Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2225, sondan 4012. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 85. ayetidir. Kehf Suresi 85. ayetinin kelime sayisi 2, harf sayısı 9 ve toplam ebced değeri ise 618 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Zülkarneyn ’in büyük güç ve imkân sahibi kılınması kıssada “sebep” kelimesiyle ifade edilmiştir Müfessirler bu kelimeyi genellikle “amaca ulaştıran ilim ve kudret” diye açıklamıştır. Buna göre Zülkarneyn’e verilen sebebin akıl, irade, ilim, hikmet, kuvvet, kudret, imkân, feraset gibi amaca ulaşmayı sağlayan her şeyi kapsadığını söyleyebiliriz.
84, 86. Biz, yeryüzünde ona seferi kolaylaştırmak suretiyle kudret verdik, kendisine her şeyi teshir etmek esbabını da verdik. O, bir yol tuttu [¹]. Nihayet güneşin battığı yere vardı. Onu, kara çamurlu [²] bir pınara batar buldu [³] pınarın yanında kâfir bir kavim buldu. Biz «— Zülkarneyn! Bunlar İslâm/a gelmezlerse bunları ya azaba çarparsın [⁴], yahut onlara hüsn-ü muamelede bulunursun [⁵]» dedik.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 85. Ayet Açıklaması
[1] Eshab-ı seferi hazırlamaya başladı.[2] Sıcak, balçığı kokar.[3] Uzaktan böyle hayâl etti, gûya güneş böyle bir pınara batıyordu.[4] Öldürürsün.[5] İrşat ve nasihat edersin. Bu iki hususta muhayyersin.
[2432] Sebeben’deki belirsizlik, metne ya “her tür” olarak niceliğe ilişkin, ya da “pek bilinmeyen, görenleri şaşkına çeviren” şeklinde niteliğe ilişkin bir vurgu katar.