Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 49, sondan 6188. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 42. ayetidir. Bakara Suresi 42. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 2855 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (7) م (3) bulunuyor.
Yukarıda yahudiler Kur’an-ı Kerîm’e iman etmeye çağırıldıkları için burada da, bu imanın gereklerinden olmak üzere, onlara Kur’an’ın önem verdiği prensiplerden söz edilmekte; özellikle hakkı tanımaları ve korumaları, namaz kılıp zekât vermeleri emredilmektedir. Böylece Kur’an yahudilere ve dolaylı olarak müslümanlara, hatta bütün insanlığa, maddî ve dünyevî menfaatlerin, egoist arzu ve eğilimlerin etkisine kapılarak doğru ve gerçek olan ile eğri, yanlış ve asılsız olanı kasıtlı olarak birbirine karıştırmamaları, hakkı örtüp saklamaktan kaçınmaları gerektiği yönünde son derece önemli bir uyarıda bulunmuştur. Yahudiler de dahil olmak üzere muhatap kitle bakımından temel gerçek Kur’an’ın hak kitap ve Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğudur. Bu sebeple âyette öncelikle bu husus kastedilmiş; inkârcıların hak ile bâtılı birbirine karıştırıp hakkı gizlemekten vazgeçmeleri, müslümanlarla birlikte namazı kılıp zekâtı vermeleri, Allah’ın hükmüne boyun eğmeleri istenmiştir. Burada, pek çok dinî hükümler içinden özellikle namaz ve zekâtın emredilmesi, bunlardan ilkinin bedenî ibadetlerin, ikincisinin de malî ibadetlerin en önemlisi olmasından ileri gelmektedir (Râzî, III, 44). 42. âyette yahudilerin gerçek Tevrat’a onda bulunmayan ilâveler yapmalarına (bk. Taberî, I, 255) veya Hz. Muhammed’in geleceğinin Tevrat’ta haber verildiği gerçeğini saklamalarına (Reşîd Rızâ, I, 292) işaret edildiği de söylenmiştir.
Hakkı bâtıl ile karıştırıp (gerçeği) örtmeyin ve (güç odaklarından korkarak veya menfaat umarak) Hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) Siz (gerçeği) biliyorsunuz. (İşinize gelmediği için üzerini örtüyorsunuz. Öyle ise bile bile Hakkı bâtıl ile karıştırıp yozlaştırmayın ve Hakkı saklayıp saptırmaya çalışmayın.)
Gerekçeli, hikmete dayalı gelen hak kitaba, hak düzene, bâtıl karıştırmayın. Bile bile hakikati, Muhammed'in hak peygamber olduğunu, ilâhî hükümleri gizlemeyin.
Hakkı bâtıl ile bulandırmayın ve bile bile gerçeği gizlemeyin! Hiçbir dayanağı olmayan yorum ve iddialarınızı Kur’an-ı Kerim’e karıştırarak, gerçekleri çarpıtmayın!
1 Hakkı batıl ile karıştırıp, doğruyu yalanla, yanlışlarla bulayıp da bile bile hakkı gizlemeyin. Bu âyetin anlamı ilme ve amele dair hususları kapsar. Kelâmın sevki bilhassa ilmî değeri hedef aldığı için bu ayetin; bilgiçlerin hilelerinden, yalan dolanlarına, ticaret ehlinin karışık işlerinden, hâkimlerin haksız hükümlerine, hatta kerametleri kendilerinden menkul efendilerin din diye uydurduklarından, akıllarını dinlerinin önünde gören âlim bozuntularının zırvalarına varıncaya kadar hepsine şümulü vardır. Bu işin uzmanı Yahudi âlimleridir. Allah Müslüman âlimleri Yahudileşmekten korusun.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 42. Ayet Açıklaması
[87] Yani: Bâtıla hak elbisesi giydirmeyin! Hakla bâtılın birbirine karıştırılması bâtılı hak yapmaz, ancak hakkı hak olmaktan çıkarır. Bu karışıma Kur’an “şirk” adını verir. Şirk, saf bâtıl değil, içerisine hak karıştırılmış bâtıl demektir.
[88] Onlar, Hz. Muhammed’in hak nebi, Kur’an’ın vahiy olduğunu biliyorlardı (Bkz: Âyet 146).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hakkı bâtıl ile örtüp karıştırmayın. Ve hakkı saklamayın. Halbuki siz bilirsiniz.