Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1998, sondan 4239. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 97. ayetidir. Nahl Suresi 97. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 3285 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
من عمل صالحا من ذكر او انثى وهو مؤمن فلنحيينه حيوة طيبة ولنجزينهم اجرهم باحسن ما كانوا يعملون
Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
“Güzel işler” diye çevirdiğimiz sâlih kelimesi, insanların hem din hem de dünya hayatları için iyi ve yararlı olan bütün faaliyetleri kapsayan bir Kur’an tabiridir. Aslında âyet metninde “işler” kelimesi yoktur; bununla birlikte diğer birçok âyette sâlih, “iş” anlamına gelen “amel” kavramıyla birlikte kullanıldığı için meâlini böyle verdik. Âyette bu tabirin geçtiği cümle, “kim güzel iş yaparsa...” şeklindeki anlamı yanında, “kim yaptığını doğru ve güzel yaparsa” şeklinde de anlaşılacak bir özellik taşımaktadır. Bu da bize hem işimizin doğru ve yararlı olması hem de onu doğru bir şekilde, meşrû ölçülere göre yapmamız gerektiği fikrini vermektedir. Hatta, Kur’an’daki yaygın kullanımının aksine burada “amelen sâlihan” değil de sadece “sâlihan” kelimesinin kullanılmasında, hâricî işlerimizle birlikte, literatürde “kalbin amelleri” denilen duygu, düşünce ve niyetlerimizi de güzelleştirmemiz gerektiğine bir ima olduğunu söyleyebiliriz. “Hoş bir hayat” tabirindeki hayat kelimesiyle dünya hayatının kastedildiği hususunda hemen hemen görüş birliği vardır (meselâ bk. Taberî, XIV, 170-171; Zemahşerî, II, 343; İbn Atıyye, III, 419). “Hoş bir hayat” müjdesinin ardından ikinci bir müjde olarak zikredilen ecir ise âhiret mükâfatıdır. Böylece âyette dünya ve âhiret mutluluğunun birleştirildiği görülmektedir.
Dünya ve âhiret mutluluğunun birlikte vaad edildiği, böylece Allah’ın en güzel nimetlerinin çok kapsamlı ve zarif bir üslûpla dile getirildiği bu âyet, hayatını güzel işlerle süsleyen müminlere eşsiz bir müjde olduğu kadar gerek müslüman bireyler gerekse müslüman toplumlar için son derece anlamlı bir uyarı ve bir irşad değeri taşımaktadır. Burada yüce Allah, hakkıyla mümin olup işlerini güzel yapanların, yaptığını doğru yapanların; iyi, hayırlı ve faydalı işler yapmayı hayatlarının yasası haline getirenlerin dünya hayatlarının da hoş olacağı, güzel ve mutlu kılınacağı (Taberî, XIV, 171) müjdesini vermekte; bu hususta son derece kesin ifadelerle vaadde bulunmaktadır. Kur’an Allah’ın asla sözünden dönmeyeceğini bildirir (Bakara 2:80), her mümin de buna böyle inanır (Âl-i İmrân 3:194). Buna göre eğer müslümanların dünya hayatları Allah’ın müjdelediği şekilde değilse bunun sebebini yanlış yerlerde aramamalıyız; dönüp kendimize bakmalı, yaptığımız işlerin ve kalplerimizin “sâlih” olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Âyet, hayatın güzelleştirilmesinden erkekler kadar kadınların da güzel işler yaparak pay sahibi olmaları gerektiğine işaret etmesi bakımından ayrı bir önem taşımaktadır.
Mehmet Okuyan
Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi iş(ler) yaparsa, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatacağız.Ödüllerini de elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:195; Nisâ 4:124; İsrâ 17:9; Kehf 18:2; Tâhâ 20:75, 112.,İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili bilgi için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97; Zümer 39:10.
Bayraktar Bayraklı
Erkek veya kadın olsun her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu hoş bir hayatla yaşatırız ve onların ödülünü yaptıklarının en güzeli ile veririz.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Ahmet Akgül
Erkek ve kadın, salih amel işleyen mü’minleri, hiç şüphesiz (dünyada) güzel bir hayatla (huzur ve hürriyetle) yaşatırız ve (ahirette de yaptıkları salih amellerinin,iyi hallerinin ve hizmetlerinin) karşılığını en güzel biçimde öderiz.
Erkek olsun, kadın olsun, inanarak iyi işlerde bulunanı tertemiz bir yaşayışa mazhar ederiz ve mükafatını, yaptığı en güzel işlere karşılık olarak mutlaka vereceğiz.
Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi amel işlerse, biz ona hoş ve huzurlu bir hayat yaşatırız ve yine şüphesiz böylelerini, yapageldikleri en güzel şey neyse, ona göre ödüllendireceğiz.
Mü'min olarak, gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye önayak olan, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen erkek veya kadına, mutlaka güzel bir hayat yaşatırız. İşlemeye devam ettikleri amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak onları mükâfatlandırırız.
Erkek ve kadından kim mü'min olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz onu temiz bir hayatla yaşatacağız. Karşılıklarını da muhakkak yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
Erkek olsun kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
Erkekten ve dişiden, mümin olduğu halde, kim iyi amel işlerse, muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve işlemekte oldukları amellerin daha güzeliyle mükâfatlarını elbette vereceğiz.
Erkek olsun, kadın olsun, sizden kim mümin iken güzel bir amel işlerse, ona çok hoş bir hayat yaşatacağız. Ve onların ücretini, yaptıklarının en güzeliyle vereceğiz.
Erkek olsun kadın olsun her kim (Allah'a ve âhiret gününe) inanmış olarak faydalı bir iş yaparsa, ona (hem dünyada hem de ahirette) mutlu ve huzurlu bir hayat yaşatacağız. Böylelerini, yaptıkları işlerin en güzeli neyse, ona göre ödüllendireceğiz.
Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz.
Diyanet İşleri (Eski)
Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.
Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, her kim inançlı olarak iyi bir iş yaparsa ona bu dünyada güzel bir hayat bağışlarız ve yaptıkları iyi işlere karşılık ödüllerini de tam veririz.
Ayetteki "Hu" ve "Hum" zamirleri hem kadını ve hem erkeği kapsamına alıyor. Açık bir neden yokken bu zamirleri sadece erkeklere sınırlamamalı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Erkekten ve dişiden, mümin olarak kim iyi amel işlerse muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzeliyle mükafatlarını elbette vereceğiz.
Erkekten dişiden her kim mü'min olarak iyi bir amel işlerse muhakkak ona hoş bir hayat yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzellikle ecirlerini muhakkak vereceğiz
Gerek erkekden, gerek kadından kim, o mü'min olarak, iyi amel (ve hareket) de bulunursa hiç şübhesiz onu (dünyâda) çok güzel bir hayat ile yaşatırız ve (o gibilere) her halde yapageldiklerinin daha güzeliyle ecir veririz.
Erkek olsun, kadın olsun; kim mü'min olarak sâlih bir amel işlerse, artık ona elbette hoş bir hayat yaşatacağız! Ve muhakkak onlara (âhirette) mükâfâtlarını, yapmakta olduklarının daha güzeli ile vereceğiz!
Erkeklerden veya kadınlardan Allah’a inanmış olarak, kim doğru ve güzel işler yaparsa, onlara tertemiz bir hayat yaşatırız ve hesap gününde de yaptıklarının en güzeli ile karşılığını kesinlikle veririz.
Erkek olsun, kadın olsun her kim mü/min olduğu halde iyi amel işlerse ona hayatta hoş bir dirlik veririz. Onlara işledikleri güzel amele karşı da mükâfat veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, her kim Allah’a ve âhiret gününe inanarak iyi ve yararlı işler yaparsa, onlara hem bu dünyada, hem de âhirette güzel ve hoş bir hayat yaşatacağız ve onları, yaptıkları işlerin en güzeli neyse, ona göre ödüllendireceğiz.Fakat ey mümin; inkârcılar, sinsi propagandalarla Kur’an üzerinde şüpheler oluşturmaya seni Allah’ın kitabından koparmaya çalışacaklar. Bunu başaramayınca, en azından onu doğru anlamanı engellemek için ayetlerin anlamını çarpıtıp hak ile bâtılı uzlaştırma yoluna gidecekler. İşte bütün bu saldırılara karşı:
Bir mümin olarak erkek ve dişi her kim salih bir amel işlediyse, ona temiz bir hayat yaşatırız.
Onlara ödüllerini, işliyor oldukları şeylerin en güzeliyle veririz.
(Allah’ın istediği gibi) inanan erkek ve kadınlardan kim, (inandığı) iyi işleri yaşarsa, Biz onlara (dünyada) güzel bir hayat1 yaşatacağız ve onların (âhiretteki) mükâfatını (da dünyadaki) en güzel ibâdetleri sebebiyle, vereceğiz.
1 Buna göre; en güzel hayat, Allah’ın emrettiği gibi Müslüman’ca yaşanan hayattır.
Muhammed Esed
Erkek ya da kadın, inanmış olması yanında bir de dürüst ve erdemli davranan kimseye hiç şüphesiz arı-duru, hoş bir hayat tattıracağız; 121 ve yine şüphesiz böylelerini, yapageldikleri en güzel şey neyse ona göre ödüllendireceğiz.
İster erkek olsun ister kadın olsun her kim mümin olarak iyi ve yararlı işler yaparsa, biz ona bu dünya hayatında kesinlikle güzel bir hayat yaşatırız ve elbette onları yaptıklarının en güzeline göre ödüllendiririz. 3/195, 4/124, 7/170, 21/94, 40/40
kim imanlı olarak bir iyilik ortaya koymuşsa; -erkek ya da kadın (fark etmez)- kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız; dahası elbet onları işlediklerinin en iyisiyle ödüllendireceğiz.
Erkekten veya kadından her kim mü'min olduğu halde bir sâlih amelde bulunursa, elbette onu temiz bir hayat ile yaşatırız ve onları yapar oldukları amellerin daha güzeliyle muhakkak ki, mükâfaata erdireceğiz.
Erkek olsun kadın olsun, kim mümin olarak güzel işler yaparsa, elbette ona güzel bir hayat yaşatacak ve onları işledikleri en güzel işleri esas alarak ödüllendirecek, kötülüklerini bağışlayacağız.
Erkek ve kadından her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu (dünyada) hoş bir hayatla yaşatırız, onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz.
Dâimâ huzûr içinde bulunur, halinden memnun olur, âhirette ise, yaptıkları işlerin en güzeline göre ecirleri verilir. Bütün işleri, en güzel yapılmış biçimde ödüllendirilir.
Süleymaniye Vakfı
Erkek olsun, kadın olsun, kim inanıp güvenir ve iyi iş yaparsa ona güzel bir hayat yaşatırız. Ödüllerini de yaptıklarının en güzeline göre veririz.
Erkek olsun, kadın olsun, kim mü'min olarak güzel bir iş yaparsa, Biz ona huzurlu bir hayat yaşatır; yaptıklarının daha güzeliyle de ödüllerini veririz.
Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa, onu tertemiz bir hayatla yaşatırız. Ve böylelerinin ücretlerini, işleyip ürettiklerinin en güzelleriyle karşılarız.
Kim ki yaḫşılıḳ eylese irkekden ve dişiden ol mü’min‐iken, pes anı dirildü‐rüz dünyāda yaḫşı diri‐y‐le. Daḫı cezā virür‐biz anlara müzdlerini ‘amelle‐rinden yaḫşı.