Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2132, sondan 4105. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 103. ayetidir. İsrâ Suresi 103. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 40 ve toplam ebced değeri ise 3833 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.
“Ülke”den maksat, İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ ile birlikte Sînâ’ya geçmelerinden önce yüzyıllardır yaşadıkları Firavunlar ülkesi Mısır’dır. Âyetin, “varlığına son vermek” diye çevirdiğimiz kısmı tefsirlerde Firavun’un öldürme, sürgüne tâbi tutma gibi yollarla İsrâiloğulları’nın ülkesindeki varlığına son vermesi şeklinde açıklanmıştır. Âyette Allah’ın, Firavun ve etrafındaki adamları, askerleri suda boğarak bu planı tersine döndürdüğü belirtilmektedir.
Mehmet Okuyan
(Firavun) onları o yerden (o ülkeden) çıkarmak istemişti. Bu yüzden biz de onu ve beraberindekileri (denizde) boğmuştuk.
1- Ayette geçen “yestefizze” sözcüğü, anlam olarak sürgün etme değil, tedirgin etme demektir. Bu nedenle “onları bulundukları yerden sürmek” şeklindeki çeviriler doğru değildir.
Ahmet Akgül
(Firavun) Bunun üzerine onları (Hz. Musa’yı ve İsrailoğullarını) o yerden sürüp, sarsıntıya uğratmayı istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birlikte suda boğuverdik.
Derken Firavun, İsrail Oğulları’na karşı iyice azgınlaşarak onları topyekün imha etmek üzere yeryüzünden söküp atmaya kalkışınca, Biz de onu ve bütün yandaşlarını Kızıldeniz’e batırıp boğduk.