Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2112, sondan 4125. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 83. ayetidir. İsrâ Suresi 83. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 51 ve toplam ebced değeri ise 3906 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا انعمنا على الانسان اعرض ونا بجانبه واذا مسه الشر كان يؤسا
“İnsan”dan maksat, bütün insanlar olmayıp önceki âyette “zalimler” diye tanımlanan inkârcılardır. Bunlar nimetlere mazhar olduklarında “yüz çevirip yan çizerler” yani nimetin asıl sahibi olarak Allah’ı bilip O’na şükretmezler, nankörlüklerine devam ederler; belâ ve musibete uğradıklarında da elem ve kedere boğulurlar. Halbuki Kur’an’ın şifa ve rahmet kaynağı olan eğitimine göre Allah nimetler verdiğinde insanın sözü ve eylemleriyle O’na şükretmesi, sıkıntı ve belâya uğradığında da sabredip kurtuluş için Cenâb-ı Hakk’a dua ve niyazda bulunarak yardımını istemesi gerekir, kulluğun gereği budur. Bu tutum, yalnız dinî bakımdan değil, psikolojik ve moral bakımından da önemlidir, insan fıtratının bir ihtiyacıdır.
Mehmet Okuyan
Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine bir sıkıntı dokununca da iyice karamsarlığa düşer.
İnsana nimet (servet ve etiket) verdiğimiz zaman (ibadetten ve insani değerlerden) yüz çevirir. (Allah'ı anmaktan vazgeçip uzaklaşır.) Ona (bir) kötülük (ve zarar) dokunduğunda ise hemen, (aciz ve çaresiz biçimde) ümitsizliğe kapılır.
İnsanoğluna nimet verdiğimiz zaman, şükretmez, küstahlık yaparak bize itaatten uzaklaşır. Ona bir zarar ziyan dokunacak olursa da, iyice karamsarlığa düşer.
Biz, insana (sağlık ve genişlik gibi) nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip yan çizer. Ona fenalık dokununca da pek ümitsiz olur, (Allah'ın ihsanından ümidini keser).
Her ne zaman biz insana sıhhat ve nimet gibi nimet verecek olsak o, şükürden yüz çevirerek yan çizer, ona hastalık, fakirlik gibi bir fenalık dokunursa hemen pek ümitsiz olur.
İnsanoğluna katımızdan zenginlik, sağlık, güzellik, güç, zeka gibi bir nîmet verdik mi, bunları kendisine kimin verdiğini unutur, bu nîmetlerle şımarıp ayetlerimizden yüz çevirir ve kibirlenerek yan çizer; başına bir belâ gelince de, bunun bir imtihân olduğunu düşünmez, kendisini tamamen dağıtıp büsbütün ümitsizliğe düşer. O hâlde, ey Müslüman!
Biz, insana bir nîmet verdiğimiz zaman yüz çevirip yan çizer(ek Bizden) uzaklaşır, fakat kendisine bir şer dokunduğu zaman da hemen karamsarlığa kapılır.1
çünkü, Biz insana ne zaman nimet bahşetsek yüz çevirir, [Bizi düşünmekten] küstahça yan çizer; ve kendisine bir kötülük, bir darlık dokunsa hemen mutsuzluğa düşer. 99
Biz insana ne zaman bir nimet tattırmışsak yüz çevirdi ve yan çizdi. Kendisine bir kötülük dokununca da ümitsizliğe düşer 10/12, 11/9, 16/52...54. 39/8
Zira ne zaman Biz insana nimet ihsan etmişsek, mesafe koydu ve (sorumluluklarından) yan çizdi; ne zaman da başına bir ziyan gelse, tuttu umutsuzluğa kapıldı.[2322]
Daḫı ḳaçan ki ni‘metler virsevüz ādem oġlanlarına ṣaġlıḳ ve baylıḳ, yüzḳaytarur ve ıraḳ ider özini tekebbürlik bile ve ḳaçan yitişse özine şer, ḫasta‐lıḳ ve yoḫsulluḳ gibi, ümīẕ keser Allāh raḥmetinden.