Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2031, sondan 4206. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 2. ayetidir. İsrâ Suresi 2. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 3982 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واتينا موسى الكتاب وجعلناه هدى لبني اسرايل الا تتخذوا من دوني وكيلا
“Kitap”tan maksat Tevrat’tır. Tevrat’ın hidayet rehberi olması, onun sayesinde İsrâiloğulları’nın cehalet ve inkârcılıktan bilginin aydınlığına ve gerçek dine kavuşmalarıdır. 2. âyetin metnindeki vekîl kelimesi, “kendisine dayanılıp güvenilen, işlerin kendisine bırakıldığı kimse” demektir. Bu şekilde Allah’a güvenip bağlanmaya da tevekkül denir.
Sûrenin ilk âyetinde İsrâ ile Hz. Muhammed’in onurlandırıldığı bildirildikten sonra burada kendisine Tevrat indirilmek suretiyle Hz. Mûsâ’nın da şereflendirildiği belirtilmektedir. Bu vesileyle insanlığın en eski atalarından ve ulu peygamberlerden olan Hz. Nûh da “çok şükreden bir kul” olarak takdirle yâdedilmektedir.
Mehmet Okuyan
Musa’ya da Kitabı vermiş ve onu “Benden başka hiçbir [vekil] (güven kaynağı) edinmeyin!” diye İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.
Ayette geçen [el-kitab] kelimesi, Tevrat’ta (Eski Ahit’te) ve İncil’de (Yeni Ahit’te) çeşitli bölümlerde yer alan İşaya, Yeremya, Hz. Yahya ve Hz. İsa’nın ön uyarılarına işaret için kullanılmış olmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'ya kitâbı verdik ve onu İsrâiloğulları'na, “Benden başka bir vekil edinmeyin” diye rehber yaptık.[283]
1- Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.
Ahmet Akgül
Biz Musa'ya kitap verdik ve (Rabbiniz olan) "Benden başka vekil edinmeyin" (veya peygamberiniz olarak Benden başkasına güvenip itaat etmeyin) diye (uyarmak üzere) O'nu İsrailoğullarına rehber kılmıştık.
Biz Musa'ya da kitap vermiştik ve O'nu İsrailoğulları için, doğru yol rehberi kılmış ve onlara şöyle demiştik: “Benden başka koruyucu, destekçi, savunucu tanımayın.”
Biz Mûsâ'ya kutsal kitabı verdik. Bu kitabı İsrâiloğulları'na bir hidayet rehberi olarak hazırladık.
“Beni bırakıp, kullarım durumundaki başkalarını hâmi edinmeyin ve güvence haline getirmeyin” dedik.
2, 3. Musa’ya da Kitabı verdik, onu İsrailoğulları için bir rehber yaptık. Ki Ben’den başkasını, dayanılıp güvenilen bir Rab edinmeyin! Ey Nuh ile beraber yüklediklerimizin zürriyeti! Muhakkak Nuh, çok şükreden bir kuldu.
2,3. Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: «Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin» diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
Nitekim Biz, bir zamanlar Mûsâ’ya Tevrat adındaki kutsal Kitabı vermiş ve onu, İsrail Oğulları’na doğru yolu gösteren bir rehber kılmıştık. Ve o kitap aracılığıyla, onlara şöyle emretmiştik: “Sakın kendinize, Benden başka bir yardımcı, hayatınıza yön verecek bir efendi, bir koruyucu edinmeyin!”
Ve Biz [aynı şekilde] Musa'ya 3 [da] kitap vermiştik ve onu İsrailoğulları için bir doğru yol rehberi kılmış [ve onlara şöyle demiştik:] “Kaderinizi belirleme gücünü Benden başkasında aramaya kalkmayın. 4
Biz vaktiyle Musa’ya kitap verdik: “Ey İsrailoğulları benden başkasını vekil edinmeyin!” diye o kitabı, bir doğru yol kılavuzu kıldık. 2/53, 6/154, 23/49, 32/23
Yine Biz, Musa’ya (da) kitabı vermiş ve onu İsrâiloğulları için bir doğru yol haritası kılarak (demiştik ki): “Benim dışımda, herhangi bir koruyucu otorite[2223] edineyim demeyin!
[2223] Vekîl, şâhit ve kefîlden farklı olarak, elinde “her an müdâhale yetkisi olan” otoriteyi ifade eder (Bkz. 12:66, not 66). Burada 54 ve 66’te “koruyucu otorite” anlamında kullanılmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Mûsa'ya kitap verdik ve onu (o kitabı) İsrailoğullarına bir hidâyet rehberi kıldık, Benden başkasını vekil tutmayın diye.
Biz Mûsâ'ya kitap verdik ve onu, İsrailoğullarına “Benden başkasını Rab edinmeyin, benden başkasının himayesine girmeyin. ” diye, doğru yolu gösteren bir rehber kıldık.