Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1997, sondan 4240. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 96. ayetidir. Nahl Suresi 96. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 2650 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ما عندكم ينفد وما عند الله باق ولنجزين الذين صبروا اجرهم باحسن ما كانوا يعملون
İnsanlar genellikle vaadlerini ve yeminlerini maddî ve dünyevî menfaatleri yüzünden bozarlar. Halbuki bu küçük ve geçici menfaatlere aldananlar, Allah nezdindeki daha değerli, üstelik son bulmayacak olan nimet ve lutuflardan mahrum kalmaktadırlar. İnsanın maddî ve biyolojik talepleri, ihtirasları, kompleksleri, onun sağlıklı düşünmesini, akıl ve vicdanının sesini dinlemesini engelleyebilmektedir. Bu engel ancak ihtiraslara karşı konularak aşılabilir; Allah’ın vaad ettiği tükenmeyen lutfuna ve dolayısıyla, mutluluklara da ancak bu sayede ulaşılabilir. Bunun için 96. âyette “Asla kuşkunuz olmasın ki, güçlüklere göğüs gerenlerin ecirlerini, yapmış olduklarının daha da güzeliyle vereceğiz” buyurulmuştur.
Mehmet Okuyan
Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir; Allah katındakiler ise kalıcıdır. Sabredenlere elbette yapmış olduklarının en güzeliyle ödüllerini vereceğiz.
Sizin yanınızda olan şeyler tükenir, Allah'ın yanında olan şeyler ise tükenmez. Sabredenlere, ödüllerini yaptıkları şeylerin karşılığı olarak en iyi şekilde vereceğiz.
(Çünkü) Sizin yanınızda olan (dünyalık nimet ve etiketler geçicidir) tükenir. Allah'ın katındakiler ise kalıcıdır, bâkidir. Sabreden (sadıkların) mükâfatını Biz, yaptıklarının en güzeliyle, muhakkak vereceğiz.
Çünkü sizde ne varsa, bitip tükenir, ama Allah katındaki kalıcıdır ve kesin olan şu ki, güçlüklere göğüs gerenleri, yaptıkları en iyi şey neyse, ona göre ödüllendireceğiz.
Sizin sahip olduklarınız tükenir, biter. Allah katındakiler ise bâkidir, tükenmez. Biz, sabrederek mücadele edenlere, devamlı, bilinçli olarak işlemeye devam ettikleri amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak kesinkes mükâfatlarını vereceğiz.
Sizin yanınızdaki dünya malı tükenir, Allah katındaki rahmet hazineleri ise bâkidir. Allah yolunda sabredenlere, yaptıkları amelin daha güzeliyle mükâfatlarını; elbette vereceğiz.
Sizin yanınızdaki olan tükenir, Allah’ın katındaki ise bakidir. Andolsun! Biz sabredenleri yapmakta oldukları şeylerin en güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Sizin yanınızda bulunanlar (eninde sonunda) tükenecektir ama Allah katındakiler asla tükenmez. Üstelik (dünyanın geçici nimetlerine aldanmadan doğru yaşamak ve doğruyu hayatta tutmak için) direnenlere mükâfatlarını, yaptıklarının daha güzeli ile mutlaka ödeyeceğiz.
Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir, Allah katındakiler ise bâkidir. Elbette sabırlı davrananlara yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.
Sizin yanınızda bulunanlar biter; ancak ALLAH'ın yanındakiler ise süreklidir. Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette vereceğiz.
Sizin yanınızdaki dünya malı tükenir, Allah'ın katındakiler ise tükenmez. Muhakkak ki biz, Allah yolunda sabredenleri, yaptıkları amelin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.
Sizin yanınızda bulunan tükenir; Allah'ın katında bulunan ise ebedîdir. Elbette sabredenlere de mükâfâtlarını, yapmakta olduklarının daha güzeli ile vereceğiz.(1)
(1)“Bu dünya dâru’l-hikmettir, dâru’l-hizmettir (hikmet ve hizmet yeridir); dâru’l-ücret ve mükâfât(ücret ve mükâfât yeri) değil! Buradaki a‘mâl (ameller) ve hizmetlerin ücretleri berzahta (kabir âleminde) ve âhirettedir. Buradaki a‘mâl, berzahta ve âhirette meyve verir. Mâdem hakīkat budur. A‘mâl-i uhreviyeye(âhirete dâir amellere) âid netîceleri dünyada istememek gerektir. Verilse de memnûnâne değil, mahzûnâne (üzülerek) kabûl etmek lâzımdır. Çünki Cennetin meyveleri gibi, kopardıkça yerine aynı gelmek sırrıyla, bâkī (ebedî) hükmünde olan amel-i uhrevî meyvesini, bu dünyada fânî bir sûrette yemek, kâr-ı akıl değildir. Bâkī bir lâmbayı, bir dakīka yaşayacak ve sönecek bir lâmba ile mübâdele etmek (değişmek) gibidir.” (Mektûbât, 29. Mektûb, 302)
İlyas Yorulmaz
(Antlaşmaları bozarak) Elde ettikleriniz tükenir. Hâlbuki Allah’ın katında elde ettikleriniz kalıcıdır. Sabredip inançlarından taviz vermeyenlere (sabır edenlere), yaptıklarının en güzeli ile elbette karşılık vereceğiz.
Çünkü şu an elinizde olan gelip geçici nîmetler, eninde sonundayok olmaya mahkûmdur; Allah katındaki âhiret nîmetleri ise, ebedidir. Üstelik, doğruluktan ayrılmamak için sıkıntılara göğüs gerenleri, yaptıklarının en güzeline göre ödüllendireceğiz. Yalnızca âhirette mi? Hayır!
Sizin yanınızdaki (dünyalıklar) tükenir Allah’ın katındaki (mükâfatlar) ise sonsuzdur (tükenmez). Biz, (âhirette) sabredenlerin mükâfatını (dünyadaki) en güzel ibâdetleri1 sebebiyle, vereceğiz.2
1 Yaptıkları kötülükleri aşan en güzel ibâdetleri, sebebiyle... (İbnü Kesir)2 Âyetin son bölümü: “Biz, (âhirette) sabredenlerin mükâfatını, yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.” diye de tercüme edilebilir. Bk. (Zümer: 35)
Muhammed Esed
(Çünkü) sizin katınızdaki tükenir gider, ama Allah katındaki kalıcıdır. Ve kesin olan şu ki: güçlüklere göğüs gerenleri yaptıkları en iyi şey neyse ona göre ödüllendireceğiz.
Zira sizin sahip olduğunuz şeyler tükenir, fakat Allah’ın katındakiler hiç tükenmez.1 Ve biz sabredenleri, kesinlikle yaptıklarının en güzeline göre ödüllendireceğiz.2, 13/14, 4/94, 8/67-68, 9/38, 23/77-187, 4/155, 5/14, 7/169, 3/195, 23/109...111, 29/58-59, 39/10
(zira) sizin yanınızdaki tükenir, fakat Allah katındakiler bâkîdir. İmdi herkes emin olsun ki, zorluklara karşı göğüs gerenleri işlediklerinin en iyisiyle ödüllendireceğiz:
Sizin elinizdekiler tükenir, ama Allah'ın elinde olanlar bakidir. Biz sabredenleri, işledikleri en güzel işleri esas alarak ödüllendirecek, kötülüklerini bağışlayacağız.
Sizin yanınızda bulunan (dünya malı) tükenir. Allah'ın yanında bulunan ise kalıcıdır. Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
Sizin yanınızda olanlar tükenir, fakat Allah'ın yanındakiler tükenmez. Sabırlı olanları ödüllendireceğiz. Onların mükafatını yaptıklarının en iyisiyle öderiz.
Sizin yanınızdaki tükenir ama Allah'ın yanındaki sonsuza dek kalıcıdır. Sabredenlere ödüllerini biz, işleyip ürettiklerinin en güzeliyle mutlaka vereceğiz.
ol kim ķatunuzdadur, dükenür; daħı ol kim Tañrı ķatındadur, girü ķalıcıdur. daķı yanud virevüz anlara kim śabr eylediler, müzdlerini, görklürek andan kim oldılar işlerler.