Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2256, sondan 3981. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 6. ayetidir. Meryem Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 30 ve toplam ebced değeri ise 3123 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (5) ع (2) ص (0) bulunuyor.
5,6. “Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!”
“Halef” diye tercüme ettiğimiz velî kelimesi, kişinin “yakını, dostu, arkadaşı, yardımcı ve destekçisi” demektir (aynı zamanda Allah’ın isimlerinden olan velî kelimesinin diğer anlamları için bk. Bakara 2:257; Mâide 5:51; En‘âm 6:14; A. Saim Kılavuz, “Velî”, İFAV Ans., IV, 456; Hamza Aktan, “Velâyet”, İFAV Ans., IV, 453). “Yakınlar” anlamı verdiğimiz mevâlî kelimesi mevlâ kelimesinin çoğulu olup “kişiye vâris olan yakın akrabaları” mânasına gelir. Hz. Zekeriyyâ, halef istemesinin gerekçesini de açıklarken, övünmek veya faydalanmak için değil, dini tebliğ etmek gibi yüce bir gaye için halef istediğini ifade etmiştir. Başka âyetlerde bildirildiğine göre Zekeriyyâ şu duaları da yapmıştır: “Rabbim! Bana tarafından temiz bir nesil ihsan eyle. Kuşkusuz sen duayı işitensin!” (Âl-i İmrân 3:38). “Rabbim! Geride kalanların en hayırlısı sensin, yine de sen beni yalnız (çocuksuz) bırakma! “ (Enbiyâ21:89). Bazı tefsirlerde Zekeriyyâ’nın hem mülküne hem de ilmine ve peygamberliğine mirasçı olacak sâlih bir çocuk istediği söylenmişse de Hz. Peygamber’in, “Biz peygamberler miras bırakmayız, bıraktığımız sadakadır” (Buhârî, “Humus”, 1; “Megâzî”, 14, 38) anlamındaki hadisi dikkate alındığında peygamberlerin mal ve servetleri için mirasçı istemeyecekleri anlaşılır. Hz. Zekeriyyâ’nın “Tarafından bana yerimi alacak bir halef ver; o, Ya‘kub hânedanına da vâris olsun” ifadesi de bu mânayı destekler. Burada Ya‘kub hânedanına vâris olmaktan maksat onların mallarına mirasçı olmak değil, Hz. Ya‘kub’un soyu olan İsrâiloğulları’nın misyonuna, peygamberliğin geride bıraktığı geleneğe ve ahlâka vâris olmak ve onların gittiği doğru yolu takip etmektir. İbn Âşûr’a göre âyetlerin zâhirinden peygamberlere mirasçı olunabileceği anlaşılmaktadır. Ona göre başka bir âyetteki (Neml 27:16) ifade bu anlamı desteklemektedir ve yukarıdaki hadiste Resûlullah bütün peygamberleri değil, sadece kendisini kastetmiştir (bk. XVI, 66). Nitekim Hz. Ömer de “Resûlullah bu sözüyle kendisini kastediyor” demiştir (Buhârî, “Fardu’l-humus”, 1).
Mehmet Okuyan
5,6. Şüphesiz ki ben, benden sonraki yakınlarımdan endişe ediyorum. Hanımım da kısırdır. Bana katından hem bana hem de Yakup ailesine mirasçı olabilecek bir veli (çocuk) ver! Rabbim! Onu rızana layık eyle!”
Bu dua, Yüce Allah’tan nasıl bir çocuk istenmesi gerektiğini öğretir. Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:38.
Bayraktar Bayraklı
5,6. “Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velî bir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!”
“Bana (manevi) mirasçı olsun, Yakuboğullarına da mirasçı olsun. (İman ve İslam yolumuzu takip ve tatbik etsin.) Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl” (diye dilemişti).
“Bu çocuk benden sonra peygamberliğe ve devlete vâris olsun, böylece peygamberlikte ve devlette Yâkup soyuna da vâris olur. Rabbim, onu rızana mazhar et.” dedi.
5,6. Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki, bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim! Onun, rızanı kazanmasını da sağla."
5, 6. Benden sonra yerime gelecek amcazadelerim gibi akrabalarımdan [⁴] korkuyorum. Karım da kısırdır. Artık tarafından din işini görecek bir oğul bağışla ki bana da Yakup hanedanına da vâris [⁵] olsun. Yâ Rab! Onu hoşnut olduklarından kıl.
“Ki, hem bana mirasçı olsun, hem de Yakup soyuna. Onu, Ey Rabb’im! hoşnutluğunu kazanmış dürüst ve erdemli bir kul eyle!” Bunun üzerine Allah, gönderdiği melekler aracılığıyla ona seslendi:
5, 6. Doğrusu ben arkamdan yerime geçecek akrabamdan ötürü endişeliyim. Eşim de kısır! Bana lütf-u kereminden öyle bir vâris nasib et ki bana da, Yâkub hanedanına da vâris olsun. Onu, razı olacağın bir insan eyle ya Rabbî! ” [3, 38-39]
Zekeriyya (a.s.) Harun (a.s.) neslindendi. İsrailoğulları Filistin’i fethettikten sonra ülkeyi 12 kabileye miras olarak dağıttılar. 13. olan ve Harun (a.s.)’ dan gelen Levililer’e de dinî hizmetler düştü. (Eski Ahid, I. Tarihler, 23)
Süleyman Ateş
Ki, (o), bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap.