Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2032, sondan 4205. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 3. ayetidir. İsrâ Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 2039 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Kitap”tan maksat Tevrat’tır. Tevrat’ın hidayet rehberi olması, onun sayesinde İsrâiloğulları’nın cehalet ve inkârcılıktan bilginin aydınlığına ve gerçek dine kavuşmalarıdır. 2. âyetin metnindeki vekîl kelimesi,“kendisine dayanılıp güvenilen, işlerin kendisine bırakıldığı kimse” demektir. Bu şekilde Allah’a güvenip bağlanmaya da tevekkül denir. Sûrenin ilk âyetinde İsrâ ile Hz. Muhammed’in onurlandırıldığı bildirildikten sonra burada kendisine Tevrat indirilmek suretiyle Hz. Mûsâ’nın da şereflendirildiği belirtilmektedir. Bu vesileyle insanlığın en eski atalarından ve ulu peygamberlerden olan Hz. Nûh da “çok şükreden bir kul” olarak takdirle yâdedilmektedir.
Mehmet Okuyan
Ey Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın nesli! Şüphesiz ki o çok şükreden bir kuldu.
(Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızın çocukları! (Hakk’tan ve hayırdan ayrılmayınız.) Şüphesiz O (Nuh), şükreden bir kul idi. (Onun sabrını ve sadakatını örnek almalısınız.)
Ey, Nuh'la beraber gemide taşıyarak kurtardığımız kimselerin nesli! Unutmayın o devamlı çok şükreden, Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan saygılı bir kuldu.
Ey Nûh ile beraber gemiye yüklediğimiz kimselerin zürriyeti (Olan siz insanlar, bunu düşünün ve benden başka vekil edinmeyin), doğrusu bu ki, Nûh, çok şükreden bir kuldu.
2, 3. Musa’ya da Kitabı verdik, onu İsrailoğulları için bir rehber yaptık. Ki Ben’den başkasını, dayanılıp güvenilen bir Rab edinmeyin! Ey Nuh ile beraber yüklediklerimizin zürriyeti! Muhakkak Nuh, çok şükreden bir kuldu.
2,3. Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! Beni bırakıp başkasını vekil edinmeyesiniz diye onu İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık. Doğrusu Nuh, çok şükreden bir kuldu.
Bazı tefsirlerde, ikinci ve üçüncü âyetler arasında şöyle bir mana alâkası kurulmuştur: Ey Nuh ile birlikte gemide taşıdığımız kimselerin nesli! Benden başkasını, dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin. Gerçekten Nuh, çok şükreden bir kul idi.
Edip Yüksel
Onlar, Nuh ile birlikte taşıttığımız kimselerin soyudur; o şükreden bir kuldu
Nuh ile beraber (gemide) taşıdığımız insanların soyundan gelenler içinde (Musa ya verdiğimiz kitabı) rehber yaptık. (Ataları Nuh) Gerçekten Rabbine çok şükreden bir kuldu.
“Ey Nûh’la beraber gemide taşıdığımız insanların soyundan gelenler! Siz de çağınızın tufanlarından, toplumsal bunalımlardan, zulüm ve haksızlıklardan kurtulup dünya ve âhiret saâdetine ulaşmak istiyorsanız, kendinize atanız Nûh’u örnek almalısınız. Çünkü o, gerçekten Rabb’ine çok şükreden bir kuldu.”
[2224] İnsanlığın ikinci atası sayılan Hz. Nûh’un, örnek olarak takdim edilmesi, insanlık tarihinde sapmanın ârızî, tevhidin aslî olduğunu îmâ içindir. Zımnen: Hiç kimse kendi sapmışlığına ataları şahit gösteremez; çünkü insanlığın ataları sapmış değildi. Bu ve buna benzer âyetler ilâhî vefanın göstergesidir. Âlemlerin Rabbi, elçilerinin hatırasına sahip çıkmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Nûh ile beraber (gemiye) yüklediğimiz kimselerin zürriyeti! Şüphe yok ki o ziyâde şükredici bir kul idi.