Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2211, sondan 4026. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 71. ayetidir. Kehf Suresi 71. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 7156 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فانطلقا حتى اذا ركبا في السفينة خرقها قال اخرقتها لتغرق اهلها لقد جئت شيـا امرا
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, “Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın.” dedi.
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Kıyıya ulaşıp gemiye bindikleri zaman o kul gemiyi deldi. Mûsâ, “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın!” dedi.
Mehmet Okuyan
Yola çıkmışlardı. Sonunda gemiye bindikleri zaman (melek) gemiyi delmişti. (Musa) “Halkını boğmak için mi onu deldin? Şüphesiz ki sen çok çirkin (tehlikeli) bir iş yaptın!” demişti.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o, gemiyi deliverdi. Mûsâ, “Gemidekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!” dedi.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: “İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın.” dedi.
Böylece (anlaşınca) kalkıp birlikte yürüyüp gittiler. Nihayet (bir nehir, boğaz veya denizden karşıya geçmek üzere ve kendilerini parasız aldıkları halde) gemiye bindikleri vakit (Hz. Hızır) gemiyi delip hasar açtı. (Bunu gören ve sabredemeyen Hz. Musa: “Ne kötü ve tehlikeli) Hayret verici bir iş yaptın. İçindekileri batırıp boğmak için mi gemiyi yaralayıp delik açtın?!” diye (itiraza kalkıştı.)
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi. Musa, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.
Derken… Bu ikisi böylece yola koyuldular, sonunda bir kıyıya vardılar, onları karşı kıyıya taşıyan gemiden inecekleri zaman, o kimse gemide bir delik açtı. Musa bunu görünce: “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın” diye çıkıştı.
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, Hızır su seviyesine yakın bir yerden gemide delik açtı. Mûsâ:
“Gemiyi, yolcularını boğmak için mi deldin? Çok kötü, tehlikeli bir şey yaptın.” dedi.
Böylece ikisi de yola koyuldular. Nihayet gemiye bindiklerinde o, bunu deliverdi. (Musa): "Sen içindekileri boğmak için mi bunu deldin? Andolsun şaşılacak bir şey yaptın!" dedi.
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: 'İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın.'
Böylece kalkıp gittiler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, Hızır, gemiyi (bir balta ile delip) yaraladı. Mûsa, ona şöyle dedi: “- Geminin içindekileri boğasın diye mi onu deldin? Doğrusu çok büyük bir iş yaptın!”
Ve ikisi çıktılar. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, o abd gemiyi deldi. Musa: “İçindekileri batırmak için mi deldin? Andolsun! Sen korkunç bir iş yaptın” dedi.
Derken yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; (Kul,) onu (gemiyi) deldi. (Musa:) “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın” dedi.
Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi. Musa: Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi.
Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: "Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın."
Bunun üzerine ikisi bir gittiler, nihayet gemiye bindiklerinde tuttu gemiyi yaraladı, â, dedi: ehalisini gark etmek için mi yaralandın onu? Alimallah müdhiş bir şey yaptın
Bunun üzerine gitdiler. Nihayet (bir) gemiye bindikleri zaman o, bunu deliverdi. (Musa) dedi ki: «Sâhiblerini (suda) boğasın diye mi onu deldin? Andolsun, sen büyük bir iş yapdın».
Bunun üzerine ikisi gittiler; nihâyet gemiye bindikleri zaman, (Hızır) onu (o gemiyi tehlikeli olmayacak yerinden) deldi. (Mûsâ:) “Onu, içinde bulunanları boğmak içinmi deldin? Gerçekten müdhiş bir şey yaptın!” dedi.
Bir gemiye bininceye kadar gittiler ve o kul bindikleri gemiyi yaraladı. Musa “İçindekileri boğmak için mi gemiyi yaraladın? Gerçekten çok tuhaf bir iş getirdin (yaptın)” dedi.
Artık ikisi de kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye bindiler, O, gemiyi deldi, Musa «— İçindekilerini suda boğmak için mi gemiyi deldin Korkunç, çok fena bir şey yaptın» dedi.
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: “İçindekileri batırmak için mi onu deldin? Şüphesiz sen şaşırtıcı bir iş yaptın.”
Böylece, Hızır ile Mûsâ birlikte yola koyuldular; sahil boyunca yürürken, bir yolcu gemisine rast geldiler. Karşı kıyıya geçmek üzere gemiye bindiklerinde, tam denizin ortasındayken, Hızır gizlice gemide bir delik açtı. Bunu gören Mûsâ, hemen öfkeye kapılarak, “Ne yaptın sen? İçindeki yolcuları boğmak için mi deldin gemiyi?” diye çıkıştı, “Doğrusu sen, çok çirkin bir iş yaptın!”
Derken, yola koyuldular. Gemi’ye bindiklerinde onu deldi.
(Musa): -“Onun ahâlisini / yolcu ve mürettebâtını suda boğmak için onu deldin ha? Gerçekten tehlikeli bir iş yaptın” dedi.
Böylece yola koyuldular. (Yolda) bir gemiye bindiklerinde, o (zat) gemiyi deldi. (Bunu gören Mûsa): “Gemiyi içerisindekileri boğmak için mi deldin? Gerçekten sen, çok kötü bir iş yaptın!” dedi.
Bu ikisi böylece yola koyuldular; sonunda [bir kıyıya vardılar; ve onları karşı kıyıya taşıyan] tekneden inecekleri zaman, bilge kişi 75 teknede bir delik açtı, [Musa bunu görünce:] “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok vahim bir şey yaptın!” diye çıkıştı.
Ve böylece yola koyuldular ve bir gemiye bindiler. Bilge kişi durduk yerde gemide bir delik açtı. Musa ona: – Sen yolcuları boğmak için mi deldin? Sen gerçekten çok tehlikeli bir şey yaptın, dedi.
Birlikte yola koyuldular (ve) nihayet bir gemiye bindiler. O, gemide bir delik açtı.[2415] (Musa) dedi ki: “Yolcuları boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok tehlikeli bir şey yaptın!”
[2415] Meselin işaret ettiği hakikatin bir Hz. Musa’nın mücadelesine, bir de ilk muhatabı olan Allah Rasûlü’nün mücadelesine bakan yüzü vardır: Hz. Musa İsrâiloğullarını Firavun’dan kurtarmak için denize sürdü, onlar Musa’nın kendilerini boğacağını sandılar. Allah Rasûlü Mekke’yi tevhide davet etti, müşrikler bunu ekmek teknelerini batırmak olarak algılayıp ölümüne direndiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bunun üzerine gidiverdiler. Vaktâ ki bir gemiye bindiler, o, gemiyi yaraladı. Dedi ki: «Onu yaraladın mı ki, ahalisini garkediveresin? Doğrusu pek münker bir şey yaptın.»
Bunun üzerine kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye rastlayıp ona bindiler ve o zat gemiyi deldi. Mûsâ duramayıp: “Ne yaptın öyle? ” dedi “İçindeki yolcuları denizde boğmak için mi yaptın bunu? Vallahi çok korkunç bir iş yaptın! ”
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi. (Musa): "Halkını boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!" dedi.
Bunun üzerine ikisi de kalkıp gittiler; derken bir gemiye bindiler. O kişi gemiyi deldi. Musa dedi ki "Onu, içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, çok garip bir durum meydana getirdin."
Musa da bu şartı kabul etti. Bunun üzerine kalkıp yürüdüler. Sonunda bir gemiye bindiler. O kul, gemiyi deldi. Musa:-Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Acayip bir iş yaptın, dedi.
Böylece yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, o zat gemiyi batırdı. Musa, “İçindekileri boğmak için mi gemiyi batırdın?” dedi. “Doğrusu sen büyük bir iş yaptın.”
İkisi birlikte yola koyuldular. Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi. Mûsa dedi: "İçindekileri boğmak için mi deldin onu? Vallahi korkunç bir iş yaptın!"
Pes gitdiler, ḥattā ol vaḳt ki gemiye bindiler. Ḥıżr peyġamber deldi ol ge‐miyi Mūsā eyitdi: Gemiyi deldüñ mi içindekileri ġarḳ eylemeg‐içün? Taḥḳīḳsen bir ulu iş işledi‐sen, didi.