Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 101, sondan 6136. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 94. ayetidir. Bakara Suresi 94. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 4893 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (9) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
قل ان كانت لكم الدار الاخرة عند الله خالصة من دون الناس فتمنوا الموت ان كنتم صادقين
De ki: “Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!”
Yahudilerin, âhiret yurdunun yalnızca kendilerine ait olacağı, sadece kendilerinin cennete girecekleri yolundaki iddialarına cevap verilmekte, eğer bu iddialarında samimi iseler, asıl yurtlarından bile uzaklaşmış olarak çeşitli zahmet, elem ve kederler içinde yaşadıkları şu dünyadan ayrılarak, eksiksiz bir mutluluk yeri olan cennete kavuşabilmek için bir an önce ölmeyi istemeleri gerektiği ifade edilmektedir. Onlar böyle bir temennide bulunamazlar, çünkü kendi iddialarından kendileri de emin değillerdir. Bunun sebebi de bizzat kendilerinin işledikleri cürüm ve cinayetlerdir. Her ne kadar sözde kendilerine indirilen kitaba inandıklarını, doğru yolda olduklarını ve bütün insanlar içinde âhiret mutluluğuna sadece kendilerinin lâyık olduğunu iddia ediyorlarsa da, işledikleri kötülükler yüzünden vicdanları bu iddialarını doğrulamamaktadır. Bunun için asla ölümü temenni edemezler.
Mehmet Okuyan
(Onlara) de ki: “Ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse (ve bu konuda) doğruysanız ölümü isteyin (bakalım)!”
Söyle onlara: “Şayet âhiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de sadece size ait ise ve bu iddianızda da doğru iseniz, haydi ölümü temenni ediniz.”
De ki: “Eğer Allah katında; ahiret yurdunun, diğer insanların değil de yalnızca size ait olduğunu iddia eden sözünüzde samimi iseniz, o zaman ölümü istesenize!”
(Ey Resulüm!) Onlara de ki: Eğer Allah katında ahiret yurdu, başka insanların değil de, sadece size tahsis edilmiş ise, (ve bu iddianızda) sadık ve samimi iseniz, (o halde bunu ispatlamak üzere haydi) hemen ölümü temenni edin (ve ahirete gitmeyi isteyin).
Ey Muhammed ve O'nun yolunda gidenler! Bu ve benzeri insanlara deyin ki: Allah katındaki ahiret yurdu, yani cennet hayatı başka hiç kimseye değil de, yalnız size mahsus ise ve bu kanaatinizde de samimi iseniz, o zaman ölümü arzulamanız gerekmez mi?
“Şâyet iddia ettiğiniz gibi, âhiret yurdu, ebedî yurt Cennet, Allah katında, diğer insanlardan farklı ve imtiyazlı olarak, yalnızca size aitse, iddianıza da sahip çıkıyorsanız, haydi, hemen ölümü temenni edin, ölmeyi canınıza minnet bilin" de bakalım.
94.Cerir`in Ebu`l-Aliye`den rivayet ettiğine göre, yahudiler: "Cennete yahudi olanlardan başkası giremeyecektir" dediler, Yüce Allah da bu ayeti kerimeyi indirdi.
Ali Bulaç
De ki: 'Eğer Allah katında ahiret yurdu, başka insanların değil de, yalnızca sizin ise, (ve) doğru sözlüyseniz, öyleyse hemen ölümü dileyin.'
Ey Rasûlüm (Yahûdilere) Söyle: “Eğer Cennet (sizin iddianıza göre), diğer insanlara ait olmayıp Allah tarafından size has kılınmış ise, ve bunda sâdıklarsanız, ölümü temennî edin. (Çünkü Cennet, mutlaka kendisine âit olduğunu bilen kimse, ona kavuşmağa sebep olan ölümü, elbette ister ve arzular.).
(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet), diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız, hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 94. Ayet Açıklaması
Bkz. 62:6Öyle ya, madem Allah onlara o kadar yakındır ve madem cennet sadece onlar için ve onlar da cennet için yaratılmıştır; o halde ne diye dünyanın kahrını çekiyorlar, neden dünyaya hâkim olmak için mücadele veriyorlar, niçin ırklarını üstün tutmaya çalışıyorlar? Bu âyet Yahudilerin anlamsız iddialarına ve mesnetsiz beklentilerine cevap verir niteliktedir.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki, "Eğer ahiret yurdu Allah katında başkalarına değil de yalnız size mahsus ise ve eğer doğru sözlü iseniz, ölümü dilesenize!"
(Ey Muhammed, onlara:) Şayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalım), de.
De ki: "İleri sürdüğünüz gibi, ahiret yurdu ALLAH tarafından hiçkimseye değil sadece size ayrılmışsa ve bu savınızda samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"
De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz.
De ki Allah yanında Ahıret evi (Cennet) başkalarının değil de hassaten sizin ise, eğer davanız da sadıksanız, haydi ölümü ümniye edinin, canınıza minnet bilin
(Habîbim) söyle : «Allah yanında âhiret yurdu (cennet, diğer) insanların değil de yalınız sizinse (ve bu da'vânızda) doğruculardan iseniz haydi ölümü temenni edin. (Bunu canınıza minnet bilin)».
De ki: “Eğer âhiret yurdu (Cennet) Allah katında başka insanlara değil de, sâdece size âid ise, (ve bu iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi ölümü temennî edin!”(1)
(1)“ ‘Eğer doğru iseniz mevti (ölümü) isteyiniz. Hiç istemeyeceksiniz.’ İşte meclis-i Nebevîde(Peygamber meclisinde) küçük bir cemâatin cüz’î bir hâdise ünvânıyla milel-i insâniye (milletler) içinde hırs-ı hayat ve havf-ı memâtla (ölüm korkusuyla) en meşhur olan millet-i yehûdun (yahudi milletinin), tâ kıyâmete kadar lisân-ı hâlleri mevti istemeyeceğini ve hayat hırsını bırakmayacağını ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 33)
İlyas Yorulmaz
Deki “Allah’ın katındaki ahiret yurdunun, diğer insanlardan daha ziyade, özellikle size ait olduğunu iddia ediyor ve doğru söylüyorsanız, o halde ölümü isteyin.”
“Ayrıcalıklı millet” saplantısı içinde bulunan o Yahudilere de ki:“Eğer Allah katında âhiret yurdu ve cennet nîmetleri, iddia ettiğiniz gibi hiç kimsenin değil de, sadece sizin olacaksa ve bunda gerçekten samîmî iseniz, o zaman ölümü arzu etsenize!Madem Allah katında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunuzu iddia ediyorsunuz, o hâlde neden ölüm denilince ödünüz kopuyor? Hâlbuki Allah katında bu kadar değerli olduklarını iddia eden insanlar ölümden bu derece ürkmemelidirler.”
Ve onlara: “(Ey Yahûdîler!) Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katında âhiret yurdu1 başka insanların değil de sadece sizin ise2 ve o iddianızda da samimi iseniz; haydi ölümü temenni edin (bakalım).” de.3
1 Dâr: Lûgatte sınırları belirlenmiş, mükemmel ve korumalı bir şekilde ikamet etmeye elverişli yer demektir. Dilimizdeki konak, saray, şehir, memleket, yurt, vatan kelimelerinin karşılığı olarak kullanılır. Nitekim “Dâr’ül-İslâm”, İslâm vatanı, “Dâr’ül-harb”, küfür vatanı, “Dâr’üd-Dünya” içinde bulunduğumuz bu âlem, “Dâr’ül-Ahiret” de ölümden sonra ki ebedî âlem demektir.
2 Yani, ölümden sonraki hayatın tamamen size ait olduğuna inanıyorsanız, böyle elemler ve kederlerle dolu şu üç beş günlük Dünya hayatına niçin bu kadar sarılıyor ve zillet içerisinde yaşayarak tüm insanların başına belâ oluyorsunuz.
3 Yahûdîlerin bu tür iddiâları ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 111, Mâide: 18)
Muhammed Esed
De ki: “Eğer Allah katındaki ahiret hayatı, başka hiç kimseye değil de yalnız size mahsus ise 79 ve bu kanaatinizde samimi iseniz o zaman ölümü arzulamanız gerekmez mi?”
De ki: “Eğer gerçekten, Allah katında ahiret yurdu insanlardan yalnızca size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü temenni ediniz de görelim!” 5/18, 62/6
(Yine) onlara de ki: Allah katında, Âhiret yurdunun[172] insanlar arasında yalnızca size ait olduğu inancında eğer samimiyseniz, haydi ölümü isteyin![173]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 94. Ayet Açıklaması
[172] Dâr, insana barınak olan mekândır. Etrafı duvarlarla çevrili olduğu için dâr denmiştir. Kur’an’da hiç tek başına gelmez, hep dâru’l-âhiret (âhiret yurdu), dâru’s-selam (mutluluk yurdu), dâru’l-muttakîn (muttakiler yurdu), dâru’l-fâsıkîn (âsiler yurdu), dâru’l-bevâr (viran yurt), dâru’l-karar (son durak), ukbe’d-dâr ya da âkıbetu’d-dâr (mutlu son), sûu’d-dâr (kötü son) gibi terkipler hâlinde kullanılır. Burada dâru’l-âhiret, dünya hayatının zıddı anlamına “âhiret hayatı” olarak kullanılmıştır.
[173] Âyet 93 ile birlikte zımnen: Kalbinde altının taht kurduğu biri âhireti arzu eder mi? Hiç suçlu biri yargılanmak ister mi?
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Eğer Allah Teâlâ'nın indinde ahiret yurdu başka insanların değil de hassaten sizin ise ölümünüzü temenni ediniz, eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz.»
De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! [62, 6-8; 19, 75; 3, 61]
De ki: "Eğer (dilediğiniz gibi) gerçekten Allah katında ahiret yurdu kimsenin değil, yalnız sizin ise, sözünüzde doğru iseniz, haydi ölümü temenni edin!"