Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2060, sondan 4177. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 31. ayetidir. İsrâ Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 4291 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا تقتلوا اولادكم خشية املاق نحن نرزقهم واياكم ان قتلهم كان خطـا كبيرا
Beşinci ödev çocukların hayatını korumaktır. İslâm öncesinde çok nâdir olsa da bazı Araplar’ın geçim korkusuyla çocuklarını öldürdükleri anlaşılmaktır. Bunun nâdir olması, suçun vahametini değiştirmeyeceği için burada önemle zikredilmiştir. Ayrıca, zamanla sebebi ve şekli değişse de insanlar, isteyerek veya istemeyerek, doğrudan ya da dolaylı olarak çocuklarını öldürmeye devam ettiler ve etmektedirler. Âyetin hükmü mutlaktır: “Çocukların öldürülmesi büyük bir günahtır.” Râzî şöyle der: “Çocuklara karşı sevgisizlik, ruhun şiddetle karardığına ve kalbin katılaşmışlığına delâlet eder; bu cürüm kötü ahlâkın en belirgin örneklerindendir. Allah, öyle kötü huyların önlenmesi maksadıyla evlâtlara güzellikle davranmayı teşvik etmiştir” (XX, 196).
Mehmet Okuyan
Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin! Onları da sizi de rızıklandıran biziz. Şüphesiz ki onları öldürmek, büyük bir günahtır.
(Sakın) Yoksulluk endişesiyle (anne karnından itibaren) çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size Biz rızık veririz. Şüphesiz, onları öldürmek büyük bir hata (suç ve günah) dır (ağır bir vebaldir).
Öyleyse artık, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de doyurup rızıklandıran biziz. Şüphe yok ki, onları öldürmek pek büyük bir suçtur.
Masrafların artacağı, yoksulluğa düşeceğiniz endişesiyle, içiniz titreyerek korkudan çocuklarınızı öldürmeyin. Onların da, sizin de rızkınızı, ekmeğinizi, aşınızı biz veriyoruz. Onları öldürmek büyük bir suç, büyük bir cinayettir.
Bir de fakirlik korkusu ile (Cahiliyyet devrinde olduğu gibi) çocuklarınızı öldürmeyin. Onlara da, size de rızkı biz veririz. Muhakkak ki onları öldürmek, çok büyük bir günah bulunuyor.
Bu ayet; ekonomik sıkıntılar sebebiyle, yoksulluk ve fakirlik endişesiyle; “bakamam, okutamam, mutlu edemem, üstesinden gelemem ya da rahatım, düzenim ve güzelliğim bozulur, gençliğim elden gider” kaygısıyla kürtaj gibi doğru olmayan yollarla çocukların dünyaya gelmesini engellemenin ne kadar büyük bir günah olduğunu ifade ederek inananları ikaz etmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rızık veririz. Onları öldürmek, şüphesiz büyük bir günahtır.
"Çocuklar" diye çevirdiğimiz kelimenin Arapçası "evlad" olup "doğanlar" demektir. Ayetten anlaşıldığına göre, çocuklar doğar doğmaz bazı aileler kız çocuğu olduğunu görünce çocuğu hemen öldürüyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz. Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük bir suçtur.
(2)“Gerek nefsine ve gerek evlâd ve taallukātına (yakınlarına) hayat malzemesini tedârik etmek Allah’ın vazîfesidir. Evet mâdem hayâtı veren O’dur. Ve o hayâtı koruyacak levâzımâtı (lâzım şeyleri) da O verecektir. Yalnız, hükûmetin asker için erzak depolarında cem‘ ettiği (topladığı) erzâkı (rızıkları)askerlere taşıttırdığı, temizletip öğüttürdüğü ve pişirttirdiği gibi, Cenâb-ı Hakk da hayat için lâzım olan levâzımâtı küre-i arz (yeryüzü) tarlasında yaratıp cem‘ ettikten sonra, o erzâkın toplanmasını ve sâir ahvâlini (hâllerini) insana yaptırır ki, insana bir meşgûliyet, bir eğlence olsun ve insan atâlet ve betâlet(tenbellik ve boş durmak) azâbından kurtulsun. Ey insan! Rahm-ı mâderde (ana rahminde) iken, tıfıl (çocuk) iken, ihtiyâr (seçme kābiliyeti) ve iktidardan mahrum bir vaziyette iken, seni pek leziz rızıklarla besleyen Allah, sen hayatta kaldıkça senin o rızkını verecektir. Baksana! Her bahar mevsiminde sath-ı arzda (yeryüzünde) yaratılan envâ‘-ı erzâkı (rızık çeşitlerini) kim yaratıyor ve kimler için yaratıyor? Senin ağzına getirip sokacak değil ya!” (Mesnevî-i Nûriye, Şemme, 201)
İlyas Yorulmaz
Yoksulluk korkusuyla evlatlarınızı öldürmeyin. Sizi ve evlatlarınızın rızkını veren yalnızca biziz. Evlatlarınızı öldürmek çok büyük bir hatadır (günahtır).
Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin! Ne kız çocuklarını diri diri toprağa gömen eski Arap putperestleri gibi, ne de başka yollarla çocuklarınıza kıymayın! Bu çocuklar sizin rızkınıza ortak olacaklar diye korkmayın; unutmayın ki, onları da, sizi de besleyen Biziz. Dikkat edin: Onları öldürmek, gerçekten çok büyük bir suçtur ve cezası, cehennemdir!
Öyleyse artık, yoksulluk kaygısıyla çocuklarınızı öldürmeyin; 36 onları da, sizi de doyuran/rızıklandıran Biziz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.
Yoksulluk korkusu ile sakın çocuklarınızı öldürmeyin. Zira biz onların rızkını da sizin rızkınızı da veririz. Onları öldürmek büyük bir günahtır. 6/151, 11/6
Şu hâlde, çocuklarınızı rızkınıza ortak olur[2259] endişesiyle öldürmeye kalkmayın! Onları da sizi de besleyecek olan Biziz: şüphesiz onları öldürmek büyük bir cürümdür.[2260]
Cahiliye döneminin, kız çocukları öldürme âdetinin ötesinde, âyet kürtajı yasaklıyor. Nüfus nüfuzu artırır. Tarih bize, ülkelerin nüfusları ile beslenme kaynaklarının aynı, hatta daha hızlı bir oranla arttığını göstermektedir. Mesela; Türkiye’nin nüfusu 20 milyon iken, 65 milyon olduğu döneme göre maddî imkanların çok daha az olduğu kesin bir gerçektir.
Süleyman Ateş
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz besliyoruz. Onları öldürmek, büyük günahtır.