Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2145, sondan 4092. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 5. ayetidir. Kehf Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 3635 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ما لهم به من علم ولا لابائهم كبرت كلمة تخرج من افواههم ان يقولون الا كذبا
Allah’a çocuk yakıştıranların iddiaları büyük bir iftira olduğu için, ikinci âyette genel bir uyarıda bulunulmasına rağmen, Allah onları burada özel olarak zikrederek uyarıyı tekrarlamıştır. Bazı müşrik Araplar meleklerin Allah’ın kızları olduğunu, bazı yahudiler Üzeyir’in (bilgi için bk. Tevbe 9:30), hıristiyanların çok büyük bir kısmı da Îsâ Mesîh’in Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyorlardı. Bu anlayış özellikle hıristiyanlar tarafından dinlerinin esası sayılmaktadır. Halbuki bunlar, gerçek dışı ve cehalet ürünü iddialar olup ne kendilerinin ne de taklit ettikleri atalarının bu konuda bilgi ve delilleri vardı.
Mehmet Okuyan
Onların da atalarının da bu konuda hiçbir bilgisi yoktur! Ağızlarından çıkan söz ne de büyük (çirkin)! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Bu konuda ne kendilerinin (şirke sapanların), ne de atalarının hiçbir bilgisi (ve geçerli belgesi) bulunmamaktadır. Ağızlarından çıkan söz ne (kadar da) büyük (ve ağır bir günahtır) . Onlar(ın hâşâ Allah çocuk edindi iddiaları) sadece yalandır (ve iftiradır).
Allah çocuk edindi iddiasıyla ilgili, ne kendilerinin, ne de babalarının doğru bir bilgisi var. Ne ağır bir söz bu ağızlarından çıkan. Yalandan başka birşey söylemiyorlar.
Ne onların, Allah evlât edindi diyenlerin, ne de atalarının bu konuda doğru bir bilgileri var. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar kesinlikle yalan yanlış şeyler söylüyorlar.
Allah çocuk edindiğine dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de (taklid ettikleri) babalarının. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük!... Onlar, ancak yalan söylüyorlar.
“Allah evlat edindi” diyenlerin ne kendilerinin ne de ecdatlarının bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan, (vebali ağır) ne büyük bir sözdür! Onlar, ancak yalan söylüyorlar.
(Allah çocuk edindi diyenlerin) bu konuda ne kendilerinin bilgisi vardır ne de atalarının. Bu ağızlarından çıkan ne ağır bir sözdür! (Gerçekte) onların söyledikleri ancak yalandan ibarettir.
Müşrikler “melekler Allah’ın kızlarıdır” iftirasıyla Allah’a çocuk isnat ediyordu, Hıristiyanlar İsa Allah’ın oğludur diyerek İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ediyordu, Yahudiler ise Uzeyr Allah’ın oğludur diyerek Allah’ı baba, Uzeyr’i oğul makamına koyuyordu. Bu ayet, bütün bu iddiaları kökünden reddetmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın çocuk edindiğine dair ne kendilerinin ve ne de babalarının bir bilgisi vardır. Ağızlarından çıkan söz ne büyük iftiradır. Onlar yalnız ve yalnız yalan söylerler.
Ne onların (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Fahreddin Râzî’ye göre, şu üç zümre Allah’ın çocuğu olduğunu söylemişlerdir.
(1) «Melekler Allah’ın kızlarıdır» diyen müşrik Araplar,
(2) «İsa Allah’ın oğludur» diyen hıristiyanlar,
(3) «Uzeyr Allah’ın oğludur» diyen yahudiler.
İslâm ise bu inançları reddetmiştir.
Edip Yüksel
Ne onların, ne de atalarının bu konuda bir bilgileri yoktur. Ağızlarından ne büyük bir söz çıkıyor! Yalandan başka şey söylemiyorlar.
Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Buna (Allah'a çocuk isnâdına) dâir ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de atalarının! Ağızlarından çıkan bir söz olarak (bu iddiâları) ne büyük (bir küfür) oldu! (Onlar)yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Allah çocuk edindi diyenlerin bu konuda hiçbir bilgileri olmadığı gibi, atalarının da bilgileri yoktu. Ağızlarından dökülen sözler gerçekten çok büyük laflar. Onlar yalnızca yalan söylüyorlar.
Böyle diyenlerin ne kendilerinin, ne babalarının bu bapta bir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan o söz ne büyük bir sözdür! Onlar yalandan başka bir şey söylemezler.
Bu konuda kendileri de, körü körüne izledikleri ataları da, doğru bir bilgiye sahip değiller. Ağızlarından dökülen bu sözler ne kadar çirkin ve küstahça! Gerçekte onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar. Üstelik bütün uyarılara rağmen, inatla hakîkatten yüz çeviriyorlar.
Bu söz hakkında kendilerinin de babalarının da bildikleri hiçbir şey yoktur. Ağızlarından çıkan bu kelime ne (kadar da) büyük oldu.1 Onlar sadece yalan söylüyorlar.
1 Boylarından büyük laf söylediler. Bu âyetteki; “Baba ve kelime” Hıristiyanlık kavramı olduğu için; bu kelimenin en fazla onların ağzında büyüdüğüne işaret olabilir.
Muhammed Esed
(Oysa,) O'nun 2 hakkında ne kendilerinin, ne de atalarının doğru bir bilgisi var: Ne ağır bir söz, bu ağızlarından çıkan! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar!
Oysa ne onların ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan ne dehşet bir kelime öyle! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar. 6/93, 11/18-19, 10/69
(Kaldı ki) ne onlar ne de ataları,[2343] bu konuda[2344] (sahih) bir bilgiye sahip değildirler;[2345] ağızlarından öylesine çıkmış pek dehşet bir söz bu: onlar bunu demekle sadece yalan söylemiş oluyorlar.
[2343] Lafzen: “Babaları..” (Krş: Elmalılı). Müşrikler 2. âyette uyarıldığına göre, burada kastedilenlerin Hıristiyanlar olması da mümkündür. Şöyle ki: 1) Mekke’de hatırı sayılır sayıda köle-işçi statüsünde Hıristiyan zanaatkar grubu vardı. 2) Kelbî’nin Mesâlibu’l-Arab’ında tek tek saydığı gibi, Mekke’de Roma, Habeş ve Nabat asıllı Hıristiyan annelerin çocukları vardı. 3) Mekke’de Hıristiyan devleti olan Lahmiler’in başkenti Hîre menşeli bir Hıristiyan batıniliğine (gnostisizm) müntesip ‘zındıklar’ vardı (Kelbî). 4) Her hac mevsiminde Mekke’deki panayırların müdavimi olan Kinde, Beni Hanife gibi Hıristiyan Arap kabileleri vardı.
[2344] Zamir “Allah çocuk edindi” iddiasına ait olabileceği gibi, onların Allah hakkındaki bilgisizliklerini ifade ediyor da olabilir.
[2345] Vahiy her bilgiye değil, doğru bilgiye ‘ilm adını verir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi budur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Buna dair ne kendilerinin bir bilgisi vardır ve ne de babalarının. Ne büyük bir söz ki, ağızlarından çıkıyor. Onlar başka değil, ancak yalan söylüyorlar.
Bu hususta, ne kendilerinin ne de babalarının hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan o söz ne dehşetli bir söz! Ama onların iddia ettikleri, sırf yalandan ibaret!
Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından ne büyük (küstahça) söz çıkıyor! Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
Allah’ın çocuğu olduğuna dair onların elinde bir bilgi olmadığı gibi atalarının elinde de yoktur. Ağızlarından ne ağır sözler çıkıyor! Onlar sadece yalan söylüyorlar.
Onların da atalarının da o konu hakkında bir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz büyük bir günahtır. Çünkü söyledikleri yalandan başka bir şey değildir.
Ona ilişkin ne kendilerinin bir ilmi vardır ne de atalarının. Söz olarak ne büyüktür ağızlarından çıkıveren! Onlar bir yalandan başka şey söylemiyorlar.