Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 178, sondan 6059. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 171. ayetidir. Bakara Suresi 171. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 4393 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (8) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
ومثل الذين كفروا كمثل الذي ينعق بما لا يسمع الا دعاء ونداء صم بكم عمي فهم لا يعقلون
İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.
Taberî (II, 79 vd.) ve İbn Atıyye (I, 238-239) gibi önde gelen müfessirler bu âyetle ilgili başlıca iki yorum aktarmışlardır: a) Hayvanın, kendisine seslenen çobanın sesini duyduğu halde ne söylendiğini anlamadığı gibi, kâfir de kendisine açıklanan âyetleri, tebliğ ve davetleri duyar da bunların içerdiği hakikatleri bir türlü anlamaz, bu sebeple de inkârından vazgeçmez. b) Kâfirlerin söylenenden hiçbir şey anlamayan putlarına yakarışları, çobanın ne söylediğini anlamayan koyunlarına seslenip durmasına benzer.
Birinci yoruma göre âyet, kâfirlerin İslâmî tebliğ ve davet karşısındaki anlayış kıtlığını ve duyarsızlıklarını dile getirmekte; ikinci yoruma göre ise kâfirlerin, yakarışlarını duymaktan bile âciz olan putlara değer verip tapmalarını kınamaktadır. Taberî, âyetin yahudilerle ilgili olduğunu ileri sürerek birinci yorumu tercih eder. İkinci yorum ise âyetin müşriklerle ilgili olduğu ihtimaline dayanmaktadır. Ancak bu ihtimale birinci yorum da uygun düşmektedir. Kâfirlerin atalarının yolunu körü körüne taklit ettiklerini anlatan bir önceki âyetle 171. âyetin, “Onlar sağır, dilsiz ve kördürler; çünkü onlar düşünmezler” meâlindeki son cümlesi dikkate alındığında ilk yorum daha isabetli görünmektedir.
Son iki âyette genel olarak insanların körü körüne eskiye bağlı kalmalarının doğru olmadığı, yeni fikirlere kulak verip insaflı ve ön yargısız bir şekilde bunları akıl ve vahiy ölçülerine vurarak değerlendirmek gerektiği bildirilmektedir. Bu, Kur’an’ın her vesileyle üzerinde durup önemini vurguladığı objektiflik ilkesidir.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanların durumu, (çobanın) bağırıp çağırmasından başka bir şey duymayanın durumuna benzer. Onlar (gerçeğe karşı) sağırdır, dilsizdir, kördür; onlar akıl da etmezler.
Benzer mesajlar: Bakara 2:18; En‘âm 6:39; Hûd 11:24.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın indirdiğine tâbi olma çağrısına aldırış etmeyen kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar manen sağır, dilsiz ve kördürler. Bu sebepten dolayı da düşünmezler.
Gerçeği yalanlayan nankörlerin durumu, çağırmaktan, seslenmekten başka bir şey duymayan haykıran kimsenin durumu gibidir.¹ Onlar; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu nedenle, akıllarını da kullanmazlar.
1- Dinlemeden, duyduğu şeyi anlamadan yalnızca bağırıp çağıran kimsenin durumu gibidir.
Ahmet Akgül
İnkâr edenlerin örneği, sadece (çobanların) bağırıp çağırmasından başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeden ve sürekli) haykıran (bir hayvanın) örneği gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akledemez (doğru düşünüp değerlendiremez) ler.
Böylece O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirlerin durumu çobanın haykırışını işiten fakat onu sadece bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Çünkü akıllarını kullanmazlar.
Davet karşısında, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin hâli, çobanın haykırışını işiten, yalnız sesi ve bağırmayı algılayan sürünün durumuna benzer. Onların duyan kulakları hakkı duymaz. Konuşan dilleri hakkı konuşmaz. Gören gözleri hakikati görmez. Bundan dolayı akıllarını kullanmazlar, düşünmezler de.
İnkar edenlerin örneği, bağırıp haykırmadan başka bir şeyi duymayan varlığa seslenen birinin örneği gibidir. [34] Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler dolayısıyla bir şeyden anlamazlar.
34.Burada inkar edenler, çağırış ve haykırıştan başka bir şey duymayan yaratığa seslenen kimseye benzetilmiyor. Daha önce 17. ayeti kerimede verilen örnekte olduğu gibi bir örnek veriliyor. Bu örnekle anlatılmak istenen ise şudur: Kâfirler adeta kendilerine söylenilenin anlamını anlayamayan ama sadece haykırışları, bağırışları duyup şartlanmışlık dolayısıyla bu seslere göre hareket eden hayvanlar gibidirler. Bu kâfirlere bir şeyler anlatmaya çalışan kimse de anlamlı sözlerle o hayvanlara bir şeyler anlatmaya çalışan çoban gibidir. Şu halde nasıl hayvanlar kendilerine söylenilen anlamlı sözlerden bir şey anlayamazlarsa, kâfirler de kendilerine anlatılan hakikati kavrayamazlar. (Bu konuda bkz. Konyalı Mehmed Vehbi, Hulasatu`l-Beyan, C.I, sh.287; Mevdudi, Tefhimu`l-Kur`an, C.I, sh.137; Mecme`u`t-Tefasir, C.I, sh.241)
Ali Bulaç
İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.
O kâfirlerin örneği, ses ve sadadan başka bir şey işitmeyen (aksetmeyen) cansız kayaları çağıran bir adamın örneği gibidir. (Kâfirlerin gözünde her şey cansız ve ölüdür. Böyle olduğu gibi kendileri de) sağır, dilsiz ve kördürler. Böyle cansız oldukları için düşünmüyorlar da…
Bahaeddin Sağlam Bakara Suresi 171. Ayet Açıklaması
[Bu ayete “kâfirlerin örneği çobandan çağrı ve sesleniş dışında bir şey anlamayan hayvanlar gibidir,” şeklinde de meal verilebilir. Bu takdirde çoban peygamberdir.]
Besim Atalay
Kâfirler, çağrıdan, ünden başka bir şey işitmiyen yaratığa haykırana benzerler, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; akılları da yoktur
İnkârcıları imana çağıran (Resul) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar (gerçekleri duymak istemezler), dilsizdirler (doğruları konuşmayı arzulamazlar), kördürler (hakikati görmeyi murad etmezler). Bundan dolayı akıl etmezler akıllarını kullanarak yapılması gerekeni yapmazlar.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 171. Ayet Açıklaması
Âyette; inkârcıların kendilerini imana çağıran peygamberleri ciddiye almaması, ilahi mesajlara karşı ilgisiz ve kayıtsız kalması, insani olandan uzak olmanın da bir göstergesi olarak hayvanların durumuna benzetiliyor. Bununla birlikte vahyin getirdiği öğretileri duymak istemeyen, gerçekleri görmeyi ve konuşmayı reddederek tam bir ilkesizlik ve duyarsızlıkla ilahi buyrukların karşısında duran inkârcıların da Hakk’ı anlamayacağı anlatılıyor. İnkârcıları Hakk’a karşı sağır, dilsiz ve kör yapan kendi iradesizlikleri ve tutarsızlıklarıdır. Yoksa Allah, kimseyi dünyada İslam’a karşı dirensin ve ahirette de azap görsün diye yaratmamıştır. Nitekim Zümer Sûresi, 39:7. Âyette; “O (Allah), kullarının inkâr etmesine (azap görmesine) razı olmaz.” buyrulmaktadır.
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.
(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.
170-171. âyetlerde insanların körükörüne eskiye bağlanmaları, yeni ortaya konmuş fikirlere kulak vermemeleri kötülenmiş, bu konuda doğru olanın, akılcı olarak hareket edilmesi olduğu söylenmiştir.
Zemahşerî’ye göre âyetin meâli şöyledir: Kâfirleri doğru yola çağıran davetçinin (Peygamber’in) durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere seslenen çobanın durumu gibidir.
Edip Yüksel
İnkarcıların durumu, sözleri ancak bağırma ve çağırma biçiminde algılayarak (anlamadan) tekrarlayan kişi gibidir. Sağır, dilsiz ve kördürler; düşünmezler.
O kâfirlerin hali, sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler.
o kâfirlerin meseli sade bir çağırma veya bağırmadan başkasını duymaz bir kulakla haykıranın hâline benzer, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, akıl da etmezler
O küfredenlerin haali bağırıb çağırışdan başka bir şey duymayan (anlamayan hayvanlara durmayıb) haykıran (bir çoban) ın haaline (ne kadar da) benziyor. (Onlar bir sürü) sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Onun için düşünmezler.
İnkâr edenler (ile onları îmâna da'vet eden)in misâli, çağırma ve bağırmadan başka bir şey duymayan (ve anlamayan hayvanlarla, on)lara haykıran (çoban)ın hâli gibidir.(Onlar) sağırdır (hakkı işitmezler), dilsizdir (hakkı söylemezler), kördür (hakikati görmezler), bu yüzden onlar akıl erdiremezler.(2)
(2)“Başlarını kaldırıp hakkı dinlemek, Kur’ân’ın irşâdına (doğru yolu gösteren çağrılarına) kulak vermek ile necatları (kurtuluşları) mümkün idi. Fakat nefislerinin şeytânî olan hevâsı, -Kur’ân’ın sadâsını (sesini)kulaklarına işittirecek havayı karıştırdığı için- Kur’ân’ın kendilerini irşâd etmesine mâni‘ olmuştur.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 110)
İlyas Yorulmaz
Gerçekleri inkâr edenlerin durumu, bağırmadan ve seslenmeden başka hiç bir şey duymayan kimsenin durumuna benzemektedir. Onlar sağırdır, dilsizdir, kördür, sonra akletmezler.
Kâfir olanlar sada ve nidadan başka bir şeyi işitmeyen, davarlara haykıran çoban gibidir [³]; Onlar bir alay sağırlardır, dilsizlerdir, körlerdir. Onlar hiçbir şey anlamazlar.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 171. Ayet Açıklaması
[3] Yâni putlara tapmak da behayim ile konuşmak da akılsızlıktır. Yahut kâfir olanları imana dâvet eden veya vazeden zât işittikleri sözlerden sada ve nidadan başka bir mâna anlamayan behayime haykıran çoban gibidir. Yahut kâfirler haykırılan behayim gibidir. Behayim sesi işitir, maksadı bilmez. Nidayı hisseder, manâsını anlamaz. Yahut senin kâfirleri dâvetin çobanın behayime haykırmasına benzer.
Kadri Çelik
Küfre sapanların (hakka davet edilme) örneği, bağırıp çağırmadan başkasını işitmeyene (bir tehlikeyi haber vermek için) seslenen kimsenin (çobanın) misalidir (Bu sesin kendilerine bir tehlikeyi haber verdiğini anlamazlar. Onlar) Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden onlar akıl etmezler.
O inkârcıların durumu, tıpkı çobanın çağrısını işittiği hâlde, bu sözleri anlamsız bir ses ve gürültü olarak algılayan sürünün durumuna benzer: Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Çünkü akıllarını kullanmıyorlar. Böylece, körü körüne atalarının izinden giderek haramı helâl, helâli haram yapıyorlar. O hâlde:
Kâfirler, bağırma ve çağırmadan başka bir şeyi duymayan ve kendi kendine haykırıp duran hayvan gibidirler.1 Zâten onlar, hem sağır, hem dilsiz, hem de kördürler.2 İşte onlar, (bundan dolayı hakkı) asla anlamazlar.
1 Bu âyette, temsili bir teşbih vardır. Yani o kâfirler, çoban, kendilerine: “insan gibi yiyin, için, yayılın” derse anlamayan hayvanlar gibidirler. Onlar ancak, ıslık, düdük, çan ve haykırma gibi manasız sesleri dinlerler. Allah’tan, Peygamberden bir şey anlamazlar, anlam yüklü sözleri duymazlar. Hep çan ve düdük sesleri arkasında dolaşırlar, bunlara da cevap olarak, anlamsız sesler çıkarırlar ve bunların ne dedikleri de asla anlaşılmaz. 2 Bk. (Bakara: 18, En’am: 39, Enfal: 22, İsra: 97)
Muhammed Esed
Böylece, hakikati inkara şartlanmış olanların durumu, çobanın haykırışını işiten ama onu yalnız bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. 138 Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler: zira akıllarını kullanmazlar.
Gerçeği örtbas eden kâfirlerin durumu; çobanların çağırdığı fakat onun bu çağırısını bir bağırtı ve sesten başka bir şey olarak işitmeyen (hayvanların) durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar. 7/179, 25/44,
İşte inkârda direnen bu kimselerin durumu, şu (sürüye) benzer: Bir sürü (düşünün ki), çobanın canhıraş haykırışını yalnızca çığlık-bağlık olarak algılıyor.[328] Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; dolayısıyla onlar akıllarını kullanmazlar.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 171. Ayet Açıklaması
[328] Yen‘ıku, hem “çobanın sürüye bağırmasını” hem de “karganın gaklamasını” ifade eder (Lisân). Bu teşbihte kendisine benzetilen “çobanın bağırdığı sürü” olabileceği gibi, “anlamlı bir çağrıya karşı anlamsız bir gaklamayla karşılık veren karga” da olabilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kâfirlerin meseli, o hayvanların meseli gibidir ki, çağırmadan, bağırmadan başka bir şey işitmeksizin haykırır durur; sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık onlar düşünemezler.
İnkârcıları hakka çağıranın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şeyden anlamayan hayvanlara haykıran çobanın durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Bundan ötürü akıllarını kullanıp gerçeği anlayamazlar.
Peşin hükümle kendilerini gerçeğe kapatanlarla insanlara mahsus iletişim kurmak mümkün değildir. Onlara delil getirmenin faydası olamaz, zira bu hususta hayvandan farkları yoktur.
Süleyman Ateş
O inkar edenler(i Hakk'a çağıran)ın durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyen (işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlar)a haykıran kimsenin durumu gibidir. (Onlar), sağır, dilsiz ve kördürler, onun için düşünmezler.
Kendilerini âyetlere kapatanların[1] durumu, anlamadığı sese karşı öten karganın[2] durumu gibidir; onların duyduğu sadece bir çağrı ve seslenmedir. Sağır, dilsiz ve kör kesilirler. Onlar akıllarını kullanmazlar.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 171. Ayet Açıklaması
[1] Kâfirlerin. [2] Âyetteki na'q , karganın ötmesi anlamına geldiği için (Lisân) meâl bu şekilde verilmiştir.
Şaban Piriş
Allah'a nankörlük edenlerin hali, çobanların çağırdığı fakat, onun bağırıp çağırışından başka bir şey işitmeyen hayvanların durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.
İnkâr edenlerin hali, çobanın seslenişini bağırıp çağırmadan ibaret bir ses olarak işiten sürünün hali gibidir.(73) Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; akılları da birşeye ermez.
(73) Onlar, kendilerini doğru yola çağıran Peygamberi veya Kur’ân’ı, tıpkı bir sürünün çobanı işitmesi gibi, anlam veremedikleri bir ses olarak işitirler; onun mânâsına nüfuz edemezler.
Yaşar Nuri Öztürk
O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden akıllarını işletemezler onlar.
daħı meŝeli anlaruñ kim kāfir oldılar taman anuñ meŝeli gibirdür kim çaġırır ol neseye kim işitmez, illā ķıġırmaķ daħı ün itmek. śaġırlardur dilsüzlerdür gössüzlerdür; pes anlar añlamazlar.
Meẟeli ol kişilerüñ kim kāfir oldılar, ol kimseye beñzer ki işek gibi çaġırur işitmegen nesneye, illā du‘ā bile yā ḳatı āvāz‐ıla. Ṣaġırlardur, dilsüz‐lerdür, gözsüzlerdür. Pes anlar hīç fehm eylemezler.