Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2051, sondan 4186. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 22. ayetidir. İsrâ Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 4406 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Buradan itibaren 40. âyete kadar süren kısımda yer yer Hz. Peygamber muhatap alınsa da onun şahsında bütün insanlığa hitap edilerek ilâhî dinlerde ortak olan başlıca dinî ve ahlâkî ödevler sıralanmaktadır. Birinci ödev Allah’ın birliğini tanımak, bir olan Allah’a inanmaktır. Bu inançtan sapmak insan için en büyük kayıp, en büyük yergi ve ceza sebebidir. Çünkü münkir ve müşrik (inkârcı ve putperest), Allah tarafından kınanmış, O’nun rızâsından ve buna bağlı olarak âhiretteki lutuflarından mahrum kaldığı gibi gazabına ve azabına da müstahak olmuştur.
Mehmet Okuyan
Allah ile birlikte başka ilah edinme! Aksi takdirde kınanmış ve (azaba) terkedilmiş olarak oturup kalırsın.
(Sakın) Allah ile beraber başka ilahlar (kurtarıcı sanılan ve yardımına sığınılan şahıslar) edinme, yoksa kınanmış ve kendi başına (yapayalnız ve yardımcısız) bırakılmış olursun (zelil ve hakir olup kalırsın).
Burada hitap Hz. Peygamberin şahsında bütün insan soyunadır. Yani Allah’a inandığın halde ondan başka varlıklara Allah’ın özelliklerini yükleyerek kulluk etme! “Benim gibi zavallı, günahkâr bir kişiyi Allah huzuruna nasıl kabul eder?” deyip de Allah’la direkt diyaloğa geçmek yerine araya başka şeyleri ya da başkalarını sokma! Allah senin içindedir. Sen sadece onun kulusun. İyi de olsan kötü de olsan seni Allah’a senden başka kimse yaklaştıramaz, günahlarının affedilmesine kimsenin gücü yetmez, bağışlanmana kimselerin iltiması katkı sağlayamaz. Bu konuda kararlı olacak, adımını atacak, elini uzatacak, yüreğini açacak, tutarlı duruş sergileyecek olan sensin.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'la beraber başka bir tanrı edinme, yoksa yerilmiş ve tek başına kalmış olursun.
[2249] Burada hitap doğrudan insanadır (Krş: Râzî ve Katâde’den nkl. Taberî). Baştaki ikinci tekil zamirinin, Allah Rasûlü’ne değil tüm insan soyuna ait olduğunun delili, aynı ilkeyi tekrarlayan müteakip âyetteki la ta‘budûnun çoğul gelmiş olmasıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah ile beraber başka ilâh ittihaz etme. Sonra kınanmış ve rüsvay olmuş bir halde kalırsın.