Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2133, sondan 4104. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 104. ayetidir. İsrâ Suresi 104. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 3953 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقلنا من بعده لبني اسرايل اسكنوا الارض فاذا جاء وعد الاخرة جئنا بكم لفيفا
“Topraklar”dan maksat Filistin ülkesidir. Âyetin sonunda âhiret hayatı ve sorumluluğu hatırlatılarak İsrâiloğulları’nın bundan sonraki görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri uyarısında bulunulmakta; böylece onların Allah tarafından kayırılmış seçkin kavim oldukları ve özel muamele görecekleri yolundaki iddiaları reddedilmektedir.
Mehmet Okuyan
Arkasından da İsrailoğullarına “O topraklarda yerleşip oturun! Ahiret vaadi geldiğinde hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.” demiştik.
Ve onun ardından İsrailoğullarına (şunları) söyledik: "O toprak (yurt) ta oturun (iman ve istikamet üzere durun), ahiret va’adi geldiği vakit ise hepinizi derleyip-toplayıp (hesabınızı göreceğiz) ."
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde oturun, eğleşin, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca hepinizi derleyip tapımıza getirirler.
Ve bundan sonra İsrailoğullarına dedik ki: Yeryüzünde rahatça oturun ve yaşayın, ahiret hakkındaki vaadimizin yerine gelme zamanı çatınca, hepinizi derleyip huzurumuza getiririz.
Arkasından da İsrâiloğulları'na:
“O topraklarda siz oturun. Âhiret ve kıyametle ilgili vaat gerçekleştiği zaman hepinizi, mü'mini, kâfiri toplayıp bir araya getireceğiz.” dedik.
Arkasından İsraîloğullarına şöyle dedik: Firavun'un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun. Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği zaman, onları da sizi de bir araya getireceğiz (Sonra aranızda hüküm vererek iyi ve kötü olanlarınızı ayıracağız).
(*) Bu surede, Yahudilerin iki kere bozgunculuk yapacaklarına, iki kere üstünlük sağlayacaklarına, yeryüzünde sürgünlere maruz kalacaklarına, nihayet hepsinin bir yerde toplanacaklarına işaret vardır.
Besim Atalay
Sonra İsrail oğullarına dedik ki: «Yerleşesiniz burada, ahretin günü geldiği zaman, sizleri derleyip getireceğiz ! »
“Bu topraklarda oturun” ifadesi, Kudüs için söylenmiştir. Zira Firavun zulmünden kaçarak Kızıldeniz’den karşıya geçen İsrailoğulları uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Filistin’e yerleşmiştir. İsrailoğullarının Mısır’a dönmesi Hz. Yusuf zamanında gerçekleşmiştir.
Diyanet İşleri (Eski)
Sonra İsrailoğullarına: "Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz." dedik.
Dünyanın onyedi yanına dağılan, dillerini kaybeden ve korkunç işkence ve katliamlara uğrayan Yahudilerin, 1948'de Filistin'de İsrail bayrağı altında tekrar bir araya gelmeleri büyük ve tarihsel bir sürprizdi. Komşu Arap ülkelerini, 1967 yılında altı günde bozguna uğratan İsrail askerleri, Sina yarımadasına ellerinde Kuran'ın 2:249 ayetinin son bölümü yazılı pankartlarla girerken sözde Müslümanlara Kuran'dan bir ders veriyorlardı. Yahudilerin büyük bir finansal, kültürel ve politik güç olarak uluslararası platformda sayılarından çok büyük bir güce sahip olmaları, hem iyilik ve hem kötülük konusunda dünya çapında örnekler sergilemeleri, Kuran'ın Yahudiler'den neden o kadar çok sözettiğini açıklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Arkasından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Firavun"un sizi çıkarmak istediği arazide siz oturun! Sonra ahiret vaadi (kıyamet) geldiği vakit, hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Arkasından da İsrâîl oğullarına (şöyle) dedik: (Haydin), o yerde siz oturun. Sonra âhiret va'di geldiği vakit onları da, sizi de bir araya getireceğiz».
Ve onun ardından İsrâiloğullarına şöyle buyurduk: “(Fir'avun'un sizi çıkarmak istediği) bu yerde oturun; artık âhiret va'di (kıyâmet) geldiği zaman, hepinizi (sizi ve onları toplayıp) bir araya getireceğiz.”
Bundan sonra İsrail oğullarına dedik ki siz mev/ut olan arzda sakin olun. Âhiret vâdesi gelince sizi onlarla beraber birbirine karışık olarak getiririz.
Ve ardından İsrail Oğulları’na, “Kudüs’tekibu bereketli yurda güven içinde yerleşin!” dedik, “Ama unutmayın; kıyâmet kopup da âhiret vaadinin zamanı gelince, hepinizi bir araya toplayacak ve bütün yaptıklarınızın hesabını soracağız.” Ve işte, birçok Peygamber tarafından yüzyıllar öncesinden müjdelenen Son Elçi ve vahiy zincirinin son halkası ve zirvesi olan Kur’an geldi:
Bundan sonra İsrail’in oğullarına dedik ki: -“Arz’a yerleşin!”.
Ardından Âhiret’in vaadi geldiği zaman sizi ayrı ayrı (yerlerden ve toplumlardan) derlenmiş olarak getirdik.
Ve sonra İsrailoğulları'na: “Şimdi artık yeryüzünde güvenlik içinde yerleşin” dedik, “fakat, [unutmayın ki,] Son Gün'e ilişkin söz gerçekleştiği zaman, karışık bir bütün[ün parçaları] olarak hepinizi bir araya getireceğiz!” 125
Ardından da İsrailoğullarına: “Ülkeye güvenlik içinde yerleşin fakat ahiret vaadi gerçekleştiğinde, hepinizi huzurumuzda bir araya getireceğiz.” dedik. 18/99-100, 20/102, 27/87, 39/68...71
Derken onların ardından İsrâiloğullarına “(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!” dedik; “fakat âhirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş bir iş gibi kesin bilin)!”[2335]
Bu olaydan sonra İsrailoğullarına da dedik ki: “Haydin, yerleşin size gösterilen yere! Ne zaman ki âhiret vâdesi gelir, işte o vakit hepinizi bir araya toplar, hakkınızda gereken hükmü veririz! ”
101 - 104 bölümü Hz. Mûsâ - Firavun kıssasına yer verir. Gaye Firavun’un inad, kibir ve saltanatına rağmen Hz. Mûsâ’nın tebliğinin başarılı olduğunu, Mekkeli müşriklere hatırlatmak, aynı âkıbetin kendilerini de beklediğini vurgulamaktır.
Süleyman Ateş
Onun ardından İsrail oğullarına: "O ülkede oturun, ahiret zamanı gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz," dedik.
daḫı biz eyitdük Fir‘avn ġarḳ olduḳdan ṣoñra: Benī İsrā’īl sākin oluñuzyirlerde, pes ḳaçan gelse āḫiret va‘desi ki ḳıyāmetdür, getürür‐biz sizi biri bi‐rüñüzle ḳarışmış.