Kehf Suresi 90. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2230, sondan 4007. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 90. ayetidir. Kehf Suresi 90. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 4631 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
حتى اذا بلغ مطلع الشمس وجدها تطلع على قوم لم نجعل لهم من دونها سترا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
حتىاذابلغمطلعالشمسوجدهاتطلععلىقوملمنجعللهممندونهاسترا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Hattâ iżâ beleġa matli’a-şşemsi vecedehâ tatlu’u ‘alâ kavmin lem nec’al lehum min dûnihâ sitrâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir toplum üzerine doğar buldu ki onlar için onun ardında (güneşe karşı) bir örtü yapmamıştık.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sonunda güneşin doğduğu yere varınca, güneşi, kendilerine güneşten başka bir örtü vermediğimiz bir topluluğun üzerine doğuyor buldu.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Nihayet Güneş'in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş'e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir halkın üzerine doğarken buldu.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Sonunda Güneş’in doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (Güneş’i), kendileri için bir siper kılmadığımız (Güneş’in aşırı hararet ve enerjisinden etkilenmeyecek şekilde yarattığımız) bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Da gidegide güneşin doğduğu yere vardı, orada öyle bir topluluk buldu ki onların güneşten başka hiçbir elbisesi yoktu, öyle bir topluluğa doğmadaydı güneş orada.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Gide gide, güneşin doğduğu yere vardığında, güneşe karşı sığınacak bir örtü vermediğimiz bir halk üzerine güneşi doğuyor buldu.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Nihayet, güneşin doğduğu tarafta, uzak doğuda, karanın denize birleştiği yerdeki yerleşim bölgesine ulaştığında, kendilerini koruyacak elbiseyi ve barınağı öğretmediğimiz, sıcağın şiddetini artırdığı zamanlarda su içinde ve toprak oyuklarda korunan, serinlikte geçimlerini sağlayan, çıplak, ilkel bir kavim üzerine güneşin doğduğunu gördü.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendilerine güneşe karşı bir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğar gördü.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Nihayet güneşin doğduğu yere (uzak şarka) vardığı zaman güneşi, öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onlara, güneşten kendilerini koruyacak bir siper (ev veya elbise gibi bir barınak) yapmamıştık.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Nihayet güneşin doğduğu yere ulaştığında, kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.
Besim Atalay
Besim Atalay
Güneşin doğduğu yere varınca, güneşten başka, örtüleri bulunmayan bir ulusun üzerine, güneşin doğduğunu gördü
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
89-90. (Zülkarneyn) sonra (Doğu'ya doğru) bir yol tuttu. Nihayet güneşin doğduğu yere (Doğuda varabileceği en uzak noktaya) vardığı zaman, kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir toplumun üzerine güneşin doğduğunu gördü.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, güneşi, kendilerini elbise, bina gibi şeylerle örtmediğimiz bir millet üzerine doğuyor buldu.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlar için güneşe karşı bir örtü yapmamıştık.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Uzak doğuya varınca, güneşi, kendilerini güneşten koruyacak herhangi bir şeye sahip olmayan bir topluluk üzerine doğar buldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Tâ gün doğu cihetine vardığı vakıt onu bir kavm üzerine doğuyor buldu ki onlara güneşin önünden bir siper yapmamıştık
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Nihayet üstüne güneşin (ilk önce) doğduğu yere ulaşdığı zaman onu öyle bir kavmin üzerine doğuyor buldu ki biz onlar için buna karşı (korunacak) hiç bir siper yapmamışdık.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Nihâyet güneşin doğduğu yere (doğu cihetindeki memleketlere) varınca, onu öyle bir kavim üzerine doğuyor buldu ki, onun (o güneş ışıklarının) altında kendileri(ni korumak) için bir siper (dağlar ve ağaçlar) yapmamıştık.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Güneşin doğduğu yere varıncaya kadar gitti ve orada onların üzerini güneş den başka hiçbir şeyin örtmediği bir topluluğun üzerine, güneşi yükseliyor bulmuştu.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Nihayet güneşin doğduğu yere vardı. Güneşi, bir kavim üzerine doğuyor buldu [⁶] ki onların güneşten başka örtünecek şeyleri yoktu.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştığında güneşi, kendileri için ona karşı bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ve uzun bir yolculuğun ardından, nihâyet güneşin doğduğu yere, yani doğu yönündeki en uzak diyarlara ulaşınca, sıcağa karşı kendilerine bir siper yapmadığımız bir topluluk üzerinde güneşin doğduğunu gördü. Onlara Allah’ın emirlerini bildirerek, onları eğitti.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Güneş’in doğduğu yere ulaştığında Güneş’i, altından onlara örtülük yapmadığımız bir kavmin üzerine doğuyor buldu.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Sonunda) güneşin doğduğu yere ulaşınca güneşi, kendilerini ondan korumadığımız bir topluma doğarken buldu.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Ve doğuya doğru yürüyerek] günün birinde güneşin doğduğu yere vardığında 91 onu, kendilerini güneşe karşı bir örtüyle örtmediğimiz bir kavmin üzerine doğar buldu:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sonunda, güneşin hiç batmadığı bir yere vardığında onlar için güneşe karşı bir örtü/gece yapmadığımız ve güneşin sürekli üzerlerine doğduğu bir toplum buldu.
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
En sonunda güneşin doğduğu yere[2439] ulaştı; onu kendileri için güneş ışığından gayrı bir örtü[2440] takdir etmediğimiz bir topluluk üzerine doğar halde buldu:
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki güneşin doğduğu bir cihete kavuştu, onu bir kavim üzerine tulû eder buldu ki, onlar için güneşe karşı bir siper yapmış değildik.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Güneşin doğduğu yere varınca onun, kendilerini sıcaktan koruyacak bir siper nasib etmediğimiz bir halk üzerine doğduğunu gördü.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, güneşe karşı kendilerine siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğar buldu.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Güneşin gözüktüğü yere kadar vardı. Baktı ki bir topluluğun üzerinde gözüküyor; onunla(güneşle) o topluluk arasına örtü koymamışız. (Güneş hiç batmıyor)
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Sonunda, güneşin doğduğu yere vardığında onun, güneşe karşı hiçbir siper yapmadığımız bir kavmin üzerine doğduğunu gördü.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Nihayet doğuya vardığında, güneşi, kendilerini ondan koruyacak bir siper vermediğimiz bir kavim üzerine doğarken gördü.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bir süre sonra, Güneş'in doğduğu yere varınca onu, ona karşı kendilerine bir siper yapmadığımız bir topluluğun üzerine doğar buldu.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
tā ķaçan irdi gün doġusına buldı anı ŧoġar bir ķavm üzere kim ķılmaduķ anlaruñ içün anuñ altında ya'nį güneş altında örtü.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ḥattā ki yitişdi güneş çıḳduġı yire, ṭapdı anı. Çıḳar bir ḳavm üstine ki bizḳılmaduḳ anlara andan özge setr ḳumāşdan ve binādan.