Tâhâ Suresi 96. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2444, sondan 3793. ayet; 20. sure ve Tâhâ Suresinin 96. ayetidir. Tâhâ Suresi 96. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 7409 olarak hesaplanmıştır. Tâhâ Suresinin toplam ebced değeri 387758 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طه hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) ه (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قال بصرت بما لم يبصروا به فقبضت قبضة من اثر الرسول فنبذتها وكذلك سولت لي نفسي
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قالبصرتبمالميبصروابهفقبضتقبضةمناثرالرسولفنبذتهاوكذلكسولتلينفسي
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kâle basurtu bimâ lem yebsurû bihi fekabedtu kabdaten min eśeri-rrasûli fenebeżtuhâ vekeżâlike sevvelet lî nefsî
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Sâmirî, şöyle dedi: “Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
O da “Ben onların göremediği (bir gerçeği) gördüm. Elçinin mesajından bir kısmını aldım ve onu attım. İşte böyle, bunu [nefs]im bana hoş gösterdi.” demişti.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sâmirî, “Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyalarının eritildiği potaya attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi” dedi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Samiri: “Ben, onların anlamadıkları şeyi anladım¹. Resûlün öğretisinden az bir şey almıştım işte onu bıraktım. Bunu, bana nefsim hoş gösterdi.” dedi.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Samiri dedi ki: “Ben onların görmediklerini (manevi ve nurani görevlileri) gördüm, böylece elçinin (vahiy getiren meleğin veya Musa Nebi’nin) izinden bir avuç (toprak) alıp (içine) atıverince (buzağı böğürüp ses vermeye başladı) ; böylelikle nefsim bana bunu hoşa giden (bir şey) gösterip (yaptırdı) .”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Samiri, onların görmediklerini gördüm ben, sana gelen elçi meleğin izinden bir avuç toprak aldım, eriyen külçeye attım onu ve nefsim, bu işi bana böylece hoş gösterdi dedi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Sâmirî cevaben: “Onların göremediği bir şeyi gördüm, böylece elçinin izinden bir avuç alıp onu atıverdim, veya elçi olan Musa'nın öğretilerinden bir kısmını fırlatıp attım, böylelikle bana bu işi nefsim hoşa giden bir şey olarak gösterdi.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
“Sana gelen vahy ve tebliğ ettiğin din konusunda, onların, İsrâiloğulları'nın göremedikleri, anlayamadıkları hususlara ben vâkıf oldum. Bu anlayışıma dayanarak elçinin, Cibril'in getirdiği vahyin epeyce bir kısmını ayıklayıp attım. İşte şu gördüğün, duyduğun nefsimin beni aldatarak sürüklediği oyun böylece ortaya çıktı.” dedi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Dedi ki: "Ben onların görmediklerini gördüm ve elçinin (Cebrail'in) izinden bir avuç (toprak) aldım ve onu (buzağı heykelinin içine) [5] attım. Nefsim de böyle yapmayı bana hoş gösterdi."
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Dedi ki: 'Ben onların görmediklerini gördüm, böylece elçinin izinden bir avuç alıp atıverdim; böylelikle bana bunu nefsim hoşa giden (bir şey) gösterdi.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Sâmirî şöyle dedi: “- Ben İsrail oğullarının görmedikleri Cibrîl'i gördüm de, O Rasûlün izinden bir avuç toprak aldım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Böylece bunu, bana, nefsim hoş gösterdi.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Samiri: Onların bilmediğini ben bildim. Elçinin eserinden (kitabından) bir tutam bilgi aldım (o mücevheratın içine) atarak kullandım. İşte nefsim, bana böyle yapmamı hoş gösterdi, dedi.
Besim Atalay
Besim Atalay
Sâmiri dedi ki: «Ben gördüm onların görmediğini, peygamberin izinden, bir avuç avuçladım, attım onun içine; böylecene nefsim beni aldattı!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Samiri) dedi ki: “Ben onların görmediklerini gördüm. Bana gelen ilahi elçinin (Cebrail'in) ayak izlerinden avucumu doldurarak onu erimiş altın külçesinin bulunduğu potaya attım. Böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Samiri: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o sana gelen elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyasının eritildiği potaya attım. Nefsim böyle yaptırdı" dedi.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
O da: Ben, onların görmediklerini gördüm. Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi, dedi.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Dedi ki, "Onların görmediğini gördüm, elçinin öğretisinden bir kısmını alıp attım. Böyle uygun gördüm."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Sâmirî: "Onların görmedikleri bir şey gördüm: (Sana gelen) ilâhî elçinin (Cebrail'in) izinden bir avuç (toprak) aldım ve onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu, bana böylece nefsim hoş gösterdi" dedi.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
ben dedi, onların görmediklerini gördüm de Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım, ve bana nefsim böyle hoş gösterdi
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O da (şöyle) dedi: — «Ben onların görmediklerini gördüm. Binâen'aleyh o peygamberin izinden bir avuç (toprak) alıb onu (erimiş hulliyyâtın içine) atdım. Bunu bana nefsim hoş gösterdi böyle».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Sâmirî:) “(Ben, onların) görmedikleri şeyi gördüm ve (sana gelen) o elçinin(Cebrâîl'in atının) izinden bir avuç (toprak) avuçlayıverdim de onu (eritilmiş ziynet eşyâlarının içine) attım; böylece bunu nefsim bana hoş gösterdi” dedi.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Samiri Musa’ya “Onların göremedikleri bir şeyi gördüm. Elçinin insanlara öğrettiklerinden bir kısmını (tevhid inancını) alıp, attım. Nefsim bana böyle yapmamı hoş gösterdi” dedi.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Samiri dedi: Ben onların görmediklerini gördüm [²], Resûl/ün izinden bir avuç aldım [³] da attım. Böylece nefsim bana onu hoş gösterdi [⁴].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Dedi ki: “Ben (kendi aklımca halkın inançlarında) onların görmediklerini (bir takım eksiklikler) gördüm de böylece elçinin izinden bir avuç alıp onu atıverdim (belli bir yere kadar yolunu takip edip sonra terk ettim) ve bana nefsim böyle hoş gösterdi.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sâmirî, hem durumunu mazur göstermek, hem de Mûsâ’yı övüp yücelterek muhtemel bir cezadan kurtulmak amacıyla, derhal bir yalan uydurarak: “Ben onların göremediği bir şeyi, yani melek Cebrail’in sana geldiğini gördüm. Sonra o Elçinin kutsal ayak izinden bir avuç toprak aldım ve onu, buzağı yapmak üzere erittiğim potanın içine attım. Böylece buzağı heykeli canlıymış gibi böğürmeye başladı. Biz de bunu Rabb’imizin bir mûcizesi sanıp secdeye kapandık. İçimdeki duygular, işte böylece beni bu işi yapmaya sürükledi. Ayrıca ben, Tanrıyı gözle görülemez, elle tutulamaz soyut bir varlık olarak tanımlayan bu inanç sisteminin, diğer müminlerin göremedikleri birtakım eksiklikler, yanlışlıklar içerdiğini gördüm. Bu yüzden, Peygamberin izinden, yani onun bıraktığı ilkelerden bir kısmını alıp dinin muhtevasından çıkardım. Bunu kötü niyetle yapmadım; böyle yapmamın iyi olacağı içime doğdu.” dedi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
-“Görmedikleri şeyi gördüm; Rasûl’ün izinden bir avuç aldım, hemen attım. Nefsim beni böyle kandırdı” dedi.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Samiri): “Ben, (senin dininde) o (İsrail oğullarının) görmedikleri bir takım şeyler gördüm ve elçi (Cebrâil)’in öğretilerinden bir kısmını aldım (dininden) çıkartıp attım. Bunu bana nefsim hoş gösterdi.” 1 dedi.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
“Ben onların göremediği bir şeyi gördüm; 81 ve bu yüzden, Elçi'nin öğretilerinden bir tutam aldım ve onu fırlatıp attım; içimde bir şey böyle [yapmaya] itti beni.” 82
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O da: – Ben onların görmediği bazı şeyleri gördüm ve elçinin inanç sisteminden bir parçayı alıp attım, içimden böyle yapmak geldi, dedi. 7/104...156, 19/51...53, 23/45...49, 25/35, 26/10...48, 28/30...35, 37/116...122
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
O dedi ki: “Ben (bu) işe onların bakmadıkları bir gözle baktım;[2619] bu nedenle de Elçi’nin (İnanç sisteminden) etkili bir parçayı çekip aldım ve kaldırıp attım:[2620] zira güdülerim beni böyle yapmaya sevk etti.”[2621]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
(Sâmirî de) Dedi ki: «Onların görmediklerini ben gördüm. Artık Resûlün izinden bir avuç (toprak) aldım da onu attım ve nefsim bana öylece hoş göstermiş oldu.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
“Ben, ” dedi, onların görmedikleri bir şeyi gördüm. O resul'ün izinden bir avuç toprak alıp onu potanın içine attım. İşte böylece nefsim böyle yapmayı bana hoş gösterdi. ”
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Samiri): "Ben dedi, onların görmediklerini gördüm. Elçinin eserinden bir avuç aldım da attım; nefsim bana böyle (yapmayı) hoş gösterdi."
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Samiri dedi ki “Ben onların göremediklerini görmüş, senin yoluna sıkı sıkıya bağlanmıştım. Ama onu daha sonra hayatımdan çıkardım; hepsi bu. Canım böyle istedi.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
O da:-Onların görmedikleri bir şey gördüm ve elçinin izinden bir avuç avuçladım ve onu attım. İşte nefsim bunu bana hoş gösterdi. dedi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Sâmirî dedi ki: “Ben onların görmediğini gördüm. Elçinin(7) izinden bir tutam alıp attım. Nefsim bana bunu hoş gösterdi.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sâmirî dedi: "Onların görmediklerini gördüm. Resulün izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Nefsim bana böylesini hoş gösterdi."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti sāmirį “bildüm ol nesneyi kim bilmediler anı. pes al dura bir avuç yalavaç izinden pes bıraķdum anı. ancılayın kim itdüm bezedi baña nefsüm.'''
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eyitdi: Ben görmedügi nesneyi bir avuç ṭopraḳ aldum Cebrā‘īl özinden, buzaġu üstine saçdum anı, anuñ gibi bu işi baña yaḫşı gösterdi nefsüm, didi.