Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2328, sondan 3909. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 78. ayetidir. Meryem Suresi 78. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 29 ve toplam ebced değeri ise 3428 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (1) ع (3) ص (0) bulunuyor.
Hadis kaynaklarında bu âyetlerin iniş sebebi olarak şöyle bir olay anlatılmaktadır: Fakir bir müslüman olup Mekke’de demircilikle meşgul olan Habbâb b. Eret’in, yaptığı bir işten dolayı müşriklerin ileri gelenlerinden Âs b. Vâil’de alacağı vardı. Habbâb alacağını isteyince Âs, Hz. Muhammed’i reddetmedikçe borcunu ödemeyeceğini söyledi. Habbâb da “Allah’a yemin ederim ki sen ölüp tekrar dirilinceye kadar onu asla inkâr etmem” dedi. Âs, “Gerçekten ben ölüp tekrar dirilecek miyim?” diye sordu. Habbâb “evet” deyince Âs, “Öyle ise benim orada mutlaka malım ve evlâdım olacaktır; o zaman sana olan borcumu öderim!” dedi (Buhârî, “Tefsîr”, 19).
Mehmet Okuyan
Bu kişi, [gayb]ı (bilinemeyenleri) mi biliyor yoksa Rahmân’ın katında bir söz mü aldı?
(Her istediği makam ve mala erişeceğini iddia eden kişi) O gayba muttali midir, yoksa Rahman’ın katında (her dediği ve hayal ettiği doğru çıkacak diye) bir ahit mi almıştır?
Cemal Külünkoğlu Meryem Suresi 78. Ayet Açıklaması
Bu iki âyetin müşriklerden Âs b. Vâil hakkında indiği söylenir. Rivayete göre, ashaptan Habbâb b. Eret, müşriklerden olan Âs b. Vâil’deki alacağını istemiş,öldükten sonra dirilmeye ve hesap gününe inanmadığı Âs b. Vâil de: “Siz öldükten sonra diriltileceğinize, altınların, gümüşlerin bulunduğu cennette hayatınıza devam edeceğinize inanıyorsunuz ya, işte sana olan borcumu orada ödeyeceğim. Çünkü öte dünyada bana da zenginlik ve güç verilecektir” şeklinde alay etmişti.
Diyanet İşleri (Eski)
O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır?
Acaba bu adam, gayb ilmine vakıf mı oldu? Evreninen erişilmez bütün gizliliklerine, dâir mutlak ve şaşmaz bilgiye mi sahip oldu? Yoksa her arzusunun yerine getirileceğine dâir Rahmân’dan bir söz mü aldı?