse de, öneminden dolayı âyette bu noktaya vurgu yapılmıştır. Kuşkusuz kitap (Kur’an) teorik olarak bütün insanların yararlanmasına açık ve elverişli bir rehber ve rahmet olmakla birlikte, şeytanı kendilerine velî kabul edip onun aldatmasına kapılarak tuttukları yolun doğru olduğunu zanneden inkârcılar, pratikte Kur’an’ın rehberliğinden yararlanmamış olacakları için âyette Kur’an sadece “inanan bir topluluğa rehber ve rahmet” olarak tanıtılmıştır.
Mehmet Okuyan
Biz bu Kitabı sana ancak hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın (duyurasın) ve inanan bir toplum için bir rehber ve rahmet olsun diye indirdik.
Bu ayet Nisâ 4:65, 105, En‘âm 6:114 ve Nahl 16:44. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Biz bu kitâbı sana sadece, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da rehber ve rahmet olsun diye indirdik.[272]
[272] Kur’ân’ın ve Hz. Peygamber’in görevleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 544-548.
Erhan Aktaş
Biz, sana Kitap'ı, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, kendilerine beyan¹ etmen ve inanan bir halk için yol gösterici ve rahmet olmasından başka bir şey için indirmedik.
1- Bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi.
Ahmet Akgül
Biz Sana Kitabı indirdik ki; hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara beyan edip (açıklayasın, zira bu Kitap) inanan bir topluluk için hidayet ve rahmettir.
Biz sana bu Kur'ân'ı ancak, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri, onlara apaçık bildirmen için indirdik. Bu kitap, iman edenler için hidayet ve rahmettir.
Biz, bu kitabı, sana kesinlikle sorumluluklarını tevdi etmek üzere indirdik. İnsanlara, kasıtlı ihtilâf çıkardıkları, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları dini konuları mutlaka açıklayasın, öğretesin, iman eden bir kavme de, hidayet kaynağı-hidayet rehberi ve rahmet olsun istedik.
Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.
Ey Rasûlüm, bu Kur'an'ı sana ancak insanların ayrılığa düştükleri din işlerini beyan etmek için ve iman edecek kimselere bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.
“İnsanlara anlaşmazlığa düştükleri meseleleri açıklamak” için adres Kur’an olarak gösteriliyor. Yani Allah, anlaşmazlığa düşülen meselelerde Kur’an’ın hakemliğini istiyor. Kur’an hem yol göstericidir hem rahmet kaynağıdır ve hem de hakemdir. Hz. Muhammed’in bu konudaki rolü; Allah’tan aldığı öğretilerle süreci yönetmesidir, önder ve rehber olmasıdır, örnek yaşantısıylabütün insanlık için bir yaşam modeli olmasıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
Sana Kitap'ı, ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için, inanan kimselere de doğru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.
Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, inanan bir topluluk için bir yol göstericidir, bir rahmettir.
Hadis ve Sünneti Tanrı'nın hükmüne eş koşanlar bu ayetteki "litübeyyine" kelimesinin anlamını saptırırlar. Türkçedeki "açıklama" kelimesi gibi iki anlama gelen bu sözcüğün Kuran'ın açık ayetleriyle çelişen anlamını tercih edenler 3:7 ayetinde haber verilirler. Benzer ifade için bak 2:159-160; 3:187 ve 16:44.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.
Sana bu kitabı indirmemiz de ancak şunun içindir ki onlara hakkında ıhtilâf ettikleri şey'i beyan edesin ve iyman edeceklere bir hidayet, bir rahmet olsun
(Bu) kitabı sana (başka bir hikmetle değil) ancak hakkında ihtilâf etdikleri şeyi açıkça anlatman için ve îman edecek her hangi bir kavme bir hidâyet ve rahmet olarak gönderdik.
Hâlbuki (biz) sana bu Kitâb'ı ancak (insanların), hakkında ihtilâfa düştükleri şeyleri kendilerine açıklayasın ve îmân edecek bir topluluğa bir hidâyet ve bir rahmet olsun diye indirdik.
Kitabı sana, ihtilaf içerisinde olanların ayrılığa düştükleri konuları açıklaman için indirdik. O kitabın içeriğinde, inanan bir toplum için doğru yolu gösteren ve onlar için rahmet dolu ayetler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 64. Ayet Açıklaması
[9] Tevhit, kader, mi'at, ahkâm gibi.
Kadri Çelik
Biz kitabı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavime rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.
Biz bu Kitabı sana, ne dediğini anlamadan, öylesine okuyup geçesin diye değil, ancak ve ancak, Allah’ın gönderdiği vahye teslim olan gerçek Müslümanlardan başka bütün insanların yüzyıllardan beri tüm insanlığın mutluluğa ulaştırılması iddialarıylaüzerinde tartışıp durdukları konularda mutlak hakîkati ortaya koyarak insanlığı aydınlatman için ve iman edecek bir topluma, doğru yolu gösteren bir rahmet kaynağı olmak üzeregönderdik. Bu neye benzer, bilir misiniz?
Sana bu ilahî kelâmı yalnızca, üzerinde çekişip durdukları [dinî] sorunları onlara açıklayasın ve inanmaya eğilimli olan kimselere de onu doğru yol bilgisi ve rahmet olarak [ulaştırasın] diye indirdik.
Biz sana bu kitabı/Kuran’ı, yalnızca hakkında anlaşmazlığa düştükleri konuların çözümünü onlara beyan etmen ve inanıp güvenen bir topluma bir rehber ve rahmet olsun diye indirdik. 2/213, 5/48-49, 42/10-13-14, 98/1...8
Biz sana ilâhî mesajı, sadece üzerinde anlaşmazlığa düştükleri (inançla ilgili) meselelerin çözümlerini kendilerine sunasın,[2146] inanıp güvenecek bir topluluk için de bir yol haritası ve bir rahmet olsun diye indirdik.
[2146] Tebyîn ile ilgili geniş bir açıklama için bkz: 16:44, not 49.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sana bu kitabı indirmedik, ancak onlara kendisinde ihtilâf ettikleri şeyi açıkça bildirmen için ve imân edecekler olan bir kavim için bir hidâyet ve bir rahmet olmak üzere indirdik.
Ey Resulüm, sana bu kitabı indirmemiz, sırf onların, hakkında ihtilaf ettikleri gerçekleri açıklaman ve sırf iman edecek kimselere hidâyet ve rahmet olması içindir.
Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.
daħı indürmedük üzerüñe kitāb’ı ya'nį ķur’ān’ı illā kim tā beyān eyleyesin anlara anı kim ŧartışdılar anuñ içinde daħı ŧoġru yol göstermek içün daħı raḥmet içün ķavma kim inanurlar.