Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2667, sondan 3570. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 72. ayetidir. Hacc Suresi 72. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 136 ve toplam ebced değeri ise 10758 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا تتلى عليهم اياتنا بينات تعرف في وجوه الذين كفروا المنكر يكادون يسطون بالذين يتلون عليهم اياتنا قل افانبئكم بشر من ذلكم النار وعدها الله الذين كفروا وبئس المصير
Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!”
İnkârcılıkta inat edip Allah’tan başka varlıklara tapanların katı tutumları eleştirilmekte, kendilerine hakikatleri bildirenlere karşı besledikleri kin ve sergiledikleri çirkin tavır sebebiyle uğrayacakları âkıbete dikkat çekilmektedir. 71. âyetteki “O’nun (Allah’ın) kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği” ifadesiyle, bu konuda ellerinde naklî bir delil bulunmadığı, “hiç bilgi sahibi olmadıkları” ifadesiyle de aklî bir delile dayanmadıkları anlatılmak istenmiştir (Râzî, XXIII, 66). 72. âyetin “inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu hemen farkedersin” şeklinde çevrilen kısmını, “inkârcıların yüzlerindeki münkir tavrını hemen farkedersin” şeklinde anlayanlar da olmuştur (Şevkânî, III, 527).
Mehmet Okuyan
Ayetlerimiz kendilerine açıkça [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanların yüzlerinde hoşnutsuzluk (olduğunu) bilirsin (fark edersin). Onlar, kendilerine ayetlerimizi [tilavet] edenlere (okuyup aktaranlara) neredeyse saldırırlar. De ki: “Size bundan (bu öfkenize sebep olan şeyden) daha kötüsünü bildireyim mi? Allah’ın kâfir olanlara vadettiği (cehennemdeki) ateş!” Ne kötü varış yeridir (orası)!
Bu ayet kendilerine vahiy hatırlatıldığında ona itibar etmeyenlerin durumunu ortaya koymaktadır. vahyin indirildiği dönemdekine benzer şekilde günümüzde de vahye karşı bir ilgisizliğin ve itibarsızlığın bulunduğu gözlemlenmektedir. Ayet hatırlatıldığında müslümana düşen görev boyun eğmektir, yüzünü ekşitmek ve vahyi okuyup aktarana neredeyse saldıracak bir tutum sergilemek değil. vahye itibar etmeyenin neye itibar ettiği ise elbette tam bir muammadır. Zümer 39:23 gereği “en güzel söz olan Kur’an’a uymak” yerine, uyduğu sözü veya sözleri ya da anlayışları süsleyip güzelleştirmeye çalışmak aldanmanın başka bir çeşididir.
Bayraktar Bayraklı
Onlara âyetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkârcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın inkâr edenler için belirlediği ateş! Gidilecek ne kötü bir yerdir!”
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın gerçeği yalanlayan nankörlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir.”
Onlara karşı apaçık ayetlerimiz (manası ve maksadı net ve kesin olarak) okunduğu zaman; Sen o (gizli) kâfirlerin (ve Müslüman görünen münafık kimselerin) yüzlerindeki “münker”i (itiraz, isyan ve inkârı ferasetle sezip) tanıyabilirsin. Öyle ki, neredeyse (kirli mahiyetlerini ve sinsi niyetlerini deşifre eden) ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine saldırıp çullanacak (hale gelip hırçınlaşırlar. Onlara) De ki: “Size, bundan daha kötü olanını (ve sizi kuşatacak azabı) haber vereyim mi? Ateş! Allah, onu (cehennemdeki çetin eziyet ve zilleti) inkâr edenlere va'ad etmiş bulunmaktadır; ne kötü bir (dönülüp varılacak son mekân ve) duraktır.”
Onlara apaçık ayetlerimizi okudun mu yüzlerinde inkar alametleri belirir, görüp tanırsın sen de; neredeyse ayetlerimizi onlara okuyanlara saldırıverecekler. De ki: Bundan daha şer, daha da beter bir şey haber vereyim mi size: Ateş. Allah, kafir olanlara vaadetmiştir onu ve orası, dönüp gidilecek ne de kötü yer.
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin yüzündeki, inkârcı tavrı hemen farkedebilirsin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibiler. De ki: Size bu kin ve öfkenizden daha kötü birşey haber vereyim mi? Ahiretteki cehennem ateşi! Allah onu, gerçekleri örtbas etmiş olanlara vaad etmiştir. Ne kötü sonuçtur o.
Allah'ın birliğini ifade eden âyetlerimiz, kendilerine âşikâre okunduğu zaman, inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların yüzlerindeki ifadeden dinlediklerini tasvip etmediklerini, inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. Onlara:
“ Şimdi size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Daha kötüsü ateştir. Allah ateşle, inkârda ısrar edenleri, küfre saplananları tehdit etti. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.” de.
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda inkar edenlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerlerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu inkar edenlere vaad etmiştir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir."
Onlara karşı apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkâr edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanacaklar. De ki: 'Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkâr edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır.'
Kendilerine karşı ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman da, o kâfirlerin yüzlerinde inkâr hallerini görür tanırsın. Nerde ise, karşılarında ayetlerimizi okuyanlara saldırıverecek gibi olurlar. (Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Şimdi size bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? : O, ateş'dir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir karargâhdır!...
Ayetlerimiz apaçık olarak onlara okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinde iğrençlik görürsün. Nerede ise, ayetlerimizi onlara okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Bu durumunuzdan daha kötüsünü size haber vereyim mi? İşte ateş! Allah, o ateşi kâfir olanlara vaadetmiştir. Ve en kötü varılacak yer orasıdır.
Bizim âyetlerimiz açıkçana okununca onlara, kâfirlerin yüzlerinden isteksizlik anlarsın, bizim âyetlerimizi okuyan kimselere saldırayazdılar; diyesin ki: «Bundan daha kötüsünü, size salık vereyim mi? O da ateştir, Allah bunu kâfirlere adadı, o ne kötü döneydir!»
Kendilerine ayetlerimiz anlaşılır bir şekilde okunduğu zaman, o inkârcıların yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Neredeyse, ayetlerimizi kendilerine okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu öfkenizden daha kötüsünü haber vereyim mi? Cehennem ateşi! İşte onu Allah inkârcılar için hazırladığını bildirmiştir. Orası ne kötü bir varış yeridir (bir bilseniz)!”
Onlara ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın. Nerdeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha fenasını haber vereyim mi? Allah'ın inkarcılara vadettiği ateş! Ne kötü bir dönüştür!..
Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkarcıların yüzünde inkarcılığı okursun. Kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine neredeyse saldıracaklardır. De ki, "Bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Ateş! ALLAH onu kafirlere vadetmiştir. Ne kötü bir sonuçtur!"
Âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? O, ateştir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir dönüş yeridir."
Kendilerine karşı âyetlerimiz birer beyyine olarak okunduğu zaman da o kâfirlerin yüzlerinde münkirliklerini tanırsın, hemen hemen karşılarında âyetlerimizi tilâvet edenlere saldırıverecek gibi olurlar, de ki: şimdi size ondan daha şer olanını haber vereyim mi? Ateş, Allah onu küfredenlere va'd buyurdu, ki o ne fena akıbettir
Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman o kâfirlerin suratlarında inkâr (görüb) tanırsın. Kendilerine âyetlerimizi okuyanlara nerdeyse saldırıverecek olurlar! De ki: «Şimdi bundan daha çok kötü (bir şey) i haber vereyim mi? Ateşdir! Allah bunu o küfür (ve inkâr) edenlere va'd etmişdir. O, ne kötü bir merci'dir!
Onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunmakta olduğu zaman, inkâr edenlerin yüzlerinde hoşnudsuzluk sezersin (anlarsın). Nerede ise kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! De ki: “Size bundan daha kötüsünü bildireyim mi? Ateş! Allah onu, inkâr edenlere va'd etmiştir. Ve (o,) ne kötü varılacak yerdir!”
Onlara açıklayıcı ayetlerimizi okuduğun zaman, doğruları inkâr edenlerin inkârlarını yüzlerinden okursun. Neredeyse ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. Onlara deki “Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, ayetlerini kabul etmeyip inkâr edenlere ateşi vaat etmektedir. O ateş, ne kötü dönülecek bir yer.
Âyetlerimiz onlara açık bir surette okunduğu zaman [⁴] kâfirlerin çehresinden bir isteksizlik [⁵] anlarsın, onlar hemen hemen âyetlerimizi okuyanlara saldırırlar. Gûya onları kahredecekler, de ki size bundan daha fena gelecek bir şeyi haber vereyim mi? İşte o, ateştir [⁶]. Allah onu kâfirlere vaadetmiştir. O, ne kötü uğraktır!
İsmail Hakkı İzmirli Hacc Suresi 72. Ayet Açıklaması
[4] Bozukluk, karışıklık, türlü türlü olmayan veya delâleti açık olan âyetlerimiz okunduğu zaman.[5] Nefret alâmetlerini, inkârlarını.[6] Kur'an-ı Kerîm'i okuyanlara saldırmanızdan ziyade ateş size şiddetli olacak, fena gelecek.
Kadri Çelik
Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o küfre sapanların yüzlerindeki küfrü tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanların üzerine çullanıverecekler. De ki: “Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? (O) Ateş'tir. Onu Allah küfre sapanlar için vaat etmiştir ve de pek kötü bir dönüş yeridir!”
Hak ve hakîkati ortaya koyan ayetlerimiz onlara açık ve net olarak okunduğu zaman, yüreklerini kaplayan kin, nefret ve imansızlığı, o kâfirlerin yüzlerinden okuyabilirsin; öyle ki, ayetlerimizi onlara tebliğ edenlere, neredeyse saldıracak gibidirler. Onlara de ki: “Peki, sizi bundan daha beter kızdıracak bir şeyi size bildireyim mi: Allah’ın ayetlerine karşı ateş püsküren inkârcıları cehennemde bekleyen bir ateş ki, Allah onu sizin gibi kâfirlere vaadetmiştir; ne korkunç bir son!”
Açık belgeler olarak onlara bizim âyetlerimiz okunacağı zaman inkâr edenlerin yüzlerinden Münker’i / İnkâr’ı tanırsın.
Onlara karşı âyetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracaklar!
De ki:
-“Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateş!
Onu Allah inkâr edenlere vaad etti.
Gidip Varılacak Yer ne kötüdür!”.
Onlara âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman, sen o kâfirlerin yüzlerindeki inkârı bilirsin. Neredeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldırıverecek (gibi olur)lar. (Ey Muhammed!): “Size hemen bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? O da (âhirette) Allah’ın kâfirlere vâdettiği en kötü durak olan cehennemdir.” de.
Kendilerine apaçık mesajlarımız okunduğu zaman, hakkı inkara şartlanmış olanların yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin; kendilerine mesajlarımızı okuyanlara neredeyse saldıracak gibidirler! De ki: “Peki, size şimdi hissettiklerinizden daha vahim olanı 89 haber vereyim mi? Bu [Ahiret Günü'nün] ateşidir ki Allah onu hakkı inkara şartlanmış olanlara vaad etmiştir; varılacak ne kötü bir sondur o!”
Zira onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, nankör kâfirlerin yüzlerindeki nefreti hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: – Size bundan daha kötü bir şeyi haber vereyim mi? Cehennem! Allah onu inanmayan kâfirlere vaat etti. O ne berbat bir son duraktır. 17/41- 82, 25/60, 39/45, 43/78
Ve ne zaman kendilerine hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimiz okunsa, inkârda direnenlerin suratlarındaki yadırgamayı hemen fark edersin.[2880] Öyle ki, neredeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracak gibi olurlar. De ki: “Bakın, sizi bundan daha beter (kızdıracak) bir haber vereyim mi: O, Allah’ın inkârda ısrar edenlere vaad ettiği ateştir; o ne berbat bir son duraktır!”
[2880] Yürekteki küfrün yüze yansıması. En çok da vahiy okunduğunda içlerindeki küfür yüzlerine yansır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlara karşı âyetlerimiz apaçık oldukları halde okunduğu zaman o kâfir olanların yüzlerinde bir inkar (bir gayz ve gazab alâmeti görür) anlarsın. Onlar, kendilerine karşı âyetlerimizi okuyanlara az kalır ki, saldırıversinler. De ki: «Size o inkarınızdan daha şerlisini haber vereyim mi? (O) Ateş'tir. Onu Allah kâfir olanlar için vaadetmiştir. Ve ne fena gidilecek yer!
Âyetlerimiz karşılarında açık açık birer delil olarak okunduğunda kâfirlerin yüzündeki inkârcı tavrı hemen fark edebilirsin. Öyle ki, nerdeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: Sizi bundan da beter kızdıracak olan şeyi de bildireyim de görün: “İşte cehennem! Allah onu kâfirlere vâd etmiş bulunuyor. Ne kötü bir sondur o! ” [25, 66]
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman kafirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi? Varacağınız ateş! Allah onu kafirlere va'detmiştir. Ne kötü sonuçtur (o)!
Burada kin ve öfkeden ateş püsküren kâfirlerin karşısına âteş konmuştur. Âdetâ o öfkeleri âteşe dönüşüp kendilerini yakacak bir sonuç olmaktadır. Ne üstün bir teşbîh, ne güzel bir anlatım!
Süleymaniye Vakfı
Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca, görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzündeki nefreti fark edersin. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara neredeyse saldıracak gibi olurlar. De ki “Sizi daha kötü duruma sokacak şeyi bildireyim mi? Cehennem ateşi!” Allah onu, kafirlere söz vermiştir. Ne kötü hale gelmektir o.
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarı okursun. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:-Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kafirlere söz verdi. O, ne kötü sondur.
Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda, o kâfirlerin inkârını yüzlerinde okursun. Neredeyse âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar! “Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi?” de. O ateştir. Allah onu kâfirlere vaad etmiştir. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!
Onlara açık-seçik ayetlerimiz okunduğunda, o küfre sapanların yüzlerinde bir hoşnutsuzluk/yadsıma görürsün. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: "Size şu yaptığınızdan daha kötü bir şey haber vereyim mi: Ateş! Allah onu inkârcılara vaat etmiştir. Ne kötü dönüş yeridir o!"