Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2271, sondan 3966. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 21. ayetidir. Meryem Suresi 21. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 3441 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (3) ي (4) ع (2) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
قال كذلك قال ربك هو علي هين ولنجعلـه اية للناس ورحمة منا وكان امرا مقضيا
Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.
Mûcizevî olaylarla dolu olan Meryem sûresinin başlangıcında bir giriş olarak Zekeriyyâ aleyhisselâm ile oğlu Yahyâ’nın kıssaları kısaca anlatıldıktan sonra, bu bölümde sûrenin asıl konusu olan Hz. Meryem’e geçilmektedir. Bu kıssa öncekinden daha ilginçtir. Çünkü öncekinde kısır ve ihtiyar bir kadının, yaşlı da olsa eşinden bir çocuğu dünyaya getirmesi söz konusu idi. Burada ise bâkire bir kızın çocuk dünyaya getirmesi anlatılmaktadır. Daha ana rahminde iken annesi tarafından mâbede adanmış olan Hz. Meryem, çocukluğundan itibaren mâbedin doğu yönünde tenha bir köşede bulunuyor ve vaktini ibadetle geçiriyordu. İnsanlar tarafından rahatsız edilmeden kendini tam anlamıyla ibadet ve tefekküre verebilmesi için bulunduğu yeri bir perde ile ayırmıştı. 16. âyette ifade edilen doğu tarafından maksat Kudüs’teki Beyt-i Makdis’in doğu tarafıdır. Müfessirler 17. âyette Allah tarafından gönderildiği bildirilen ruhun Cebrâil olduğu kanaatindedirler (İbn Âşûr, XVI, 80). Hz. Meryem bu yalnızlık köşesinde mâbedde veya evinde bulunduğu bir sırada yüce Allah ona çocuk bağışlamak üzere Cebrâil’i göndermiş, Meryem’in meleği asıl şekliyle algılaması mümkün olmadığı için, onu eli yüzü düzgün bir insan kılığında göstermiştir. Bununla birlikte Meryem bu gelenin kendisine bir kötülük edeceğinden korktuğu için ondan Allah’a sığındığını ifade etmiştir. Daha sonra gelenin melek olduğunu ve kendisine Allah tarafından bir bebek bağışlamak üzere geldiğini anlayınca rahatlamış, bu defa bâkire ve iffetli olan bir kızın nasıl çocuğu olacağını merak ederek bunu sormuştur. Allah Teâlâ, insanlara kudretini gösteren bir mûcize (âyet) olmak üzere Hz. Îsâ’yı baba faktörü olmaksızın yaratmış ve insanlar için bir rahmet olsun diye onu peygamber olarak görevlendirmiştir. Babası olmaksızın bir çocuk yaratmak Allah için son derecede kolaydır. Çünkü O, bir şeyin olmasını istediği zaman ona ‘ol’ der, hemen oluverir (bu konuda bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:45-47, 59).
Mehmet Okuyan
(Cebrail ise) şöyle demişti: “Öyle, (ama) Rabbin ‘O (iş) benim için kolaydır. Biz onu insanlara bir ayet (mucize) ve katımızdan bir rahmet kılmak için (böyle yapacağız. Zaten bu iş), karara bağlanmış (olmuş bitmiş) bir iştir’ demiştir.”
Bu ayet Âl-i İmrân 3:47. ayetle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Rûh/melek, “Haklısın” dedi; Rabbin buyurdu ki: “Bu, bana kolaydır. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu, karara bağlanmış bir hükümdür.”
(Melek:) "İşte böyle" demişti. "Rabbin, buyurdu ki: Bu benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk dünyaya gelecektir) " Ve (zaten takdir edilen) iş de olup bitmişti.
Böyledir bu demişti ruh, bu iş, Rabbin için pek kolay demişti. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve katımızdan bir rahmet olarak halkedecektik ve bu iş, zaten de mukadderdi, olup bitti.
Melek: “Gerçek, dediğin gibidir. Ama Rabbin buyurdu ki: O çocuk olma meselesi, bana göre kolaydır. Hem o olacak çocuğu, insanlara kudretimizi gösteren bir alamet ve tarafımızdan bir rahmet kılmak için, bunu yapacağız. Ve bu Allah tarafından, önceden karara bağlanmış bir hükümdür.”
Melek:
“- Sana günahtan arınmış bir oğul bağışlanması Allah'ın emridir. Rabbin, bu bana kolaydır, biz, onu, insanların iyiliği, kurtuluşu için sınırsız kudretimize bir işaret, tarafımızdan bir rahmet kılacağız. Bu icraya karar verilmiş bir plandır, buyurdu.” dedi.
(Ruh) dedi ki: "Böyledir. Rabbin: 'Bu bana kolaydır. Onu insanlar için bir ayet (mucize) ve tarafımızdan bir rahmet kılmak için (bunu yapacağız). Hem bu önceden kararlaştırılmış bir iştir' dedi."
'İşte böyle' dedi. 'Rabbin, dedi ki: -Bu benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır).' Ve iş de olup bitmişti.
Cebrail şöyle dedi: “- Evet, iş dediğin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki, bu (baba olmaksızın çocuk vermek), bana çok kolaydır. Hem bunu, insanlara, kudretimize delâlet eden bir alâmet ve (İsa'yı da insanları hidayete götüren) tarafımızdan bir nimet yapacağız. Zaten (ezeldeki takdirimizde) bu iş olup bitmiştir.
Melek: “Bu iş böyledir. Rabbin dedi ki: “Ona evlat vermek, Bana çok kolaydır. Biz onu insanlar için bir mucize yapacağız ve Biz’den onlara bir rahmet olacak.” Bu iş kesinleşmiştir” dedi.
(Cebrail:) “Evet öyle, Rabbin diyor ki: “Bu iş benim için kolaydır. Bu olayı insanlara (gücümüzü) kanıtlayan bir mucize ve oğlunu da onlara rahmet kaynağı olarak sunmak istiyoruz. Bu iş artık hükme bağlanmış, olup bitmiştir.”
Cebrail: "Bu böyledir, çünkü Rabbin, 'Bu bana kolaydır, onu insanlar için bir mucize ve katımızdan da bir rahmet kılacağız; hem bu önceden kararlaştırılmış bir iştir' diyor" dedi.
Melek: Öyledir, dedi; (zira) Rabbin buyurdu ki: Bu bana kolaydır. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu, hüküm ve karara bağlanmış (ezelde olup bitmiş) bir iş idi.
Melek: "Bu, dediğin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız çocuk vermek), bana pek kolaydır. Hem biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacağız. Hem, bu önceden (ezelde) kararlaştırılmış bir iştir." dedi.
Dedi öyle, fakat rabbın buyurdu ki o bana göre kolay hem onu nasa kudretimizin bir bürhanı ve tarafımızdan bir rahmet kılacağımız için, hem de o, bir kaza edilmiş emir bulunuyor
(Ruuh) dedi: (Evet) öyledir. (Fakat) Rabbin buyurdu ki: — O, bana göre pek kolay. Çünkü biz onu insanlara bir âyet ve bizden bir rahmet kılacağız. Zâten iş olub bitmişdir.
(Cebrâîl) dedi ki: “(Allah'ın hükmü) böyledir! (Çünki) Rabbin: 'Bu bana pek kolaydır. Hem (biz) onu insanlar için (kudretimize) bir delil ve tarafımızdan bir rahmet kılacağız! Ve (bu, ezelde) hükme bağlanmış (takdîr edilmiş) bir iştir' buyurdu.”
Melek Meryem’e “İşte böyledir. Rabbin, bunu yapmak benim için kolaydır dedi. O çocuğu insanlar için Rabbinin büyüklüğüne bir işaret ve rahmet yapacağız ve Rabbin bunun böyle olmasına hükmünü vermiştir” dedi.
Ruh dedi ki hâl dediğin gibidir. Fakat Rabbin buyurdu ki o bana göre kolaydır. Biz, onu nâs/a kudretimize alâmet, nezdimizden mü/minlere bais-i rahmet kılacağız. Bu iş olup bitmiştir. Geri dönemez.
(Melek) Dedi ki: “Bu, dediğin gibidir. Ancak Rabbin dedi ki: “Bu benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet kılmak için (var edeceğiz).” Ve (bu) iş hükme bağlanmıştır.
Cebrail, “Evet, öyledir!” dedi, “Fakat Rabb’in buyurdu ki, “Bu iş benim için çok kolay. Sadece “Ol!” emrimizle, senin karnında babasız olarak bir çocuk yaratacağım ve onu, insanlara öldükten sonra diriliş gerçeğini ispatlayan bir mûcize ve katımızdan bir rahmet ve bereket vesîlesi kılacağım. Bu, zaten ezelden karar verilmiş bir iştir.”
-“Orası öyle! Senin rabbin dedi ki; o bana kolaydır.
Onu İnsanlar için bir âyet ve bizden bir rahmet kılacağız.
Zaten o kararlaştırılmış / kesinleşmiş bir iş oldu” dedi.
(Cebrâil): “Allah: ‘Bu (babasız çocuk verme işi), onu insanlara bir mûcize ve rahmet kılacağımız için Bana göre çok kolaydır. Hem de bu, önceden alınmış bir karardır.’ buyurdu.” dedi.
[Melek:] “Bu doğru” dedi, “[Ancak] Rabbin diyor ki: ‘Bu Benim için kolay; 15 ve [böyle olduğu için de, senin bir oğlun olacak] ve Biz o'nu insanlar için katımızdan bir sembol ve aydınlatıcı bir bağış kılacağız!’” 16 Ve bu [Allah tarafından] önceden hükme bağlanmış bir şeydi:
Orası öyle fakat Rabbin diyor ki bu benim için çok kolaydır, üstelik biz onu bütün insanlığa kudretimizin bir delili ve katımızdan bir rahmet kılacağız. Böylece kararlaştırılmış iş gerçekleşmiş oldu. 3/33...47, 19/17...34
(Melek): “Orası öyledir (ama)” dedi, “Rabbin diyor ki ‘Bu benim için çok kolaydır;[2479] üstelik Biz onu insanlar için (canlı) bir âyet ve katımızdan bir rahmet kılacağız; zaten bu iş artık gerçekleşmiş bulunmaktadır,”
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 21. Ayet Açıklaması
[2479] Zımnen: Allah isterse neler olmaz ki? 35. âyete zımnî bir atıf içermektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Cibril de dedi ki: «Öyledir. Rabbin buyurdu ki, o Bana göre pek kolaydır ve onu nâsa bir alâmet ve Bizden bir rahmet kılacağız. Ve (O) hükme mukterin bir emirden ibaret olmuştur.»
Ruh: “Öyledir, ama Rabbin: “Bu iş bana pek kolaydır. Çünkü biz onu insanlara kudretimimzin bir alâmeti ve tarafımızdan bir rahmet kılacağız ve artık bu, hükme bağlanmış, olup bitmiş bir iştir. ” dedi. ” [3, 45; 48, 50]
“Öyledir!” dedi. “Ama Rabbin buyurdu ki ‘O, bana kolaydır, onu insanlar için bir belge (ayet) ve katımızdan bir ikram kılacağız. Bu, kararı verilmiş bir iştir.’ ”
“Orası öyle,” dedi Cebrail. “Fakat Rabbin buyurdu ki: Bu Benim için kolaydır. Biz onu insanlara tarafımızdan bir âyet ve bir rahmet yapacağız. Bu ise hükme bağlanmış bir iştir.”
Dedi: "İşte böyle! Rabbin buyurdu ki: "O benim için çok kolaydır. Böyle olması onu, insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet yapmamız içindir. Hükme bağlanmış bir iştir bu."
Cebrā’īl eyitdi: Tañrı Ta‘ālā [a]nuñ gibi didi. Ol baña geñezdür, didi. Daḫıanı āyet eylemeg‐içün ḫalḳa ve bizüm buyruġumuzdan raḥmet olmaġ‐ıçun.Daḫı ol bir olmış iş idi ezelde.