Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2311, sondan 3926. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 61. ayetidir. Meryem Suresi 61. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 3219 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (3) ي (3) ع (4) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
جنات عدن التي وعد الرحمن عباده بالغيب انه كان وعده مأتيا
60,61. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân’ın, kullarına gıyaben vaad ettiği “Adn” cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.
İnsanların günahları ne olursa olsun tövbenin silemeyeceği günah yoktur. Bir defa tövbe edip bunu da samimi iman, ibadet ve güzel davranışlarla destekleyenler ve bu suretle gerçek olarak Hakk’a yönelenler onun cennet vaadini de hak etmiş olurlar. Adn, cennetin müstesna bölümlerinden biri olup oranın, mukarrebûn denilen ve peygamberler, şehidler, sıddîklar ve âlimlerden oluşan Allah’ın en seçkin kullarına tahsis edildiği bildirilmektedir. Adn cennetlerine alınacak olan müminler orada korku ve endişeye kapılacak bir söz işitmeyecekler, hep mutluluk ve esenlik içinde olacak ve daima yeni mutlulukların müjdesi anlamında “selâm” sözü işiteceklerdir (adn cennetleri hakkında bilgi için bk. Ra‘d 13:23).
Mehmet Okuyan
Yani Rahmân’ın kullarına gıyaben vadettiği durmaya değer cennetlere (girecekler). Şüphesiz ki O’nun (Allah’ın) vaadi gerçekleşmiştir.
Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah onu) Kendi kullarına gıyabi olarak (görmedikleri halde inandıkları için) va’ad etmiştir. Şüphesiz O'nun va’adi yerine gelecektir.
Sınırsız rahmet sahibi olan Rahman'ın kullarına her türlü beşeri algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği Adn cennetleri… O'nun sözü mutlaka yerini bulacaktır.
Rahmet sahibi Rahman olan Allah'ın kullarına va'dettiği, duyu ve idrak alanı ötesindeki, gayb âlemindeki, Adn cennetlerine girecekler. Şu bir gerçek ki, O'nun sözü yerini bulacaktır.
Evet, onlar Rahman (olan Allah)'ın kullarına, her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde söz verdiği, (dünyada iken görmeksizin inandıkları) Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah'ın vaadi kesinlikle gerçekleşecektir.
60,61. Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş yapanlar bunun dışındadır. Bunlar hiçbir haksızlığa uğratılmadan, Rahman'ın kullarına gaybde vadettiği cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktır.
60, 61. Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın cennete, çok merhametli olan Allah'ın, kullarına gıyaben vâdettiği Adn cennetlerine girecekler. Şüphesiz O'nun vâdi yerini bulacaktır.
Yani, Rahmân olan Allah’ın, insanoğlunun algı ve tecrübe sınırlarının ötesinde bir âlem olarak kullarına vaadettiği o sonsuz mutluluk ve huzur diyarı olan Adn cennetlerine! Unutmayın, O’nun verdiği söz, mutlaka yerine gelecektir!
sınırsız bağış Sahibi'nin, kullarına, her türlü beşerî algı ve tasavvurun ötesinde 47 söz verdiği o âsûde hasbahçeler [onların olacaktır]; O'nun sözü elbette yerini bulacaktır!
Bunlar, Rahman’ın kullarına vaat ettiği, idrak kapasitesinin üstünde güzellikte olan Adn cennetleridir, onun vaadi mutlaka yerine gelecektir. 21/101...103, 25/15, 28/61, 39/74, 40/8, 46/16, 47/15
O rahmet kaynağının kullarına söz verdiği, insanın kavrama kapasitesini aşan bir gerçeklik olan mutlak mutluluk ve güzelliğin merkezi cennetler[2518] (onların olacak): ve her halükârda O’nun sözü yerini bulacaktır.
Evet, onlar Rahman'ın kullarına gıyabî olarak vâd ettiği, dünyada iken görmeksizin inandıkları Adn cennetlerine gireceklerdir. Allah'ın vâdi muhakkak ki yerini bulacaktır. [73, 18]