Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 88, sondan 6149. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 81. ayetidir. Bakara Suresi 81. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 3118 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (4) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
بلى من كسب سيئة واحاطت به خطيـته فاولئك اصحاب النار هم فيها خالدون
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Tefsirlerde yer alan bazı rivayetlerde, yahudilerin cehennemde kalacaklarını iddia ettikleri “sayılı birkaç gün” hakkında farklı bilgiler verilmiştir. Bir rivayete göre Hz. Peygamber yahudilere “Cehennem ehli kimdir?” diye sormuş; onlar da “Biziz; fakat bizden sonra yerimize siz gireceksiniz” demişler; Hz. Peygamber de “Yalan söylüyorsunuz! Çok iyi biliyorsunuz ki biz sizin yerinizi almayacağız” buyurmuş; daha sonra konumuz olan âyet inmiştir. Başka bir rivayete göre, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında bulunduğu kırk gün zarfında yahudiler buzağıya taptıkları için, bunun cezası olmak üzere cehennemde sadece kırk gün kalacaklarına inanıyorlardı. Diğer bir rivayette yahudilerin, dünyanın ömrünün yedi binyıl olduğuna ve kendilerinin, her bin yıl için bir gün olmak üzere, toplam olarak sadece yedi gün azap göreceklerine inandıkları belirtilir. Gerçekte bu tür iddialar, onların Allah’tan aldıkları bir vaade dayanmayıp sadece kendi kuruntularından, Allah’ın âhiretteki hüküm ve takdiri hakkında bilgisizce söylenmiş boş sözlerden ibarettir. Allah’ın bildirdiği ve adaletin gereği olan gerçek şudur ki, herkesin âhiretteki cezası günahlarının büyüklüğü ve çokluğu nisbetinde olacak; dolayısıyla inkâra sapıp kötülüklerle kuşatılmış, günahlara boğulmuş olanlar ebedî olarak cehennemde kalırken iman edip din ve dünyayı alâkadar eden her alanda “sâlih ameller” (hayırlı, faydalı işler) yapanlar da ebedî cennette kalacaklardır. İşte Allah’ın insanlara verdiği ahid budur (âyette geçen seyyie kavramı hakkında bk. En‘âm 6:160).
Mehmet Okuyan
Hayır! Kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte o kişiler ateş halkıdır. Onlar orada [ebedî] kalacaklardır.
Hayır (öyle değil) ; kim (herhangi) bir kötülük işler de (tevbe edip İslam’a dönmediğinden kötülüğünü sürdürerek) günahı kendisini (kalbini tamamen) kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.
Hayır, aksine, kim bir kötülük işler ve yapmış olduğu fenalıklar kendini kuşatırsa işte bunlar cehenneme atılacak olanlardır. Onlar orada sonsuza kadar kalacaklardır. [14]
14.Burada kastedilenler kötülük işlemeyi kendileri için adet edinip de yaptıklarından dolayı bir rahatsızlık duymayanlar ve işledikleri fenalıkları kendileri açısından bir kazanç olarak görenlerdir.
Ali Bulaç
Evet; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
Gerçekten bir kimse günah ve küfrü kazanır da, günahları onu her taraftan çevrelerse, işte böyle kimseler Cehennem ehlidirler ve orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Hayır! İş onların sandığı gibi değil. (Hangi ırka, hangi dine ve hangi kültüre mensup olursa olsun) her kim bir kötülük işler de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa (kötülüğü yaşam biçimine dönüştürürse); işte onlar cehennem halkıdırlar. Onlar, orada kalacaklardır.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 81. Ayet Açıklaması
Kötülük işleyen kimseler, yaptıkları kötü işlerin zararının, bütün çevreyi etkiledikten sonra kendilerine de mutlaka bulaşacağını bilseler ve bunun sonucunu düşünseler kötülük yapmazlar. (Fatır, 35:43) İmanın eksikliğinden ve vicdanın zayıflığından ötürü, kötülüklere zararlı ve günah gözüyle bakılmadığı için o kötülükler, ayette de ifade buyrulduğu gibi, kişiyi çepeçevre kuşatır ve kötü bir insan tipi ortaya çıkarır. Böylece kötülüklerin işlendiği ve kötü insanların çoğaldığı toplumlar meydana gelir ve bu toplumlar, dünyanın gidişatını da kötü yönde etkiler. Kötülüğü yaşam biçimine dönüştürenlerse muhataplarıyla ve kötülükleriyle aynı dünyada yaşadıkları için farkında olmadan kendilerine de kötülük etmiş olurlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Hayır öyle değil; kötülük işleyip suçu kendisini kuşatmış olan kimseler; cehennemlikler işte onlardır. Onlar orada temellidirler.
Hayır (iş öyle değil). Kim bir kötülük (günah) kazanır da suçu kendisini çepçevre kuşatırsa onlar cehennemin saahibleridirler. Onlar orada, bir daha çıkmamak üzere, kalıcıdırlar.
Hayır! Kim bir kötülük yapar ve günâhı kendisini kuşatır (da kâfir olarak ölür)se, işte onlar Cehennem ehlidirler! Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.(3)
(3)“Kâfir, az bir ömürde bir günah işlemiş; fakat o günah içinde nihâyetsiz bir cinâyet var. Çünki küfür, bütün kâinâtı tahkīrdir (aşağılamaktır), kıymetlerini tenzîl etmektir (düşürmektir) ve bütün masnûâtın vahdâniyete şehâdetlerini (san‘atlı varlıkların Allah’ın birliğine şâhidlik etmelerini) tekzibdir (yalanlamadır)ve mevcûdât âyinelerinde cilveleri (varlıklar üzerinde parıltıları) görünen esmâ-i İlâhiyeyi tezyiftir (hafife almaktır). Onun için, mevcûdâtın hakkını kâfirden almak üzere, mevcûdâtın sultânı olan Kahhâr-ı zü’l-Celâl’in(celâl sâhibi ve kahredici olan Allah’ın) kâfirleri ebedî Cehenneme atması, ayn-ı hak ve adâlettir. Çünki nihâyetsiz cinâyet, nihâyetsiz azâbı ister.” (Mektûbât, 12. Mektûb, 31)
İlyas Yorulmaz
Hayır, hayır bakın! Kim bir kötülük işlerde, onun sorumluluğu kötülük yapanı kuşatırsa, işte böyleleri ateşin içerisine girecek ve orada sürekli kalacaklardır.
Hayır, öyle değil! Doğrusu şu ki; hangi ırka, hangi dine, hangi cemaate mensup olursa olsun, her kim bir kötülük yapmış da günahları kendisini çepeçevre sarıp kuşatmış ve böylece zulmü, haksızlığı, isyankârlığı bir yaşam biçimine dönüştürmüş olursa, işte onlar cehennem halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır!
Evet! (Bu, onların dediği gibi değil!) Doğrusu kim bir günâh işler ve günâhı da kendisini kuşatırsa, işte cehennemlikler bunlardır ve onlar, orada sonsuz kalacaklardır.
Evet! işte [böylesine] büyük bir kötülük işleyen ve [bunun] günahıyla çepeçevre kuşatılan kimseler var ya, işte böyleleridir içinde kalmak üzere ateşe mahkum olanlar!
Evet gerçek şu ki; günah işleyip sonra günahı kendisini çepeçevre kuşatmış olanlar, işte onlar cehennem halkıdır. Onlar orada kalıcıdırlar. 2/39, 4/115, 7/146-147
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 81. Ayet Açıklaması
[151] Bir önceki âyette yer alan Yahudilerin sayılı birkaç gün dışında kendilerini ateşin yakmayacağı şeklindeki bâtıl inancı reddeden âyet, bu kuruntunun sahiplerinin cehennemde geçici değil “kalıcı” olduklarını vurguluyor (hâlidîn için bkz: 2:39, not 69.).
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır, her kim bir yaramazlık işler, günahı da kendisini kuşatırsa, işte onlar ateşe mülâzımdırlar. Onlar o ateşte ebedî kalacak kimselerdir.
Hayır, durum hiç de öyle değil! Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşattığı kapladığı kimseler var ya, işte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır.
İş onların sandığı gibi değil! Kötülük ve çirkinlik kazanan, suçu kendisini kuşatmış olan kişiler, ateşin dostudurlar. Sürekli kalacaklardır onun içinde.