Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 232, sondan 6005. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 225. ayetidir. Bakara Suresi 225. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 65 ve toplam ebced değeri ise 6447 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (10) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
لا يؤاخذكم الله باللغو في ايمانكم ولكن يؤاخذكم بما كسبت قلوبكم والله غفور حليم
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
İslâm’dan önce kutsal kabul edilen, büyük ve önemli bulunan birçok şeye yemin edilirdi. İslâm bunları yasakladı ve yalnızca Allah üzerine “vallahi, billahi, tallahi” şeklinde yemin edilebileceği kaidesini getirdi. Allah üzerine yapılan bu yeminin mânası “Doğru söylediğime, dediğimi yapacağıma... Allah’ı şahit kılıyorum” demektir. Bunu söyleyen kimse ya ne dediğini bilerek, farkında olarak, sonucunu hesap ederek söylüyordur ya da alışkanlık icabı bu söz ağzından çıkıyordur. Tefsircilerin çoğuna göre ikincisi, âyette “lağv” kelimesiyle ifade edilen ve bizim “kasıtsız “ diye tercüme ettiğimiz yemindir. Böyle yeminlerde sorumluluk yoktur; yani günahı kefâretle telâfi etme mecburiyeti yoktur. Bunun dışında üç çeşit daha yemin vardır: a) Yalan yere yemin (gamûs); b) Bir fiil veya tasarrufu bir başka şeyin (şartın) gerçekleşmesine bağlayan (ta‘lik) yemin; c) Bir haber, bilgi veya vaad doğru olmadığı halde öyle zannedilerek yapılan yemin. Bu âyette “kalbin yöneldiği, azmettiği” diye ifade edilen, bir başka âyette ise “...Fakat bilerek ettiğiniz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar” (Mâide 5:89) şeklinde açıklanan yeminler aynıdır ve bu üç yemin çeşidini içine almaktadır. Bu yeminlerin sorumluluğu, Mâide âyetinde bildirilen kefârettir. Hanefîler’e göre ise sorumluluğu bulunmayan (lağv) yemin, yalan ve asılsız olduğu bilinmeyen –böyle bir kasıt bulunmadan– bir konu üzerine yapılan yemindir. Bu yemine hem dil alışkanlığı yüzünden ağızdan çıkan yeminler, hem de doğru zannedildiği için yapılan yeminler girmektedir, bunların günah veya kefâret şeklinde bir sorumluluğu yoktur. Geriye iki yemin kalır: 1. Bilerek yalan yere yemin etmek. Bu büyük günahtır ve kefâretle telâfi edilemez; tefsir etmekte olduğumuz âyette geçen “kasıtlı yemin” budur. 2. Bir şarta bağlı fiillerle ve tasarruflarla ilgili yeminler. Bunların da bozulması, yerine getirilmemesi halinde sorumluluğu kefârettir ve Mâide âyetindeki “bağladığınız yeminler”den maksat yalan yere yemin değil işte bu yemindir.
Mehmet Okuyan
Allah yeminlerinizdeki boş sözlerle ilgili (kasıtsız yeminlerinizden) sizi sorumlu tutmaz. Ancak kalplerinizin kazandıklarıyla (kasıtlı yeminlerinizden) sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
Allah, düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; ama kalplerinizin eylemlerinden sorumlu tutar. Allah, çok affedicidir; yumuşak davranandır.
Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak, kasıtlı yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. Allah; Çok Bağışlayan'dır, Çok Hoşgörülü'dür.
Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemlerinizden, boş ve kasıtsız olarak (ağzınızdan çıkan) sözler'den dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin (aldatma niyetli) kesb ve girişimlerinden dolayı sorumlu tutar. Allah Bağışlayandır, yumuşak davranandır (Halîm’dir).
Allah, boş yere yemin ettiğiniz için sizi suçlu tutmaz, kalplerinizde, niyet yüzünden kazandığınız günah dolayısıyla sizi suçlu tutar. Allah suçları örter, ceza vermede acele etmez.
Allah, kasıtsız düşünmeden yapmış olduğunuz alışkanlık halindeki yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ama kalplerinizin kuvvetli eğilim ve arzularından sorumlu tutacaktır. Allah çok affedici ve yumuşak davranandır.
Allah, kasıtsız, gelişigüzel yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, cezalandırmaz. Lâkin bilerek, kasıtlı yaptığınız, zihnen ve kalben sorumluluğunu yüklendiğiniz yeminler sebebiyle sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır.
Allah dil sürçmesiyle yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz. Ama kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. [47] Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.
47.Yani "yemin niyeti taşımaksızın sadece dil alışkanlığıyla yaptığınız yeminden sorumlu olmazsınız. Ancak kalben yemine niyet edip de bilerek yaptığınız yeminden dolayı sorumlusunuz." Buradaki sorumluluk yemin hükümlerine tabi olmayı gerektiren sorumluluktur. Böyle bir sorumluluğu gerektiren yemin bozulduğunda yemin keffareti gerekir. Ama dil alışkanlığıyla kullanılan yemin sözlerinden dolayı keffaret gerekmemektedir.
Ali Bulaç
Allah sizi, yeminlerinizdeki 'rastgele söylemelerinizden, boş, amaçsız sözler'den dolayı sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.
Allah, sizi yeminlerinizdeki yanılmadan dolayı sorumlu tutmaz. Fakat sizi, kalblerinizin irtikâp ettiği yeminlerle sorumlu tutar da muahaze eder. Allah, yanılarak yemin edenleri bağışlayıcıdır, halîmdir (azâba hak kazananların azâbını geciktirmekle rızıklarını vericidir.)
Allah, boş yeminlerinizden dolayı sizi mes’ul tutmaz. Fakat kalplerinizin kazandığı (günahlardan) sizi mes’ul tutar… Fakat Allah, Gafur ve Halimdir (bağışlar.)
Düşünmeden, yanılarak edilen antlarınızdan Allah size sormıyacak, yalnız yüreklerden doğan antlar yüzünden, Allah sizi sorgular, Allah bağışlayıcı, Allah halimdir
Allah, düşünmeden yapmış olduğunuz (hayırsız ve yarasız) yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmayacak, ama kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutacaktır. Allah, çok bağışlayandır, halimdir (rızıkları günahlardan dolayı kesmeyen ve ceza vermekte de acele etmeyendir).
Allah, sizi yeminlerinizde bilmeyerek ettiğiniz lağıv (herhangi bir kasıt olmadan, kanaate göre yanlış yere yapılan yemin)dan sorumlu tutmaz. Fakat kalbinizin kazandığı yalan yere yapılan yeminden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayıcıdır, çok halimdir.
Allah sizi yeminlerinizde bilmiyerek ettiğiniz -lağıv- le mü'ahaze etmez ve lâkin kalblerinizin irtikâb ettiği yeminlerle mü'ahaze eder ve Allah gafurdur, halîmdir
Allah, sizi yeminlerinizdeki «lâğv» dan dolayı sorumlu tutmaz. Fakat sizi kalplerinizin azmetdiği yeminler yüzünden muaahaze eder. Allah çok yarlığayıcıdır, halîmdir (kullarının günâhı sebebiyle azıklarını da kesici değildir).
Allah, yeminlerinizdeki kasıdsız hatâ(larınız) ile sizi mes'ûl tutmaz, fakat kalblerinizin kazandığı (asıl kasdettiğiniz yeminler) ile sizi mes'ûl tutar. Çünki Allah, Gafûr(çok mağfiret eden)dir, Halîm (cezâlandırmakta hiç acele etmeyen)dir.
Allah, rast gele ağız alışkanlığıyla yapmış olduğunuz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmayacaktır. Ancak, kalplerinizin bir kazanç elde etmek için yaptığı kasıtlı yeminlerden sorumlu tutacaktır ve Allah bağışlayan ve çok şefkatli olandır.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 225. Ayet Açıklaması
[1] Kasten olan şeylerle.[2] Ukubette acele etmez.
Kadri Çelik
Allah kasıtsız yaptığınız yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalplerinizin kazandığı (kasıtlı yaptığı) yeminler sebebiyle sizi sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, hilim sahibidir.
Allah sizi, yemin amacıyla olmaksızın, ağzınızdan kaçıveren, ya da doğru olduğuna inanarak ettiğiniz, fakat daha sonra doğru olmadığı anlaşılan yeminlerinizdeki yanılgıdan dolayı sorumlu tutmaz. Fakat sizi, kalplerinizin kazandıklarından,bilerek ve isteyerek söylediğiniz sözlerden ve yaptığınız işlerden sorumlu tutacaktır. Allah çok bağışlayıcıdır, sonsuz şefkatiyle kullarına yumuşak ve hoşgörülü davranır, ceza vermekte acele etmez, yani halîmdir. İşte, sorumlu olacağınız bir konu:İslâm öncesi Arap geleneklerine göre, erkek karısına sinirlenip ona yaklaşmamaya yemin edince, bu yemininden dönünceye veya onu boşayıncaya kadar, zavallı kadıncağız ne kocasıyla aile hayatı yaşayabilir, ne de ondan boşanıp başkasıyla evlenebilirdi. Tamamen erkeğin vereceği keyfî karara bağlı olan bu durum, bazen yıllarca sürerdi. İşte Allah, aşağıdaki ayetle bu zulme son verdi. Böyle bir yemini hoş görmemekle birlikte, yemin edildiği zaman da ona uyulması gerektiğini, ancak bu sürenin dört ayı geçemeyeceğini bildirdi. Buna göre erkek, bu süre bitinceye kadar karısına dönmediği taktirde evlilik sona erer, kadın başka biriyle evlenebilir:
Allah, sizi yeminlerinizdeki Lağv / Geçersizlik / Boş Söz sebebiyle sorguya çekmez; ama kalblerinizin kazandıkları ile sorguya çeker.
Allah halîm gafûrdur.
Allah, sizi yeminlerinizdeki boş sözlerinizden dolayı sorumlu tutmayıp,1 kasıtlı olarak yaptığınız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutar.2 Çünkü Allah, çok bağışlayandır ve (kullarına karşı da) çok yumuşak davranandır.
1 Lağv: Kelime olarak, “itibar edilemeyecek kadar önemsiz söz” demektir. Yemin-i lâğv ise; bir yalan kastı bulunmaksızın yapılan yemindir. Bu yeminlerden dolayı keffaret gerekmez. Bk. (Mâide: 89) Allah yalan kastı bulunmayarak ve doğru zannedilerek yapılan gerçek dışı yeminlerden dolayı kullarını hesaba çekmez. Fakat isteyerek, yalan kastiyle, bile bile yalan olarak yapılan yeminlerden dolayı kullarını hesaba çeker. Bu tür yeminlere “yemin-i gamus” denilir ki bu tür yeminlerin günahından keffaret ile dahi kurtulunamaz. Bir de yemin çeşitlerinden “yemin-i mün'akide” vardır ki bu yemin gelecekte bir şey yapmağa veya yapmamağa dair söz verme şeklinde yapılan yemindir. “Falan şeyi yaparsam şöyle olsun, şunu vallahi yapacağım yahut vallahi yapmayacağım” tarzında yapılan yeminler için keffaret gerekir. 2 Yukarıdaki tercüme; “kalplerinizin kazandıkları” ifâdesinin, mecâzen, “kasıtlı olarak yaptığınız yeminleriniz” anlamına geldiği için yapılmıştır. Bk. (Mâide: 89)
Muhammed Esed
Allah, düşünmeden yapmış olduğunuz yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmayacak, ama kalplerinizin [ihtirasla] arzuladıklarından sorumlu tutacaktır: Allah, çok affedicidir, çok tahammül (hilm) sahibidir.
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat bilinçli yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve hemen cezalandırmayandır. 5/89, 58/16, 63/1-2
Allah, düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz;[424] fakat kalplerinizin aldığı tavırdan sorumlu tutacaktır; ama Allah tarifsiz bağışlayandır, cezalandırmadan önce fırsat tanıyandır.[425]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 225. Ayet Açıklaması
[424] Lağv herhangi bir kıymet taşımayan, hükümde itibara alınmayan söz demektir. İnsanın bu türden bir “gevezelik” ve “boşboğazlık” alameti olarak yaptığı yeminlerden dolayı Allah’ın hesap sormayacağı bir af ve rahmet olarak ifade buyurulmuştur. Bir insan öyle olduğu zannıyla “vallahi şöyle” demiş de sonunda bu zannında yanılmışsa, Allah onu bundan dolayı sorumlu tutmayacaktır. Çünkü bunda “yalan söyleme kastı” bulunmamaktadır. Bu âyet yemin etme alışkanlığı olan kimselere ilişkin olarak da anlaşılabilir. Bu tipler kalben yemini kasdetmediği hâlde boşboğazlık olarak yemin ederler. Bu pasaj, hicretin ardından sosyal ve hukukî bir problem olarak ortaya çıkan ailenin dağılmasını konu almaktadır.
[425] Yalan kastı taşımayan yeminlerin affedilmesi de aslında hiç vebal olmadığı için değil, Allah’ın rahmetinde ve kullarına karşı cezalandırmada aceleci olmayışından kaynaklanmaktadır. (Halîm ismi için bkz: 33:51, not 68).
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ sizleri yeminlerinizdeki lağıvden dolayı muaheze etmez. Fakat sizleri kalblerinizin kesbettiği şey ile muaheze buyurur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, halîmdir.
Allah sizi yeminlerinizdeki yanılmadan dolayı kınamaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlere uymazsanız sizi sorumlu tutar. Allah çok affedicidir, cezayı çabuklaştırmaz (tövbe için fırsat tanır).
Allah sizi, yaptığınız kasıtsız yeminlerinizden sorumlu tutmaz; fakat kalblerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, halimdir.
Allah, boş bulunarak yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ama bilinçli olarak yaptıklarınızdan sorumlu tutar. Çokça bağışlayan ve yumuşak davranan Allah’tır.
Allah, sizi kasıtsız (olarak yaptığınız) yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat, merhamet edendir.
Allah sizi yeminlerinizdeki yanılmadan sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizde beslediğiniz niyetten sorumlu tutar.(113) Allah çok bağışlayıcıdır ve hilim sahibidir.(114)
(113) Âyette geçen yemin türü, “lâğv yemini” olarak adlandırılmıştır ki, yalan kastı olmadan yapılan yemini ifade eder. Bu, insanların, dil alışkanlığıyla, sözünü vurgulamak için yaptıkları ve kimseyi aldatma amacı gütmedikleri yemin türüdür ki, bu tür yeminlerdeki yanılmadan dolayı bir kefaret yükü getirilmemiştir. Kefaret gerektiren ve gerektirmeyen yeminlerle ilgili ayrıntı 5:89’da gelecektir.(114) Kullarına yumuşaklıkla ve şefkatle muamele eder; müsamaha gösterir; kusurlarını bildiği ve ceza vermeye de gücü yettiği halde onları cezalandırmakta acele etmez ve onlara tevbe etmeleri için fırsatlar verir.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah sizi, dil sürçmesi sonucu, lağv/lakırdı olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz; ama O sizi kalplerinizin kazandığınızdan hesaba çeker. Allah Gafûr'dur, çok affeder; Halîm'dir, çok yumuşak davranır.
dutmaya sizi Tañrı, i'tibarsuz andlaruñuz içinde ya'nį ol kim, biregü and içe, eyle saña; andan, belüre kim eyle degül-imiş; velįkin duta sizi anuñ-ile kim ķazandı göñüllerüñüz. daħı Tañrı yarlıġayıcıdur, ivici degül.