Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2290, sondan 3947. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 40. ayetidir. Meryem Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 34 ve toplam ebced değeri ise 2591 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (3) ع (2) ص (0) bulunuyor.
Bugün yani dünya hayatında tevhidi kabullenmeyip sapkınlığa dalmış oldukları için gerçeği görmeyen zalimler Allah’ın huzuruna çıkacakları gün onu bütün açıklığı ile işitecek ve göreceklerdir. 39. âyetteki “pişmanlık günü” iki türlü yorumlanmıştır: a) Maksat kıyamet günüdür. İnsanlar gaflet içinde, Allah’ın dinine inanmaz ve dünya tutkusuyla âhireti düşünmezlerken birden bire kıyamet kopar, dünya yok olur, yükümlülük kalkar ve iş bitirilmiş olur. İşte yüce Allah insanların yaptıkları kötülüklerden veya yapmadıkları iyiliklerden dolayı pişmanlık duyacakları o gün gelmeden önce, onları uyarmasını Hz. Peygamber’e emretmektedir. b) Pişmanlık gününden maksat hesap günüdür. O gün herkesin hesabı görülmüş, sevap ve cezaları açıklanmak suretiyle iş bitirilmiş olacaktır; bu hesap sonunda cennete gideceklerle cehenneme gidecek olanlar birbirinden ayrılacaklardır. Bu dünyada gaflet içerisinde yaşayıp iman etmeyenler, ebedî hayatlarını yitirmiş olacakları için o anda hasret ve pişmanlık duyacaklardır. Kıyametin gerçekleşmesiyle yeryüzünün ve onun üzerindekilerin yalnız Allah’a kalacağını bildiren 40. âyeti de iki şekilde yorumlamak mümkündür: a) Dünya ve üzerinde bulunan her şey geçicidir, hiçbir gücün desteğine muhtaç olmaksızın kalıcı olan yalnız Allah’tır. b) Sûra üflendiğinde bütün canlılar ölecek hem mülkiyet ilişkisi hem de mâliklik son bulacak her şey asıl sahibine dönecektir.
Mehmet Okuyan
Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz; üstelik onlar da sadece bize döndürüleceklerdir.
Halbuki, o gün mutlaka er geç gelecek ve çatacak, yeryüzü ve onun üzerindeki herşey yok olacak sonra, herşeyin sahibi olarak kalacak olan yine biz olacağız ve o zaman onların hepsi bize dönecekler.
Cemal Külünkoğlu Meryem Suresi 40. Ayet Açıklaması
Her şey ve herkes fânidir, varlık âleminin ve bu alemde bulunan bütün varlıkların tek sahibi yalnız Bâki olan Allah’tır. Allah’ın dışındaki varlıklar süreli bir ömre sahip olduğu için hepsinin hayatı vadesi gelince sona erer; hesap vermek ve yeni bir hayata başlamak üzere herkes Allah’ın huzuruna çıkar.
Diyanet İşleri (Eski)
Şüphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacağız. Onlar Bize döneceklerdir.
Hiç kuşku yok ki, gün gelecek kıyâmet kopacaktır. İşte o zaman, yeryüzü üzerindekilerle birlikte yine Bize kalacak ve bütün insanlar, hesap vermek üzere huzurumuza geleceklerdir.
Oysa, [o Gün er geç gelip çatacak ve] yeryüzü ve onun üzerinde yaşayanlar geçip gittikten sonra yalnızca Biz kalacağız; 30 ve [o zaman] onların hepsi Bize dönecekler.
Şüphesiz o gün yeryüzü ve üstündeki herkes yok olacak sadece biz kalacağız ve sonunda hesap vermek üzere hepsi bize getirilecekler. 3/180, 15/23, 19/80, 28/87-88
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 40. Ayet Açıklaması
[2497] Lafzen: “Yeryüzünün ve üzerinde yaşayan herkesin tek vârisi Biz olacağız”. Göklerin ve yerin mirasının Allah’a ait olması (3:180), gerçekte Rahmân 26’da dile gelen gerçeğin mecazî ve belâgatlı bir anlatımıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz, şüphe yok ki Biz, yeryüzüne ve onun üzerinde bulunanlara varis olacağız, ve Bize döndürüleceklerdir.
Şu kesin bir gerçektir ki bütün dünyaya ve dünyada yaşayan bütün insanlara Biz vâris olacağız (onlar sona erip baki Allah kalacak) ve ölümden sonra hepsi diriltilip Bizim huzurumuza getirileceklerdir.